SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Antropoloji

Konu: din kavramı geliştirmemiş topluluklar

Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5

deniz 23.10.2004 13:52:20
Alıntı
İlk başta bütün toplumlar tekliğe dayalı inançla tanışıyor,tebliğ tamamlanıp,elçi aralarından ayrıldıktan sonra çoktanrılı dinlere ve kimi de tamamen felsefeleşmiş inançlara kayıyor,kısaca insan çözülüyor.
Herhangi bir felsefi içeriğe din diyebilmemiz için felsefenin olmazsa olmazı yani tamamlanmamışlık ilkesini yok saymak gerekir,oysa hangi tarz olursa olsun bütün dinler belli parametrelerinde en azından sabittir.
bütün inaçların/değerlerin/dinlerin aslının tek tanrı/islam inanıncından geldiğinin delili nedir, kurandaki peygamber kıssalarından başka.

deniz 23.10.2004 13:56:37
Alıntı
Netice de din toplumsal düzenleyiciliği olan metafizik bir ahlak felsefesidir.
metafizik bir ahlak felsefesi tanımı dinlerin (!) bazılarının inanç kavramlarını da içerdiği için eksik kalıyor.
ayrıca bazıları da salt seküler ahlak felsefesine de sahipler. (sanırım konfuçyüs böyle)

23.10.2004 15:53:27
Antropoloji ve tarihle ilgili araştırmalarda bunla ilgili çalışmalar olması gerek-şimdi net hatırlamasam da,ama bakmaya çalışırım-.

23.10.2004 21:33:21
geçenlerde bunla ilgili tartışma sınıfımız vardı.
dinin kaynağı natural/insanın doğasına ait, midir
yoksa necessity/zorunluluk, mudur diye.
bizim hoca da din kavramını geliştirmemiş bir toplumun olmadığını söylemişti.
isterseniz bundan bahsedelim.
doğa-zorunluluk meselesinden.
bu şekil bir toplum olmaması dinin veya bir şekilde inanma isteğinin insanın doğasında olduğunu düşündürüyor insanlara.
 

23.10.2004 21:45:00
Doğru yerdesin. Zorunluluk-doğa. Ama bu elbette kendiliğinden olmamıştır. Rousseau vahşi insanın kendi kendine yettiğini düşünmüştür. Bir ağaçtan düşen elmayla beslenen, aynı ağacın altında uyuyan vahşi insan. Bu insana kimse zincir vuramaz. Çünkü vahşi insan kimseye muhtaç değildir. Doğa ona yetmektedir.
 
  İnsan kendi kendine yetemeyince de zorunlu olarak kendisini koruyan, saklayan,
bir tanrıya ihtiyaç duymuştur.  

23.10.2004 21:47:07
"Olan" herzaman "olması gerekeni" açıklamaya yetmiyor. Dinsiz bir topluluğun olmamasıda aynı ölçüde "din insanın doğasında vardır" dedirtmiyor çünkü bu kez "inanmayan insanların doğasını açıklayın" sorusu doğar.

Burada aslında kastım öznelliğin ya da çapı genişleterek toplumun bilinemezciliği değil, genelleştirmeye kapalı olduğudur.

Çünkü genelleştirmenin her basamağı bir öznelin en az bir niteliğini yoksaymayı gerektirir ve son basamakta oluşan özellikler bütünü parçalardan hiçbirini temsil etmez hale gelir...

Din, somutun verdiği rahatsızlığın soyutla (aslında soyttan çok daha fazlasıyla) açıklanmaya çalışılmasından kaynaklanır...

23.10.2004 21:50:49
hmm evet bana da öyle dedirtmemişti.
dinsiz toplum yoktur. çünkü toplumların ihtiyaçları genel olarak benzerdir.
diye düşünmüştüm.
belki insanın doğasında olan din değil. inanma/güvenme ihtiyacıdır.

24.10.2004 22:54:04
Eylül sana kısmen katılıyorum..Ama inanma ihtiyacı diye bir şey yoktur.. Çünkü toplum öncesine bireye gelirseniz.. Bireyin korku ekseni içerisnde tanımlayamdığı şeylere  anlam kattığını ve  o güç akrşında boyun eğdini görürsünüz.. Bir ada tek başına oldğunuzu ve çalıların arkasındsa glen sesleri düşünün.. ve bu seslerle nesneyei hiç görmeden yaşıyorsunuz.. Ama ne varki insanın doğa ile çelişkisi bittikten sonra sınıflı toplumlar kendi iktidarlarını koruyabilmek için dini hep kullanmışlar ve ön plana çıakrmışlardır..  Yani bence din kavarmının gelişmemiş oldğıu bir toplulukl yoktur.. Sınıflı toplumlar var oldğu sürece din hep olacaktır.. Bu gün afrikada sınıf toplumda olmayıp ilkel komüal yaşamda yaşayan kalnlar var bakın onlara onlarda hala doğayla olan çelişkilerini yaşatıyorlar..

