SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Nihilizm

Konu: Nihilist Siirler

Sayfa: [ 1 ] 2

17.10.2004 18:31:03
Arkadaslar bildiginiz ve gözune carpan Nihilist siirleri buraya eklerseniz beni cok sevindirirsiniz..sanirim beni sevindirmeyide istersiniz  Wink  

17.10.2004 18:31:13
Hiçbir yildiz kalmayacak gecede.
Ne de gecenin kendisi kalacak.
Ölecegim ve benimle birlikte ölecek
çekilmez, katlanilmaz evrenin tümü.
Yok edecegim piramidleri, madalyalari,
yüzleri ve anakaralari.
Yok edecegim birikimini geçmisin.
Toza dönüstürecegim tarihi
ve tozu toza.
Son kez batan günese bakiyorum.
Son kusu duyuyorum.
Kimseye kalit birakmiyorum hiçligi.


Jorge Luis Borges

17.10.2004 18:40:17
Alemin Bağı Zarını S...m
Sümbülüm Verdu Harını S...m
Ben Senin Ta Mezarı S...m
Al atına Tımarını S...k..m


Feleğin uğradımsa vartasına
sı..yım ağzının ortasına
bunu yazssın cihan hartasına
Al atını da tımarını S...k..m


Edebi bilgini hayrettin kaptan
beşir asır önceden biliyor gibi
ıkına ıkına yazdığı şiire
barboros kıçını siliyor gibi..

                    Büyük Usta lardan   Teyfik Fikret Biz onu Neyzen Teyfik olark biliriz..

 

24.10.2004 17:44:29
DÜŞMAN

Tükendi gençliğim karanlıklarda,
Çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda;
Güneş bazan açtı, kapandı derhal
Bahtımın yazgısı karanlıklarda;
Öyle harap ettiler ki gönül bahçemi
Dallar hep kırıldı, yapraklar yerde
Kuytularda birkaç meyvesi kaldı...

İşte ulaştım güz aylarına
Fikirler sararmış yapraklar gibi;
Kullanmalı artık her bir aleti
Küreği, tırmığı ve ötekileri,
Düzeltip onarmak için yeniden
Bahçemdeki bütün harap yerleri
Suların basıp da oyup açtığı
Kocaman çukurları mezarlar gibi...

Hayal ettiğim yeni çiçekler,
Acaba bulurlar mı kimbilir,
Ardıç kuşlarının bulduğu gibi
Güç alabilecekleri her bir gıdayı,
Gizemli gıdayı, özlü gıdayı
Bu sulak topraklarda. Bu hoş havada.

Ey acı! Ey acı! Yiyip bitiriyor hayatı zaman,
Ve yüreğimizi kemiren düşman
Bu anlaşılmaz, bu garip düşman
Büyüyüp güçleniyor kanlarımızla
Durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla.
 

24.10.2004 18:02:49
Gönlüm rahat, çıktım dağın tepesine,
Hastane, hapisane, araf, cehennem,
Kent görünüyor tüm genişliğince,

Çiçekler gibi açar tüm aykırılıkları.
Boşuna gözyaşı dökmeye gitmezdim oraya,
Sen de bilirsin, ey Şeytan, kırık umutlarımın anası;

Kocamış bir kadının kocamış belalısı gibi
Sarhoş olmak isterdim o koca fahişe,
Cehennem büyüsü gençleştirirdi beni.

Sabah yataklarında uyu daha gönlün dilerse,
Ağır, karanlık, nezleli, gönlün dilerse dolaş
Altın işlemeli akşam perdelerinde,

Seviyorum seni, rezil başkent! Fahişe
Ve haydutlar, sunduğunuz hazlar sonsuz,
Yazık ki anlamaz bayağı inançsızlar.

24.10.2004 18:17:41
Güneş vuruyor asfalta,
En aşağıdan başlıyor yanmaya tüm beden
Ve delip geçiyor beyni.

