|
||
| sınırları olmamak yani sınırsız olmak. çitlerin yokluğu. kimilerince alabildiğinde özgürlük. bir biçimiyle anarşit ve nihilist bir tutum. insan özgürlüğünü engellediğine inanılan herşeye hayır. en yalın biçimiyle eylemde özgürlük. bu insanlığı nasıl mutlu kılacak? sınırların varolması acaba gerçekten bizi tutsak mı ediyor? bu soruya yanıt arıyorum. sınırları yok edelim. dahası sınır olarak ifade ettiklerimizi. neyin nasılın cevabı yok. çünkü sınır yok. şu iyi şu da kötü yok çünkü çit yok. peki anlamlandırma olay ve durum karşısında yargıya varma nasıl olacak. o zaman her ben acımasızca bir ötekinin ben olma durumuna müdahale edip onu yok etmek için uğraşmayacak mı? egoizm doruk noktasında olmayacak mı? basbas bağrınılan va yok sayılan özgürlük o zaman tam anlamıyla var olacak mı?ve kısacası biz o zaman daha mı mutlu olacağız? hiç şüphesiz insanlık kural istiyor. bu esaret biçimde değil düzenli yaşama biçimde. |
||
|
||
sınırların varolması acaba gerçekten bizi tutsak mı ediyor? sınırdan bahsedildiğine göre bir tutsaklık ifadenin içinde gizli zaten... şu iyi şu da kötü yok çünkü çit yok. peki anlamlandırma olay ve durum karşısında yargıya varma nasıl olacak. o zaman her ben acımasızca bir ötekinin ben olma durumuna müdahale edip onu yok etmek için uğraşmayacak mı? egoizm doruk noktasında olmayacak mı? basbas bağrınılan va yok sayılan özgürlük o zaman tam anlamıyla var olacak mı?ve kısacası biz o zaman daha mı mutlu olacağız? hiç şüphesiz insanlık kural istiyor. bu esaret biçimde değil düzenli yaşama biçimde. burası pek anlaşılır olmamış. ama sınıra yürümezseniz ötesini göremezsiniz. elbetteki kendi sınırlarınız içinden görünen evren, size bir başka şeyin mümkün olmayabileceğini (mesela insanlığın düzen istediği "mutlak doğrusunu") sonsuza gider biçimde yineleyebilir. ama başka bir düzlemde söyleminizin tamamı yanlışlanabilir. o zaman her ben acımasızca bir ötekinin ben olma durumuna müdahale edip onu yok etmek için uğraşmayacak mı? egoizm doruk noktasında olmayacak mı? bu yargılara nereden vardığınız ise hiç anlaşılmıyor. biraz açarsanız tartışma kudretimiz oluşabilir. |
||
|
||
| 1. şuan sınırları olan bir evrendesiniz, tutsak mısınız? 2.burada bir sınıra yürüme yok ki. yok olma durumu ve sonrası ortaya konuluyor.öznel bir sınır değil genel bi rdurum bahsedilen. 3.neyin doğru ve neyin yanlış olduğu ortada yoksa . tanımı yoksa. herkes kendi doğrusunun mükemmelliğini ortaya çıkramak için çaba harcamaz mı? baskın bir ben duygusu ortaya çıkmaz mı? işte bu da bir egoizm |
||
|
||
| eğer özgürlük bi baskasının özgurlugune mudahele edıyosa evet sınır cok ıyı bişey. ki cogu yerde ve zamanda özgur olmak cok sakıncalı. insan kendi sınırlarını koyabılen bı varlık degıl. koyabılsede her ınsan bir degıl. bu nedenle her ınsanı sınırlayan bi sınırın olması gereklı ve iyi bişey. sınırların olmadıgı bı yer demek ozgurlugun oldugu bı yer demek degıldır. senın ozgurlugun benım tutsaklıgım olabılır.
