|
||
Özel olan hiçbir şey yoktur. bu sözle biten bir metnin "sizler" şeklinde seslenmesi, seslenenin tanrısal bir hüvviyeti olduğunu düşündürtüyor. böylelikle seslenen; hem bizlerden biri olmaktan korunuyor ve hem de böylesi bir seslenmeye ehliyeti olduğunu düşündürerek, bizlerden daha farklı bir düzlemde olduğunu belirtiyor. böylelikle seslenen, "ayrı ve tek" bir cismani'ye dönüşüyor. özelleşiyor, yalnızlaşıyor, biricik'leşiyor. ama unutuyor; özel olan hep yalnızdır, varsa bile!.. |
||
|
||
| özel olmadığına inanmak ve kavramların, isteklerin içini boşaltmak insanı öldürüyor bir noktada, tutkular olmadan yaşamak zor. umarım uyanır o son özel umudunuz sayın cene Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni bir mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. aslında özel olmadığını inanma durumu, bir nevi farkındalık durumunun verdiği haz, o özel olduğuna inanma isteğinin bir tezahürü gibi, degil mi sayın kiya ![]() insan her an körleşebilir. |
||
|
||
| "Sizler özel değilsiniz" de ki "siz" maksatını aşmıştır ve kemalli olmuştur, sayın kiya... | ||
|
||
| hımm, "özel olan bir şey yoktur" diyerek, özel bir laf edebilme ehliyetinin kanıtlanması gibi mesela, di mi? aslında "özellik" durumu, ille de özel olmayı gerektirmiyor. sonuçta kişi, yaşamı tutkulandıracak özellikleri kendisinde toplayabilir. hatta belki de gerçek özellik, bu toplayabilme gücünün farkına varabilmek olacaktır. tam da bu yolda kişi, özelliklerinin kendisini özel kılmadığını farkediyor bahsettiğiniz nevi bir farkındalık içinde ise. o zaman "özellikli ama özel olmayan" bir kişiye dönüşüyor. dervişliğin bir biçimi, ne dersiniz? "Sizler özel değilsiniz" de ki "siz" maksatını aşmıştır ve kemalli olmuştur, sayın kiya... olsun sayın laneh, zaten sorun da burada çıkıyor. bizler kemalli değilsek, kemalli "siz" özel olacaksınız. |
||
|
||
| Lafı dolaştırmayı ne kadar çok seviyorsunuz. Yapacağınız "siz" zamirini "kemalli" almanızdı. Kişi kendisine ilişkin bilgisinin ışığında üretilen bir ürün değil, bütün bilgilerden önce kendi kendisinin ürünüdür. İstediğini bilir sadece. Bu düşünsel stratejilerin "bilinen bir şeyin kendini bilgisi dışına çıkarma uğraşısı mümkün değildir." liftesine asarsa, "zaten biliniyoruz." bileşimi gövdeye kolayca saptanır. Bütün bu anlatımların toplamına dayalı tümevarım onun görgül karakterini verir. Yine bilgisinin ışığı dahilinde herhangi bir sonuca ulaşılmadı... |
||
|
||
hımm, "özel olan bir şey yoktur" diyerek, özel bir laf edebilme ehliyetinin kanıtlanması gibi mesela, di mi? aslında "özellik" durumu, ille de özel olmayı gerektirmiyor. sonuçta kişi, yaşamı tutkulandıracak özellikleri kendisinde toplayabilir. hatta belki de gerçek özellik, bu toplayabilme gücünün farkına varabilmek olacaktır. tam da bu yolda kişi, özelliklerinin kendisini özel kılmadığını farkediyor bahsettiğiniz nevi bir farkındalık içinde ise. o zaman "özellikli ama özel olmayan" bir kişiye dönüşüyor. dervişliğin bir biçimi, ne dersiniz? evet, kesinlikle birde kendi üzerimde ki tetkiklerimden şu sonuca vardım ki, bu bahsettigimiz duruma yani özel olmadığını anlama durumuna karşı konulan tavır, yani kavramların ve tutkuların içini boşaltma tavrı, insan hüvviyetinden çıkarak özelleşebilme isteğinin bir göstergesi.. bu durumda bu farkındalığa sahip olanlar için çok büyük bir tehdit var ki bu da bu belirsiz tavır sonrasında hayatla ilgili tutkuları komple kaybedip, münzevileşmek ve melankoliye iyice sardırmak tehlikesi. tedavisi nasıldır bilmiyorum. bilmem katılır mısınız? Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni bir mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun |
||
|
||
