|
||
| yaşam bana aslında hiç yaşayamadığımı öğretti, nasıl yaşamam gerektiğini sordum yaşama, şimdiye kadar yaşayamadın böyle devam et senden artık hiç bir şey olmaz dedi... |
||
|
||
| depresif adlı kullanıcının dediği gibi bişiy işte ben olasılıkları hesaplar uygun olanı seçer beklemeye başlarım gelicek sonuçların neticelerine dayalı yeni planlar geliştiririm ama birşeye güvendiysen bu neticelere yönelik yeni planların olmaz yani bir kimsenin davranışlarının asla kesinlik göstermiyeğini bilip buna göre davranmak güvenmemek anlamına gelir benim için |
||
|
||
| @depresif niye güvenmediğin insandan şüphe etmez misin? |
||
|
||
iyide guvenmıyosun niye suphe edeceksın kı? acaba yaptı mı yapmadı mı? guvenmıyosun, herseyı beklıyosun herseyı yapabılır yani.
|
||
|
||
yapa da bilir? yapmaya da bilir? çelişkidesin yani
|
||
|
||
İyide bende kimseye guvenmem. Guvenmemek derken şöyle ki; eninde sonunda bir gun guvenımın boşa cıkması gibi bir sona hazırlıklı tutarım kendımı. Zaten bence boyle olması gerekır. İnsanız hepimiz. Muhakkak bir gun kalbura dönecegiz. Bastan kendini bu sona hazırlarsan şaşırmazsın. Hayal kırıklıgı yasanmaz hede hödö falan. Biraz argo olacak ama hani bi duyum vardır; arkanı döndün mü babana bile guvenme ![]() Hem kımseye guvenmemek kendıne guvenmemek demek degildir sayın ateshırsızı. Kımseye guvenmemek sadece kendıne guvenmektır ![]() sayın depresif, Bence güvenme kavramını yeniden tanımlayalım. Güvenmek birlikte birşeyler yaptığınız yada çevrenizde olan birisini kendi gözlemlerinize dayanarak bazı olaylar ve durumlar karşısında analitik değerlendirmeye tabi tutarak belli (kendimize zarar vermesi muhtemel yada buna yol açabilecek davranışlarda bulunabileceğine dair olumsuz) kuşkulardan azade tutmaktır. Yani beynin bir algı, analiz, vargı biçiminde gelişen işleme düşünme süreci vardır. Bu süreçte kendi sağlığınız için analitik düşünerek olası tehditleri belirlemek olamayası davranışların sahiplerini de dost güçler olarak kodlamak durumundasınız. Algınızı tehdidin her taraftan geleceğine kadar genişletip böyle bir tasnife gitmezseniz sonuçta bu gerilime dayanamazsınız ya yaşadığınız alan gerçekten tehditkardır onu değiştirmek zorunda kalırsınız yada öyle değilse bu gerilim sizde içe yönelik yıkıcı bir etki bırakabilir. Ben kendi adıma tersi kanıtlanana kadar herkese önyargı olarak güvenirim yada güvenmek zorunda olduğumu düşünürüm. Bu insanların davranışlarını gözlemlememe onları kafamda muhakeme etmeme engel oluşturmaz. Bu; küçük miktar bir parayı ne olacağını önemsemeden ortada bırakmak gibi bir şey... Karşınızdaki bunu habersizce alırsa sadece o önemsiz parayı yitirmiş olursunuz ama alsa da almasa da bu deney sonucunda eşsiz bir bilgi edinmiş olursunuz. Güven insanın ruhsal beslenmesi için bir ihtiyaçtır. Güvenmek bizim ruhumuzu besler kişiliğimizi geliştirir. Tersine güvensizlik duygusu, bencilleştirir, yalnızlaştırır paylaşma gibi çok temel insani bir davranışı ıskalamamıza neden olur aşırı güvensizliğin sonu paranoyadır. Güvensizlik bir deneyimin üzerinde yükseliyorsa bu saygıdeğerdir. Ama başkalarının yaptığı hataların faturasını ilgisiz üçüncü şahıslara çıkarmak son kertede sapkınlıktır. Adam karısı tarafından aldatılıp depresyona giriyor ve ondan sonra bütün kadınlardan nefret etmeye başlıyor yada tam tersi... Yada muhasebeciyim ve bir işe başlıyorum benden önceki muhasebeci şirketi soymuş kayıplara karışmış. Patronum bana potansiyel hırsız gözüyle bakıyor. Bu durum kimin hoşuna gider, bunu kaldırmak kolay mı? Bence herkesin enazından bir defalığına da olsa şansa ihtiyacı vardır. Siz kendinize bu şansın hiç olmazsa bir kez olsun verilmesini talep etmezmisiniz? Olaya böyle bakıyorum, sevgili depresif bilmem haksızmıyım? sağlıcakla, |
||
|
||
