|
||
| walla bu konu üniversitelerin anlayışlarına göre farklılık göstersede sinemacılar 2 temel farklılık gösteriyor bir kısmı : muhsin ertuğrul ömer lütfi akad metin erksan atıf yılmaz batıbeki yılmaz güney olduğunu söylüyorlar.bir diğer akademisyen grup ise olaya ulusalcılık açısından baktığı içintürk sinemasının beş temeli olarak: ömer lütfi akad metin erksan halit refiğ atıf yılmaz osman seden diyorlar......................................... ... |
||
|
||
| şimdi ben bişey dicem. 5 temeL taş diyince benim aklima cok farklı 5 isim geldi. sinema tarihinin beş temel tasi dedikleri o kişilerin bi kismini tanimiyorum. isimlerini bile duymadim. neye gore temel taş? hem sinemaya biseyler katmalı hemde ismi haLa bi yerlerde çalkalaniyo olmali hemde hemde yedi kuşak onu tanimali. yilmaz guney evet cuk diye oturmus oraya.. temel diyoruz taş diyoruz.. bilemedim ben..
|
||
|
||
5' ini sayamam da birisi kesin erol taş' tır
|
||
|
||
| nuri alço yla tecavüzcü coskunda olabiler.temel taş değilselerde taş gibi kızlara saldırıyorlardı. | ||
|
||
| yukardaki isimlerin kendi filmlerinin bir tarzları vardır.eğer yönetmen gözüyle bakarsınız onların filmleri anlaşılır.örneğin yeni nesil yönetmenlerden zeki demirkubuz un da kendi sinema dili vardır.baktığınızda ''evet,bu onun filmi'' yorumunu kolaylıkla yaparsınız. | ||
|
||
| sinemanın 5 temel yapı taşı nı yazmıssın sevgili ruhum yok kim bu yapı taşlarını koydu oraya bilmiyorum ama yazdıklarının hepsinin bir ilk ki var sinema adına mesela mmuhsin ertuğrul:1922 1937 yılları arasında sinemanın tek adamı olmuştur...ilk sesli filmi ilk renkli filmi ilk kurtuluş savası konulu filmi çekmiş vebu filmde ilk türk kadın oyuncusunu oynatmıştır...fakat muhsin ertuğrul tiyatro geneleğinden geldiğinden dolayı sinemada tiyatrosal öğeleri fazlasıyla kullanmış sinemayı tiyatro yapmak için bir araç olarak gormustur...sinamanın bir sanat olduğunu eserlerinde çok fazla göremeyiz...bu noktada suna dikkat etmek gerekir...muhsin ertuğrul yapı taşlarından biriyse ilk olmasından kaynaklıdır...yoksa sinemaya sanat alanında çok bir şey katmamış fakat turkıyede sinemanın yaygınlaşmasında rol oynamıştır.. ömer lütfi akad sinemada sanat anlayısına çok fazla onem wermiş ve bunu eserlerindede yansıtmıştır...filmlerini ince eleyip sık dokumuştur...goruntude derinliğe önem wermiştir...en önemli filmleri arasında 3 tekerlekli bisiklet ...göç ..kent aşk üçlemeleri dir...sanatsal anlamda ömer lütfü akadı ilk yapı taşları atasında gösterebiliriz... atıf yılmaz....ilk başlarda sinema dilini araştırmalar yaparak öğrenmeye çalışmış gerçekçi toplumsa yer yer kadın sorunlarına eğilen , siyasal eleştiri filmler çekmiştir... atı yılmazı yapı taşları arasına koyan özellik toplumsal sorunları halkın her kesimine hitap edecek sekilde sunmaya çalışmasıdır... metin erksan...sinemayı isteyerek seçmiş sinemaya en yakın dal olrak sanat tarihi bolumunu okumuştur...