SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Murathan Mungan

Sayfa: [ 1 ]

02.09.2004 14:35:58
olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda
yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim
oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim
ben sende butun asklarimi temize cektim

imrendigin,ofkelendigin
kizdigin,yada kiskandigin diyelim
yani yasamislik sandigin
gecmisim
dile dokulmeyenin tenhaliginda
kacirilan bakislarda
gundeligin basibos ayrintilarinda
zaman zaman geri tepip duruyordu
ve elbet uzerinde durulmuyordu
sense kendini hala hayatimdaki herhangi biri
saniyordun
biraz daha fazla sevdigim,biraz daha onem
verdigim
baslangicta dogruydu belki
siradan bir seruven,rastgele bir iliski gibi
baslayip
gunden gune hayatima yayilan,varligimi ele
geciren
buyuyup kok salan bir askla bedellendin
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende butun asklarimi temize cektim
anladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana
butun kazananlar gibi
terk ettin...


.................
gittin.simdi mevsim degil,koca bir hayat girdi aramiza
biliyorum ne sen donebilirsin artik,ne de ben
kapiyi acabilirim sana
simdi biz neyiz biliyormusun?
akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar
gibiyiz
birbirine uzanamayan
boslukta iki yalniz yildiz gibi
aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz
bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki
enkaz olacagiz yalnizca
kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz
ne kalacak bizden?
bir mektup,bir kart,birkac satir ve benim su kirik
dokuk siirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda
ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden
bizden diyorum,ikimizden
ne kalacak?

simdi biz neyiz biliyormusun?
yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas
cocuklari gibiyiz
umut ve korkunun hicbir anlam tasimadigi bir
dunyada
birsey buldugunda neyi,ne yapacagini bilmeyen
cocuklar gibiyiz
ve elbet bizde bu askta buyuyecek
herseyi bir baska aska erteleyecegiz.....
........
...........

 

21.10.2004 02:43:00

Murathan MUNGAN

        1955 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Mardin Lisesi'nde, yüksek     öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde tamamladı. Devlet tiyatrolarında Dramaturg olarak çalıştı. İlk oyunu Mahmud ile Yezida ile Türkiye İş Bankası'nın açtığı yarışmada ikicilik ödülü alan Murathan MUNGAN, Sahtiyan adlı şiiri ile de Gösteri dergisinin 1981 Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü kazandı. Taziye oyununun 1984'te sahnelenmesi nedeniyle, Ankara Sanat Kurumu'nca M.Baydın'la birlikte yılın en iyi oyun yazarı seçildi. Hedda Gabler Dile Bir Kadın öyküsü ile Haldun Taner Öykü Ödülü'nü Nedim Gürsel'le birlikte aldı. (1987).

YAPITLARI

Osmanlıya Dair Hikâyat (şiirler, 1980)
Taziye (oyun, 1982)
Kum Saati (şiirler, 1984)
Son İstanbul (öyküler, 1985)
Cenk Hikâyeleri (1986)
Kırk Oda (öyküler, 1987)
Lal Masallar (öyküler, 1989)
Yaz Sinemaları (şiir, 1989)
Eski 45'likler (şiir, 1989)
Mırıldandıklarım (şiir, 1990)
Yaz Geçer (şiir, 1992)
Geyikler Lanetler (oyun, 1992)
Bir Garip Orhan Veli (oyun, 1993)
Oda Poster ve Şeylerin Kederi (şiir, 1993)
Omayra (şiir, 1993)
Metal (şiir, 1993)
Kaf Dağı'nın Önü (öykü, 1994)
Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar (şiir, 1997)
Mürekkep Balığı (şiir, 1997)
Başkalarının Gecesi (şiir, 1997)
Metinler Kitabı (1998)
Yüksek Topuklar (roman, 2002)
 

ŞİİRLERİ


Başkalarının Gecesi
Bu ne Biçim Hayat
Bis
Cam Yaz
Diyalektik Mutsuzluklar
Geçilmez Deniz
İzin
Kupon
Manşet
Maske
Metal
Mırıldandıklarım
Omayra
Peynir Tenekesi
Sis Çanları
Sizden Saklı
Sözler, Yaprak
 
