SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: Bilderberg Toplantıları

Sayfa: [ 1 ] 2

ÖZGÜR 18.05.2007 13:10:01
Bir kaç gündür tv lerde bu toplantı konuşuluyor.Bizlerde burada bunu tartışabiliriz.Bu toplantıların amacı ne ve niçin yapılıyor?
           
Dünyanın derin devleti 31 Mayısta İstanbul'da toplanıyor.
Bu yılki tartışma konuları İran,enerji savaşları ve Türkiye AB ilişkileri.Büyük gizlilik içerisinde yapılan bu toplantılarda alınan kararlar bütün sömürge ülkelere uygulanması için dayatılıyor.Türkiye'de yapılacak olan bu toplantı tartışma başlıklarından anlaşılacağı üzere ülkemizin Ortadoğu'da hangi uğursuz maceralara sürüklenmek isteneceğine dair yeterince fikir veriyor.

Bence bu toplantı engellenmeli.

Sizlerde bu konuda düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim.




 

ÖZGÜR 23.05.2007 13:28:54
Kamuoyuna:
DÜNYANIN DERİN HÜKÜMETİ YENİ SAVAŞ KIŞKIRTICILIKLARI YAPMAYA HAZIRLANIYOR!

Dünyanın “gizli hükümeti ”, “küresel derin devleti” olan Bilderberg 53. Toplantısını 31 Mayıs–3 Haziran’da İstanbul da yapacak. Toplantının güvenliğini, CIA ve MİT sağlayacaktır. Bu toplantının gündemini “İRAN” , “ENERJİ” ve “TÜRKİYE” oluşturmaktadır.

Bilderberg Nedir?

Bilderberg Grubu, NATO, IMF, DB başta olmak üzere bütün emperyalist kurumların arkasındaki ideolojik beyin gücünü oluşturmaktadır. Emperyalist kamp bütün stratejik kararlarını bu yapı vasıtasıyla almaktadır.

Bilderberg toplantılarında genellikle bakanlar, büyükelçiler, başkanlar, uluslararası bankaların temsilcileri, büyük sanayiciler, medya kuruluşlarının başkan ya da temsilcileri,dünyaca tanınan köşe yazarları ve büyük borsa yatırımcıları yer alırlar. İstanbul’da bir araya gelecek olan bu oligarşik yapı, “küreselleşen” dünyanın “uluslararası derin devletidir”.

Türkiye’den de Bilderberg toplantılarına iş adamları, gazeteciler ve siyaset adamları davet edilmektedir. Bir benzeri olan Davos Toplantıları “açık” yapıldığı halde ve bu Toplantı gündemleri sızdırılmasına karşın tartışmaların ve alınan kararlar kamuoyuna özellikle yansıtılmaz. Kapitalizmin ve emperyalizmin yol haritasının çizildiği yıllık toplantılarda katılımcılar kendi ülkelerinde alınan kararların uygulayıcısıdırlar. Burada yapılan genel yönlendirmelerin, tavsiyelerin dinlenmemesi/uygulanmaması halinde ilgili ülkelerin “başlarına her türlü belanın geleceği” on yıllardır biliniyor. Katılımcılar temsil ettikleri Oligarşik konum gereği sosyal ve siyasal yaşamda Bilderberg’de çizilen politikalar doğrultusunda yönlendiricidirler.

“Uluslararası Derin Devlet” Yeni Savaşlar İçin Kışkırtıcılık Yapmaya Hazırlanıyor!

Önümüzdeki günlerde yapılacak toplantının konusunu, son yıllarda sürekli gündemde olan İran ve Enerji meselesi oluşturacaktır. Ayrıca, Türkiye’nin stratejik konumu gereği bu süreçteki pozisyonu ve yapısal değişimi de tartışılacaktır.

Oligarşik yapının en etkili isimlerinin bu dönemde İran, Enerji ve Türkiye’yi tartışıyor olması, Büyük Orta Doğu Projesi’yle yapısal bir değişime zorlanan Orta Doğu coğrafyasında “paylaşım savaşlarının” kızışmakta olduğunu da gösteriyor.

Türkiye bilindiği gibi, Büyük Orta Doğu Projesi’nin merkez üssü seçilmişti. İstanbul’daki Toplantı İran ve Suriye gibi ülkelerin sürekli tehdit altında tutuldukları bir süreçte, yeni işgallerin planlanmasının yanı sıra Türkiye’nin hangi uğursuz rollere yönlendirilmek istendiğini de açığa vuruyor.

31 Mayıs–3 Haziran’da “Savaş baronları”nın, “elit beyin takımı”nın oluşturduğu “Global Derin Devlet”, başta İran olmak üzere bölgeye, beklenen stratejik müdahaleyi planlayacaktır. Bu hazırlıklar emperyalist blok’un “derin devletinin” yeniden kanlı bir sürece hazırlandığını kanıtlıyor.