| Ben kendi adıma tersi kanıtlanana kadar herkese önyargı olarak güvenirim yada güvenmek zorunda olduğumu düşünürüm. Bahsettiğim tamda buydu. Bi farkla;ben önyargı olarak güvenmem. Birine hiç guvenmemek demek asla guvenmemek demek degil. Sevgide de bu boyle. İlk once herkesi sevmemekle işe başlarım. Zamanla seveceksem severim. Sevemezsemde bişey kaybetmiş olmam.. senin para ornegine bira benziyor sanirim ![]() Tersine güvensizlik duygusu, bencilleştirir, yalnızlaştırır paylaşma gibi çok temel insani bir davranışı ıskalamamıza neden olur aşırı güvensizliğin sonu paranoyadır. Birilerine sureklı guvenıp, boşa cıktıktan sonra girilen psikolojı bundan daha iyi olamaz. Guveni boşa cıktıkca kişi guvenmemeyi ogrenecektir. Halbukı guvenmemekle baslayı guvenı ogrenırse daha az şey yitirerek yaşamış olacak.. Yada muhasebeciyim ve bir işe başlıyorum benden önceki muhasebeci şirketi soymuş kayıplara karışmış. Patronum bana potansiyel hırsız gözüyle bakıyor. Bu durum kimin hoşuna gider, bunu kaldırmak kolay mı? Bence herkesin enazından bir defalığına da olsa şansa ihtiyacı vardır. Siz kendinize bu şansın hiç olmazsa bir kez olsun verilmesini talep etmezmisiniz? Patronun kafasındakı dusunceyı sen atacaksın. Zor bısey degıl.. Optimistlik insana zarar verir. Hiç bişey kazandırmaz. Ders veren hayatı ogreten peşimistliktir ![]() |
||
|
||
patronun kafasındaki düşünceyi atmak zor bi şey dir, sana önyargısı varsa... önyargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan zordur
|
||
|
||
| Aslında durduğumuz yer belki birbirinden çok uzak değil ama ben yine de tersini düşünüyorum. Niye mi? Sizin güvenmek için hiç bir nedeniniz olmadan birisine güvenmeniz (sonuçta aldatılmayı da göze alarak) pozitif bir enerji yayar belki de baştan sizi aldatmaya karar vermiş birisinin vicdanını harekete geçirir. Güvenmek yada daha doğrusu her türlü sonuca hazırlıklı olarak güvenen biri gibi davranmak hayata karşı iyimser bir tutum alıştır (bu her yerde karşılığını bulamayabilir de) ama bu tavrımızı değiştirmemizi gerektirmez. Tersine önyargısı güvensizlik olarak çevresindekilere yaklaşan biri hayata kötümser bakan ve asla kül yutmayan bir insan portresi çizmekten başka karşısındakine ne gibi olumlu bir enerji verebilir ki? (Belki diyeceksiniz ki niye olumlu enerji vermek zorundayım ki?) İnsanları asla değiştiremeyiz ama onların eğer kendileri isterlerse değişmelerine yardımcı olacak pozitif enerji yüklü desteği pekala verebiliriz ki vermeliyiz de. Bu ise iyiyi ve doğruyu yapıp örneklemekten geçer. Gerisi zaten keniliğinden gelir, su mecrasında akar öyle yada böyle... Ne insanları değiştirmeye kalkacak idealist iradeciliğe kalkışalım derim ne de herkesi boşvermişliğin kaygısız nihilizmine terkedelim... özde anlamsız olan hayatı yaşamak için bir anlam ararsanız neden bu olmasın derim. Benim hiç kimseye, hiç kimsenin de bana güvensizlik önyargısı üzerinden güvenilir olduğunu kanıtlamak zorunda olmadığı ilişkilerin kendi seyrinde insanlar tarafından işlerin zorlaştırılmadan yürüdüğü bir hayatı özlüyorum. "Kişi herkesi kendi gibi bilir" derler bence bu doğru ve öyle de kalmalı, kendime güven talep ediyorsam başkaları da benden güven talep eder. Böyle bir kategorilendirmeye gidildiğinde güveni suistimal edenler daha çabuk ortaya çıkar diye de düşünürüm... Bilmem derdimi anlatabildim mi? sağlıcakla, |
||
|
||
| kendi bildiğini sandığı şeyden başka bir doğrunun varlığını reddeeden zihniyette yakın olursan başının beladan kurtulmayacağını öğretti | ||
|
||
| yaşam, ne olursa olsun ölmek için yaşadığımı öğretti.ölümle yokolmayacak bir anlam aradım bunu da bana dinim verdi. | ||
|
||
| ölüm korkusunun dine yönlendirmesi saf bi din anlıyışımıdır acaba? | ||
|
||
ölüm korkusunun dine yönlendirmesi saf bi din anlıyışımıdır acaba? bence kısıden kısıye gore degısır ya cok bencıldır yanmamak ugruna dındar olur yada gercekten ıman eder sukran dolu olur ben yasamaktan cesur olmayı ogrendım |
||
|
||
ben insanların büyük bir bölümünün aptal olduğunu öğrendim. küçük bir bölümünün ise çok aptal daha küçük bir bölümününde akıllı
|
||
|
||
| sen hangi sınıftasın? | ||