|
||
| http://www.ortakaday.net/ortakadaylar.php HATAY Ortak Bağımsız Adayımız Berkat Kar Berkat Kar, 1955 yılında Samandağ'ında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Hatay'da bitiren Kar, yüksekokul mezunu. 1975'ten bu yana demokrasi ve özgürlükler mücadelesinde yer alan Berkat Kar 1980 öncesi faaliyet yürüten İplik-İş sendikası başkanlığı yaptı. Filistin kurtuluş mücadelesinde yer alan Kar, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) haber ajansı VAFA 'da altı yıl gazetecilik yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra 1994-1997 arasında cezaevinde kalan Kar, daha sonra Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) içinde yer aldı. 2002 yılında ÖDP'den ayrılan Kar halen gazeteciliğin yanı sıra çevirmenlik ve Ortadoğu konusunda araştırmalar yapıyor ************************************************* KAHRAMANMARAŞ Ortak Bağımsız Adayımız Ali Özdemir 1949 yılında K. Maraş'ta dünyaya geldi, lise ikinci sınıfta öğrenimini terk ederek gençlik döneminde ilk sol düşünceyle tanıştı. Belediye, Çukobirlik, Köy-Koop gibi kuruluşlarda yıllarca çalıştı, 1975-1976 yıllarında K. Maraş’ta Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nden il başkanlığı görevi yaptı. Daha Sonra Bursa’da aynı partinin değişik kademelerinde sosyalizm mücadelesine devam etti. Sendikal alanlarda örgütsel çalışmalar yürüttü. 1980 sonrası hayatla bağlarını koparmadan yenilgi ve umutsuzluk süreçlerini, kuşatılmışlığını hayata ve sosyalizme olan inancıyla bertaraf etmeye çalıştı. 1988 sonrası Yurtsever Kürt Aydın Hareketi içinde yer aldı. Özgür Politika, Evrensel ve Zülfikar’da kültür sanat politika ağırlıklı yazılar yazdı. Yurtdışında bulunduğu dönemlerde Alman Yeşiller Partisi ile aktif seçim çalışmaları yürüttü. Çevre ile ilgili konferanslara katılarak ekolojik mücadeleyle ilişkilerini ayrılmaz bir biçimde derinleştirdi. Bu keşfettiği yeni paradigmada yakıcı yazların, iklimlerin ve hayatların bir düzlemde kesiştiğini gözlemledi. Pazarcıktaki çevre mücadelesinin ilk aktivistlerinden Ali Özdemir sürecin en başından itibaren çevre hareketinin tüm Türkiye’ye yayılmasında ve büyüyüp gelişmesinde önemli roller oynadı. Adaylığını açıklaması tüm çevreciler arasında büyük heyecan yarattı. Şu anda K. Maraş’ta çimento ve çöpe karşı "Onuruma ve Ovama Dokunma Hareketi"nin dönem sözcülüğünü yürütmektedir. Erdem’e göre bağımsıza 45-65 bin oy gerekli Siyaset uzmanı Tarhan Erdem, 22 Temmuz’da örneğin İstanbul’da Baskın Oran’ın seçilebilmesi için yaklaşık 65 bin oy gerektiğini söyledi, “Düşünün ki Meclis’te 40 bağımsız var. Bu durum halkın baraj engelini aştığını gösterecek” dedi. Siyaset uzmanı ve yazar Tarhan Erdem, yüzde 10 seçim barajını aşmak için DTP’nin bağımsız adaylarla seçime girmesini siyaset adına sevindirici bir gelişme olarak niteledi. Erdem, ortalama 45-65 bin oy almaları halde bağımsızların Meclis’e gireceğini ve böylece halkın baraj engelini aşmış olacağını söyledi. BAĞIMSIZLAR NEDEN BU SEÇİMDE ÖNE ÇIKTI? Erdem, NTVMSNBC’ye bağımsız adaylarla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmiştekilere kıyasla bu seçimde, seçilmesem de en azından sesimi