SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Siyaset Felsefesi

Konu: Ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

gobilibozo 26.04.2008 02:22:07
Değilmi ya Smiley

ben olmadan sen olmadan o olmadan
biz olmadan çare neye kime?

26.04.2008 11:48:00
sen senlikten kurtulabilirsen
sanıyormusunki bir ben olabilir
ve bir ben yokken, sen yokken
sanıyormusun ki
biz olabilir
biz yoksa karşıtı zaten yoktur...

olmayanı tartışacağımıza olanı konuşalım derim ben ! Lafı değil !
sen yoketmişsin. Ben çözüme ulaşmadaki yoğunlaşmayı ve dikkati dağıtan şeyleri söyledim.Dikkat dağıtan unsunlar olmadan çözümü bulup bunu yine bana,sana,bize,size ve onlara sunabilmeyi. Bir kısırdöngü gibi dönüp durmamayı,aşmayı,ilerlemeyi.yoksam neyi varedeceğim.koyalım noktayı gitsin o zaman.Bakış açısı.
...kendi ağırlıklarını başkalarının sırtına yükledikleri için harket mekanizmalarını hafifletip hızlandırdıkları için etrafımızı başka şeylerle örüyorlar. Ve tüm bunlar bizi gözlerimizin önünde oluyor bu haksızlık kanımıza dokunsada üzerimizdeki ağırlıklardan dolayı hiç bir şey yapamıyoruz.
Gerçekten bir şeyler yapıp bu saltanada son vermek istiyorsak sevdiklerimiz dahil sahip olduğumuz her şeyden vaz geçmeliyiz sırtımızdaki tüm yükleri bir atın semerini atması gibi yere yıkmalı ve koşar adımlarla bildiğimiz her şeyden uzaklaşıp bir boz kırda güneşin doğuşunu izlemeliyiz.. yüzümü sırtımızdaki terle bıçak gibi kesen rüzgar jiletlemeyip okşuyorsa axe tadında bir koku bırakıyorsa tenimizde işte tam o noktada uzun uzun düşünüp iki yol var demeliyiz..

  Burda belirtmişsiniz nasıl olacağını,fakat bir o kadarda esirim bana,ona,bize bizlere diyorsun..Dönüyoruz, benler,senler,onlar içinde durmadan,dünya döndüğü gibi.
    Bende diyorumki tatmalı beni,seni,bizleri ve onları. Ama hazırla temiz bir dalaşmasız bir refah ortamı. sırtandaki sana ağır geliyorsa dayamışsa sana kendini bu gidiş gidiş değil ise sorunu çözmek istiyorsan yüküne mola ver. Sorunu çözebiliyormusun bir bak bakabil, düşün sonra o sırtındaki kendi yükünü omuzlamış olabilsin senin çözümünle. Bu ne demektir konu dağılmasın esde geçebilirim. Birine hergün bir ekmek vereceğine ona bir iş bul. Evet tadalım kendimizi kendimizle barışık sonra seni katalım bana, ve özleşinle sen ve ben, onu katalım ve biz olalım ama HIRLAŞMADAN.kurmuş olduğumuz düzende mutlu...

fikir 27.04.2008 20:48:25
Hayat içindeki olaylara, tamamen olumlu ve iyimser tarafından bakmama rağmen, insanlığın ve dünyanın bekaasıyla ilgili konuları düşündüğüm zaman olumsuz veya birşeyler yapmak gerektiğine dair bakış açılarını yanlış buluyorum. Bu ilk bakışta işin kolayına kaçmak gibi geliyor fakat öyle değil. Aslında daha zor olanı. Var olanı yarım yamalak götürmek veya günü kurtarmaya çalışmak için bir şeyler yapmaya çalışmak bence işin daha kolay tarafı. Kendin dahil her şeyden vazgeçebilme, eğer bir iyileştirme olacaksa, kökten bozup yenden yapma veya yenisinin doğabilmesi için mevcudu imha etme bence işin daha zor bir tarafı.

Peki bunun için ne yapmak lazım; En basitinden, sunulanın veya gösterilmek istenenin tam tersini yapabilmek. İstasnasız, sürekli rüzgara karşı kürek çekmek.

Burada önemli bir hataya düşülme payı vardır. Bunları yaparken, sistemin bu şekilde yürümesini isteyen güçlerin dolaylı olarak yedeğine düşmemek. Buna çok dikkat etmek ve sürekli sorgulamak... Perdenin arkasındakileri görmeye çalışmak, satır aralarındaki mesajları doğru kavrayabilmek...