özgün filmleri wardır...filmlerinin wazx geçilmezi karakterlerinin aşırı tutkulu bireyler olmasıdır..sinemaya senaryo yazarak başlamış...daha ilk filminde kominizm propagandası yapıyor diye sansure uğramiştir..daha sonra bu filmi cumhur başkanı özel izniyle gosterime sokmustur...susuz yaz filmiyle türkiyeye ilk altın ayı ödülünü getirmiştir... sevgili ruhum yok şimdi yılmaz güney diyecem ama anlatamam diye korkarım ben en iyisi önce ona bir baba diyeyim sonrada ekleyeyim çirkin kral |
||
|
||
| Sayin Depresif arkadasimizin dedigi gibi "temel yapi ta$i" derken neyi kastettiginizi tam vurgulamamissiniz Ruhumyok kardes?! Bence bu soru genel bir ba$lik ile degerlendirilmeli, $öyleki: "Türk sinemasina emegi gecen isimler?"- Ye$ilcamin emekcileri, emektarlari vs. gibi... Cünkü tarihte bahsini ettigin o yetenekli bircogu rahmetli olan isimlerin/yönetmenrerin yaninda artist/aktrist olarak emek harcayan insanlar var ki bir yönetmenin filminde asil odak noktasi, asil hit olmustur. Yani anladigim anlamaya calistigim üzre temel yapi ta$i olabilmistir kanimca. Cok basit bir yanilsamayla, Kadir Inanir, Türkan $oray, Necdet Tosun, Kemal Sunal, $ener Sen, Y. Güney nihayetinde hem yönetmen, hem oyuncu... Bu baglamda arzuladigin be$li bir potburi yaparsak ki ben bunu sekizliyom: Tekerlekli sandalyesinde Hababam Sinifini zihinlerimize kaziyan rahmetli Muhsin Ertugrul, -onun yeni modern verziyonlarini ceken M.A.Erbil takimina koca bir yuuuuuuuuuHHHHH, buradan ayni zamanda. - Selvi Boylum al Yazmalim dan Kadir abimiz ve Türkan ablamiz. Zügürt Aga dan Sener $en imiz. Kapicilar Krali ndan rahmetli Kemal Sunal imiz. Aman Dünya ne Dar Imi$ fiminden rahmetli Yildiray Cinar. Tatli Dillim den Filiz Akin ve Tarik Akan Asiye Nasil Kurtulur dan Atif Yilmaz Vatanindan uzakta öldükten ve yasagi kalktiktan soona Ankara da Akün de salonu sadece üc kisinin isgal ettigi... Yilmaz Güney in "Umut" filmi... ..... |
||
|
||
| sewgili dilhan aslında düşündüğümüzde haklısın ama ruhum yokun kasdetmiş olduğu sinema tarihinde genelde iz bırakanlar değilde bir yönetmen iki türk sinemasına katkıları üç türk sinemasının dünya çapında bir yere oturtulmasında emeği geçen belli başlı yönetmenleri kasdetiğini sanıyorum |
||
|
||
| Cene kardes, ..madem öyle, o zaman Türk sinemasinin dünya terminolojisinde yerini edindigi tek film Fatih Akin'in "Duvara Karsi" filmidir. kaldi ki Sibel Kekili'nin gecmisi - porno film debriyaji - bunda büyük rol oynamistir. ...dolayisiyla Ye$ilcam'in dünya da pek yeri yok. Ha $unu söyleyebilirim: Amerikalilar cok seyrediyolar bizim VCD leri. Neden mi? Aciklamaya bakin: "O kadar cok komik, o kadar cok acizsiniz ki, o kadar olur yani, o yüzden sizi izliyoruz!" ..... |
||
|
||
Tekerlekli sandalyesinde Hababam Sinifini zihinlerimize kaziyan rahmetli Muhsin Ertugrul, Sevgili Dilhan sanırım Ertem Eğilmez demek istedin.