duyurmuş olurum, diyen birçok kişi bağımsız milletvekili adaylığını koydu. DTP yüzde 10 baraj uygulaması nedeniyle Meclis’e bağımsız adaylık yolundan girmeyi deneyince siyasete aktif olarak katılmak isteyenleri de yüreklendirdi. Bağımsızların sayısının artması ülke çapında politik katılımın artmasıyla ilişkili. Siyasi alanda sesini duyurmak isteyen bireylerin bağımsız adaylığa yönelmesine daha dikkatli bakmak gerek. Bu grup da kendi içerisinde farklı özellikler gösteriyor. Örneğin Baskın Oran’ın adaylığı mevcut siyasi partilerin durdukları yerin ve yürüttükleri siyasetin siyasi alandaki eksikliğini kapatma ihtiyacından doğmuştur. Fakat bağımsızların hepsi bu sebeplerle aday olmuyor. İçlerinde en fazla 300-400 oy alacak, sesini duyurması mümkün olmayan adaylar da mevcut.” “Bunlar sayıca fazla olsa da oy potansiyeli açısından zayıf adaylar. Bu adayların sayısının neden arttığıyla ilgili şu anda sağlıklı bir analiz yapmak mümkün değil, daha fazla araştırmak gerekir.” KARMAŞIK BİR OLASILIK HESABI “Bağımsızların seçilebilmesi için şehirlere göre ne tür bir oy dağılımı gerektiğinin belirlenebilmesi karmaşık bir olasılık hesabı. Matematiksel olarak her partinin kaç oy alacağının hesaplanması gerekir. İstanbul 2. Bölge’de 2 milyon 142 bin seçmenin olduğunu ve buradan 21 milletvekilinin seçileceğini düşünürsek, örneğin Baskın Oran’ın seçilebilmesi için yaklaşık 65 bin oy alması gerekir. Bağımsız bir adayın seçimi kazanabilmesi için gerekli oy sayısı, şehirlerin nüfusuna göre yaklaşık olarak 45 bin-65 bin arası değişecektir.” HALK BARAJ ENGELİNİ AŞMIŞ OLACAK “Olası bir senaryo düşünelim. Diyelim ki DTP’li olup da bu seçimlerde bağımsız adaylığını koyan 35 milletvekili Meclis’e girdi. Aynı şekilde Ufuk Uras da, Baskın Oran da Meclis’e girdi. Düşünün ki Meclis’te 40 bağımsız milletvekili var. Bu durum halkın yüzde 10 baraj engelini aştığını gösterecek ve böylece Meclis’te yeni bir muhalefet oluşacak.” http://www.ntvmsnbc.com/news/411480.asp |
||
|
||
| karahan senin avatarındaki adam tanıdık geliyor.. kimdir ?? | ||
|
||
| Bağımsızlar bal gibi seçilebilir! Bağımsız adaylar seçim gündemine tüm ağırlığıyla girdi. Birçok bölgede seçmenler, sistem partilerinin kendilerine dayattıkları milletvekili adaylarına oy vermeye artık mecbur değiller. Birçok seçim çevresinde, özellikle demokrat, özgürlükçü seçmenlerin, sol sıfatını tekeline alarak, sol değerleri iğfal edenlere kerhen oy verme gibi bir gerekçeleri olmayacak. Ve, "kimse beni temsil etmiyor" diyerek, sandığa gitmemenin ya da boş oy vermenin de gerekçesi kalmayacak. Elbette tüm Türkiye'de, bütün seçim çevrelerinde değil, ancak seçim sisteminin bağımsız bir adayın seçilmesini olanaklı kıldığı yerlerdeki demokrat seçmenlerin ellerinde böyle bir tarihi fırsat var. Diğer seçim çevrelerindeki demokratlar ise bu olası tarihi başarının ortağı olacaklar. Birçok kez belirtildi ama tekrarlamakta yarar var. 12 Eylül rejimi, yüzde 10 gibi son derece ağır bir ulusal baraj yaratarak, sonuçta tek turlu bir çoğunluk sistemini empoze etti. Sistem iki veya üç partinin Meclis'te temsil edilmesini öngörüyor. Barajı geçen partilerin kendilerine verilmeyen oyları gasp edip, boş kalan milletvekillerini aralarında paylaşmalarını örgütlüyor. 