 Ve konuyu inanmayla bağdaştıramsıysan bunu şöyle açıklayım.. Günümüzn hastalıkalrını düşün..Yada felfei düşüncelerini.. Atıyorum sence ilk insan yabancılaşmayı yaşiıyormuydu.. Yabancılaşma kavramı o dönemlerde geçerlimiydi. yada feodal düzende gereçlimiydi.. Sartrenin dediği gibi İnsan Her şeyin ölçüsür. Ve her çağ kendi doğrusunu ve ahlaklılığını yaratır.. Bunu neden bu kadar uzatığımı düünüyorsnaı biliyorsunuz bu günlere inanç genleri gibi bir zırbıtı attılar ortaya..kendi şerefsizliklerini saklamak için.. güvenme bir ihtiyaç olabilir ama inanma asla değil bir insan bir şeylere inanmadan da yaşabilir sadece var olanlar üzerinden..

Narcotic 24.10.2004 23:06:00
Bende Kısmen katılmıyorum. İnanmak ihtiyaçtır - Müslüman'a göre derim, ekmek gibi, su gibi, hava gibi, yaşamın en değer verici tarz şeklidir. Allah yolunda var oluşun simgesidir. Neden ibadet edilir, nefsine sahib olmanın etkisinden kurtulmak için, yapacağı kötülüklerden , yaptığı yanlışlardan geriye hiç bir şey kalamaması için bir nebze olsun Allah katında yüceleşmek için .

25.10.2004 01:15:36
Peki inanmak istemediği halde ,hatta inanmamak istediği halde,korkunun uysallık değil hırçınlık yarattığı bir insan sadece var olduğunu gördüğü için-kendi açıklaması kabul edersek-hangi ihtiyaçtan dolayı inanıyordur?
Sanatta ihtiyaç mıdır,yoksa varlığını hissettirir mi gibi bir fikir daha kolay bir sınama-anlama yolu ortay çıkarabilir aslında.
Gerçekten hr şey ihtiyaçla açıklanabilir mi..Belki.O zaman ihtiyaç formatımızın -kendine özgülüğümüzün-kendini ifade etme biçimidir belki.

25.10.2004 21:17:21
buz insana çok fazla anlama katmıyormusun.. İnsan toplumsal bri varlıktır.. insanını toplumcu yapanda ihtiyaçlarıdır.. Tek başına insan nedir ki...  

25.10.2004 21:26:19
İnsanın ihtiyaçalrını nasıl yaşadığı önemli.İnsanın ihtiyaçlarını doğuran sebepler de ,bütün bunlardan ona bir anlam kalmadığı halde insan gene anlam arıyorsa ,demek ki denklemde bir eksik var.Niye deli miyiz de bu ne diye soruyoruz,çünkü kendimizi en inkar ettiğimiz zamanda bile benliğimizi oluşturuyoruz.
Ya da anlamsızlık kaderse,bu yazgı kırılmalı ya da oyunu şimdiden bırakmalı,öyle olsaydı bırakılırdı çünkü.

25.10.2004 21:29:47
bence anlamsızlık bir kader değil sadece anlamsız geliyor.. Eğer bir şeylşer anlam katmaya başladğımda tanrılardan bir farkım kalırmı sence.. Nitcchez benc etanrı yı öldürdüğü gün zerduşla bir şeylere anlam katarak tanrıyı tekar var etmiştir.. Burda söz konusu zerdüşt değil nitchez hayata anlam dolu (ki bunlar boşda olsa) sözleri..  

25.10.2004 21:31:40
Anlamsızlığın anlamsız gelmesi belki olması gereken budur.Smiley Belki insan şımarık bir varlık illa sözleri eşeleyip ardında hinlik arıyor. Ama bulur belki de,bir de o eşeleme yolu ,ondan aldığı hazdan da kolay vazgeçemez.

deniz 25.10.2004 21:34:41
değeri olan bir şey anlam kazanmaz mı?
anlamı olan değerli olmaz mı?

anlamı veya değeri olan var değil midir ?
var olan yaratılmış değil midir ?
yaratılmış olanın yaratıcısı olmaz mı ?

anlamlandırmak bizi tanrı yapmaz mı ?


Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5