Eskiden kalan birşeyler geliyor akla,
Boşver unut gitsin!
Önemi yok geçmişin,
Sonrası yok bu anın...

black_noir

(nihilist bir şiir mi bilmiyorum ama ona yakın birşey olduğunu düşündüğüm için buraya iliştireyim dedim)

24.10.2004 21:46:12
Mevzuat Dışı
Bütün şehir cafcaflı bir rezillikle kurulur
Bütün şehrin kaynayan bir kan suyudur
Ağaçların ensesine çivilenmiştir  incinmiş ruhların alnı
Öyle ki rüzgar estiğinde  et kokusu
Yuvalarından eder bütün kapalı gözleri
Ne fazlaydı o gözler, ne güzel şimdi körler

Kediler tümden yokuştur
Dokunsan elin  yamulur
ve tek ses aklının taşla boğduğun uğultusudur

Aynalar kendi bakışında tozlaşarak yanman için asıldı,çoktan
Asman için kendini soğuk bir rüzgarın peşi sıra denizlere
Kül için kül üstüne ,küller kentin asil zibidilerine
Kent bir tür nöbetidir
Parçalayarak dönüştüren  günlerin zifti ile dolu
Akciğerleri harap bir şiirin

Ahh evet,mutlu aile fotoğrafları
Harika ölüm sofraları
Gülerken şeytanlaşan deliler
Sırayla sevgilerini birbirine tükürmekteler
Ta ki kentin hırsızı
Kentin kara kutusu
Dalgalı bir denizden
Ölümsüz cesetleri
Kırmak için tam merkezden
Dönene dek
Kuduraracak mutluluktan
Yosun tutmuş erdemlerinde
Kendine katil fahişeler,
üstelik hepsi aile boyu.
(şimdi aklıma geldi bunlar,eklemesem ölürdüm)

24.10.2004 22:13:02
Şahid-i Şevk u Safa  
     
 

Şahid-i şevk u safa etmez teveccüh bizlere,
Yaver-i bahtı ezelde gırtlağından boğmuşuz.
Safha-i mazi mülevves, hal bok, ati kenef
Mader-i hürriyetin guya götünden doğmuşuz.
 
 
 

24.10.2004 22:21:15
Felsefemdir Kitab-ı İmanım  
     
 

Felsefemdir kitab-ı imanım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikatimher an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine.
.
 
Neyzen Tevfik
 
.
 
 
 
 

04.11.2004 02:16:14
bir her hiçliği
hep bir hep hiçlik izler
ve herşeyi
hep bir hiçbirşey yokeder
herşeyin hiçbirşeyi yoketmesi gibi...

ve bir kimseyi her kimse dinler
her kimseyi de hiç kimse,
ve her zaman bir kimse bulunur dinleyecek
ama hiç zaman her kimse...
bir her şimdiyi
hep bir hiç şimdi izler;
ve hiç zamanı
hep bir her zaman yokeder
hiç zamanın her zamanı yoketmesi gibi...
bir hiç yaşamı
hep bir hep ölüm izler
ve her yaşamı
hep bir hiç ölüm yokeder,
hiç ölümün her yaşamı yoketmesi gibi...
ve bir her hiçi
bir hep hiç izler
ve her hepi
hep bir her hiç yokeder
her hepin her hiçi yoketmesi gibi...
ve hergün her hepler hiç olur
ve her hiçler hep...

Volkan celebi

10.11.2004 05:42:52
Yalnız / Friedrich Nietzsche

  Haykıran  kargalar
  Darmadağın  uçuşuyor  kente  doğru:
  Neredeyse  yağacak  kar
  Yeri  yurdu  olanlara  ne  mutlu!

    Donmuş  kalakaldın,
    Hanidir  gözlerin  arkada!
    Boşuna  kaçışın, ey  çılgın,
    Kıştan  uzaklara!

  Dilsiz  ve  soğuk  binlerce  çöle
  Açılan  bir  kapıdır  dünya!
  İnsan  senin  yitirdiğini  yitirse
  Bir  yerlerde  duramaz  bir  daha!