2002 seçimlerinde, AKP ve CHP geçerli oy veren seçmenlerin yüzde 45'inin oylarını gasp etti. Ne iktidar partisi ne de muhalefet, dört buçuk yıl boyunca, seçim sisteminin değiştirilmesi yönünde en ufak bir girişimde bulunmadı. Bu baraj rantı koalisyonunu önümüzdeki seçimlerde büyük ihtimalle bağımsız adaylar bozacak. Baraj birçok yerden delindiği için işlevini kaybedecek. Bunun yanında, siyasal rejimin otoriter özüyle uyumlu olan sistem partileri, yasaların ve seçim sisteminin de buna uygun olması sayesinde, milletvekillerinin seçmenler tarafından değil, parti liderleri tarafından seçilmesini artık bir kural haline dönüştürdüler. Özellikle çok sayıda milletvekili çıkarılan seçim bölgelerinde, seçmenlerin oy verdikleri partinin listesinde yer alan milletvekillerinin çoğunun adını hayatlarında ilk kez duyduklarını biliyoruz. Seçildikten sonra bile bölgesindeki seçmen tarafından çoğunun adı dahi bilinmiyor. Bunlar seçmenlerini değil, parti liderlerini temsil ediyorlar. Buna karşılık, bağımsız adaylar, sistem partilerinin liderlerinin ne kendi yerel örgütlerinin üyelerine ne de seçmenlere verdikleri bir hakkı biz seçmenlere veriyor. Özellikle gerçekten bağımsız adaylar, o seçim çevresindeki seçmenlerin girişimiyle adaylıkları tescillenip desteklendiği için, 12 Eylül rejimiyle parlamenter sistemimizdeki cılız izleri de kazınan aşağıdan yukarı bir demokratik temsil mekanizmasını işletiyorlar. Bu açıdan da demokrat, özgürlükçü ve her şeyden önce bağımsız adaylar diğer adaylardan radikal biçimde farklılar. Bağımsız adaylar, seçim çevrelerinin büyüklüğüne göre, 15'in üzerinde milletvekili çıkaran yerlerde geçerli oyların yüzde 3,5 veya yüzde 5'ini alarak seçilebilecekler. Dolayısıyla birçok yerde demokrat, sol bağımsız adayların makul, hatta yer yer yüksek oranda seçilme şansı var. Bu durumda, bu bağımsız adaylara verilecek oylar, hem boşa gitmemiş olacak, hem de sistem partilerinden birine verilmiş oydan çok daha büyük bir ağırlık taşıyacak. Bu son konu etrafında özellikle durmakta yarar var. Bir seçim çevresinde bağımsız bir adayın seçilmesi, barajı geçen ve bu nedenle barajı geçemeyen partilere verilen oyları gasp eden partilerden birinin milletvekilinin yerini alacak. Bunlar, genellikle parti aday listelerinin ortasında, hatta ortanın altında yer alan bir milletvekili olacak. Parti liderinin, seçilme şansı olmayan veya çok az olan sıraya yerleştirdiği bir aday olacak bu. Seçilecek bağımsız aday işte bu milletvekili adayının yerini alacak. Bunun hangi partiden olacağını kestirmek ise, yüzde 10 barajının yarattığı lotarya sistemi nedeniyle mümkün değil. Barajı iki parti geçerse farklı, beş parti geçerse bu lotarya farklı işleyecek. Önümüzdeki seçimlerde sadece AKP ve CHP barajı geçerlerse, bağımsız aday bu iki partiden birinin sonuncu seçilen milletvekilinin yerine parlamentoya girecek. Örneğin 2002 seçimlerinde İstanbul 2. seçim bölgesinden AKP 13, CHP 8 milletvekili çıkarmıştı. Aynı durum bu seçimlerde tekrarlansa, bu seçim çevresinde AKP listesindeki 13. sıradaki veya CHP