|
||
Alıntı Aziz milletvekilleri, Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.(Alkışlar) Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt; bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de, uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır. Elimizdeki programın ruhu, bizi sadece bir kısım vatandaşlarla ilgilenmekten engeller, biz bütün Türk ulusuna hizmet ederiz. Geçen yıl içinde, parti ile hükümet kuruluşunu birleştirmekle vatandaşlar arasında ayrılık tanımadığımızı fiilen göstermiş olduk.(Var ol sesleri) Bu olayın bizim, devlet yönetiminde kabul ettiğimiz, «Kuvvet birdir ve o ulusundur» gerçeğine uygun olduğu ortadadır.(Alkışlar) Gücün tek kaynağı olan Türk Milletinin seçkin vekillerini, büyük mutlulukla, eğilerek selamlarım.(Bravo, yaşa sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar) ilginç geldi bana. ![]() kaynak: http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_konusma/5d3yy.htm |
||
|
||
noldu ki?
|
||
|
||
| gökten üç kitap indi biri sana biri bana biri de kara kediye onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine... |
||
|
||
| ne kadar güzel anlatmış atam gerçekten büyük bir deha biz dogmacı değil realist bir toplum oalcağız demiş.Gerçekten çağın ilerisinde bir insan burada da chpyi bugün yapılmaya çalışıldığı tabulaştırmayın ve onun programıda bir kur an veya incil değildir diyor bir kez daha hayran kalıyor insan ve atam öldüğünde iranda bi gazetenin başlığında dediği gibi allah bir ulusun kurtulmasını istiyorsa başına atatürk gibi birini yollar | ||
|
||
alıntı yapılan yazıyı çok beğendim çok doğru ve güzel sözler sarfetmiş kim söylediyse
|
||
|
||
| Ataturk zaten Kutsal Kitaplara inanmazdı. Bu dediğimi kanıtlayacaktı amcam ama tembellik edip gidemedim. Dine karşı saygısı ileri ve açık görüşlülüğünden kaynaklanıyor. Bir de fırsatçılığından... |
||
|
||
Ataturk zaten Kutsal Kitaplara inanmazdı. Bu dediğimi kanıtlayacaktı amcam ama tembellik edip gidemedim. Dine karşı saygısı ileri ve açık görüşlülüğünden kaynaklanıyor. Bir de fırsatçılığından... O YUZDENMİ HER KURUM AÇILIŞINDA MEVLÜT OKUTURDU.ATATÜRK SENDEN BENDEN DAHA MÜSLÜMAN BE |
||
|
||
| nerden inanmadığını biliyosun inançla bilimin ayrımını yapmıştır belkide inandığın şeyler için kesin ifadeler kullanmak ne kadar doğru kesin ifadeler sadece bilimde olurki onunda kesinliğine şüphe ile yaklaşılır | ||
|
||
| İnanmazdı çünkü, kendi eliyle yazılmış ama günışığına çıkmayan bir güncesi var. Ve o da sıkı korunuyor. Lakin bu güncenin bir kopyası sıkı atatürkçü dedemden oğluna kalmış. Ordan anlatıyordu. Neyse işte, burada bunu açıklamak zaten yararsız. sürgün_88 ben zaten müslüman değilim.
|
||
|
||
| bunu ispatlayamadığın sürece inanmazdı demen yersiz kaldıki ben de tanrıdan başka hiçbir şeye inanmam | ||
|
||
| Kesinlikle doğru söylüyorsun profesör. İspat olmayınca zaten inanç olmazmış. Benimki boş lakırdı. |
||
|
||
hayır ispat olmayınca inanç olur ama bilmek olmaz erdemli olan bilmektir bence ve sözlerin boş lakırtı değil kesinlikle sadece inanmadığına inanıyorum gibi kesin olmadığı belli cümleler kursan daha iyi olur yani sende bilirsin kesin konuşmalar ispat gerektirir.
