SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Psikoloji

Konu: Psikolojinin Konusu

Sayfa: [ 1 ]

deniz 08.07.2004 17:58:32
PSİKOLOJİNİN KONUSU    
    
    Psikoloji sözcüğü,Yunanca da “ruh” anlamına gelen “psyke” ile bilgi, bilim anlamlarına gelen”logos”sözcüğünden oluşmuştur.En genel anlamıyla Psikoloji;Organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.
Psikolojinin kavram olarak ruhbilim anlamına gelmesi nedeniyle psikoloji denilince akla hep ruh gelmiştir.Oysa Psikoloji ruhu incelemez.”ruh var mıdır,ölümsüz müdür? gibi sorulara karşılık aramaz.Çünkü bu tür sorular bilimi değil felsefeyi ilgilendirir.Psikoloji ise her bilim gibi gözlenebilen olayları ele alır,sınıflandırır ve bu olaylar arasındaki değişmeyen ilişkileri,yasaları bulmaya çalışır.
19.Y.Y.sonlarına kadar ruh nedir sorusuyla ilgilenildiği için Psikoloji bir bilim haline gelememiştir.19.Y.Y. sonlarında Psikolojide deneysel araştırmalar yapılmaya başlanmış;böylece Psikolojinin bağımsız bir bilim olması için zemin hazırlanmıştır.
Psikolojinin bilim döneminin Wilhelm WUNDT ‘un Almanya’da Leibzig Üniversitesinde ilk Psikoloji laboratuarını kurmasıyla başladığı kabul edilir.
Bu dönemde metafizik anlamıyla (deneysel yollarla test edilemeyen) “ruh” Psikolojinin konusu olmaktan çıkmıştır.
Bugünkü anlamda, insan ruhu,ruhsal problemler v.b. denilince genellikle öldükten sonra bedenden ayrılacağına inanılan ruh anlaşılır.
Uzun zaman psikoloji;iç yaşam olaylarının bilimi,zihinsel yaşam olaylarının bilimi şeklinde tanımlanmıştır.Böylece Psikolojiye konu olarak insanın iç dünyası gösterilmiştir.Bu tarz düşünen psikologlara göre her insanın duygular, hayaller,eğilimler,düşler ve düşüncelerden oluşan canlı bir iç dünyası vardır.Bu dünya kişiye özgü ve başkalarına kapalıdır.
Bu psikologlara göre; hoşlanmak,kıskanmak,sevinmek,düşünmek gibi iç yaşam olayları (Pozitif bilimlerin inceleyebildiği toprak ,su v.b. gibi gözlem ve deneyle incelenebilen hususlardan farklı olarak) içebakış yöntemiyle incelenebilir.
İÇE-BAKIŞ(İÇ-GÖZLEM)YÖNTEMİ:
Psikolojide bir insanın kendi kendini incelemesine,bir olay yada etki karşısında duydukları,düşündüklerini açıklamasına iç-gözlem(içe-bakış) denir.İçebakış yönteminde inceleyen ve incelenen aynı varlıktır.Kişi çoğu zaman kendi kendini incelerken duygu ve düşüncelerinde değişiklikler yapar ve dış çevrenin etkisiyle duygu ve düşüncelerini doğru olarak açıklamayabilir.Bu nedenlerle bu yöntem güvenilir bulunmamıştır.Ayrıca tekrarlanamayan ve doğruluğu kontrol edilemeyen bir takım olgular bilimi meydana getiremez. Bu ve benzeri sebepler sonunda Psikologlar psikolojinin bilim haline gelebilmesi için büyük ölçüde deneye dayalı bir konusu olması gerektiği görüşünde birleşmişlerdir.
BİLİM: Bir alanda belli yöntemlerle toplanmış düzenli bilgilere bilim denir.Bu bilgiler olayların gözlenmesi, ölçülmesi ve deneyler yoluyla toplanır.Bilim gerçeği arar,olaylar arasında değişmez ilişkiler bulmaya çalışır.Elde ettiği sonuçlar nesnel, geçerli ve evrenseldir.
ORGANİZMA:İnsan, hayvan ve bitkilerin canlı bedeni anlamına gelir.Her canlı bir organizmadır.Psikolojinin asıl amacı insan organizmasını incelemektir.Ancak, deney aracı olarak ,insan davranışlarıyla karşılaştırmak amacıyla hayvanlarda Psikolojinin konusu olmuştur.
DAVRANIŞ:Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen,ölçülebilen her türlü etkinliğidir.davranışın or- taya çıkması için insanın zihninden bir şeylerin(düşünme,problem çözme,duygulanma,anlama,algılama v.b)geçmesi gerekir.İşte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.
İnsan ve hayvanların yürümek,koşmak,yemek,içmek gibi etkinlikleri doğrudan gözlenebilen birer(hareket türünden) davranıştır.Rüya görmek,öğrenmek,hayal kurmak,düşünmek,duygulanmak gibi bazı davranışlarda dolaylı olarak gözlenebilir.Rüyanın an latılması,düşüncenin konuşmayla ifade edilmesi gibi.
Psikoloji doğrudan gözlenebilen (hareket türü) davranışlardan çok dolaylı olarak gözlenebilen yani zihin oluşumu olan davranışları konu edinir.Üzülmek,sevinmek,öfkelenmek gibi zihinde oluşan iç yaşantılar,bedene yansıyan yanları ile dolaylı olarak gözlenebilir.Üzülen biri durgunlaşır,ağlayabilir.Psikoloji sadece dıştan kolayca gözleyebileceğimiz davranışları değil,bu davranışların ortaya çıkmasında rol oynayan zihinsel oluşumları da inceler.
DAVRANIŞLARI FARKLI ÖLÇÜLERE GÖRE ŞU ŞEKİLDE SINIFLANDIRABİLİRİZ:
1-Fizyolojik davranışlar:Terleme,kızarma,sararma v.b
2-Fiziksel davranışlar(hareket) :Yürüme,koşma v.b.
3-Psikolojik davranışlar:Sevinme,düşünme,korkma v.b.
4-Bilinçli davranışlar:Konuşma v.b
5-Bilinçsiz davranışlar:İrkilme v.b.
6-Normal davranışlar:Çoğunluğun benimsediği ve toplumun normlarına ve beklentilerine uygun olan davranışlar.
7-Anormal davranışlar:Normalden beklenmedik olumsuz yönde sapmalar.toplum normlarına uymayan davranışlar.   
PSİKOLOJİNİN TANIMI   
    İnsan ve hayvanların davranışlarını;bu davranışların gerisindeki zihinsel oluşumları ile birlikte inceleyen bilimdir.
    