listesindeki 8. sıradaki milletvekili adayının yerine, Baskın Oran parlamentoya gidecek. Küçük bir hatırlatma: Diğer tüm partilerin barajı aşamaması nedeniyle, 2002'de bu seçim çevresinde, 40 bin oyla milletvekili seçilmişti. Aynı şey, 25 milletvekili çıkaran İstanbul 1. seçim çevresinde bağımsız aday Ufuk Uras için geçerli. Bugün partilerin bu seçim çevrelerindeki aday listelerine bu gözle bakıp ortalarda duran bir adayın isminin karşısına Baskın Oran'ı veya Ufuk Uras'ı koyduğumuzda, bağımsız sol adayın özgül ağırlığının ne demek olduğunu çarpıcı biçimde görebiliyoruz. Bu karşılaştırmayı bağımsız sol adayların girdiği diğer birkaç seçim bölgesi için de yapmak, bir tek bağımsız sol milletvekilinin meclisteki ağırlığının sistem partilerinin onlarca milletvekiline denk geleceğini açık biçimde gösteriyor. Üstelik bu bir değil, birden çok ses de olabilir. Bağımsız demokrat özgürlükçü seslerin parlamentoda çınlaması, 12 Eylül rejiminin rutinini bozacak. Bunun önemini küçümsemek sorumsuzluk değil midir? Bugün bağımsız sol adayların ağırlığını, "Meclis'te tek ses ne işe yarayacak?" veya "oyum gene de boşa gidecek" diyerek hafife almak, 12 Eylül rejimine ve sistem partilerine teslim olmak demektir. Bu kez 12 Eylül rejiminin bize empoze ettiği temsil tekelinden kurtulmamız, demokrasiyi aşağıdan yukarı doğru çalıştırmamız mümkün. İçinizde hâlâ bir şüphe varsa, bir kez daha tavsiye ederim. "Baskın Oran'ı mı, Ufuk Uras'ı mı veya diğer seçim bölgelerindeki bir bağımsız sol adayı mı parlamentoda görmek isterim, yoksa sistem partilerinin aday listesinde orta sıranın altında yer alan bir adayı mı?" sorusunu kendinize sorarak, bölgenizin aday listesine bir bakın. İsimleri bir karşılaştırın. Seçim günü yapacağınız tercih kendiliğinden ve tüm berraklığıyla ortaya çıkacaktır. AHMET İNSEL -radikal2 karahan senin avatarındaki adam tanıdık geliyor.. kimdir ?? Ali Şeriati |
||
|
||
aa tabiyaa gözüm bir yerden ısırıyor diyorum bi türlü çıkartamıyordum.. epey uzun zaman olmuş demek ki
|
||
|
||
| 1946’dan günümüze kadar yapılan 15 genel seçiminin 8’inde bağımsız adayların bir kısmı milletvekili seçilerek Meclis’e girebildi. Çok partili dönemde seçilen bağımsız milletvekilleri ve seçildikleri iller şöyle: 1946 yılında 5 ilde 7 bağımsız milletvekili seçildi: Burdur, Denizli, İstanbul (3), Kastamonu, Maraş 1950’de 2 ilde 2 bağımsız milletvekili seçildi: Mardin, Seyhan (Adana) 1954’te 3 ilde 2 bağımsız milletvekili seçildi: Bingöl, Muş, Niğde 1969’da 12 ilde 13 bağımsız milletvekili seçildi: Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Konya, Malatya, Maraş, Mardin (2), Muş, Tokat, Van 1973’te 6 ilde 6 bağımsız milletvekili seçildi: Bitlis, Erzurum, Mardin, Muş, Ordu, Siirt 1977’de 4 ilde 4 bağımsız milletvekili seçildi: Diyarbakır, Elazığ, Mardin, Siirt 1999’da 3 ilde 3 bağımsız milletvekili seçildi: Elazığ, Malatya, Tunceli 2002’de 9 ilde 9 bağımsız milletvekili seçildi: Bayburt, Bitlis, Elazığ, hakkari, Iğdur, Mardin, Siirt, Şırnak, Şanlıurfa Kaynak: TESAV “Osmanlı’dan Günümüze Seçimler” |
||
|
||
| Bağımsızların Seçim Videoları bianet'te http://www.bianet.org/2007/07/18/99545.htm |
||