|
||
| Türkiye Cumhuriyeti Milliyetçiliği : Irk ve Din gözetmeksizin Türkiye Cumhuriyetini benimsemek ve sevmek Ülkücülük : Türklük gurur ve şurunu İslam ahlak ve faziletini Yaşamak ve yaşatmak... Ülkücülükte ırkçı bi düşünceden daha da ılımlı bi görüş vardır. Lazlar , kürtler , aleviler , çerkezler ... Hepsi ülkücü olabilir. Teşkilattada zaten bu görüşü benimseyen insanlara yer verilmiştir... Türkçülük : Üstteki iki kavram kadar ılımlı değildir. Irkçı bi görüş söz konusudur.Irk'ın ulusu oluşturan en büyük etken olduğunu savunur. Diğer ırklara da yer vardır ama katıdır. Hedef ülkücülükteki gibi turan olsada ülkcülükteki bazı kalıplar Türkçülükte bu görüşü sınırlandırmamıştır. (Ülkücülük Osmanlıyı , Türkçülük Orta Asya kültürünü daha çok barındırır) TTK |
||
|
||
| Türkçülük zaten TÜRK Ulusçuluğu demektir. Bunu ayrı bir karam olarak değişik anlamlar yükleme. Ulusçuluğunu nasıl yaparsan, Türkçülüğün de o yönde olur zaten. Ayrıca Ülkücülük de boş bir kavramdır bana göre. "Ülkü" Erek, ideal demektir. Ülkün ne olursa olsun her insan ülkücü olur Bir koministin de ülküsü kominizmdir ve o da ülkücüdür Bu bağlamda böyle. Ama kalıplaşmış olarak da Türk-İslam Sentezinin savunuculuğudur -ki bu bize ters-
|
||
|
||
| peki sence nasıl olmalı. senin derdin ne ? | ||
|
||
| umaycıım neyse onu yazdım güzel kardeşim ... başka anlamı derken neyi kastettin onu anlamadım.. Milliyetçilikle Türkçülük bir değil ki |
||
|
||
| Arkadaşım. ATSIZ'ın şu makalesini yeniden -özenli bir biçimde- okumanı öneriyorum : Türkçülük Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. <----- Kelimenin sonundaki ek, yerine göre, mensupluk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir. Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifade olunamaz. Zaten başka milletlerin Türk'ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezakete, çıkara, siyasi zarurutlere işarettir. Türk'ü, gerçek olarak, Türk'ten başkası sevmez. Türkçülük bir ülküdür. Ülküler, milletlerin manevi gıdasıdır. Ülküsüz milletlerin en talihlisi dahi silik ve sönük kalmaya mahkumdur. Eğer bu millet talihli de değilse, onun sonucu yenilmek, ezilmek, hatta yok olmaktır. Ülküler, gerçekle hayalin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletlere hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir. Milletler, ölebildikleri kadar yaşama hakkına sahiptirler. Türkçülük, büyük Türkelinde, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür. Bu ülkü, geçmişte, birkaç kere gerçekleşmişti. Büyük Türkçülük ülküsü ve inancı ile yetişen gençlik sayesinde yarın yeniden gerçek olacaktır. Türkçülük, dün bir kaynaktı; bugün çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır. Türkçülük, dört kaynaktan geliyor: 1. Kökü çok eski olan ve Türk uruğunun şuuraltında yüzyıllardan beri yaşayan milliyetçilik; 2. Tanzimat'tan sonra, Avrupa'daki milliyetçiliklere benzeyen halkçı bir hareketin bizde de tatbik olunmasını isteyen milliyetçilik hareketi; 3.Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyle doğan tepki; 4.Türklerin 200 yıldan beri çektikleri büyük sıkıntılar. Bu dört kaynaktan gelen düşünceler birbiriyle kaynaşıp yoğrularak bugünkü Türkçülük ortaya çıkmıştır. Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir. Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze alamazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir. Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak davaların öne atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerini hatırlayarak milli ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz. Geçmişi olmayan, yahut olup da unutan, milli ülküsü bulunmayanlar devriliyor. İnsanlığın tarihinde büyük kasırgalar eskiden zaman zaman gelip geçeirdi. Gitgide bu kasırgalar sıklaşıyor. Bu gidişle tarih, ebedi bir kasırgadan ibaret kalacak gibi gözüküyor. Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetişmiyor. Çok güçlü, çok sağlam, çok sert, çok yürekli olmak gerekiyor. Bunun da bizim için birinci şartı, Türkçülük ülküsüne sıkısıkıya yapışmaktır. Şaşıran, ürken, sapıtan milletleri, tarih bağışlamıyor. Türkçülük ülküsü bizden amansız bir görev ahlakı istiyor. Subay hiç yorulmadan altı saatlık talimini yaptırırsa, öğretmen bıkmadan öğreticilik işini yaparsa, memur sinirlenmeden halka kolaylık göstermeye devam ederse, doktor her şeyden önce yurttaşlarının sağlığı ile ilgili olursa, öğrenci her şeyden önce dersini bellemeye çalışırsa ve bütün görevlerle rütbeler arasında ne caka, ne gösteriş, ne dalkavukluk, ne de ilgisizlik olmadan bir ahenk kurulursa, aşağıdakiler yukarının buyruğunu ukalalık saymaz, yukardakiler de aşağının doğru ihtarlarına kızmazlarsa, bütün karşılıklı işlerde, görüşme ve konuşmalarda ne ikiyüzlülüğe kaçan nezaket, ne de kabalığa kaçan sertlik bulunmazsa, görevin bizden istediği şey yapılmış olur. Gerçekten Türkçü olmak kolay değildir. Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi, her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz. Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır. Türklük güçlenir. Türkçülerin ilk işi, görevlerini, arınmış gönül ve inanmış yürek ile yapmaktır. Hüseyin Nihal ATSIZ ----- @amadeus Doğru olan elbette ki Türkçülüktür. |
||
|
||
| daha hiç okumadan direk sana ilk cümleni ve kendi ilk cümlemi gösteriorum ... yanlış bi anlaşılma yaşıyoruz sanırım... |
||
|
||
| Ulkuculere idealismisiniz dendiginden neden hayir diyorlar? | ||
|
||
neden diye de sormak lazım tabi
|
||
|
||
| Idealistmi ulkuculer birde seno yoklayim! | ||
|
||
| tabiikide ... |
||
|
||
| eden kendilerini idealist olarak tanimlamiyorlar ve idellari kisa-ca devlet mi? | ||
|
||
bi çoğu manasını bilmediği içindir ... ya hep size mi denk geliyor böyleleri bi devlet sadece ülkü deil tabikide |
||
|
||
| umay, ülkücü, türkçü, milliyetçi ne dersen de ben bu tipleri don kişotlara benzetiyorum. yeldeğirmenlerine saldıran don kişotlar. |
||
|
||
yel değirmenleri bölücülerse donkişot bizleriz
|
||
|
||
topunuz donkişotsunuz
|
||