Afganistan ve Irak işgalleriyle beraber bölgede birçok değişim yaşanmıştır. Büyük bir coğrafyayı kapsayan değişim süreci, hız kesmeden devam ettirilmek istenmektedir. Bilderberg toplantısının Türkiye de yapılıyor olması, toplantının gündemini İran ve Enerji konularının tartışılması, “Global Derin Devlet”in, ne yapmak istediğini açıkça göstermektedir.

Dünya coğrafyasını, adım attıkları her yeri sömürü ve kâr hırsıyla cehenneme çeviren emperyalist ülkelerin ve uluslar arası tekellerin İstanbul’da yeni saldırı kararları almasını engelleyelim! Yeni işgal ve katliam senaryolarını engelleyelim!

Bilderberg Toplantı’sında Emperyalist Saldırı Planlarını Engelleyelim!
Bilderberg Toplantısını Engelleyelim!


ozgurluk-dergisi.org dan alınmıştır.

deniz 23.05.2007 13:40:38
[ara]bilderberg[/ara] toplantılarına mason vs. toplantısı gibi tanımlar yapanlar bugün bunlara evsahipliği yapıyorlar demek..

ne oldum dememeli ne olcam demeli  Wink

23.05.2007 14:40:14
Nerde gizli bir toplantı yapılıyorsa bilin ki orda bir haksızlık planı yapılıyordur ve birçok pisliğin kararı alınıyordur. ACABA Nasıl ortalığı çaktırmadan daha iyi karıştırırız ve insanları nasıl birbirine daha iyi düşürürüz diyee!...Mide bulandıran tarafı ise bu durumdan birilerinin çıkar sağlıyor olması ve uzaktan keyifle gülmeleri...Gizli toplantıların olmadığı bir dünya istiyorum beeeeeeen...

asya 23.05.2007 18:57:29
bu konuda, erol bilbilik'in, "dünyayı yöneten gizli örgütler cfr-bilderberg-trilateral" adlı kitabını okumuştum.

emperyalizmin egemenliğini sürdürmesi için oluşturulmuş olan gizli örgütleri anlatıyordu. ilgilenenler için öneririm.

konuyla ilgili başka öneriniz varsa yazarsanız sevinirim.

ÖZGÜR 23.05.2007 23:45:35
Konuyla ilgili herkese mail atıbilir veya telefon mesajları ile protesto yapılabilir.

torq 01.06.2007 22:13:16
Bilderberg toplantısı İstanbul'da
31 Mayıs 2007, Perşembe


Her yıl ABD, Kanada ve Avrupa'nın dört bir yanından uluslararası tekellerin "CEO"larını, medya patronlarını, bürokratları ve politikacıları bir araya getiren Bilderberg toplantısı bu yıl İstanbul'da toplanıyor. Toplantıya Türkiye'den Mustafa Koç, Hikmet Çetin, Kemal Derviş, Fehmi Koru gibi isimler katılıyor.

Davetli olan "seçmece" bir iki gazeteci dışında basına kapalı olarak gerçekleşen toplantıya dair detaylar sır gibi saklanıyor. Öyle ki, toplantıya bir gün kala, İstanbul'un hangi otelinin Bilderberg'e ev sahipliği yapacağı belirsizliğini koruyordu.

1954'ten beri her yıl toplanmasına karşın, içeriği konusunda bir türlü kesin bilgilere ulaşılamayan Bilderberg toplantıları hakkında rivayet muhtelif. Kimilerince, nüfuzlu kişilerin "olağan" fikir alışverişi olarak değerlendirilen Bilderberg, komplo teorisyenlerince tüm dünyanın kaderinin belirlendiği bir zirve olarak tarif ediliyor.

Komplo teorisyenlerinin iddiaları çoğunlukla somut kanıtlardan yoksun olsa da, katılımcıların profili toplantının basit bir "fikir alışverişi"nden ibaret olmadığını gösteriyor. Çok sayıda eski ve yeni devlet başkanı, başbakan ve bakanın yanı sıra, uluslararası petrol tekellerinin temsilcilerinin, NATO, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası gibi kurumların üst düzey yöneticilerinin ve etkili basın kurumlarının patronlarının katılımı, emperyalist iktidar odaklarının tepesindeki kişilerin tam kadro toplantılarda hazır bulunduğunu ortaya koyuyor.

Emperyalist ülkelerin bazı siyasetçilerinin iktidara gelmeden önce bu toplantılarda boy gösterdikleri biliniyor. Tony Blair ve Bill Clinton lider olmadan hemen önce Bilderberg toplantılarına katılan isimlerden.

Bilderberg toplantılarının devamlı katılımcıları olduğu gibi, her yıl değişen "konuk"ları da oluyor. Bu yılki toplantıda İran'a olası operasyon, Irak işgalinden çıkış startejisi ve enerji politikaları gibi konuların öne çıkacağı tahmin ediliyor.

Daha önce 1959 ve 1975 yıllarında Türkiye'de düzenlenen Bilderberg toplantısının, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler gibi gündemlerin damgasını vurduğu kritik bir dönemde bir kez daha Türkiye'ye gelmesi dikkat çekti.

