|
||
| Ben yinede nihlizm üzerine anlamlar katılmasının karşısındayım .. yukarda bir yerde AMD ninde dediği gibi nihlizm bir varoluş sornudur.. eğer konu postmoderizm ile nihlimin uralanması ise nihlisizm bunu diğer bütün inanışları yıktğıu gibi kökten yıkmazmı.. İnsanların nihlizm hakkınmd aki kaynaklarına bir baksana.. Bir insan bir şeyler yapabilme gücünü bri kaynaktan alıyorsa buarada nihlizm yoktur.. Ya bir insan nihlizmi bazrov gibi örneklerle betimliyorsa burada sistemin a dan z ye emeği vardır.. Soru şu olmalı.. Turgenyev kim.. Kitabın baş sayfalrın da tıurgenyevşn ne bok oldğu yazıyor.. ama insanlar hala nihlizm diye tutturuyor.. | ||
|
||
| Hayır,o örnek yoktu aklımda,yani durumundan hoşnutsuzluğun yarattığı red örneği vardı.Ama hiçi tanımlamaksızın nihilist gibi hiçi tanımlarken nihilist olan da var diyorum gene de.HAtta farkında olmadan olan da. | ||
|
||
| Zaten turgenyev değil nihilist tabir edilen, bazarov... Ama betimleme çok hatalı bencede, bazarovda kibir ustasından başka birşey değil... | ||
|
||
| babamın bir sözü vardır.. derki tecrübe hayatta yediğim kazıkalrın bütünüdür.. Yani İnsan bir şeylerin sonucu kendi çıkaramıyorsa ve kendi anmlasızlığı içind ebir anlam arıyorsa... milenyumd ayaşanan bilgisayar krizi(sıfır olayı) boş yere değildir. ayrıca turgenyevi örnek verirken sonunçta bazarovun babası odur. Yani insanlr hep bazarovu turgenyevin ifade ettiği gibi almışlar ve bunu geliştirmişler.. milyoınlarca anlam katmışlar ve bu gün çıkıp postmodernizmi nihlime yerleştirmeye kalkıyorlar.. bilmiyorum anlatabniliyormuyum düşündüklerimi.. |
||
|
||
| Evet,bence gayet iyi anlatıyorsun.Aslında insanın işi bu ,ortada bulduğunu-kavramları- yapış yapış edene dek didiştirmek ama sonunda herhangi bir şey öncekinden illa ki farklı oluyor. İnsan hiç'e hiç deyip çekip gidememiş ve hiç'in yanında öylece kalamamış,illa onu yerinden oynatmaya çalışmış,sadece bazen kendini onu anlamaya verebilmiş,çoğunlukla anlamını üretmiş. |
||
|
||
| postmodernizmin bir sonraki durağı nihilizmdir. sanki postmodernizm anarşizm ve nihilizm arasında bir yerde duruyor gibi. |
||
|
||
| ya amd ben mi körüm acaba nihlizm sence nerde duruyor... Ben boşluğa bakıyorum bakıyorum göremiyorum.. | ||
|
||
Alıntı bu gerçekleri değiştirimi..Nihlizmin bir çarpıtama yada ayna felsefesimidir..yada bir felsefemidir? Nihilizm gercekligin felsefesi ve..Siyasetidir"!
|
||
|
||
| HANNA CASH IN TÜRKÜSÜ 1. Entarisi pazen, atkısı sarı, gözleri göller gibi kara, ne parası pulu var, ne yapacak işi, ama öyle uzun ki siyah saçları, değer uçları kirli topuklara. İşte Hanna Cash, yavrum, Ayartıp soyardı beyleri. Geldi esen rüzgarla bozkırdan, gitti gene esen rüzgarla. 2. Ne iskarpini vardı, ne gömleği. Bilmezdi dua etmesini bile. Gelmişti koca kente bir kedi gibi. Odunlarla leşler arasında bozbulanık kanal boyu minicik bir kül kedisi dolaşır durur ya hani. Nasıl yıkardı bardakları durmadan, görseniz, Yıkayamazdı kendini bu yüzden. Öyleyken Hanna Cash, yavrum, gene de sayılırdı tertemiz. 3. Düştü bir gece bir gemici barına, derin ve karaydı gözleri göller gibi. Serseri Kent'e rastladı orada, saçları vardı Kent'in kapkara, barda bıçak oyuncusuydu. Aldı Hanna'yı yanında götürdü. Kırparken gözlerini o Kent serserisi, o yontulmuş, o allahın belası, Hanna Cach duyuyordu, yavrum, bakışlarıyla soyduğunu kendisini. 4. Yürüdüler hayat yolunda el ele, öğrendiler hanyayı konyayı. Ne ev bark, ne kap kacak, ne de ad, çocuklarına bırakacak. Kar yağdı, yağmur yağdı. Boğuldu sulara orman. Ama Hanna Cash, yavrum, ayrılmadı erkeğinden. 5. Polis dedi: Bu adam yankesici. Sütçü dedi: Hem de topal. Hanna dedi: Bundan ne çıkar? Erkeğim benim o. Benim canım onu çeker. Orda burda gezer dururdu erkeği. Sonra gelir çekerdi Hanna'ya sopayı. Ama Hanna boşverirdi bunlara. Seviyordu ya kocasını canı gibi. 6. Damları yoktu başlarını sokacak. Herkes onlara düşmandı sanki, Gene de yuvarlanıp gittiler iyi kötü. Şehirlerden ormanlara yıllar boyu, ormanlardan kırlara gittiler. Yürüdüler, ne kar dediler ne tipi, kesilinceye dek solukları. Hanna Cash, yavrum, izledi sevgili erkeğini. 7. Üstleri başları dökülürdü. Ve yoktu gezmeleri tozmaları pazar günleri. Bir pastaneye giremediler üçü bir arada. Ne yiyecek poğaçaları vardı, Ne de armonikaları. Benzerdi günler birbirine. Hiç güneş yoktu havada. Ama parlardı güneşler durmadan Hanna Cash'ın yüzünde. Erkeği balık çalar, o tuz çalar, n'eylersin, "yaşamak çok zor". Hanna bakar balıkları pişirirken: Çocuklar oturmuşlar kocasının dizlerine, Okurlar dua kitabını ezberden. Dere tepe elli yıl bu, uyudular hepsi bir yatakta. İşte Hanna Cash'ın hikayesi, yavrum. Tanrı elbet bir gün görür onu. BERTOLT BRECHT |
||
|
||
| siir okumayi sevmem ne diyosun onu söyle=)? sen bir kara deliksin! |
||
|
||
Alıntı sen bir kara deliksin! bana göre de kendini nihilist olarak en iyi şekilde teşhir edebilen biri. ^_^
|
||
|
||
| diyojen adamım sen yazmaya devam et ben şarkı söylüyorum... daha dün annemizin kollarında iken.. şimdi bir hiç olduk .. boşlukları doldurduk.. boşluk bizim hiç bir şeyimiz ..yaşasın boşluğumuz.. | ||
|
||
| Kara delikler,gerçekleri yıpratıp,gerçekçilerle alay eder,çekim güçleriyle çok parlak yıldızları dahi tüketir,asla doymaz ve sonunda uzayı da öğütecek kadar büyür,evet nihilizm için nerdeyse olmuş bir sözcük.Ama neredeyse. | ||
|
||
| evet mantıklı bi teorem .. varoluş olmasaydı biz nasıl yokolcaktık.. dimi.. bunu aslında sabite taşımak lazım.. uzayın sabiti kardelik.. | ||
|
||
| varolus yoktur..yoklugun bir oyunu varolus!!! | ||