|
||
|
||
| sürgün_88 ben zaten müslüman değilim. tebrikler alkışlarr:)))saygılıyım sonuna kadar açıklama yapmana gerek yok bu arada bende müslümanın tanıştığımıza sevindim:) |
||
|
||
| yahu uzun doğa felsefesiyle girersek sonu gelmez bu işin tanrının kanıtlanamayacağı gibi yokluğuda kanıtlanamaz soyut bir kavramdır çünkü bu konuda herhangi bir yorumum yok var yok falan filan |
||
|
||
| Burda da benzer bir konu var: http://sifirforum.com/ataturkculuk/ataturk_dine_karsi_midir-t12231.30.html Atatürkün sansürlenen görüşleri Atatürk’e ilişkin olarak 2 önemli çarpıtma yapılıyor. Biri Batılılaşma konusunda… Diğeri din konusunda… İlki, Atatürk’ün hedef olarak Avrupa’yı göstermediği iddiasına dayanıyor. İkincisi, -dünkü Vakit gazetesinde bir örneğini gördüğümüz gibi- ısrarla Atatürk’ü dua ederken, sarıklı mebuslarla ya da peçe içindeki Latife Hanım’la gösterip cumhuriyetin temelinde bir din motifi arıyor. Bu 2 konuda 2 belge hatırlatacağım. *** İlk belge, 29 Ekim günü Mustafa Kemal Paşa’nın Fransız yazarı Maurice Pernot’ya verdiği demeç… Paşa, o gün Revue Des Deux Mondes için Meclis Başkanı sıfatıyla verdiği son demecinde şöyle diyor: “Osmanlı İmparatorluğu, Batı’ya karşı elde ettiğimiz başarılardan çok gururlanarak kendisini Avrupa uluslarına bağlayan bağları kestiği gün düşüşe başlamıştır. Bu bir hataydı. Bunu tekrar etmeyeceğiz. Bizim vücutlarımız Doğu’da ise de düşüncelerimiz Batı’ya dönüktür. Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmalarımız Türkiye’de çağdaş, bu sebeple Batılı bir hükümet oluşturmaktır. Uygarlığa girmek arzu edip de Batı’ya yönelmemiş millet hangisidir?” *** Din meselesine gelince… İlk Meclis’in dualarla açıldığı ve cumhuriyete oy veren milletvekilleri arasında 100 kadar din adamı olduğu doğru… Ancak böyledir diye cumhuriyetin kökeninde ve Atatürk’ün düşünce evreninde din motifleri aramak nafile uğraş. Afet İnan cumhuriyetin ilanından 6 yıl sonra Yurt Bilgisi dersleri vermeye başlamıştı. Okutacağı kitabı Kemal Paşa’ya gösterdi. Gazi beğenmedi. Yeni bir Medeni Bilgiler kitabı yazdırdı. Kitap, 1931′de Afet İnan imzasıyla çıktı; ortaokul ve liselerde okutuldu. İşte Kemal Paşa’nın el yazısıyla kaleme aldığı o notların “Millet” bölümünden satırlar: *** “Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arapların dinini kabul ettikten sonra bu din Arapların (..) Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. (..) “Türk milleti birçok asırlar, (..) bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kur’an’ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü. (..) “Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, Allah’la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. (..) “… din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. (..) Artık Türk, cenneti değil, (..) son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra…” *** Yeterince açık değil mi? Nasıl oluyor da din konusundaki görüşleri bu kadar net olan bir lider hâlâ yanlış yorumlanıyor? Yukarıdaki satırların çoğu, Türk Tarih Kurumu tarafından 1969 ve 1988′de basılan “Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları” kitabında yer almıyor da ondan… İnanması zor; ama kendi kurduğu kurum, Atatürk’ün notlarını sansür ederek yayımladı. “Medeni Bilgiler”i geçenlerde yeniden basan Örgün Yayınevi, Türk Tarih Kurumu’ndan bir özürle yeni baskı beklediklerini yazmış. Atatürk’ün okullarda okutulsun diye kaleme aldığı kitabının bile sansür edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Düşünce özgürlüğü mü dediniz? Can Dündar |
||