Toplantıya Türkiye'den Mustafa Koç, Yeni Şafak Yazarı Fehmi Koru, AKP Milletvekili Egemen Bağış, Dışişleri eski Bakanı, CHP eski Genel Başkanı ve NATO'nun Afganistan eski Temsilcisi Hikmet Çetin katılıyor. Eski Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in de BM Kalkınma Programı Yöneticisi sıfatıyla toplantıya katılacağı belirtildi.

Bilderberg toplantılarının yıllardır izini süren bazı gazetecilerin ve Bilderberg karşıtlarının da katılacağı alternatif bir toplantı ise Orient Express Hotel'de düzenleniyor.

http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=11301

asya 01.06.2007 22:27:31
Bu toplantıya gazetecilerden Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand'ın da katılacağını bir yerlerde okumuştum. Fehmi Koru'dansa bu isimler toplantının ruhuna daha uygun gelmişti haberi okuduğumda.

deniz 01.06.2007 22:29:48
bilderberg toplantılarını en çok işleyen ve eleştiren yazarlardan biri olarak bildiğim fehmin korunun da davet edilmiş olması ilginç  Smiley

ne işler oluyor şu dünyada yaw Smiley

denge 01.06.2007 22:34:51
26.05.2007 1999 yýlýnda yayýnladýðý "Who is Who of the Elite" (Elitlerde Kim Kimdir?) kitabý ile ABD'deki gizli örgütleri ve üyelerini deþifre eden araþtýrmacý yazar Gaylon Ross ile Doç. Dr. Ümit Sayýn'ýn Açýk Ýstihbarat adýna yaptýðý özel röportaj Ýstanbul'da yapýlacak Bilderberg toplantýsýnýn önemine dikkat çekiyor.

Gaylon Ross; Ýstanbul'daki toplantýnýn þu ana kadar yerinin açýða çýkmamýþ olmasýnýn bu seneki toplantýda ele alýnacak planlarýn öneminin göstergesi olduðunun altýný çiziyor ve Türk Milleti ile dünya milletlerini, Bilderberg'cilerin tek dünya devleti hedefine karþý uyarýyor.

Ümit Sayýn: Amerikan halký Kuru Kafa ve Kemikler Cemiyeti, Bilderberg, Trilateral Komisyon ve CFR gibi yapýlara nasýl bakmaktadýr?

Gaylon Ross: Bunlarý bilenler gizli olduklarýný biliyorlar ve tüm dünyayý yönetmeye kalktýklarý gerçeði karþýsýnda sadece üzülmekten ve tepki duymaktan baþka bir þey yapamýyorlar.

Ümit Sayýn: Amerikan halkýnýn yüzde kaçý bu örgütleri biliyor? Nasýl tepki veriyorlar, ABD'de veya Amerika kýtasýnda bu gizli cemiyetlere veya Küresel Elite karþý bir tepki veya karþý hareket var mý?

Gaylon Ross: Yaklaþýk Amerikalýlarýn yüzde 90'nýndan fazlasý bu gizli gruplar hakkýnda hiç bir þey bilmiyor. Lokal TV ve radyolardan öðrenenler de mümkün olduðu kadar bu gruplar hakkýnda birbirlerini bilgilendirmeye çalýþýyorlar.

Ümit Sayýn: Sen ABD'de bu cemiyetleri ortaya çýkaranlardan birisi olarak, bir saldýrý, bir komplo, bir taciz ile karþýlaþtýnýz mý?

Gaylon Ross: 1995'ten beri Küresel Eliti ekspoze ediyorum. Ama hiç kimse onlarý ortaya çýkarmamdan dolayý olumsuz yönde bir þey yazmadý veya beni aramadý.

Ümit Sayýn: Örneðin Türkiye'den ve kendimden bir örnek vermek istiyorum. Bir rektör hakkýnda hakaret içeren e-posta yolladýðým iddia edilerek, benim evime polis baskýný yapýldý. Bilgisayarýmdaki tüm hard diskler alýndý. Beni 1999'dan beri bu gerçekleri ve gizli cemiyetleri ortaya koyan bir bilim adamý olarak tanýyorsun, bu olayý nasýl yorumluyorsun?

Gaylon Ross: Bu söylediðin dehþete düþürücü, korkunç birþey! Bazý uluslar var böyle, 'NEFRET SUÇU KANUNLARI" çýkartmaya çalýþýyorlar, bunlarýn amacý baðýmsýz ifadeyi, Küresel Elitin, gizli örgütlerin ortaya çýkarýlmasýný durdurmak! Bunlarýn bazýlarý Almanya, Ýngiltere, Kanada'da çýkarýldý. Bu tip kanunlarý Amerika Birleþik Devletlerin'de de legalize etmeye baþladýlar.