|
||
|
||
TorQ---- .. saol uyarin icin---tarihsel bi hatadan döndürdün beni..Hani bizi bosver, bilmeyenler böyle ögrense adamin kemikleri sizlayacak.... Haklisin, sürc-ü lisan.. Klavye filan. Affet beni rahmetli.... Saolasin yine, düzelttigin icin. |
||
|
||
| dilhan amerikalıları niye bu kadar önemsiyorsun? | ||
|
||
| Önemli değil sevgili dilhan, bunlar her zaman olabilecek hatalar. Konusu açılmışken Ertem Eğilmez'in anısına biraz bilgi vermek ve genç arkadaşlara tanıtmak iyi olur diye düşündüm. Ertem Eğilmez Türk sinemasının önde gelen yapımcı ve yönetmenlerinden Ertem Eğilmez 21 Eylül 1989’da İstanbul’da öldü. Eğilmez uzun süredir ilik kanseri tedavisi görüyordu. 1929’da Trabzon’da doğan Ertem Eğilmez Konya Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. Refik Erduran’la birlikte çağlayan Yayınevi’ni kurdu, bir süre gülmece dergisi Tef’i çıkardı. 1960’ta Arzu filmi kurarak sinemaya geçti ve Yaman Gazeteci filmiyle yapımcılığa, Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi filmiyle de yönetmenliğe başladı. Bir Millet Uyanıyor filmiyle 1967 Altın Portakal Film Şenliği’nde “En İyi Tarihsel Film Ödülü”ni kazandı. Ertem Eğilmez 1972’den sonra daha çok duygusal güldürülere ağırlık verdi ve genellikle aynı oyuncularla çalıştı. 1973’te çektiği Canım Kardeşim’den başlayarak “küçük insan” ın sorunlarında yola çıkan, betimleyici ve insan sevgisiyle dolu bir güldürü anlayışı geliştirdi. Hababam Sınıfı’nı çok sayıda izleyiciyle buluşturdu. Bir süre sinemadan uzak kalan Ertem Eğilmez hastalığı nedeniyle güçlükle tamamladığı ve hasılat rekoru kıran son filmi Arabesk için “Bütün sinemasal deneyimim göstereceğim hayatımın filmiydi” demişti. http://www.ata.boun.edu.tr/chronology/kim_kimdir/ertem_egilmez.htm |
||
|
||
| Gardasim son Tango, ehem.. amarikalilari önemsediim filan yok. Yemisim onlari... Yalniz su gercek var: Sinema bir sanat unsuru olmaktan öte artik dünyada endüstriyel anlamda ülke GSMH na katkida bulunan bi sektördür. ...bunun icin inandirici, reel yanini sahneye para koyarak yansitmalidir. Bizim " Dünyayi kurtaran adam" ve sonrasinda "Dünyayi kurtaran adamin ooolu" cetrefizligi ne kadar ve nereye kadar yane? Hade senaryo zate salak. "Hü$$$, Huston pardon yane, Ankara, biz aydayiz ya, Cabbar, gevseyen civatayi sIkI$tirmak icin uzay yürüyüsüne cikti" mantiginda gelisen bir estetik sorunu bu. Matrix filmi icin adamlar Alaman stüdyolarina 300 milyon dolar harcadi. Efekt ne idi biliyo musun? Hane Neo nun icine girmeye calisan virüslerin olusturdugu dijital efektler. Adamlar 3 km lik bir otoban yaptilar. Yine yüzlerce milyon dolar harcadilar. Efekt neydi yine? Virüs yane gözlüklü kötü karakter arabanin ön kaportasina otobanda 200 km yaparken atladi. Bi sürü zarar ziyan durumlari... Sözün varacagi yer su: Profesyonaliter olma durumu. Yaw Yesilcam ne kadar profesyoneldi Tanri askina? Kurtlar Vadisi peydah oluncaya kadar kanin ve kursunun yönü belli degildi... "Amirim, kimligi belirsiz bi cisim yakla$iyo, n'palim?" mantigi. devam eti de etti.... |
||
|
||
| anladım seni de..anlattığını farklı yöne çekmişsin,senin anlattığın paran yoksa sinema yok olmuş..ki kazın ayağı öle değil.. sanırım işi biraz karıştırmışsın,ticari sinema ile nitelikli sinema arasındaki farkı bileceğini düşünüyorum,ama sen ticari sinemayı anlatmışsın.durum böle olunca boku sadece türk sinemasına atamazsın,çünkü holywood türünün tek örneğidir,diğer sinemalarda onun yanında yoktur.. haa,eğer nitelikli filmler konuşacaksak,durum zaten değişir ve fatih akın_ki bence ilerde çok çok daha iyi yönetmen olacağını düşünüyorum-türk sinemasının tek örnek yönetmeni değildir.metin erksan'ından tunç okan'ına,yılmaz güney den nuri bilge ceylan'ına kadar çeşitli festivallerde de ödül almış nitelikli filmlerimiz mevcuttur.. yeterli mi dersen,tartışılabilir ama türk sineması senin dalga geçeceğin boyutta da değildir.. |
||