LegendofAnatolia 28.04.2008 19:15:19
herkes birşeyler yapabilir bence

gobilibozo 28.04.2008 19:21:49
Ama ne legendof?birde ne yapılması gerektiğini söylesen berhudar olacağız Smiley

ice 30.04.2008 01:46:33
Kişisel sorunlarımızdan başlayıp, dünyanın karşı karşıya kaldığı tüm sorunlara herkes kendi birikimi ve yötemiyle çözüm arıyor. Bu yöntemler zaman zaman karşı karşıya geliyor, zaman zaman yan yana duruyor.

Fakat bu sorunların çözümüyle ilgili, derli toplu öneriler yapmak yerine, karşımıza çıkan anlık sorulara cevap vermek durumuyla karşılaşıyoruz çoğu zaman. Bundan dolayı da ortak noktaları görmek mümkün olmadığı gibi, karşıt noktalar alabildiğine sertleşiyor.

Şimdi önerim şu; Bir soruna ve olaya bakış açışımızdan yola çıkarak değil, temel sorunlarda çözüm sistematiğimiz ne?

Bireyin, toplumun, ülkenin, dünyanın, doğanın ve insanlığın sorunlarını çözmek için ne tür program öneriyoruz?

Çözümü olan buyursun ve tarihine not düşsün...
Belli ideoliji ve parti programlarından çok kişisel düşünceler daha anlamlı olacağı kanısındayım...

Ne güzel söylemişsin sevgili fikir... Biz önümüze çıkan sorunları çözmeye kalktıkça sistem karşımıza daha esaslı sorunlar çıkaracaktır emin olun. Bu sistem dikiş tutmaz umarsız bir kanserli organizmadır artık o.. Onu kesip atmak bile bir işe yaramaz onu orada bırakarak kaçıp gitmek başka ufuklara yelken açmak gerekir. Herşeye ama herşeye yeniden başlamalıyız aşka bile... Ezberlerimizi bozmalı öğrendiklerimizi unutmalı yendien başka bir gerçekliğin içinde deneyerek yanılarak uygulayarak öğrenmeliyiz.

Neden böyle oldu diye düşününce herşeyin başında insanın sonsuz ihtiraslarını ve bencilliğini görüyorum. Bu bizde varolan bir imalat hatası, bundan kurtuluş yok ama bunu kronik hale getiren de mülkiyet denen şeydir. Ne zaman insan toprağı mülk edindi uygarlık başladı ve doğayla mücadelenin yerini insanın doğaya tahakkümü aldı. İnsanın doğaya tahakkümü insanın insana, insanın diğer canlılara karşı tahakkümünü de getirdi beraberinde.

Ne yapmalı peki? Tabiiki bu tahakkümden vazgeçmeli. Bu tahahkküm bizim sonumuzu getirecek olan bir çıkmaz sokaktır. Dünyayı içinde hava ve su olan bir fanus gibi düşünürsek biz buradaki tüm havayı soluduk, tüm suları kullandık / kirlettik. Ve artık mutasyona uğrayıp bozuluyoruz ölüyoruz çevremizle birlikte işin özü.

Nasıl yapmalı peki? Bunun tek bir cevabı olsa keşke. Kimseye reçete verecek halim yok ama kafamda kendim için tasarladığım şeyler var. Peki ben ne yapmışım bugüne kadar? Bir suçlu gibi kafamda tasarladıklarımı kimseyle paylaşmamışım. Sistemin önümüze çıkardığı sorunlarla boğuşmaktan hayatımı nafile bir mücadeleye adamaktan başka bir şey yapmamışım.Oysa toprağın mülk olmadığı, az miktarda insanla paylaşabileceğim bir yer bularak orada ekolojik tarım yapmak hayatı, toprağı, suyu paylaşmak, kendi beslenme kaynaklarımı sadece kendim için yaratmak, ihtiyacım olan enerjiyi kendim için üretmek mümkün. Bunu yapanlar yok değil. Bunun dışında bir enerjimiz kalırsa dünyanın ve insanlığın gerisi için yine elimden geleni yaparım. Ama hepsi bu kadar. Bu düşü gerçekleştirmek çok zor değil. Eğer bir kaç sene daha kıyamet kopmaz, nükleer savaş olmaz, dünyaya bir yıldız çarpmazsa olacak gibi duruyor.

