|
||
| İslam gelirse insanları kesecek mi ? İslam huzur, barış dinidir. İnsanların dünya ve ahiret mutluluğunu amaçlayan kurallar bütününü vaz eder. Hedef, iyi kul olup Allah'ın rızasına ulaşmaktır. İslam değil kimseyi kesmeyi, kimsenin dedikodusunu yapmayı, malını çalmayı, namusuna göz ile bile olsa yan bakmayı ... içermez. İslamın amacı toplum ahlakını temin etmektir, toplumu tehdit etmek değil. İslam bir insanı hırsız olarak kabul etmeden önce hırsızlığa neden olan olayları (açlık, kıtlık, işsizlik...) ortadan kaldırmayı amaçlar. Bir ülkede açlık, kıtlık, işsizlik varsa, o ülkede hırsızlığın cezası uygulanamaz. Hz. Ömer, kıtlık vakti hırsızlık cezasını yasaklamış, kendilerini aç bırakıp, hırsızlık yapmak zorunda bırakılan hizmetçilere değil, onları o hale düşüren kişiye ceza vermiştir... Halbuki batıyı esas almış düzenlerde, kişi açlık, zaruret, işsizlikten ... dolayı hırsızlık yapsa, cezasını mutlaka görür. O kişiyi o hale düşüren ortam, şartlar göz önünde bulundurulmaz. İslam ise, kişilerin asgari ihtiyaç maddelerini karşılayacak ortamı oluşturup, aç, işsiz...kimse ortada kalmadıktan sonra; toplum, genel itibarıyla derinlemesine ve geniş bir açıdan bilinçlendirilip, eğitildikten sonra, hırsızlık cezasını uygulamaya başlar. Kısaca, hırsızlık olmadan önce, İslam gerek şartlar, gerek eğitim olarak, hırsızlığa neden olacak durumları ortadan kaldırır. Hırsızlık olduğunda bakılır ; Eğer hırsız, akıllı, ergen ise (çocuk, deli değilse) Mal belli bir değerin üstünde olursa Mal gizlenmiş iken, evde, iş yerinde... korunan, kapalı bir yerde iken çalınmış ise, Hırsızın, çaldığı malda mülkiyet hakkı yok ise, Mal, kamu malı değilse, Çabuk bozulan et, süt, yaş meyve,... değilse, Eşi, çocuğu, babasının... malı değilse, Mahkemeye başvurmadan önce, mal geri verilip tevbe edilmemiş ise, İki şahit var ise veya hırsızın itirafı ile suç kesinleşmiş ise, Tüm bu şartlar var ise ... hırsızlığın cezası uygulanır. Batı tarzı adalet sistemine baktığımızda, hırsız çocukta olsa, mal açıkta da olsa, çalınan mal yakın akrabanın da olsa, kamunun veya belli bir değerle sınırlan-dırmadan, az bir değere ( Bir simit, ekmek,... dahil) sahipte olsa, açlık, işsizlik... o kişiyi bu duruma düşüren şartlar gözönüne alınmaksızın, o kişiye ceza verilir. kaynak:İSlamiyet gerçekleri Hırsızlığın cezası ne İslam'a göre? Bir grup insana göre ; Kur’an’ın hırsızlıkla ilgili cezası, elin kesilip atılması değil, hırsızlığını gösterecek biçimde elinin çizilip işaretlenmesidir. Kaldı ki, suçun gerçekleşmesi üzerine pişmanlık ifade ederse bu ceza da uygulanmaz. Yukardaki paragraftan kabullerden bir diğerinin ne olduğu anlaşılıyor zaten. |
||
|
||
| Sizi alip kullanacaklar..santim santim curuyeceksiniz..solacaksiniz bahcelerde.. yem edecekler ciyanlara..bana guvenin! | ||
|
||
Alıntı Batı tarzı adalet sistemine baktığımızda, hırsız çocukta olsa, mal açıkta da olsa, çalınan mal yakın akrabanın da olsa, kamunun veya belli bir değerle sınırlan-dırmadan, az bir değere ( Bir simit, ekmek,... dahil) sahipte olsa, açlık, işsizlik... o kişiyi bu duruma düşüren şartlar gözönüne alınmaksızın, o kişiye ceza verilir. kaynak:İSlamiyet gerçekleri bu kaynak saçmalamış biraz |
||
|
||
| baklava çaldılar diye çocukları hapislerde yatıran bu ülke değil mi.. onların sokaklarda yaşamasına göz yumuyoruz, ii şeyler öğretemiyoruz, aç kalıp soğukta yatıyorlar.. batı tarzı adalet sistemine baktığımızda bu konuda yapıcı bişi yok |
||
|
||
| Açıkcası ben de adalet sisteminin adil olmadığını düşünüyorum.Alternatifi İslam hukuku demiyorum elbette,ancak şimdiki insana bakan hukuk da bazen gerçekten insanı aşağılamayı,ezmeyi hüner ediniyor.Kanunlarınızı koyarken dayandığınız sistemin açıklarını görmezden gelemezsiniz,yani sistem insanı aç bırakıyorsa neden çaldın diyemezsiniz. | ||
|
||
| Mülkiyet olmazsa; hırsızlığa neden kalmaz... | ||
|
||
Bi anarsist daha
|
||
|
||
| yaşamıyalım hiç ; mal yok mülk yok , para yok ... ölelim gidelim hiç çalışmayalım.. ne mantık | ||
|
||
| olması hayal.. çalışmadan malım olmasın amma çalışanında olmasın.. nasıl yani..
|
||
|
||
İddia edilenlerden hiçbiri değildir anarşizm...Topiğe bir gözatmanızı tavsiye ederim...
|
||
|
||
| İnsanların tarif ettiği gibi değil hırsızlık,çalmak yüklemini birinin arkasına eklemek o kadar kolay değil gerçekten de.Üstelik çalmak suni büyütülmüş, zenginliğin korunağında insanlıktan aç bırakılmış bir yüklemdir artık.O yüzden işte hırsızlar içerde değil,dışarda. | ||
|
||
| Nerede hırsızlık varsa orada mülkiyet vardır. Adalet insanları ikiye ayırır; hırsızlar ve saygın insanlar (mülk sahipleri)...Saygın insanlar (mülk sahipleri) başkalarına ait topraklara, taşınır / taşınmaz değerlere kanun çerçevesinde el koyanlardır bundan zenginlik elde edenlerdir, hırsızlar ise bu taşınır / taşınmaz değerlere kanun çerçevesinde el koymayı beceremedikleri için kanunlar tarafından cezalandırılarak bedel ödeyenlerdir. Burada çok ince bir sınır söz konusudur, hırsızlar aynı şeyleri yapmaya devam ettikleri halde birgün saygın insan olarak tanımlanmaya başlayabildikleri gibi yine o saygın insanlar aynı şeyleri yapmaya devgam ettikleri halde birgün hırsızların arasına katılmak zorunda kalabilirler...bizse buna kaderin cilvesi diyoruz... sağlıcakla, |
||
|
||
| ancak hırsızların da amacı çalınanı kendi mülkiyetlerine geçirmektir. | ||
|
||
| Hırsızlık var ama sert bir mülkiyet aşkının kurduğu kaleleri yıkmak için de var,suçlu ise dahi sistem doğurdu,sakat da olsa çocuğunu bağrına bassın şimdi. | ||
|
||
| haksız olandan alınmalı ki haklı olana verilebilsin |
||