Ümit Sayýn: 2000 yýlýnda senin kitabýný aldýktan ve Türkiye'de bu bilgileri yaymaya baþladýktan sonra, Türk toplumunun Küresel Elit hakkýnda ne kadar bilgilendiðini biliyor musun? Baþka ülkelerle kýyaslandýðýnda Türk toplumu diðer ülkelerden çok daha bilgili, bu gizli cemiyetler ve Küresel Elit hakkýnda. Bu konudaki yorumun nedir?

Gaylon Ross: Bu bilgilerin ve küresel elitin tüm dünyada ekspoze olmasýnda yardýmcý olduðumdan dolayý çok mutluyum. Yaþantýmýn bundan sonrasýný da bu þeytani ve kötü insanlarý ekspoze etmeye adayacaðým.

Ümit Sayýn: Baþka hangi ülkeler bu bilgilere ulaþýyor, sence bu gizli cemiyetler ve Küresel Elit tarafýndan oluþturulmaya çalýþýlan Dünya Hükümetine karþý geliþtirilmiþ olan yeterli bir direnç var mý?

Gaylon Ross: Þüphesiz. Her ülkede internet var. Özellikle internet bu þeytani yapýyý ortaya çýkardý. Avrupa Birliðinde pek çok kiþi bu elitin çabalarýna karþý oldukça fazla direnç gösteriyor.

Ümit Sayýn: Bu Ýstanbul'da yapýlacak olan yeni BÝLDERBERG toplantýsý için düþüncelerin neler?

Gaylon Ross: Görünen o ki, Bilderbergciler çok daha gizli olmaya baþlamýþlar toplantýlarý hakkýnda. Þimdiye kadar kimse toplantýnýn nerede yapýlacaðýný bilemiyor. Bu þu demektir: bu toplantý çok önemli toplantýlarýndan biri ve bu yüzden planladýklarýnýn dýþa vurulmasý riskini almak istemiyorlar.

Ümit Sayýn: Sence neden bu yýl Ýstanbul'da yapýlýyor!

Gaylon Ross: Büyük olasýlýkla Ýstanbul'da güvenliklerini daha iyi saðlayabileceklerini düþünüyorlar. Türkiye, Bilderberg kurulduðundan beri daha önce de toplantý yeri olmuþtu.

Ümit Sayýn: Sen bu gizli cemiyetler konusunda bir uzman olduðuna göre bu BÝLDERBERG toplantýsýnda ne konuþulacaðý hakkýnda bir tahminin var mý? Temel konu Enerji Problemi olarak ele alýnýyor. Sence Irak hakkýnda ve Ýran'ýn iþgali hakkýnda da konuþacaklar mý?

Gaylon Ross: Ana konularýn bir çoðuna parmak bastýn. Kesinlikle aþaðýdaki konularý konuþacaklar :

1. Irak'ý nasýl 3-4 yeni devlete bölebileceklerini konuþacaklar.

2. Ýran'a ne zaman saldýracaklarý ve hangi uluslarýn bu saldýrýya ve iþgale katýlacaðýna karar verecekler.

3. O bölgede ve dünyada doðal gaz ve petrolün nasýl kontrol edileceðini konuþacaklar.

4. Birleþik Kuzey Amerika'nýn nasýl gerçekleþtirileceðini konuþacaklar.

5. Birleþik Amerika'nýn nasýl yaratýlacaðýný konuþacaklar.

6. Birleþik Pasifik Yapýsýnýn nasýl yaratýlacaðýný konuþacaklar

7. Ayrýca Çin'i dünyanýn en büyük þeytaný ve en büyük düþmaný ilan etmek için uygun zamaný konuþacaklar. Korkunç askeri harcamalarý haklý göstermek için her zaman düþmana ihtiyaçlarý olmuþtur.

Ümit Sayýn: Küresel Elitin Orta Doðu ve Türkiye Hakkýndaki projeler hakkýnda ne düþünüyorsun?

Gaylon Ross: Ýsraile bir kaç yüz mil ötedeki tüm uluslarýn ve devletlerin geleceði tehlikededir ve sonunda Siyonist Ýsrail Devleti tarafýndan iþgal edilmeye çalýþýlacaklardýr. Bunun hedefi o ülkelerin Siyonist Ýsrail Devletine katýlmasýdýr!

Ümit Sayýn: Kürtler ve Kürt Teröristlerin Büyük Ortadoðu Projesi ve Büyük Ýsrail inþaasý konusunda kullanýlmasý hakkýnda ne düþünüyorsun!

Gaylon Ross: Kürtlerin Ýsraille çok baðlantýlý olduðunu düþünmüyorum. Onlar Irak, Ýran ve Türkiye'den toprak koparýp kendi devletlerini kurmaya çalýþýyorlar uzun süredir. Bu devleti kurabilirlerse Siyonist Ýsrail için mutlaka bir hedef haline geleceklerdir (bu soruyu daha açýp, aslýnda tüm Kürdistan projesinin arkasýnda Büyük Ýsrail olduðunu Gaylon Ross'a izah edip, bu geliþtirilmiþ mülakatýn yeni kitabýma konacak metninde yayýnlayacaðým, Ü.S.)