    Sen  şimdi  solgun, sarı
    Kış  gurbetlerine  lanetli,
    Hep  soğuk  gök  katlarını
    Arayan  bir  duman  gibi.

  Uç  git  kuş, söyle  ezgini
  Issız  çöl  kuşlarının  sesiyle!
  Göm, gizle, ey  çılgın, kanayan  kalbini
  Buzların, alayların  içine!


    Haykıran  kargalar
    Uçuşuyor  kentten  yana, dağınık:
    Nerdeyse  yağacak  kar
    Yeri  yurdu  olmayana  çok  yazık!

Çeviren: Behçet Necatigil
 

12.11.2004 12:25:30
Bütün kötülüklerin kambur akşamında
İlk en acıyan yanımızdan başlasın vahşet
Toz tutmuş ruhumuzdan sızan kanlı bir ay olsun..
Ellerimizin ortasından geçsin derin çizgisi
Suratları biçilmiş anlarımızın.

Seviniyoruz.
Bugün toplanacağız çünkü yeniden
İlk kim düşecek bu kez içimizden diye
Sırıtıyoruz.
Peki,ben düşerim
Diyor,kalbi etine kirpi
Aklı etine ateş olan
Tüketiyor kendini,
Topyekün alay o.
Gülerek seyrediyoruz.
Ne güzel de yüzüyor
Evlerin bıçak bıçak dizildiği
Yolların tuzak tuzak yandığı kentte
Ruhu ve eti...
/SAYIKLAMALI İSMİ VARDIR;ÜŞÜRÜZ KENDİNİ KEKELEDİĞİNDE

13.12.2004 22:16:09
Değmeyin bana
Göğsümde bin yara var
Yeditepeli kent gibiyim
[span style='color:purple']Kafamda sarhoşluklar

Açıktan geç be sandalcı
Çek öte yana küreğini
Kulaklarına sahip ol bayan
Çizmesin şarkım yüreğini[/span]
Bazen
Omzumda ceket
Her dokuz çekiliş
Cebimde bilet
Sabah martılara ekmek atarım
Akşam göğsüme jilet

Balıklarımız körpedir
Derya kuzularıdır
Her aşk biraz eksik
Her tamam biraz yarıdır
Her yıl biraz daha kısa
Her ölüm erkendir
Günler çoğaldıkça azalır


Al gümüş tabakanı
Kafana tokanı tak
Şöyle kolkola girip
Beyoğluna bir çıksak
Lastikleri aynalı
Keyifler gıcır
Kardeşinin düşündüğü şeye bak
Kunduralar aynalı
Keyifler gıcır
Kardeşinin düşündüğü şeye bak

01.02.2006 14:46:35
fena değiller

01.02.2006 17:36:44
UNUT GİTSİN

Yas mas tutma öldüğüm zaman,
Toprakta böceklere güldüğüm zaman,
Duyurunca paslı sesiyle ölüp gittiğimi bir çan...
Yas mas tutma öldüğüm zaman.

Çürüyen gövdem gibi yitip gitsin aşkın da,
Ne bir mektup kalsın bizden,ne bir söz,ne bir eşya.
Unut gitsin adımı arkamdan da ağlama,
Göz yaşlarınlla da eğlenir,onu da alıp-satar bu dünya.

WİLLİAM SHAKESPEARE
 
 

Ek kurumaz menbai sükûtun,
      Isigi günesten zinde ölüm,
      Altinda su alçalan bulutun.
      Sendedir umdugum müjde ölüm.

      Aynada zifiri bir gecedir,
      Bütün zulüm bu suçsuz kalbedir,
      Sabir tesbihim kopmak üzredir.
      Ne gün kalkacak bu perde ölüm?

      Ne gün aslina dönecek bu ten?
      -Tas, toprak, çiçek, su veya maden-
      Ruha ebediyeti vadeden
      Efsanevi yalan nerde ölüm?


      Cahit Sitki Taranci


Sayfa: [ 1 ] 2