PSİKOLOJİNİN AMAÇLARI:   
    1-İnsan davranışlarını inceleyerek davranışlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini bulmaya çalışmak.
2-Psikolojinin temel kavramları ve süreçleri hakkında bilgi vererek,bireyin kendi duygu,düşünce ve davranışlarının altında yatan nedenleri daha iyi anlamasına yardım etmek.
3-Bireyin kendi sorunlarına bilimsel açıdan yaklaşabilmesini sağlamak.
4-Kaygı sıkıntı gibi Psikolojik nedenlerden kaynaklanan rahatsızlıkları önleyerek bireysel ve toplumsal ruh sağlığını korumak.

01.03.2006 17:09:12
PSİKOLOJİNİN KONUSU    
    
    Psikoloji sözcüğü,Yunanca da “ruh” anlamına gelen “psyke” ile bilgi, bilim anlamlarına gelen”logos”sözcüğünden oluşmuştur.En genel anlamıyla Psikoloji;Organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.
Psikolojinin kavram olarak ruhbilim anlamına gelmesi nedeniyle psikoloji denilince akla hep ruh gelmiştir.Oysa Psikoloji ruhu incelemez.”ruh var mıdır,ölümsüz müdür? gibi sorulara karşılık aramaz.Çünkü bu tür sorular bilimi değil felsefeyi ilgilendirir.Psikoloji ise her bilim gibi gözlenebilen olayları ele alır,sınıflandırır ve bu olaylar arasındaki değişmeyen ilişkileri,yasaları bulmaya çalışır.
19.Y.Y.sonlarına kadar ruh nedir sorusuyla ilgilenildiği için Psikoloji bir bilim haline gelememiştir.19.Y.Y. sonlarında Psikolojide deneysel araştırmalar yapılmaya başlanmış;böylece Psikolojinin bağımsız bir bilim olması için zemin hazırlanmıştır.
Psikolojinin bilim döneminin Wilhelm WUNDT ‘un Almanya’da Leibzig Üniversitesinde ilk Psikoloji laboratuarını kurmasıyla başladığı kabul edilir.
Bu dönemde metafizik anlamıyla (deneysel yollarla test edilemeyen) “ruh” Psikolojinin konusu olmaktan çıkmıştır.
Bugünkü anlamda, insan ruhu,ruhsal problemler v.b. denilince genellikle öldükten sonra bedenden ayrılacağına inanılan ruh anlaşılır.
Uzun zaman psikoloji;iç yaşam olaylarının bilimi,zihinsel yaşam olaylarının bilimi şeklinde tanımlanmıştır.Böylece Psikolojiye konu olarak insanın iç dünyası gösterilmiştir.Bu tarz düşünen psikologlara göre her insanın duygular, hayaller,eğilimler,düşler ve düşüncelerden oluşan canlı bir iç dünyası vardır.Bu dünya kişiye özgü ve başkalarına kapalıdır.
Bu psikologlara göre; hoşlanmak,kıskanmak,sevinmek,düşünmek gibi iç yaşam olayları (Pozitif bilimlerin inceleyebildiği toprak ,su v.b. gibi gözlem ve deneyle incelenebilen hususlardan farklı olarak) içebakış yöntemiyle incelenebilir.
İÇE-BAKIŞ(İÇ-GÖZLEM)YÖNTEMİ:
