|
||
bizde rusya gibi okumuş işsizler mi olucaz....
|
||
|
||
| okumamış ve okumak gibi derdi olmayan işsizlerdense okumuş işsizler daha iyi olmaz mıydı? bir de şu var: üniversitelerin sayısının artması herkesin üniversitede okuyabilmesi ve üniversite mezunu olabilmesi anlamına gelmemeli ama bu işte maksat, genç nüfusun çoğunu üniversite mezunu yapmak sanırım. tıpkı ilköğretimi zorunlu yapıp, lise eğitimini dört yıla çıkardıkları gibi (belki de ileride lise eğitimini de zorunlu yapacaklar). görünürde herkes eğitimli. ama unutulan bir şey var: eğitimle öğretim bir arada verilemiyor maalesef... | ||
|
||
| valla üniversite sayısının artması bi şey ifade etmez. üniversite mezunlarının çoğu kendi işini yapmıyor ki zaten. yapanlar da aldığı eğitim doğrultusunda yapmıyor. insanlar kendini yırtıyor üniversite kazanmak için, okumak için. sonuç :hüsran.... | ||
|
||
| bence hiç te iyi değil .hem iş yok hemde üniversitelerin standardı düşecek | ||
|
||
| dimi? ben inat etmiştim tercih zamanı istediğim bölümü okucam diye..hatta lise sonda bi yere yazmış annem 'tek isteğim kimya mühendisi olmak,işsizler ordusuna katılsam bile' diye altına da imzamı attırmıştı..okudum bitti..noldu..işsizim işte..pişman da değilim bu bölümü seçtiğim için ama bunca yıl emek verip bitirip işsiz kalmak koyuyo insana..o yüzden üni. sayısının artması bişey ifade etmiyor sadece doğru orantılı olarak işsiz üni. mezunu sayısı artıyor yada kendi mesleğini yapmayan..yeni iş imkanları beklicez falan fila..karamsarım ben.. | ||
|
||
| üni.ye ilk gittiğimde hocalardan biri ''sanmayın ki bu mesleği yapacaksınız,içinizden sadece %30 u bu meslekte olur,kalanlar başka işler yapar'' demişti .''ne saçmalıo bu adam?'' demiştim..meğer,haksız diilmiş .. | ||
|
||
| vallahi içini donatabileceklerse her bakımdan neden olmasın? ama içerik ne durumda olcak? zamanında her bir tarafa anadolu güzel sanatlar lisesi açtılar ama öğretmen yoktu, çalgı yoktu, çalışılacak müzik odaları, resim atölyeleri yoktu... yoktu oğlu yoktu. halen de durum aynı sanırım. açmak kolay da içini doldurabiliyor musun onu sorarlar adama.. her kurum için böyle bu. hee biz bi açalım, okulunu veren allah öğretim görevlisini de verir, amfisini de verir, laboratuvarını da verir diyorlarsa bilemem. bu da bir bakış açısı tabii
|
||
|
||
| türkiye de örgün eğitim 4 yıllık lisans programlarını kazanan liseli oranı eskilerde %10 ların üzerindeymiş. şimdi bu oran yanlış hatırlamıyorsam %2 lere düşmüş. yani yükseleceği yerde oldukça düşmüş. ayrıca üniversite sayısı diğer ülkelerde türkiyeye göre kat be kat fazla. ne durumda olursa olsun bir yerden başlamak gerekir. iyi kötü düşünmeden her yere üniversite açılmalı. gerisi allah kerim
|
||
|
||
| universite kavramı kendini yitirir. hem zaten oyle biseyde mumkun degil. ne yapsakta uni mezunlarını azaltsak dıye bakıyolar zaten. sistem bastan basa degismek zorunda kalır. elini sallasan unı mezununa carpacak. o kadar uniliye istihdamı kım saglayacak... | ||
|
||
| Bence önemli olan sayının artması değil kalitenin artmasıdır.Ayrıca üniversite eğitimini sadece bir iş kapısı olarak düşünmek çok yanlış...Kişiye belirli bir vizyon kazandırması gerekiyor.Bilimsel temele dayalı düşünme ve çalışma prensibi edinme açısından bir kazanım ve sorgusal düşünme yeteneğini geliştirme açısındanda bir ışık olmalı...sayı değil kaliteeeeeeeee... | ||
|
||
| olaya iş edindirme gözüyle bakmamak lazım. sonuçta bugün liseler neden varsa yarın da üniversiteler o nedenle var olacak gelişmiş ülkelerde. yani eğitimin taban seviyesi üniversitelere yükselecek herkes için. üniversiteden her çıkanı işe yerleştirmek amaç olmamalı. üniversitelerin kalitesi de üniversite etiketinden dolayı değil gerçekten hakettiği için olmalı. yani üniversitede okumuş olmak bir alanda uzmanlaşmış ama rutin bir eğitim seviyesi gözüyle bakılmalı. |
||
|
||
| iyide bireylerin bakısı bıle bu. cocuklara cekırdekten empoze edılen fıkır bu. universite iş kapısı. bu bi gercek. her ne kadar oyle gormek ıstemesekte oyle. işçide işverende aynı mantıkta. tamam elbettekı onemlı olan kalıte ama sayı arttıkca kalıteden bahsetmek bile guclesecektır. nerde cokluk orda rezıllık mısalı. su ankı öss sistemine bakılırsa unıversıtelerın sayısı artınca o okulların bı cogu boş kalacaktır. he sistemı degıstırdık. hatta sınavı kaldırdık. o zamanda kalıtenın tozunun yere düşmesini seyrederız artık... | ||
|
||
| şimdi liseden mezun olup iş bulsun bulmasın bir mesleği veya sanatı öğrenmek için %2 nin haricinde kalan büyük çoğunluğun tercihlerini de düşünelim. ayrıca anadolunun her köşesine yayılan üniversitelerle o şehirlerin diğer anadolu şehirlerinden gelen insanlarla elde ettiği kültürel gelişme ve kaynaşmayı da hesaba katalım. |
||
|
||
| Dikkat ederseniz yaşlı insanlar arasında şu muhabbet çok hakimdir:Çocuğum ne mezunusun?cevap:Mimarlık üni.vs vs vs Nerde çalışırsın yavrum? Hiiiiiiiiiiiiç daha devlet kapısında bir iş bulamadım. Vah vah yavrum o kadar da emek vermiş okumuşsun. Bizler de olaya bu kadar kısır yaklaşırsak aldığımız eğitimim bize hiçbir getirisi olmamış demektir.Kaldı ki bence şu an var olan üniversite eğitimi de çok yavan ve eksik.Aslında bunu ifade edebilecek doğru kelimeyi tam bulabilmiş değilim.BUlan olursa lütfen benim için yazsın. Çoğumuz hayal kırıklığı yaşıyoruz sanırım...Beklentilerimize cevap verebilecek düzeyde(sosyal kültürel ve bilimsel) bir ortamı kaçımız yakalayabiliyorz acaba.Lise eğitiminden hiç farkı olmayan, sadece adı üniversite olan birçok üniversite açılmasının hiiiiiiiiiç anlamı yok. |
||
|
||
| eskidendi üniversite mezunu olup statü sahibi olmak. o yüzden yaşlı insanların tepkileri gayet normal. ama diğer taraftan bir gerçek var. tüm dünyada üniversite mezunu olam oranları bellidir. gelişmiş ülkelerdeki üniversite mezunu sayısına vs. bakın. seçkincilik muhabbeti iyi bir şey değildir. herkese eşit imkan ve fırsat tanınmalıdır. |
||