Ümit Sayýn: Yahudilerin, esoterik, askeri, politik olarak Ortadoðu ve Türkiye'yi istila etmeleri konusunda ne düþünüyorsun ?

Gaylon Ross: Yukarýdaki yorumlarým bu soruyu kapsýyor.

Ümit Sayýn: Belki biliyorsundur. Türkiye'yi parçalamayý ve Büyük Özgür Kürdistan kurmayý amaçlýyorlar. Ýran, Irak ve Türkiye topraklarý üzerinde. Bu vaad edilmiþ bir topraklarýn ve Büyük Ýsrail'in bir parçasý mý olacak sence, yorumlarýn nedir?

Gaylon Ross: Yukarýdaki yorumlarým bunu da kapsýyor. Siyonist Ýsrail, Büyük Ýsrail projesi için, etrafýndaki büyük uluslarý önce parçalamak ister ve ondan sonra onlarýn askeri gücünü zayýflatýp, onlarý çok daha kolay kontrol edilebilir veya iþgal edilebilir hale getirir.

Ümit Sayýn: Bana daha önceki haberleþmelerimizde bahsettiðine göre 2-4 yýlýmýz kaldýðýný söyledin. Neden? Dünya'da veya Orta Doðu'da 5 yýl içinde ne olacak?

Gaylon Ross: Önümüzdeki 5 yýl içinde -birþey yapýlmazsa!- Küresel Elit Küresel Birleþmeyi tamamlamaya çok yaklaþacak. Planladýklarý Küresel bölgeler þunlar:

Avrupa Birliði (zaten var)

Afrika Birliði

Amerika Kýtasý Birliði

Pasifik Birliði

Sovyet Birliði

Ortadoðu Birliði

Ümit Sayýn: Lütfen, Türk halkýna ek yorumlar yapabilir misin?

Gaylon Ross: Lütfen seni dinleyen ve izleyen herkese söyle, yaklaþmakta olan Küresel Birleþme planýný anlat. Bu tüm uluslarýn ve insanlýðýn baðýmsýzlýðýný ve istiklalini kaybetmesi anlamýna gelecektir. Bununla mücadele edin.

Ümit Sayýn: Küresel Elite, Gizli Cemiyetlere, CFR'ye, Trilateral Komisyona, Bilderberge, Round Table'a karþý nasýl önlem alýnmasýný ve karþý koyulmasýný öneriyorsun?

Gaylon Ross: Her ülkenin halklarý ülkelerinin yönetiminde mümkün olduðunca fazla kontrol saðlamalýdýrlar, oto-kontrol mekanizmalarý kurmalýdýrlar

Birleþik Amerika'da, 2 parti sisteminden kurtulup, eyaletler ve federal düzeyde milletvekillerini baðýmsýz kiþilerden seçmeliyiz. Ayrýca her seçilen kiþi hakkýnda inisiyatife sahip olmalý, Referendum ve bu kiþinin sorgulanýp, geri çaðýrýlmasý hakkýna sahip olmalýyýz. Böylece ancak, seçilen kiþiler bizim istediklerimizi ve halkýn yararlarýný düþünmek yerine belli çýkar gruplarýnýn yararýný düþündüðü zaman bizim müdahale edip, onlarý indirme ve duruma el koyma hakkýmýz olmalý. Politik yapýnýn içinden parayý kaldýrmalýyýz!



torq 01.06.2007 23:01:11
Bilderberg mi değişti yoksa Fehmi Koru mu?

Fehmi Koru, Bilderberg toplantıları ile bu toplantılara katılanlar hakkında, tümü yerici nitelikte olmak üzere bugüne kadar 34 yazı yazı kaleme almış. Yabancı bir gazetecinin bu toplantılara katılanlar için 'medyanın yalancıları ve fahişeleri' deyimini kullandığını da yazan Koru, şimdi aynı toplantının davetlisi

ANKARA KULİSİ
Basit bir arşiv taraması, Yeni Şafak Başyazarı Fehmi Koru'nun bugüne dek tam 34 yazı kaleme aldığını gösteriyor, ünlü Bilderberg toplantıları hakkında. Bilderberg, kendi ifadesiyle "özel ilgi alanı" Fehmi Koru'nun. Bir yazısında salt 2002 yılında bu organizasyonla ilgili tam 10 yazı yazdığını anlatıyor. Bu yazıların tümünün de eleştirel içerikli olduğunu belirtmeye gerek yok herhalde. Koru'ya göre, "dünya egemenlerinin örgütü" Bilderberg. Bu organizasyonu "dünya üzerinde kararlaştırdıklarını hayata geçirebilecek tek örgüt" olarak görüyor Koru. (15/4/2003)

Komplo teorilerine olan merakıyla da bilinen Koru, Türkiye'deki pek çok siyasi gelişmenin Bilderberg toplantılarında alınan kararların uzantısı olduğuna da hep inanmıştır. Örneğin, 2002 yazında meydana gelen ve Ecevit başbakanlığındaki hükümetin çöküşüne yol açan gelişmeler zinciri, Koru'ya göre, o yıl Washington'da yapılan Bilderberg toplantısında alınan bazı kararların serpintileridir. (8/7/2002)