Psikolojide bir insanın kendi kendini incelemesine,bir olay yada etki karşısında duydukları,düşündüklerini açıklamasına iç-gözlem(içe-bakış) denir.İçebakış yönteminde inceleyen ve incelenen aynı varlıktır.Kişi çoğu zaman kendi kendini incelerken duygu ve düşüncelerinde değişiklikler yapar ve dış çevrenin etkisiyle duygu ve düşüncelerini doğru olarak açıklamayabilir.Bu nedenlerle bu yöntem güvenilir bulunmamıştır.Ayrıca tekrarlanamayan ve doğruluğu kontrol edilemeyen bir takım olgular bilimi meydana getiremez. Bu ve benzeri sebepler sonunda Psikologlar psikolojinin bilim haline gelebilmesi için büyük ölçüde deneye dayalı bir konusu olması gerektiği görüşünde birleşmişlerdir.
BİLİM: Bir alanda belli yöntemlerle toplanmış düzenli bilgilere bilim denir.Bu bilgiler olayların gözlenmesi, ölçülmesi ve deneyler yoluyla toplanır.Bilim gerçeği arar,olaylar arasında değişmez ilişkiler bulmaya çalışır.Elde ettiği sonuçlar nesnel, geçerli ve evrenseldir.
ORGANİZMA:İnsan, hayvan ve bitkilerin canlı bedeni anlamına gelir.Her canlı bir organizmadır.Psikolojinin asıl amacı insan organizmasını incelemektir.Ancak, deney aracı olarak ,insan davranışlarıyla karşılaştırmak amacıyla hayvanlarda Psikolojinin konusu olmuştur.
DAVRANIŞ:Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen,ölçülebilen her türlü etkinliğidir.davranışın or- taya çıkması için insanın zihninden bir şeylerin(düşünme,problem çözme,duygulanma,anlama,algılama v.b)geçmesi gerekir.İşte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.
İnsan ve hayvanların yürümek,koşmak,yemek,içmek gibi etkinlikleri doğrudan gözlenebilen birer(hareket türünden) davranıştır.Rüya görmek,öğrenmek,hayal kurmak,düşünmek,duygulanmak gibi bazı davranışlarda dolaylı olarak gözlenebilir.Rüyanın an latılması,düşüncenin konuşmayla ifade edilmesi gibi.
Psikoloji doğrudan gözlenebilen (hareket türü) davranışlardan çok dolaylı olarak gözlenebilen yani zihin oluşumu olan davranışları konu edinir.Üzülmek,sevinmek,öfkelenmek gibi zihinde oluşan iç yaşantılar,bedene yansıyan yanları ile dolaylı olarak gözlenebilir.Üzülen biri durgunlaşır,ağlayabilir.Psikoloji sadece dıştan kolayca gözleyebileceğimiz davranışları değil,bu davranışların ortaya çıkmasında rol oynayan zihinsel oluşumları da inceler.
DAVRANIŞLARI FARKLI ÖLÇÜLERE GÖRE ŞU ŞEKİLDE SINIFLANDIRABİLİRİZ:
1-Fizyolojik davranışlar:Terleme,kızarma,sararma v.b
2-Fiziksel davranışlar(hareket) :Yürüme,koşma v.b.
3-Psikolojik davranışlar:Sevinme,düşünme,korkma v.b.
4-Bilinçli davranışlar:Konuşma v.b
5-Bilinçsiz davranışlar:İrkilme v.b.
6-Normal davranışlar:Çoğunluğun benimsediği ve toplumun normlarına ve beklentilerine uygun olan davranışlar.
7-Anormal davranışlar:Normalden beklenmedik olumsuz yönde sapmalar.toplum normlarına uymayan davranışlar.   
PSİKOLOJİNİN TANIMI   
    İnsan ve hayvanların davranışlarını;bu davranışların gerisindeki zihinsel oluşumları ile birlikte inceleyen bilimdir.
    
