|
||
5 mayısı 6 mayısa bağlayan gece hızır ve ilyas peygamber buluşup baharı getirir ve insanların dileklerini yerine getirmeye çalışır.benim daha olmadı ama olur diye sabırla her yıl diliyorum istediklerimi. Hıdırellez geleneği ile ilgili olarak yaygın olan inanç, Hızır ile İlyas'ın bir araya geldiği günün anısına tören yapılmasıdır. Hıdırellez günü genellikle 6 Mayıs'ta kutlanmaktadır. Bazı yörelerde 5 Mayıs bayram günü, 6 Mayıs Hıdırellez günü olarak kabul edilmekte ve ona göre törenler düzenlenmektedir. Hıdırellez günü (Rüz-ı Hızır) halk takviminde yazın başlangıcı olarak kabul edilmektedir Hıdırellezde uygulanan en önemli tören şüphesiz 'niyet oyunu' dur. Genç kızların talihlerini açmak, kısmetlerini belirlemek için uygulanmaktadır. Oyun bölgelere göre niyet çekme, baht çömleği, bahtiyar, bahtıbar gibi değişik isimler almaktadır. Oyun şu şekilde gerçekleşir; bir testi ile getirilen su çömleğe konulur. Su dolu çömleğin içine herkes nişanını atar. Bu genellikle yüzük, küpe vs. işaretler yanında fesleğen, nane, mantuvar çiçeği de olabilir. çömlek arife günü üstü bir örtü ile örtülerek bir gül ağacının dibine bırakılır. Küpün üzerine bir kilit konulur ve usulen kilitlenir. Ertesi günü tekrar biraraya gelen kızlar gül ağacının dibinden çömleği alırlar. Kilit açılır ve bir kişi, niyetleri çekmeye başlar. Bu arada maniler okunur. Her mani işareti çıkanın bahtına kabul edilir. Oyun işaretler bitinceye kadar devam eder. Oyunda söylenen manilere ümit, neşe, metanet, aşk, sevgi, şefkat, iyilik, kardeşlik, gurbet, vatan sevgisi gibi temalar görülür. Bu manilerden birkaç örnek: Hey bahtiyar, bahtiyar Bahtiyarın vakti var. Bir güzelin bir çirkine Sarılmaya vakti var. Mortufal başı mısın? Cevahir taşı mısın? Gel bir mani söyleyim Cebinde taşır mısın? Hıdırellez gününe dair yaygın inançlardan biri de yoğurt çalma geleneğinde kendini gösterir. Hıdırellez günü maya kullanmadan yoğurt çalınır. Yoğurdun tutması halinde eve Hızır'ın uğradığına inanılır. http://209.85.135.104/search?q=cache:xcGnTlZ9yVEJ:www.discoverturkey.com/kultursanat/h-hidir.html+h%C4%B1d%C4%B1rellez&hl=tr&ct=clnk&cd=3&gl=tr Hızır; hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda insanlar arasında dolaşarak onlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında bir elçidir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır’a atfedilen özelliklerin bazıları: Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir. Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder. Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar. Dertlilere derman, hastalara şifa verir. Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar. İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder. Uğur ve kısmet sembolüdür. Mucize ve keramet sahibidir. Hızır, bu nitelikleriyle mitoloji dünyasının, kendilerine üstün yetenekler atfedilen tanrılarını hatırlatmaktadır. Istanbul'da tarihi yarımadasında yerleşik Armada Otel'in 2000'li yıllara girerken başlattığı "Ahırkapı'da Hıdrellez Şenlikleri" ise giderek gelenekselleşen bir yapı almaktadır. Bu yıl 8. yapılacak şenlik, artık bir toplu sivil etkinliğe dönüşmüş olup, her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan akşam yerli yabancı binlerce kişinin katıldığı bir şenlik olarak tekrarlanagelmektedir. (Ahırkapı'da Hıdrellez Şenlikleri'nin web sitesi: http://www.hidrellez.org ) Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır. Törenler baharda doğanın ve tüm canlıların uyanmasıyla eş anlamlı olarak insanların da talihlerinin açılacağı inancıyla, şanslarını denemek için yapılır. Hıdrellezden bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar. İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua ederler. Ardından niyet çömleğinin açılmasına geçilir. Çömlekten içindekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir. Buna göre eşyanın sahibi hakkında yorumlar yapılır. Hıdrelleze özgü bu uygulama temelde bu şekilde yapılmakla birlikte, yörelere göre bazı farklılıklar da gösterebilmektedir. Son zamanlarda ise bu tören yalnızca evde kalmış kızların kısmetini açmak amacıyla yapılmaktadır www.wikipedia.org ben şimdi, gül ağacı nerden bulacağım gene evde kaldık :p |
||
|
||
bak dedim ya nufus cüzdanını güneş gören bi yere koymak lazımmış ![]() |
||
|
||
Herkeslerin hıdırellezi iyi niyetle olsun..