Giden medya yalancısıdır

Koru, Bilderberg'in "Türkiye'yi teslim alma planları" çerçevesinde "kendine yakın iktidarları iş başına getirmek için zorlamalarda bulunduklarını" da yazmış, hatta AKP ve Tayyip Erdoğan'ın başarısını önlemeye dönük organizasyonlar içinde olmakla da suçlamıştır. (7/8/2002)

Koru, yalnızca eleştirmekle yetinmez Bilderberg'i. Katılanlara, özellikle gazetecilere ağır eleştiriler yöneltir, onları "Bilderberg planlarının hayata geçirilmesinde belirleyici rol oynamakla" suçlar. Bu çerçevede çok beğendiği bir gazeteci olan Bilderberg muhalifi Sherman Skolnick'ten geniş alıntılar da yapar. Bir yazısında, Skolnick'in Bilderberg'e katılan medya patron ve yöneticileri için "medyanın yalancıları ve fahişeleri" deyimini kullandığını yazar, aynı paragrafta daha sonraki cümlede "Bilderberg'e Türkiye'den katılan gazeteciler olduğunu" da hatırlatmayı ihmal etmez.Bir başka yazısında Bilderberg toplantısına davet alan bazı Türk şahsiyetlerinden "esas oğlanlar" diye söz eder. (7/6/2001)

'Bilderberg'e katılmam imkânsız'

Koru'nun önemli bir tezi, bu toplantılara katılanların başına sonradan talih kuşunun konduğunu düşünmesidir. Bu yüzden Türkiye'den giden bazı katılımcıların kariyerlerinde başarısız olmaları ya da hapse düşmeleriyle dalga geçip "bunlar Bilderberg'i çapsızlaştırıyorlar" diye yazılar da kaleme almıştır. (7/6/2001)

Fehmi Koru bütün bunları yazarken kendisinin günün birinde Bilderberg'den davet alacağına muhtemelen hiç mi hiç ihtimal vermiyordu. Bundan o kadar emindi ki, bir yazısında bu konuda şunları yazmıştı: "Bilderberg'e katılmanın ilk şartı başta edilen gizlilik yeminine sonuna kadar bağlı kalmaktır. Bugüne dek o yemini bozan bir tek Bilderbergci ile karşılaşmış değilim. Ben yazamayacak ortamda bulanamayacağımdan, toplantıyı düzenleyenler de yazmama müsaade etmeyecekleri için, EY OKUR ÜZÜLEBİLİRSİN, BILDERBERG TOPLANTILARINA KATILMAM İMKÂNSIZ GÖRÜNÜYOR. Beni çağırmadıkları ve çağırmayacakları için benden medet ummayın." (18/7/2002)

http://www.milliyet.com.tr/2006/05/08/siyaset/siy01.html

......
Şifreleri kırmak...

Bilderberg'e katıldım, Bilderbergçiler'le üç gün ve üç gece geçirdim; şimdi kendimi daha yetkin hissediyorum. Bugüne kadar konuyla ilgili yazdıklarım olaya dışarıdan bir bakıştı; bundan sonra Bilderberg ile ilgili yazacaklarım toplantılara katılmış birinin gözlemleri olacak...

Bunu hafife almayın. Bilderberg tarihinde, katılanlardan yalnızca bir kişi, İngiliz politikacı Denis Haley, bir gazeteciye toplantılarla ilgili geniş açıklama yapmıştı... Son iki yıldır Türkiye'den katılanlar televizyon ekranları ve gazete köşelerinde bazı ayrıntılara giriyorlar...

Daha önce katılan bir meslektaş, "Senin çağrılmanın zamanı gelmişti" dedi bana; artık ne demekse... Bir başka katılımcı, "Döndüğünde şifreleri kırmanı bekliyoruz" diye fısıldadı kulağıma. Toplantıdan ayrılırken, bir katılımcı, "Ne olur, dönünce, petrol fiyatlarını on yıl için belirlediğimizi yaz da fiyakamız artsın" dedi gülerek...

"Şifre kırmak... Komplo teorileri... Ne oluyoruz?" şaşkınlığına düşmeyin sakın. Bilderberg'e gittim ben, Kanarya Sevenler Derneğinin yıllık toplantısına değil...

http://www.yenisafak.com.tr/diziler/bilderberg/index.html


boston 01.06.2007 23:02:43
Bilinmeyen bir toplanti hakkinda bukadar cok sey nasil konusuluyor anlamadim..

torq 01.06.2007 23:05:29
BEN BILDERBERG'TEYKEN
Fehmi KORU
f.koru@yenisafak.com.tr
Bilderberg neden yazılmaz?

Toplantıya dâvet edilmem ülke içerisinde hayli gürültü kopardı. Bilderberg yolculuğum, Türkiye'den bir internet sitesinin örgütü çok yakından izleyen bir gruba yönelttiği, "Acaba neden çağrılmış olabilir?" sorusu sebebiyle uluslararası kamuoyunun da dikkatine sunulmuş oldu.

