|
||
| olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim ben sende butun asklarimi temize cektim imrendigin,ofkelendigin kizdigin,yada kiskandigin diyelim yani yasamislik sandigin gecmisim dile dokulmeyenin tenhaliginda kacirilan bakislarda gundeligin basibos ayrintilarinda zaman zaman geri tepip duruyordu ve elbet uzerinde durulmuyordu sense kendini hala hayatimdaki herhangi biri saniyordun biraz daha fazla sevdigim,biraz daha onem verdigim baslangicta dogruydu belki siradan bir seruven,rastgele bir iliski gibi baslayip gunden gune hayatima yayilan,varligimi ele geciren buyuyup kok salan bir askla bedellendin ve hala bilmiyordun sevgilim ben sende butun asklarimi temize cektim anladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana butun kazananlar gibi terk ettin... ................. gittin.simdi mevsim degil,koca bir hayat girdi aramiza biliyorum ne sen donebilirsin artik,ne de ben kapiyi acabilirim sana simdi biz neyiz biliyormusun? akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz birbirine uzanamayan boslukta iki yalniz yildiz gibi aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz yalnizca kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz ne kalacak bizden? bir mektup,bir kart,birkac satir ve benim su kirik dokuk siirim sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden bizden diyorum,ikimizden ne kalacak? simdi biz neyiz biliyormusun? yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas cocuklari gibiyiz umut ve korkunun hicbir anlam tasimadigi bir dunyada birsey buldugunda neyi,ne yapacagini bilmeyen cocuklar gibiyiz ve elbet bizde bu askta buyuyecek herseyi bir baska aska erteleyecegiz..... ........ ........... |
||
|
||
Murathan MUNGAN 1955 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Mardin Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde tamamladı. Devlet tiyatrolarında Dramaturg olarak çalıştı. İlk oyunu Mahmud ile Yezida ile Türkiye İş Bankası'nın açtığı yarışmada ikicilik ödülü alan Murathan MUNGAN, Sahtiyan adlı şiiri ile de Gösteri dergisinin 1981 Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü kazandı. Taziye oyununun 1984'te sahnelenmesi nedeniyle, Ankara Sanat Kurumu'nca M.Baydın'la birlikte yılın en iyi oyun yazarı seçildi. Hedda Gabler Dile Bir Kadın öyküsü ile Haldun Taner Öykü Ödülü'nü Nedim Gürsel'le birlikte aldı. (1987). YAPITLARI Osmanlıya Dair Hikâyat (şiirler, 1980) Taziye (oyun, 1982) Kum Saati (şiirler, 1984) Son İstanbul (öyküler, 1985) Cenk Hikâyeleri (1986) Kırk Oda (öyküler, 1987) Lal Masallar (öyküler, 1989) Yaz Sinemaları (şiir, 1989) Eski 45'likler (şiir, 1989) Mırıldandıklarım (şiir, 1990) Yaz Geçer (şiir, 1992) Geyikler Lanetler (oyun, 1992) Bir Garip Orhan Veli (oyun, 1993) Oda Poster ve Şeylerin Kederi (şiir, 1993) Omayra (şiir, 1993) Metal (şiir, 1993) Kaf Dağı'nın Önü (öykü, 1994) Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar (şiir, 1997) Mürekkep Balığı (şiir, 1997) Başkalarının Gecesi (şiir, 1997) Metinler Kitabı (1998) Yüksek Topuklar (roman, 2002) ŞİİRLERİ Başkalarının Gecesi Bu ne Biçim Hayat Bis Cam Yaz Diyalektik Mutsuzluklar Geçilmez Deniz İzin Kupon Manşet Maske Metal Mırıldandıklarım Omayra Peynir Tenekesi Sis Çanları Sizden Saklı Sözler, Yaprak |
||
|
||
| hayat, bazılarına mutsuz olmakla duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır. daha fazlasını değil. MM | ||
|
||
| ben de bu başlığı arıyordum. çok seviyorum Mungan'ı. şiirlerinden çok hikayelerini çok seviyorum. Yüksek Topuklar.... mükemmeldi... arasıra karalarım bişeyler ve bana "şiir yazar gibi düzyazı yazmayı nereden öğrendin" gibi bir soru gelmişti. sanırım Mungan'dan öğrendim. daha doğrusu öğrenmek değil de, ondan etkilendim. |
||
|
||
| TANINMIŞ ZAMAN zaman seni şimdi tanıdım her şeyi kaybettikten sonra zaman seni kullanamadım kendime tanıyamadım seni zaman suçumu biliyorum senin işini yapmaya kalktım zaman ayrıldım ayrıldım ayrılamadım zaman ne yaptım ben ben ne yaptım İKİ YEMİN Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım Yemin ettim Yüreğimdeki ve bedenimdeki bütün yaralar adına yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda Sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım aşktan yorgun düştü dinim dağıldı kehribarım gül ve buğday yetiştiren Ömrüm adına yemin ederim ki: Ben seçmedim bu ölümü Kaçmasan vurmayacaktım |
||
|
||
| KUZEYDEKİ PENCERE kokladığın gülün kokusu kalmış sende baktığın denizin tuzu geçtiğin iklimlerin masalı sinmiş üstüne kuzeydeki pencere açık göçebe bin bir gece sözcükler sökülmüş bir anıyı ne kadar tamamlayabilirse bir andır eski defterlerin güneşinden vurur yüzüne yazsam olmaz dersin kimi zaman sırf bunun için yazmaya değerse de kuzeydeki pencereyi açarken yere düşen defterden görünür: eksik kule, yırtık nehir sımsıkı kapatmış olsak da bizi ürperten anıları hayatımızın eski defter ya da kuzeydeki pencere |
||
|
||
| ÖDÜNÇ HANÇER ÖLDÜRMEZ BENİ ödünç hançer öldürmez beni bir küfür gibi kara kayış dilini ver binlerce kez açıklasam da dilini çözemediğim ihanet gel bir daha bende dene kendini ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte ne ben yenebiliyorum seni yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden giden yolları suçlarından arındır arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler unutkan şiirler, kopmuş alıntılar hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla kendine yazdığın yaşam öyküsü! ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır gelme üstüme boşalmış yeminlerin bileği ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir ödünç hançer öldürmez beni ya başka bir silah seç kendine ya bırak başkasının ellerine ölüm aşkın işidir kork benden sevgilim ahretin olurum senin bu kadar çok seven öldürmesini de bilir ben seni çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim gücümdü güçsüzlüğüm ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge, büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat yanıltma beni, beni bana yakıştır son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen! kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak kör eder hançerini içimin gücü ölümü göze alan yaşamasını da bilir |
||
|
||
| madem konu tekrar gündeme gelmiş..ilk dörtlüğü yeniden söliim; olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim ben sende butun asklarimi temize cektim.. |
||
|
||
madem konu tekrar gündeme gelmiş..ilk dörtlüğü yeniden söliim; olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim ben sende butun asklarimi temize cektim.. bu adamdan tiksiniyorum desem yeridir hani , fakat bu üstteki şiiri gerçekten güzel,hakkını yememek gerek . gayrısı işe yaramaz. |
||
|
||
| ben o dörtlükte kendimi buldum..zaten öle değilmidir? kendimizi bulduklarımızı severiz.. | ||
|
||
| genel olarak evet . mısralar da bizi arıyordu belki,onlarda bizi bulunca daha da güzelleşti . |
||