|
||
Alıntı tabi kendi "modern" kafa yapımıza göre hemen bu düşünceleride din olarak damgalayabiliriz. benim bildiğim din kavramı, doğa olaylarını doğaüstüne referansla açıklayacak, açıklanamayan fenomenlere açıklık getirecek, inananların 'kutsal' kabul ettiği bir otoritesi olacak, normlar ve değerler içerecek. aborjinlerin inancını pek bilmiyorum, ama bu yukarıdaki şekilde din kavramını geliştirmemiş toplulukları ben de okumuştum, azrailin dediği gibi. darwin in kitabında sanırım, ya da bir başka yerde, dillerinde 'tanrı' kelimesi olmayan toplumlardan bahsediliyordu. |
||
|
||
| insanlar onceleri yagmurdan korktu y1ld1r1mdan korktu ve daha bircok seyden.. herzaman bunlar1n kendinden daha ustun ve guclu hatta belkide urkutucu bir guc taraf1ndan meydana geldigine inand1.. inandi derken bile inancin temeli olusmaya basl1yor..dinsiz topluluklar olabilir..ve vard1rda..ama inancsiz topluluk yoktur diyebiliriz..cunku topluluklar en ilkel olanlar1 bile din bir tarafa inanclar1 olmadan kollektif butunlulukleriniz zekalar1n1 bunlara bagdast1rmadan yasamlar1n1 bu bag1nt1dan tamamiyle alakas1z surduremez..herzaman bunlar1 bu sekilde mant1kl1 baglamaya cal1s1r..y1ld1r1m duser cunku o guc onlara k1zm1st1r..belkide bir hatalari vard1r..eskiden boyle dusunen topluluklar bilimi kesfettiklerinde art1k eskisi gibi olmayan farkl1 inanclara yonelmisler ve mant1klar1n1 bilime kayd1rm1slard1r..ama bu inanc1n yok oldugu anlam1na gelmez..bilim sadece sorgulama kap1s1n1 acm1st1r.ve cevaplar1 bulunan her soru onlar1n korkular1n1n yonunu degistirmistir. sonucta din ve inancin cok farkl1 kavramlar olduguna inaniyorum toplumlar ac1s1ndan.. |
||
|
||
| evet bu izleri kendim yaptım evet ben kavga ettim evet umrumda değil ben... aydınlandım. |
||
|
||
| hiç kimse boş kab ile dolaşmak istemez boş kab hep doldurulmak istenir birileri tarafından kabınızı biri doldurmadan kendi kabınızı kendiniz doldurun tarihte ya ilahlar yaratıp doldurdular ya da başkaları doldurdu kendi kabını kendisi dogruyla dolduranlar tarihe mal oldular.. |
||
|
||
| ŞU ana kadar bilinen tarihte, sadece bir topluluk hiçbir dini inanışı kabul etmeden yaşamıştır... | ||
|
||
| ilk defa duyuyorum bunu.peki hangi topluluk bu hiç bir dini kabul etmeyenler.ya bişi sorucam bilen varsa lütfen bi bilgilendirsin beni tarihte bilienen ilk toprkatan gelme inancına hangi toplum sahipti | ||
|
||
| korku = din dolayısıyla din kavramının olmadığı toplum yoktur. çünkü her toplum korku ile yönetilmiştir. |
||
|
||
| din bir dayatmadır...zorla işlenir beslenir...ödenir ..toplum suçları kapamak için böyle bir yola basvurmus tur... | ||
|
||
| toplum hangi suçları kapamak için başvurmuştur dine? | ||
|
||
| suca neden olanda bu toplulugun kendisidir ..kendi kirlerine dini alet etmek desem daha anlaşılırmı? | ||
|
||
| Zannediyorum kasıt alınan şey dinin toplum içinde ki ahlak kısmı ile ilgili kural halini almış olması. Yani suçu (ahlaki boyutuyla) yaratan bireylerin kendisi, bu aşamada din yazılı olan ya da olmayan kurallarıyla devreye girip toplum üzerinde gözetici kuralları uygulayıcı konumunda mıdır ? Bunu mu anlamış olmamız gerekiyor dip |
||
|
||
| kendi kirlerine dini alet edenler olabilir de bu olsa olsa sonuç olabilir. bir inanca sahip olmanın sebebi olmasa gerek. | ||
|
||
| mylia tam olarak olmasada öyle: )din insanların kişilik bürünmesidir birbakıma nerden çıktı diyceksiniz şimdi..din insanı yozlaştırır benim içinde tüm genellemeler inançlı toplumlara yöneliktir ..inanca sahip olmanın altında yatan nelerdir acaba : ) | ||
|
||
| İnanışın altında yatan nedenleri taraflı ya da tarafsız bakalım özünde tamamen bireye yöneliktir bu anlamıyla söylediklerin kendini destekliyor. Fakat diğer bir taraftan da birey üzerinde ciddi bir güç simgesi ya da uygulayıcı konumunda olmuş oluşuda ayırıca düşündürücü olabiliyor. Yani insan mutlak suretle kendini dengeye sokmak adına din dışında da bir takım şeylerle tutunma ya da inanma gereği duyabiliyor bu anlamıyla genelleme bence biraz yanlış olabilir. Temelde bireyin inanışı kavramsal olarak salt dinle nitelemek bana hata gibi geldi. Fakat senin eleştirdiğin noktasında dini inanışında birey daha az sorgulayıcı konumundadır buna hak verebilirim . | ||
|
||
| İnsanlığın inanış çizgisi; Sadece bir canlı-korku duygusu ve tapınma-korkunun inanca dönüşmesi-inancın değişkenliği(çok tanrılı dinler dönemi-inançların semavi dinlerde birleşmesi-tek tanrılı dönem-dinlerin etkisinin azalması-tanrının etkisinin azalması-....... Bu genel hattan baktığımızda insanlığın gelişme seyrinde din kavramı olumlu roller üstlenmiştir. Fakat toplumalar düşünüp, sorgulama sürecine geçtiğinde din kavramının bir önemi kalmadığı gibi, toplumların ilerlemesinde olumsuz roller üstlenmiştir. Her topluluk bu süreci (korku-inanç-din-allah)mutlaka yaşamalı ama oraya saplanıp kalmamalı diye düşünüyorum. |
||