Lafı dolaştırmayı ne kadar çok seviyorsunuz. Yapacağınız "siz" zamirini "kemalli" almanızdı. Kişi kendisine ilişkin bilgisinin ışığında üretilen bir ürün değil, bütün bilgilerden önce kendi kendisinin ürünüdür. olabilir be yav, konuşuyoruz işte şurda, siz de hemen sinirleniyorsunuz ![]() kişinin kendisinin ürünü olma olasılığı benim "kendi bilgime" uymuyor. yine de insan için "ürün" tabirini kullanmanız hoşuma gitti. evet, birim maliyeti oldukça yüksek bir ürün. hele de "özel olmayan" bir ürün olarak gerçekten yüksek bir maliyet. iktisat kuramları için çözümsüz bir denklem... |
||
|
||
| kişinin kendi kendisinin ürünü olması demekle neyi kastettigini ben tam anlayamadım laneh, yani kişinin toplumun ürünü olduğunu düşünürüm ama kastın bu yönde miydi? |
||
|
||
| Evet, ne ürün... Her şeyi bilen ve "hiç-kimse" tarafından bilinmeyen "özne"dir. Özne "ben" iken, siz nesnesiniz. Özne "siz" iken, ben nesneyim. Bu bulanıklık değil, pekinliktir. Siz yine işin gırgırındasınız tabi... ![]() Kişi kendisine ilişkin bilginin ışığında üretilen bir ürün değil, tersine bütün bilgilerden önce kendi kendisinin ürünüdür. Bilgi olsa olsa sonradan meşale için kullanılıyor, aydınlatmak için. Bu yüzden kişi şöyle ya da böyle olmaya karar veremez, olduğundan başkası da olamaz. Başlangıçtan bilginin organik bir kalıbıdır, ne ve kim olduğunu yaşantısının kalıbı içinde bilir. Özel olan hiçbir şey yoktur. |
||
|
||
| yolu aydınlatan meşela eylemlere yön verirken, bilinçli seçimlerin kişiyi kısıtlı da olsa değiştirebileceğini düşünüyorum. | ||
|
||
| onun,bunun,şunun için özelim yada değilim ne farkeder ? ben kendime özelim . e banane gerisinden . |
||
|
||
| özel diiliz,güzel diiliz..ve hatta masum diiliz..peki neyiz mına koim? | ||
|
||
| özel olmak özelliğe göre değişir popülist olmamak gerekir ama. gündem çocuğu olmadan başkasının elindekini kıskanmadan sizinde erişebileceğiniz bir nirvananız olduğunu ve herkesin farklı niteliklere sahip olarak o yapıyorsa senin yapamamanın normal olduğunu herkese verilen bir farklılığın olduğunu bilmek ve bu inancıda idealleştirmek gerekir. kendini bulan ve ne olduğunu bilen bir insan herzaman için özeldir... |
||
|
||
| "Ben Çeşnekemeram!" dedi, muska kafalı, itar suratlı azam biri... "Ben Doğranazlım" dedi, evvelki, kanatları süzgeçli bir maksa talam giyinmiş çevi... Hemen önünde Kemeram, kardiasına bağımlı ilik düğmelerini çözüyor: "Tek tük Kemeram hası yetmez mi, kendimi açığa çıkartmaya!" "Yetmez!" "N'olmalı!" "Çeşne'de bağın dolmalı!" "Nedenmiş o?" "Turhal de nasıl gezinirsin, o zaman!" "Turhali gezinmek için tek Kemeram yetmez mi? "Yeter!" "Eeee!" "Sadece yetecek şeyler bekle, o zaman sen!" Jasp takınlı Anoushka kem gözlerini süzüp etrafa bulaştı... Dumanlar içinde hem hasbihal neşretti, hem dağılarak turhal de zehri aşikar etti. "Ben, sen olmasan, ÖZü nereden bilebilirim?" Çeşnicevap suratını büzdüğünde, dumanlar gözlerini yakmıştı. "Yanacak bir çift gözle ise ELimi nasıl görebilirim?" Özsırnacı makam tutmuş hizayı geriledi ve "özel olan kaçıştır!" buyruğuna mahkum oldu. Kemeram dumanlar içinde Jasp oluğuna sokuldu: "Kendi kendimin ürünüysem, senin kaçışın benim için neden özel ve saygın olsun! Bana yetecek tek şey bu oluk ya!" Jasp altın notaları okuyor: "Nefesinizin doğuştan imgelemi çizilen bir fikri, herşey birbrinden farklı değil..." |
||
|
||
| Dinleyin Sürüngenler; Sizler özel değilsiniz, Sizler güzel yada eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, Sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz..! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz. Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz ...! söyleyen güzel söylemiş...şahsen ben üzerime alınıyorum... |
||