PSİKOLOJİNİN AMAÇLARI:   
    1-İnsan davranışlarını inceleyerek davranışlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini bulmaya çalışmak.
2-Psikolojinin temel kavramları ve süreçleri hakkında bilgi vererek,bireyin kendi duygu,düşünce ve davranışlarının altında yatan nedenleri daha iyi anlamasına yardım etmek.
3-Bireyin kendi sorunlarına bilimsel açıdan yaklaşabilmesini sağlamak.
4-Kaygı sıkıntı gibi Psikolojik nedenlerden kaynaklanan rahatsızlıkları önleyerek bireysel ve toplumsal ruh sağlığını korumak.

Leonardo 02.03.2006 20:53:45
içebakışın neresi bilimsel peki?

Alıntı
Psikolojide bir insanın kendi kendini incelemesine,bir olay yada etki karşısında duydukları,düşündüklerini açıklamasına iç-gözlem(içe-bakış) denir.İçebakış yönteminde inceleyen ve incelenen aynı varlıktır.Kişi çoğu zaman kendi kendini incelerken duygu ve düşüncelerinde değişiklikler yapar ve dış çevrenin etkisiyle duygu ve düşüncelerini doğru olarak açıklamayabilir.Bu nedenlerle bu yöntem güvenilir bulunmamıştır.Ayrıca tekrarlanamayan ve doğruluğu kontrol edilemeyen bir takım olgular bilimi meydana getiremez. Bu ve benzeri sebepler sonunda Psikologlar psikolojinin bilim haline gelebilmesi için büyük ölçüde deneye dayalı bir konusu olması gerektiği görüşünde birleşmişlerdir.
BİLİM: Bir alanda belli yöntemlerle toplanmış düzenli bilgilere bilim denir.Bu bilgiler olayların gözlenmesi, ölçülmesi ve deneyler yoluyla toplanır.Bilim gerçeği arar,olaylar arasında değişmez ilişkiler bulmaya çalışır.Elde ettiği sonuçlar nesnel, geçerli ve evrenseldir.

nesnel geçerli ve evrensel değildir. leipzigde yaşamış bir adam kendi kendini incelemiş (!) sonra kendi kendine sonuçlara varrmışsa bunun neresi bilim? hani formül? hani nesne? almanyadaki tanımadığım bir adamın düşünceleri nesnel değildir. olay gerçek dünyada değil onun kafasında cereyan etmiş.


