|
||
Arkadaslar bildiginiz ve gözune carpan Nihilist siirleri buraya eklerseniz beni cok sevindirirsiniz..sanirim beni sevindirmeyide istersiniz
|
||
|
||
| Hiçbir yildiz kalmayacak gecede. Ne de gecenin kendisi kalacak. Ölecegim ve benimle birlikte ölecek çekilmez, katlanilmaz evrenin tümü. Yok edecegim piramidleri, madalyalari, yüzleri ve anakaralari. Yok edecegim birikimini geçmisin. Toza dönüstürecegim tarihi ve tozu toza. Son kez batan günese bakiyorum. Son kusu duyuyorum. Kimseye kalit birakmiyorum hiçligi. Jorge Luis Borges |
||
|
||
| Alemin Bağı Zarını S...m Sümbülüm Verdu Harını S...m Ben Senin Ta Mezarı S...m Al atına Tımarını S...k..m Feleğin uğradımsa vartasına sı..yım ağzının ortasına bunu yazssın cihan hartasına Al atını da tımarını S...k..m Edebi bilgini hayrettin kaptan beşir asır önceden biliyor gibi ıkına ıkına yazdığı şiire barboros kıçını siliyor gibi.. Büyük Usta lardan Teyfik Fikret Biz onu Neyzen Teyfik olark biliriz.. |
||
|
||
| DÜŞMAN Tükendi gençliğim karanlıklarda, Çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda; Güneş bazan açtı, kapandı derhal Bahtımın yazgısı karanlıklarda; Öyle harap ettiler ki gönül bahçemi Dallar hep kırıldı, yapraklar yerde Kuytularda birkaç meyvesi kaldı... İşte ulaştım güz aylarına Fikirler sararmış yapraklar gibi; Kullanmalı artık her bir aleti Küreği, tırmığı ve ötekileri, Düzeltip onarmak için yeniden Bahçemdeki bütün harap yerleri Suların basıp da oyup açtığı Kocaman çukurları mezarlar gibi... Hayal ettiğim yeni çiçekler, Acaba bulurlar mı kimbilir, Ardıç kuşlarının bulduğu gibi Güç alabilecekleri her bir gıdayı, Gizemli gıdayı, özlü gıdayı Bu sulak topraklarda. Bu hoş havada. Ey acı! Ey acı! Yiyip bitiriyor hayatı zaman, Ve yüreğimizi kemiren düşman Bu anlaşılmaz, bu garip düşman Büyüyüp güçleniyor kanlarımızla Durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla. |
||
|
||
| Gönlüm rahat, çıktım dağın tepesine, Hastane, hapisane, araf, cehennem, Kent görünüyor tüm genişliğince, Çiçekler gibi açar tüm aykırılıkları. Boşuna gözyaşı dökmeye gitmezdim oraya, Sen de bilirsin, ey Şeytan, kırık umutlarımın anası; Kocamış bir kadının kocamış belalısı gibi Sarhoş olmak isterdim o koca fahişe, Cehennem büyüsü gençleştirirdi beni. Sabah yataklarında uyu daha gönlün dilerse, Ağır, karanlık, nezleli, gönlün dilerse dolaş Altın işlemeli akşam perdelerinde, Seviyorum seni, rezil başkent! Fahişe Ve haydutlar, sunduğunuz hazlar sonsuz, Yazık ki anlamaz bayağı inançsızlar. |
||
|
||
| Güneş vuruyor asfalta, En aşağıdan başlıyor yanmaya tüm beden Ve delip geçiyor beyni. Eskiden kalan birşeyler geliyor akla, Boşver unut gitsin! Önemi yok geçmişin, Sonrası yok bu anın... black_noir (nihilist bir şiir mi bilmiyorum ama ona yakın birşey olduğunu düşündüğüm için buraya iliştireyim dedim) |
||
|
||
| Mevzuat Dışı Bütün şehir cafcaflı bir rezillikle kurulur Bütün şehrin kaynayan bir kan suyudur Ağaçların ensesine çivilenmiştir incinmiş ruhların alnı Öyle ki rüzgar estiğinde et kokusu Yuvalarından eder bütün kapalı gözleri Ne fazlaydı o gözler, ne güzel şimdi körler Kediler tümden yokuştur Dokunsan elin yamulur ve tek ses aklının taşla boğduğun uğultusudur Aynalar kendi bakışında tozlaşarak yanman için asıldı,çoktan Asman için kendini soğuk bir rüzgarın peşi sıra denizlere Kül için kül üstüne ,küller kentin asil zibidilerine Kent bir tür nöbetidir Parçalayarak dönüştüren günlerin zifti ile dolu Akciğerleri harap bir şiirin Ahh evet,mutlu aile fotoğrafları Harika ölüm sofraları Gülerken şeytanlaşan deliler Sırayla sevgilerini birbirine tükürmekteler Ta ki kentin hırsızı Kentin kara kutusu Dalgalı bir denizden Ölümsüz cesetleri Kırmak için tam merkezden Dönene dek Kuduraracak mutluluktan Yosun tutmuş erdemlerinde Kendine katil fahişeler, üstelik hepsi aile boyu. (şimdi aklıma geldi bunlar,eklemesem ölürdüm) |