Bu yıl Bilderberg toplantısına benden başka beş kişi daha katıldı Türkiye'den: Koç Holding'in patronu Mustafa Koç, Boyner Holding'ten Ümit Boyner, Ak Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, ARI Grubu lideri Kemal Köprülü ve Bilgi Üniversitesi'nden Sabah yazarı Soli Özel...

Toplantı bitmiş, Washington'a gidecek Soli Özel bizden önce yollara düşmüş, havaalanına gitmek üzere aracımızı beklerken, Mustafa Koç, Ahmet Hakan'ın o gün Hürriyet'te çıkan yazısını Blackberry cihazından teker teker hepimize okuttu. Ahmet Hakan, "Bilderberg Fehmi Koru'yu dâvet ettiğine, Fehmi Koru da dâveti kabul edip gittiğine göre bir büyük komplo miti sona erdi" diyordu özetle... Keşke hayat bu kadar düz olsa Ahmet... Yazıyı beğenen Ümit Boyner, bana dönüp, "Siz de yazmayı düşünüyor musunuz?" diye sorduğunda şu cevabı verdim: "Elbette yazacağım."

Haklarını yemeyeyim, grup üyelerinden biri bile, "Sakın yazma" demedi.

DÂVET EDİLECEĞİMİ ÖNGÖRMÜŞTÜM

Arkamdan "Katılmam demişti, katıldı" türü nice yâveler okudunuz. Okuduklarınızın çoğu gibi bu iddia da fostu. Bakın, bir yıl önce (13 Mayıs 2005), Bilderberg konusunda kendimle ilgili nasıl bir öngörüde bulunmuşum:

"Ara sıra, 'Acaba beni ne zaman dâvet ederler?' beklentimin depreşmesinin sebebi bu işte. Öyle ya, üç yıldır üzerindeki 'esrar perdesi' Türkiye sayesinde hafifçe aralanıyor Bilderberg'in, aranızda kabul etmeyenler çıksa bile, ben bu gelişmeyi biraz da kendime bağlıyorum... Eğer bu bir hüsnü kuruntu değilse, adamlar belki de, 'Onu da çağıralım da ilgisi iyice pörsüsün' diyebilirler... / Şimdi yazacağımı ise hüsnü kuruntu sayabilirsiniz: Üç yıldır yaşanan gizliliğin adım adım delinmesi olayını, toplantı planlayıcıları arasında bulunan bu sütunun tiryakisi bir Bilderbergçi'ye borçlu olabiliriz; adam (veya kadın) oraya beni de dâvet edebilmek için, bu üç yılı bilerek yaşatmış olabilir örgütüne..."

O gün yazarken içimde 'acaba?' sorusunu taşıyor olsam bile, bugün yüzde 100 doğru olduğuna inandığım bir öngörü bu. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, sağolsun, her şey olup bittikten sonra yazdığı yazıda, Bilderberg'e dâvet edilmem sürecini şöyle özetlemiş: "Türkiye'den Bilderberg'e gidecekleri, çok tanınmış iki üç iş insanı belirler. / Bu çevre, bu yıl Türkiye'den gidecekler arasına Yeni Şafak Gazetesi'nin yazarı Fehmi Koru'yu da ekledi. / Bana göre güzel bir karardı."

ULUSLARARASI SORUN DA OLDUM

Toplantıya dâvet edilmem ülke içerisinde hayli gürültü kopardı, bunu az çok biliyorsunuzdur. Bilderberg yolculuğum, Türkiye'den bir internet sitesinin örgütü çok yakından izleyen bir gruba yönelttiği, "Acaba neden çağrılmış olabilir?" sorusu sebebiyle uluslararası kamuoyunun da dikkatine sunulmuş oldu.

Gruptan Tony Gosling'in beyan ettiği tahmini şu: "Bilderberg'i yüksek sesle eleştiren birinin neden dâvet edilmiş olabileceğini soranlar çıkıyor; cevabım ancak eleştirileri en etkili olanların dâvet edildiğidir. Bilderberg'in en korktuğu, dünya basınının merceği altına alınmaktır. Koru, sessiz kalmaya ve kendileriyle 'dost' olmaya ikna etmeleri gereken biri. Bilderberg toplantısının ana amacı, özel bir halkla ilişkiler taktiği kullanarak, Koru gibi serseri mayınları kendilerinin NeoLiberal Küreselleşme, Dünya Hükümeti gündemlerine dahil etmektir."

Güzel bir cevap ama, Tony Gosling'in yaptığı da bir tahminde bulunmaktan ibaret. Bildiğim kadarıyla, sert eleştirileriyle tanınmış birinin toplantıya dâveti Bilderberg tarihinde bir ilk; benden önce böyle bir dâvet daha olmadı ki, "Ancak eleştirileri çok etkili olanları dâvet ederler" denilebilsin...