|
||
|
||
sınırların var olması toplum yaşamını belli kalıplar içinde düzen halinde sürdürmesini sağlamaktır. sınırların ötesine asla eylemde geçmemelisiniz ama hiçbir güç te birey düşüncesinde sınır getirmemelidir bunu eyleme dönüştürmediği sürece. dediğin gibi çitin var olmadığı bir yaşam alanı görmek mümkün olmayabilir bunun olması herbir bireyi hemen hemen kendi düşünce kalıpları içinde sonsuz talep ve isteğe yönlendirir bunun da önüne geçemezsin o zaman bir arada yaşama şansı yok denecek kadar aza iner ve zaten toplu yaşamdan bahsedilemez tekil yaşamlar varlığını sürdürmeye başlar ve zaten bu durumda sürekli çatışma ortamı oluşur bunun da mutluluk getireceğini sanmıyorum. aslında mutluluğu çitsiz bir dünyada aramaktansa çitle çevrilmiş bir dünyada bunu toplum lehine nasıl çevirebilirizi düşünüp mutluluğu orda aramak bana göre daha olumlu bir eylem olabilir
|
||
|
||
| başka bir bireyi kesinlikte rahatsız etmeyecek sekilde kendi sınırlarını koyabılen, sınır olmayan bı ortamda kendı sınırlarıyla yasayabılecek erdemde bı ınsan var mıdır? bu konuda ben bıle kendıme kefil degilim ki kimse olamaz. senin sınır kavramınla benımkı bırbırıne uymaz, uyamaz.. kimin sınırına gore yasayacaksın, benım mı, kendının mı ? | ||
|
||
bireyin kendi sınırlarını koyduğu bir toplum düzeninde yaşamak ne kadar doğru olur tartışılması gerekir zaten sınırları bireyler tek baslarına koyamazlaar koymaları olasıkla dediğim gibi çatışma ortamından başka birşey sunmaz. bu sınırlar zaten varlığını sürdürmesi için bütün bir toplumun tamamına getirilmiştir. eğer ki birey kendi çitini kendi inşa ederse zaten bencil beyinlerden farksız bir toplum oluşur. ha dersin ki ben kendi kurallarımı sınırlarımı kendim koyar çitimi kendim yükseltirim o zaman da zaten düzen bozucu olursun sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın ama dersin ki bu benim umrumda değil kural senin sınır senin haydi kolay gelsin yaşadığın alanın sınırını ise hayatını sürdürdüğün toplumun içindeki tüm insanların oluşturduğu ortak sınırda var olarak yaşamak daha olumlu olsa gerek ama bu asla ve asla düşüncede kısıt getirmemeli var olan sınırlar talep ve istekler anormalleşmedikçe yenilenmeni sürekli bi döngüde olmalı ama ama ama asla ve asla düzensizliğe yol açmamalı
|
||
|
||
anlamıyorsun ![]() sınırların olmadıgı bir evren diyorsun. sınırların olmadıgı evren Tanrı yı öldürmek gibi bişey. duzen diyorsun. duzen sınırla kuralla saglanır. herkesın uyması gereken bı kural olmazsa herkes kendı kurallarını koyar. ya da şöyle diyim; evrende sınır olmaması gibi bişey mumkun degil. kimse koymazsa bile kişi kendi sınırlarını kendi koyar. buda senin biraz once actıgın kapıya cıkıyor
|
||
|
||
hayır hayır hayııııır sınırların olmadığı bir evrenden bahsetmiyorum. zaten düzen için kurallar ve sınırlar hali hazırda var. benim demek istedğim bireyin kendi kuralları ve sınırlarını belirleyerek tekil yaşam sürdürdüğü bir toplumu düşünmek pek te iç açıcı değil. biraz ütopik olur düzenin sadece bireyin tek başına kendisine verildiği bir toplum modeli. bunu demek istiyorum ben sınırlar olmalı ki sürdürülebilir bir yaşam olabilmeli