Alıntı
DAVRANIŞ:Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen,ölçülebilen her türlü etkinliğidir.davranışın or- taya çıkması için insanın zihninden bir şeylerin(düşünme,problem çözme,duygulanma,anlama,algılama v.b)geçmesi gerekir.İşte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.
İnsan ve hayvanların yürümek,koşmak,yemek,içmek gibi etkinlikleri doğrudan gözlenebilen birer(hareket türünden) davranıştır.Rüya görmek,öğrenmek,hayal kurmak,düşünmek,duygulanmak gibi bazı davranışlarda dolaylı olarak gözlenebilir.Rüyanın an latılması,düşüncenin konuşmayla ifade edilmesi gibi.
Psikoloji doğrudan gözlenebilen (hareket türü) davranışlardan çok dolaylı olarak gözlenebilen yani zihin oluşumu olan davranışları konu edinir.Üzülmek,sevinmek,öfkelenmek gibi zihinde oluşan iç yaşantılar,bedene yansıyan yanları ile dolaylı olarak gözlenebilir.Üzülen biri durgunlaşır,ağlayabilir.Psikoloji sadece dıştan kolayca gözleyebileceğimiz davranışları değil,bu davranışların ortaya çıkmasında rol oynayan zihinsel oluşumları da inceler.
DAVRANIŞLARI FARKLI ÖLÇÜLERE GÖRE ŞU ŞEKİLDE SINIFLANDIRABİLİRİZ:
1-Fizyolojik davranışlar:Terleme,kızarma,sararma v.b
2-Fiziksel davranışlar(hareket) :Yürüme,koşma v.b.
3-Psikolojik davranışlar:Sevinme,düşünme,korkma v.b.
4-Bilinçli davranışlar:Konuşma v.b
5-Bilinçsiz davranışlar:İrkilme v.b.
6-Normal davranışlar:Çoğunluğun benimsediği ve toplumun normlarına ve beklentilerine uygun olan davranışlar.
7-Anormal davranışlar:Normalden beklenmedik olumsuz yönde sapmalar.toplum normlarına uymayan davranışlar. 


1-evet fizyolojik davranışlar gözlemlenebilir, tartılıp ölçüp, terin miktarı, kızarmanın derecesi ölçülebilir, deney yapılınca benzer koşullarda tekrar etirebilir, kanıtlanabilir. 100% yoktur ama kesin kurallara göre işleyen bir olaydır.bu tıbbın alanı
2-bu spor bilimlerinin alanı. bu da gayet bilimsel
3-sevinme, düşünme, korkma fiziksel karşılığı olmayan soyut kavramlar. ben ne biliyim senin korktuğunu? belki içten içe seviniyorsun? sevinmek nedir? korkmak nedir? formülü, derecesi, ölçülebilirliği, tekrarlanabilirliği var mı? sevinmek bir kelimedir. bu kelimeye anlam yükleriz ya da yüklemeyiz. 15 yaşında genç kızın sevinmesi nedir? 50 yaşında bir borsacının sevinmesi nedir? bu bilim değil
4-akoustik, diksiyon filan yöntemleri var evet. ses tellerini nasıl kullanacağımızla ilgili. bu da ölçülebilir deneylenebilir bir şey. bu da bir bilim.
5-irkilmenin nedenlerini bilimsel olarak ölçecek kadar ilerlemedik. irkilirse irkilir, belki irkilmek istemiştir ya da irkileceği vardır. popülistlik olsun diye demiyorum. irkilmenin bilimsel nedenleri biliniyorsa da ben henüz öğrenmedim.
6-"normal" !!!!!!!?HuhHuh?
7-"anormal"!!!!!?Huh??........... doğru mu duydum?

bilimde normal, anormal, güzel, çirkin, sevimli, sevimsiz, hoş, çirkin, yakışıklı, şişman yoktur!!

bilimin alanı bu değil. böyle birşey yok. gezegen vardır, yörünge vardır, erkek vardır dişi vardır, sperm vardır, yumurta vardır.

bilim kesin kurallara, gözlemlenebilir, ölçülüp tartılabilir, matematiksel formülü olan somut fiziksel gerçeklikle objektif bir biçimde incelenir.

bu hayata yapmamaktan pişman olduğum birşey varsa o da orta okulda matematiğe sıkı asılmamaktır. çünkü hayat matematiktir ve gerçekler sadece matematiksel olanlardır. onun dışındakiler varsayım, teori, tartışma, fikir ve yorumdur.

psikolojinin matematikle ilgisi yok, dolayısıyla bilim değildir.


Sayfa: [ 1 ]