|
||
Adnan YÜCEL 27 Mart 1953 tarihinde Elazığ'da doğdu. 24 Temmuz 2002 tarihinde yaşama veda etti. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü'nü bitirdi. Bir süre çeşitli orta öğrenim kurumlarında öğretmenlik yaptı, daha sonra Çukurova Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Edebiyat 81, Evrensel Kültür, Petek, Sanat Emeği, Somut, Söylem, Yapıt, Yeni Olgu gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. |
||
|
||
| YAPITLARI Kavgalara Söylenen Sevda (1979) Soframda Kaval Sesi (1982) Bir Özlem Bir Türkü (1983) Acıya Kurşun İşlemez (1985) Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986) Rüzgârla Bir (1989) Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991) Çukurova Çeşitlemesi (1993) Sular Tanıktır Aşkımıza (1998) ŞİİRLERİ Acıya Kurşun İşlemez Adı Kayıp Hangi Günün Yüzyılı Kırdın Kalbimi Cankörüğüm Kuş Mitingi Sen ki Anlarsın Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek Yürek Çağrısı |
||
|
||
| YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa... Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar. yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz bin kez korkuya boğdular zamanı bin kez ölümlediler yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız ellerimiz, taşın ve toprağın elleri. yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık törenlerle dikilirdik burçlarınıza. türküler söylerdik hep aynı telden aynı sesten, aynı yürekten dağlara biz verirdik morluğunu, henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz... Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne ne tan atışı doğumların sevincine ey bir elinde mezarcılar yaratan, bir elinde ebeler koşturan doğa bu seslenişimiz yalnızca sana yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Saraylar saltanatlar çöker kan susar birgün zulüm biter. menekşelerde açılır üstümüzde leylaklarda güler. bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler... Şiirler doğacak kıvamda yine duygular yeniden yağacak kıvamda. ve yürek, imgelerin en ulaşılmaz doruğunda. ey herşey bitti diyenler korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. ne kırlarda direnen çiçekler ne kentlerde devleşen öfkeler henüz elveda demediler. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Adnan YÜCEL |
||
|
||
| Acıya Kurşun İşlemez Sabrın çalkalanıp taştığı sulardadır Çığlıklarla parçalanmış uykularda Buruşturulup atılmış aşklarda Ve çalınmış mutluluklardadır Ses ile yürek Büyük rüzgarların o yanık şarkısı Hala yükselir içimizden, dağılır Coşkunun doruklarında sürer yankısı İlk kurban adanırken bir nehire Korkunun ilk nisanında başlamıştır Gözyaşının ilk damlasından kalma Yaslı baharlarla gelmiştir bugüne Kanla yazılan yasalarla Açlığın otağ kurduğu sabahlarla Ve sonuçsuz kalan ahlarla gelmiştir Acıya kurşun işlemez artık Ölüm bile bu acıyı cellat bilmiştir Yok bundan böyle ter yarası Zincir tutsaklığı ve sabır Kırbaç yalvartması sessizliğin Can pazarı ve kahır yok Herşey yaşanan şu gün gibi gerçek Adımız halk olduğu günden beri Bir direnç olmuştur bizde sevinçler Şimdi acının her kuraklığında Onlar Yüreğimizin ovalarına çiselenirler Boşuna değil bu ölürcesine sevmek Ve ölürken bile yürümek Boşuna değil Hep yatağı olduk tarihin ırmağının Yenilgilerle durulmanın Zaferlerle köpürüp kabarmanın Ama hiç bir zaman Anası olamadık geçmişi doğurmanın Yıldızlar ve sular tanıktır Aç ve kavruk bir memeden Direnmeyi yudum yudum emen Bir çocuk gibi öğrendik Ve direndik Ordular kurduk türkü renklerinden Bütün ağıtları bir hücumda yendik Acıya kurşun işlemez artık Biz yaşamayı zulümsüz sevdik Adnan Yücel |
||
|
||
| Adnan Yücel'i işeleyen ve bu sitede onu tanıyan tanımayan herkese DUYURULUR::: Arkadaşlar 24 Temmuz Adnan Yücel'in ölüm yıldönümüdür. Bu çerçevede 23 Temmuz Pazar günü İStanbul Yapı Sanatevi'nde (İstiklal Cad. Rumeli İşhanı C Blok Kat: 3) bir anma etkinliği gerçekleştirilecektir. Adnan yücel şiirleri, şarkıları, dostları eşliğinde yapılacak buı etkinliğe Adnan Yücel'in tüm sevenleri davetlidir. Sadece DAVET DEĞİL KATILIMINIZI DA BEKLERİZ:::::.........................) (İRTİBATİÇİN: yapisanatevi@gmail.com) | ||
|
||
| umarım SIFIR cılardan katılanlar olur. | ||
|
||
| Adnan Yücel lisede edebiyat öğretmenimdi, okul dışında da çok şey paylaşmıştım, Çukurova'ya gittikten sonra da mektup ya da telefonla haberleşirdik... başka türlü bir adamdı... sağolun çok sevindim bu duyuruyu görünce... | ||
|
||
| şehir dışında olmasaydım mutlaka gelecektim... ama yine de kalbimle anmak bile, iki kelime de olsa şiirlerini birileriyle paylaşmak, bilmeyenlere anlatmak güzel bir duygu... kaybedilirken ey çocuk İnsanlık adına Nasıl başlar bu yeşil ve mavi yolculuk Hangi gemi kalkar bu ülke limanlarından Hangi mavilikler karşılar seni Kıyılar zincir olmuş bileklerde Dalgalar yargısız infaz Al kalemi eline ey çocuk Yeşilin ve mavinin şiirini yeniden yaz |
||
|
||
| " YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK " Adnan Yücelin bu şiiri ve birde Mehmet Celal in yorumu işte bu güzel şiirden oluşturulan bu şarkı hayatımın en güzel tanışmasına vesile oldu bu şiiride bu şairide hep sevmiştim ama şimdi çok çok daha çok seviyorum... etkinliğe katılamadığıma üzüldüm... |
||
|
||
| Bir şairin değerli olamsı için ölmesi gerekmez < > < < > < < < < < < < < < < < < < <bİRİNİN ÖLMÜŞ OLMASIA ONUN İYİ AŞİRLİĞİNE DELALET ETMEZ |
||
|
||
| Vay anasını ya herkesler şairle şiirle ilgili ne kadarda bilgi sahibiymiş meğer(Sapiens). bilip bilmeden konuşmaaylım araştıralım. adnan YÜCEL son dönem en iyi şairlerdendi ve öyle öldü herkes tanımayabilir bilmeyebilir ama bu böyledir biline... | ||