|
||
|
||
bu gece 7 gibi ahırkapıda büyük bir eğlence var işi olmayan gitsin benim yerimede dilek dilesin grkme yurtdışına vize diye
|
||
|
||
| Bahar oldu aman Al kese astım gül dalına Adadım yarin adına İki göz oda Dağ yeşil, dallar yeşil Uyandılar bayrama Her gönül şen Bir benim bahtım kara Kokuyor buram buram Fulyalar vakit tamam Bir bana uğramadı Bu bahar bayram Ağlama hıdrellez Ağlama be bana Acı ektim yerine Sevda yeşerecek Başka bahara Ne yolu var ne izi Tanıdık değil yüzü Dileğim Allah’tan Aşk sözün özü Sevdiğim yok eşim yok Ağardı bir gün daha Ey benim şans yıldızım Gülümse bana Sezen Aksu - Hıdrellez (: |
||
|
||
rica ederim kuzeys.her ne kadar bakanı taşa çevirsekte yüreğimiz pamuk gibidir bu günlerde
|
||
|
||
nevruzla hıdrellezi sürekli karıştıran bi kişiyim.. taşları yakmaya çalışıp, lastiklerle şekil yapan bi insanım ben. evet, bakmayın burda öyle zeki göründüğüme
|
||
|
||
Hıdırellez Bayramı, Hıdrellez, Türk aleminde kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas’ın yer yüzünde buluştukları gün olduğu savıyla kutlanmaktadır. " Uzun zamandır böylesi olmuyordu, bahar bu kadar kendini göstermiyor, bizi sevindirmiyordu. Tabii felaket senaryolarının en dehşet verici versiyonlarının arka arkaya sıralandığı şu dönemde, bir iklim sürprizi ile karşı karşıyayız. Sizleri bilmem ama ben bu sürpriz baharı büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılıyorum. Kapıdan çıkar çıkmaz aldığım o taze bahar kokusu, o tabiat heyecanı, o gözleri kör etmeyen tatlı ışık, çayırı çimeni saran yeşillenme telaşı, dallara düşen beyaz çiçekler, patlamaya hazır tomurcuklar, kuşların muhteşem sevinç gösterileri... Ne zamandır "Artık hiç bahar gelmiyor, kış bitiyor, yaz başlıyor" diye kendi aramızda konuşup duruyorduk değil mi? Aman bu sene de nasılsa öyle oluyordur deyip baharı ıskalamayın. Dışarıda gerçekten bahar var, bahar gibi bahar... Doğrusu işler güçler nedeniyle kendimi henüz kırlara vuramadım. Pencereden bakarak, balkona çıkarak, işe gittiğim yolları hafiften uzatarak bahara dokunmaya çalışıyorum. Yani farkındayım, bu bahar bir yerlerden sızarak benim kıstırılmış hayatımı bile kaplayabilen bir bahar... Her şeyden çok sıkıldığım, çok yorulduğum bir zamanda beş dakika, on dakika başımı yastığına koyup dinlendiğim, tazelendiğim bir bahar... Sizler de yapın, lütfen yapın. Hemen şimdi, bulunduğunuz yerden çıkın, yapamıyorsanız bir pencere açın, bahara "Merhaba!" deyin. Sitemle nerelerde kaldığını sorun, gelmekle ne iyi ettiğini söyleyin, "Her zaman bekleriz" deyin. El sıkışın, kucaklaşın, baharı iki yanağından doyasıya öpün, koklayın. Seneye