|
||
| Bir yarık hissettim zihnimde Beynim ikiye bölünmüştü sanki; Bitiştirmeye çalıştım, damarları dikerek, Ama bir türlü uyduramadım birbirine. Bir önceki düşünceyle sonrakini Birleştirmek istedim, Ama sıralanış yuvarlandı ötelere Döşemedeki toplar gibi.... Dickinson |
||
|
||
| PEK ÇOK KEZ İNANDIM BARIŞIN GELDİĞİNE Pek çok kez inandım barışın geldiğine, Çok uzaklardaydı oysa; Karayı sanrulayışı gibi kazazedelerin Denizin ortasında, Ki vazgeçmişlerdir çabalamaktan, Kanıtlamak için banim gibi, umutsuzca, Nice hayali kıyının uzandığını Limanın önünde, boylu boyunca. |
||
|
||
| 1764 En hüzünlü ses en tatlı ses En çılgın ses büyüyen,- Kuşların sesidir baharda, Gece hoş bir tat bırakıp giderken. Mart'la Nisan arasındaki çizgi- O büyük sihirli sınır Ötesinde Yaz, nefes alsa duyulur Yakınlıkta, kararsızlıklar yaşamaktadır. Bir zamanlar bizimle eyleşen Dostları hatırlatır bir bir, Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen Hasretleri artık insafsızca derindir. Yasını tuttuğumuz ne varsa Hatıra gelir yeniden, Ötmesin isteriz kuşlar Sussun isteriz bu siren. Bir kulak deşebilir bir kalbi Bir mızrak kadar kıvrak, Keşke kalbe bu kadar tehlikeli Bir şekilde yakın olmasaydı kulak. |
||
|
||
| ALBAY THOMAS WENTWORTH HIGGINSON'A Gerçek, öyle az bulunan bir şey ki anlatmanın tadına doyulmuyor. Ben, yaşamakta coşku buluyorum; sırf yaşamak duygusu yeterli değil. İnsanların çoğu, nasıl olur da düşünmeden yaşar? Yeryüzünde bunca insan var - sokakta bir çoğunu görmüş olsanız gerek - nasıl yaşıyor o insanlar? Sabahleyin giyinmek için gerekli olan gücü nerden buluyorlar? Okuduğum bir kitap vücudumu hiç bir ateşin ısıtamayacağı kadar ürpertirse onun şiir kitabı olduğunu iyi biliyorum. Kafam yerinden kopup gitmiş gibi bir duygum olursa onun şiir olduğunu biliyorum. Ancak bu yoldan anlayabiliyorum. Başka bir yol var mı ki? Ağustos 1870 |
||
|
||
| Çok delilik en tanrısal anlamdır Ayırdedebilen göze; Çok anlam zırdelilik. Çoğunluktur bu konuda, Her zamanki gibi, söz sahibi olan. Kabullen aklın başındadır; Karşı çık,- tehlikelisin apaçık, Ve vurulursun bir zincire............. |
||
|
||
| "Ben Hiç kimseyim! Sen kimsin? Sen de mi Hiç kimsesin? Bir çift ettik desene! Söyleme! İlan ederler, bilirsin! Ne sıkıcı, birisi olmak! Ne sıradan, bir kurbağa gibi, Adını söylemek, bütün Haziran boyu Sana hayran bir bataklığa!" |
||