 

21.10.2004 13:02:41
hayat, bazılarına mutsuz olmakla duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır. daha fazlasını değil.    MM

02.11.2004 09:21:38
ben de bu başlığı arıyordum.
çok seviyorum Mungan'ı. şiirlerinden çok hikayelerini çok seviyorum.
Yüksek Topuklar.... mükemmeldi...
arasıra karalarım bişeyler ve bana "şiir yazar gibi düzyazı yazmayı nereden öğrendin" gibi bir soru gelmişti. sanırım Mungan'dan öğrendim. daha doğrusu öğrenmek değil de, ondan etkilendim.
 

asaf 12.04.2007 21:22:26
TANINMIŞ ZAMAN

zaman seni şimdi tanıdım
her şeyi kaybettikten sonra
zaman seni kullanamadım
kendime tanıyamadım seni
zaman suçumu biliyorum
senin işini yapmaya kalktım
zaman ayrıldım ayrıldım ayrılamadım
zaman ne yaptım ben
ben ne yaptım


İKİ YEMİN

Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım
Yemin ettim
Yüreğimdeki ve bedenimdeki
bütün yaralar adına
yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda
Sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım
aşktan yorgun düştü dinim
dağıldı kehribarım
gül ve buğday yetiştiren
Ömrüm adına yemin ederim ki:
Ben seçmedim bu ölümü
Kaçmasan vurmayacaktım

göçmen kızı 13.03.2008 00:20:38
KUZEYDEKİ PENCERE

kokladığın gülün kokusu kalmış sende
baktığın denizin tuzu
geçtiğin iklimlerin masalı sinmiş üstüne
kuzeydeki pencere açık
göçebe bin bir gece

sözcükler sökülmüş bir anıyı
ne kadar tamamlayabilirse
bir andır eski defterlerin
güneşinden vurur yüzüne
yazsam olmaz dersin
kimi zaman sırf bunun için
yazmaya değerse de
kuzeydeki pencereyi açarken
yere düşen defterden görünür:
eksik kule, yırtık nehir
sımsıkı kapatmış olsak da
bizi ürperten anıları hayatımızın
eski defter ya da kuzeydeki pencere

göçmen kızı 13.03.2008 00:23:45
ÖDÜNÇ HANÇER ÖLDÜRMEZ BENİ

ödünç hançer öldürmez beni

bir küfür gibi kara
kayış dilini ver
binlerce kez açıklasam da
dilini çözemediğim ihanet
gel bir daha bende dene kendini
ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
ne ben yenebiliyorum seni
yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
giden yolları suçlarından arındır
arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
kendine yazdığın yaşam öyküsü!
ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
gelme üstüme
boşalmış yeminlerin bileği
ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
ödünç hançer öldürmez beni
ya başka bir silah seç kendine
ya bırak başkasının ellerine
ölüm aşkın işidir
kork benden sevgilim
ahretin olurum senin
bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
ben seni
çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
gücümdü güçsüzlüğüm
ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
yanıltma beni, beni bana yakıştır
son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
kör eder hançerini içimin gücü
ölümü göze alan yaşamasını da bilir

son tango 13.03.2008 00:28:42
madem konu tekrar gündeme gelmiş..ilk dörtlüğü yeniden söliim;

olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda
yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim
oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim
ben sende butun asklarimi temize cektim..

blackcat 13.03.2008 00:31:09
madem konu tekrar gündeme gelmiş..ilk dörtlüğü yeniden söliim;

olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda
yorgun,kirli ve umutsuz gecmisim
oysa bilmedigin birsey vardi sevgilim
ben sende butun asklarimi temize cektim..

bu adamdan tiksiniyorum desem yeridir hani ,
fakat bu üstteki şiiri gerçekten güzel,hakkını yememek gerek .
gayrısı işe yaramaz.


son tango 13.03.2008 00:32:45
ben o dörtlükte kendimi buldum..zaten öle değilmidir? kendimizi bulduklarımızı severiz..

blackcat 13.03.2008 00:35:09
genel olarak evet .

mısralar da bizi arıyordu belki,onlarda bizi bulunca daha da güzelleşti .


Sayfa: [ 1 ]