Ona yöneltilen benimle ilgili "Acaba neden dâvet edildi?" sorusu hâlâ cevabını bekliyor. Aklımdan, hepsi de gönlüme hoş gelen onlarca muhtemel sebep geçiyor, soruya kendim cevap vermeye kalktığımda; özellikle Ottawa'ya gittiğim günden başlayarak medyada sürdürülen tartışmalara baktığımda ise olumsuz tahminler yürütmem gerektiğini anlıyorum. Kısacası, "Neden dâvet edildi?" sorusuna herkesi -ve kendimi- tatmin edecek kestirme bir cevabım yok...

En mâkul açıklamayı dolaylı da olsa Ertuğrul Özkök Hürriyet'te çıkan benimle ilgili yazısında verdi. Bilderberg'in dâvetini 'güzel', benim dâveti kabulümü de 'yürekli' diye nitelendiren Doğan Medya Grubu'nun önemli adamı, "Gelsin, Hürriyet'in ve Doğan Medya Grubu'nun haber ve sayfa toplantılarına da katılsın" teklifinde bulundu aynı yazıda. Bir gazetenin ve yayın grubunun mahrem toplantılarını başka bir gazetenin mensubuna sonuna kadar açması âdetten değildir; bu jest grubunun bana güvenini göstermesi bakımından önemli. Teklif olarak kalacak olsa da güzel bir jest.

"Acaba" diyorum, "Bilderbergçiler de benzer bir değerlendirmeden hareketle ve 'gelsin-görsün-yazsın' düşüncesiyle beni toplantılarına dâvet etmiş olmasınlar?"

GELECEK YIL İSTANBUL'DA

Aslında, Bilderberg'e katılan gazetecilerin kendilerini bağlı saymaları gereken kural o kadar da ters ve geleneklere aykırı değil. Dâvetlilere gönderilen ilk belgeden başlayarak sürekli uyarıldığınız, toplantılar sırasında yansıtmalarla da hatırlatılan tek bir kural var: "İşittiklerini yazma" diyen yok, yalnızca "Yazarsan, hangi görüşün kime ait olduğunu belirtme" deniliyor. Yani insanlar konuşurken kendilerini söylediklerinden dolayı hesaba çekilecekleri baskısından uzak hissetsinler diye konulmuş şu ünlü 'off-the-record' kuralı... Son üç yıldır, katılanların adlarını ve içeride hangi konuların ele alındığını toplantı bittiğinde kendileri açıklıyorlar zaten... Bu bakımdan, günlerdir burada yazdıklarım, toplantıda ele alınan konulara dair aktardıklarım, Bilderbergçilerin kurallarına aykırı değil...

Öyleyse, o kadar önemli gazetecinin katıldığı toplantı neden dünya medyasında hemen hiç yer almıyor? Toplantıya her yıl dâvet edilen gazetecilerin sessizliği onlara farklı bir kural uygulandığını düşündürüyor. Belki de sürekli dâvet edilmeyi ancak susarak garantiye alabiliyorlar. Bir defalığına çağrılan gazeteciler ise, muhtemelen, daha sonra yeniden çağrılmayı umarak sessiz kalıyorlar...

Çok insanî bir duygu bu. Ancak televizyon ekranlarında izleyebileceğiniz dünya liderleriyle aynı mekânda bulunmak, birlikte yemek kuyruğuna girmek, aynı masayı ve sohbeti paylaşmak, kendilerine ilk isimleriyle hitap edip soru yöneltmek... Yazılarını ve kitaplarını okuyup durduğunuz araştırmacı, düşünür ve politika kuramcılarıyla görüş alışverişinde bulunmak... Ülkelerinde karar alma mekanizmaları içerisinde yer alan bürokratlar veya uluslararası örgüt yöneticilerinin ağzından öngörüler dinlemek...

Sadece müthiş bir "Sonunda bu işi becerdim" duygusu vermez bu gelişme bir gazeteciye, aynı zamanda gözünü açarak meslekî performansına da olumlu katkılarda bulunur. Sürekli katılan biri olmayı, tatillerini büyük patronlarla, dünya liderleriyle geçirmeyi de hayal ediyordur çağrılan meslektaşlar...

Gelecek yıl Bilderberg toplantısı İstanbul'da yapılacak; Ottawa'dan "İstanbul'daki toplantıda da buluşalım" temennisiyle uğurlandım. Eğer yine çağırırlarsa, Bilderberg'in İstanbul toplantısından izlenimlerimi de yazarım.

http://www.yenisafak.com.tr/diziler/bilderberg/bilderberg06.html

denge 01.06.2007 23:07:41
"Taç giyen baş akıllanır" derler ya, Fehmi Koru'yu pasifize etmenin en güzel yoludur -kendi tabiriyle- yetkin kılmak... Sıkıysa bundan sonra yazsın bakalım...

ÖZGÜR 01.06.2007 23:11:11
Artık Fehmi Koru ismini duyunca aklıma rüzgar gülü geliyor.


Sayfa: [ 1 ] 2