||
|
||
| Şahid-i Şevk u Safa Şahid-i şevk u safa etmez teveccüh bizlere, Yaver-i bahtı ezelde gırtlağından boğmuşuz. Safha-i mazi mülevves, hal bok, ati kenef Mader-i hürriyetin guya götünden doğmuşuz. |
||
|
||
| Felsefemdir Kitab-ı İmanım Felsefemdir kitab-ı imanım, Taparım kendi ruhumun sesine, Secde eyler hakikatimher an, Kalbimin ateş-i mukaddesine. . Neyzen Tevfik . |
||
|
||
| bir her hiçliği hep bir hep hiçlik izler ve herşeyi hep bir hiçbirşey yokeder herşeyin hiçbirşeyi yoketmesi gibi... ve bir kimseyi her kimse dinler her kimseyi de hiç kimse, ve her zaman bir kimse bulunur dinleyecek ama hiç zaman her kimse... bir her şimdiyi hep bir hiç şimdi izler; ve hiç zamanı hep bir her zaman yokeder hiç zamanın her zamanı yoketmesi gibi... bir hiç yaşamı hep bir hep ölüm izler ve her yaşamı hep bir hiç ölüm yokeder, hiç ölümün her yaşamı yoketmesi gibi... ve bir her hiçi bir hep hiç izler ve her hepi hep bir her hiç yokeder her hepin her hiçi yoketmesi gibi... ve hergün her hepler hiç olur ve her hiçler hep... Volkan celebi |
||
|
||
| Yalnız / Friedrich Nietzsche Haykıran kargalar Darmadağın uçuşuyor kente doğru: Neredeyse yağacak kar Yeri yurdu olanlara ne mutlu! Donmuş kalakaldın, Hanidir gözlerin arkada! Boşuna kaçışın, ey çılgın, Kıştan uzaklara! Dilsiz ve soğuk binlerce çöle Açılan bir kapıdır dünya! İnsan senin yitirdiğini yitirse Bir yerlerde duramaz bir daha! Sen şimdi solgun, sarı Kış gurbetlerine lanetli, Hep soğuk gök katlarını Arayan bir duman gibi. Uç git kuş, söyle ezgini Issız çöl kuşlarının sesiyle! Göm, gizle, ey çılgın, kanayan kalbini Buzların, alayların içine! Haykıran kargalar Uçuşuyor kentten yana, dağınık: Nerdeyse yağacak kar Yeri yurdu olmayana çok yazık! Çeviren: Behçet Necatigil |
||
|
||
| Bütün kötülüklerin kambur akşamında İlk en acıyan yanımızdan başlasın vahşet Toz tutmuş ruhumuzdan sızan kanlı bir ay olsun.. Ellerimizin ortasından geçsin derin çizgisi Suratları biçilmiş anlarımızın. Seviniyoruz. Bugün toplanacağız çünkü yeniden İlk kim düşecek bu kez içimizden diye Sırıtıyoruz. Peki,ben düşerim Diyor,kalbi etine kirpi Aklı etine ateş olan Tüketiyor kendini, Topyekün alay o. Gülerek seyrediyoruz. Ne güzel de yüzüyor Evlerin bıçak bıçak dizildiği Yolların tuzak tuzak yandığı kentte Ruhu ve eti... /SAYIKLAMALI İSMİ VARDIR;ÜŞÜRÜZ KENDİNİ KEKELEDİĞİNDE |
||
|
||
| Değmeyin bana Göğsümde bin yara var Yeditepeli kent gibiyim [span style='color:purple']Kafamda sarhoşluklar Açıktan geç be sandalcı Çek öte yana küreğini Kulaklarına sahip ol bayan Çizmesin şarkım yüreğini[/span] Bazen Omzumda ceket Her dokuz çekiliş Cebimde bilet Sabah martılara ekmek atarım Akşam göğsüme jilet Balıklarımız körpedir Derya kuzularıdır Her aşk biraz eksik Her tamam biraz yarıdır Her yıl biraz daha kısa Her ölüm erkendir Günler çoğaldıkça azalır Al gümüş tabakanı Kafana tokanı tak Şöyle kolkola girip Beyoğluna bir çıksak Lastikleri aynalı Keyifler gıcır Kardeşinin düşündüğü şeye bak Kunduralar aynalı Keyifler gıcır Kardeşinin düşündüğü şeye bak |
||
|
||
| fena değiller | ||
|
||
| UNUT GİTSİN Yas mas tutma öldüğüm zaman, Toprakta böceklere güldüğüm zaman, Duyurunca paslı sesiyle ölüp gittiğimi bir çan... Yas mas tutma öldüğüm zaman. Çürüyen gövdem gibi yitip gitsin aşkın da, Ne bir mektup kalsın bizden,ne bir söz,ne bir eşya. Unut gitsin adımı arkamdan da ağlama, Göz yaşlarınlla da eğlenir,onu da alıp-satar bu dünya. WİLLİAM SHAKESPEARE Ek kurumaz menbai sükûtun, Isigi günesten zinde ölüm, Altinda su alçalan bulutun. Sendedir umdugum müjde ölüm. Aynada zifiri bir gecedir, Bütün zulüm bu suçsuz kalbedir, Sabir tesbihim kopmak üzredir. Ne gün kalkacak bu perde ölüm? Ne gün aslina dönecek bu ten? -Tas, toprak, çiçek, su veya maden- Ruha ebediyeti vadeden Efsanevi yalan nerde ölüm? Cahit Sitki Taranci |
||