yine gelir mi, etrafımızı kuşatır mı, yüreğimizi heyecana boğar mı, ruhumuzu canlandırır mı, bunların hiçbirinin garantisi yok artık. Bulduğumuz baharı bağrımıza basacağız çaresiz. Daha kaç bahar göreceğiz, bunu bile düşünsek yeri... Çünkü küremiz ısındı, mevsimlerin dengesi bozuldu. Yazlar kışlar uzadı, sonbahar azaldı, bahar neredeyse hiç kalmadı. Piyango gibi kırk yılda bir çıkıyor artık bahar... Öyle ki kazık kadar kimi çocuklar için bu bahar gerçekten ilk bahar!.. Şunu da düşünmek lazım, yazılan felaket senaryolarının elbette bilimsel temeli var, her şeyi o kadar tüketiyoruz ki bunları hak etmediğimizi de söyleyemeyiz. Ama unutmayalım, rahmet diye bir şey var, Allah isterse dünyanın bütün senaryoları durur, duruyor. Bu bahar, biraz da böylesine bahşedilmiş bir bahar... Birazdan yazıya noktayı koyacağım. Sanal hayata düğümlenmiş gözlerimi çözeceğim, binlerce tonluk bir ağırlıkla aşağıya doğru çekilmekte olan bedenimi toparlayıp masanın başından uzaklaştıracağım. Ayakkabılarımı giyip kendimi baharın kucağına atacağım. Üç beş kare fotoğraf çekeceğim, bu baharın hatırası olarak... Sonra toprağa dokunacağım, çimlere dokunacağım, bahar dallarına dokunacağım. Ağaçları şenlendiren serçelere selam duracağım. Sonra direksiyonu bahara bırakacağım. Beni nereye götürürse oraya gideceğim. İtirazlarımla hiç canını sıkmayacağım. Gönlünü hoş edeceğim. Yine gelsin diye, yine gelip beni bulsun diye, rutini bozsun, güzelliğiyle hayatımı aksatsın diye... Bütün kapıların öyle ya da böyle aslında hayata açıldığını anlatsın diye... Bu bahar gerçekten de bahar gibi bir bahar... Ruhuma ne yaptı hele bir bakın! " gökhan özcan,23.04.2007 yenişafak |
||
|
||
| Bedenlerimiz beton duvarlardan çıkarırken, ruhlarımız da biraz daha özgürleşecek! Bu arada benim çocukluğumda kutlardık biz hıdrellezi, ateşin üstünden atlarken ne dilek tutuğumu hala hatıorlıyorum... ama olmadı...
|
||
|
||
| Biz de erkenden kalkar, küçük dal parçacıklarıyla annemlerin istediklerini bildiğimiz evi simgeler ve toprağa gömerdik. Saflıktan gelen inanma isteği! Cehaletten gelen aile eğitimi! |
||
|
||
saflığın ve cehaletin alnından öpeyim
|
||
|
||
| valla annem anlatmıstı kucukken hıdır la ılyas bırlesıyormus ıste ogun ne dılersek allah kabul edıyormus bende hıc dınlemezdım bıde bızım koyde bu gunde nısanlı kızları erkek tarafı pıknıge goturur ama ne pıknık, kıza boyle burma bılezıkelr falan alınır sonra ıste yedık ıctık allah arttırsın muhabbetı derken oyle ıste bıde bır kere bı kurt arkadasım bana gul agacının altına bısey cızersen o olur dıyordu bende unv cızmıstım mal gıbı sımdı okuyoruz ne olduysa |
||