|
||
|
||
| arkadaşlar yakın şeyler söylemektesiniz. bir yanlış anlaşılma var. | ||
|
||
1. şuan sınırları olan bir evrendesiniz, tutsak mısınız? değil misiniz? 2.burada bir sınıra yürüme yok ki. yok olma durumu ve sonrası ortaya konuluyor.öznel bir sınır değil genel bir durum bahsedilen. aslında burada sınırlı bir dünyanın sınırlı fikirlerini sunuyorsunuz. evet, sınıra yürümüyorsak neden onu dert edinelim. maalesef burada sözü edilen ufuk çizgisi değildir. evrenin sınırları bile bizi rahatsız etmekte, bilmediğimiz, çözemediğimiz herşey, bilincimizde belli oranda kırılmalar yaratmakta. yürümüyorsak bile, oturduğumuz yerden. sınırlar, her ne amaçla olursa olsun, kısıtlayıcıdır. bu nedenle sınırlı dünyanın sınırlı kafası, insan soyunun bu sınırlara ihtiyacı olduğunu düşünür. bütün öğretim sisteminin en temel ve vazgeçilmez öğretilerinden biridir bu. vatandaşlık bilgisinden, matematiğe kadar bütün müfredata işlemiştir. böylelikle "hür bireyler" yetiştirilir. sınıra tapan, deli gibi seven, onsuz yapamayan, sınırlar olmadı mı birbirini boğazlayacak olan "hür ve modern" bireyler! 3.neyin doğru ve neyin yanlış olduğu ortada yoksa . tanımı yoksa. herkes kendi doğrusunun mükemmelliğini ortaya çıkramak için çaba harcamaz mı? baskın bir ben duygusu ortaya çıkmaz mı? işte bu da bir egoizm bu yargıya nerden vardığınız hala anlaşılmıyor. herkesin kendi mükemmelliğini ortaya çıkarmasının "çok pozitif" sonuçları da olabilir pekala. tersine bir "egoizm" gelişebilir. ama neyin doğru ve yanlış olduğu "zaten" ortada ise, sınırda pek bir şey bulamayacağız demek ki... |
||
|
||
| evren de mutlak düzen, nizam, mükemmel bir uyum varken, hiçbir varlık düzenden ve Yaratan'ın kendine yüklediği misyonun bir milim dışına çıkmazken, insan nasıl sınırsız olabilir? |
||
|
||
| niçin niçin niçin kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin? |
||
|
||
| tutsaklık kavramını aynı anlamla ifade etmiyoruz olsa gerek sınırı sorgulamak sınıra yükmek gibi bir anlam uyandırmış sizde. adı geçen sınırsızlık ahlaksal hukuksal alana daha yakın. ifade etmek istenen de bu. kalıplara tapma boyun eğme değil. köleci bakış açısından çok uzak. toplum içinde yaşamayla doğru orantılı ben nedense kendini ortaya koyma çabasının poztitiflik taşıyacağına inanmıyorum. bu yenilik yaratma değil. dahası benim bahsetmek istediğim bu değil. konuya çok farklı bakış açısıyla yaklaşıyoruz. öznel benin etkinliğinin kısıtlanması değil benin sınırlı olma durumuna yüklediğim anlam. etkinliği eylemi kısıtlayan değil. |
||
|
||
| ben de bundan söz ettiğimi sanıyorum ama anlaşamadığımıza göre sorun yok... senin sınırın başladığına göre ben evime gideyim ![]() sonra annemin dizisi başlarsa evden de kaçarım, toplum içinde sıkılırsam çayırlara giderim. çayırda ineğin sınırları başlarsa göle inerim, kurbağalar beni sevmezse dağa çıkarım. dağda yılan kovalarsa arşa çıkarım. arşta tanrının sınırlarına rast gelirsem ne yaparım bilmem. sanırım en rahat yer cehennem. cehennemin dibine giderim evet.
|
||