Devlet yok, vergi yok, elektrik, su, enerji faturası yok, para yok, okul yok, polis yok, mahkeme yok, asker yok, silah yok, hapishane yok, şiddet yok, cinayet yok, mülkiyet yok haliyle hırsızlık da yok...Bunların hepsi mümkün yeterki sahte ışıltılı uygar kent hayatımızdan vazgeçebilelim. Fıkradaki ıssız adaya düşen adam gibi e-maillerimize bakmadan yaşanacak bir hayatı tahayyül edebilelim. Özgürlük bir seçimdir ve her seçim bir başka şeyden vazgeçmektir. Labtobumdan, kombili doğalgazlı dairemden, kredi kartımdan, paradan, konforlu hayatımdan vazgeçerim. Ama doğadan, dostluktan,paylaşmadan, aşktan, dürüstlükten yada bunun soluk alıp vereceği bir atmosferden asla vazgeçemem. 

Belki bir kaç hektarlık bir toprak olacak ama o miktara  yetecek kadar da insan olacak daha fazla değil. 
Bu birilerini rahatsız eder mi eder. Ama herşeyden uzak kalmak minimum ilişki belki bir savunma yöntemi olabilir. Denemeye değer başka da çözüm aklıma gelmiyor.

İşte budur... Kafamdaki bundan ibaret.


gobilibozo 30.04.2008 02:10:28
ama ice sen kurtuluşu zühtte(inzivaya çekilme)bulmuşsun evet bu bir çözümdür,yanlız geçici bir çözümdür,birazda insan fıtratına aykırı gibi geldi bana.... Smiley

son tango 30.04.2008 02:12:12
afedersiniz,fitnat ne demek?

gobilibozo 30.04.2008 02:14:08
tangooo fitnatta nerden çıktı oda kim? Smiley

son tango 30.04.2008 02:16:42
haa,fitratmış..bak yazamamışım bile..o işte ,ne demek Smiley

ice 30.04.2008 02:21:02
ama ice sen kurtuluşu zühtte(inzivaya çekilme)bulmuşsun evet bu bir çözümdür,yanlız geçici bir çözümdür,birazda insan fıtratına aykırı gibi geldi bana.... Smiley

Yooo..aslında inziva değil bu başka bir başkaldırı yolu. Yol belki fazla mütevazi ve buradan bugünden bakınca münzevi bir yol gibi görünebilir ama bence mümkün olan ve bugünde hemen şimdi mümkün olan tek yol. SAhte cennetler beklemek için hayatımın kalan kısmını feda etmeye niyetim yok bütün mesele bu.

Fitrat'a gelince o insanın yaradılışı,  insanın doğası, insanın karakteri anlamına geliyor.

 Tongue   

son tango 30.04.2008 02:23:18
eyvallah ice Smiley

30.04.2008 10:47:49
... ekolojik tarım yapmak hayatı, toprağı, suyu paylaşmak, kendi beslenme kaynaklarımı sadece kendim için yaratmak, ihtiyacım olan enerjiyi kendim için üretmek mümkün. Bunu yapanlar yok değil. Bunun dışında bir enerjimiz kalırsa dünyanın ve insanlığın gerisi için yine elimden geleni yaparım. .. Ama doğadan, dostluktan,paylaşmadan, aşktan, dürüstlükten yada bunun soluk alıp vereceği bir atmosferden asla vazgeçemem. 


Doğa gibisi varmı ?yoketmeden üstelik artı kazandırarak.

gobilibozo 30.04.2008 11:59:14
yani ice ne kadar az insan,ne kadar az iletişim o kadar az kirlilik,ne kadar sahtelikten uzaklaşmak o kadar gerçek cennet,doğru anlamışmıyım? Smiley Belkide haklısın,top yekün bir çözüm olmasada,kendimizi kurtarmış oluruz sanırım Sad

ice 30.04.2008 13:32:29
yani ice ne kadar az insan,ne kadar az iletişim o kadar az kirlilik,ne kadar sahtelikten uzaklaşmak o kadar gerçek cennet,doğru anlamışmıyım? Smiley Belkide haklısın,top yekün bir çözüm olmasada,kendimizi kurtarmış oluruz sanırım Sad

Evet sevgili gobilibozo doğru anlamışsın. Ki burada etik bir duruş var o da ; kimseyi, dünyayı kurtarmaya çalışmamak... Bir birey olarak seçimini yapıyorsun post modern-modern-pre modern uygarlığın işlediği suçlara  ortak olmak yerine kendini yaşamayı seçiyorsun yani illede kurtarmak kurtarılmak paradigması açısından abakılmak isteniyorsa kimsenin sorumluluğunu üstlenmiyor sadece kendimi kurtarıyorum ve benim gibi kendini kurtarmak isteyen başka bireylere de bir seçim sunuyorum. Böylece diğerleri içinde yaşayan bir örnek sunarak yapıp örneklemiş oluyoruz. Ezber bozuyoruz kafa karıştırıyoruz belki örnek alınıyoruz vs...

Smiley

 


Sayfa: 1 [ 2 ] 3