SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: Muhtıraya gelen tepkiler

Sayfa: [ 1 ] 2 3

kiya 28.04.2007 02:31:21
Genelkurmay'dan cumhurbaşkanlığı seçimi değerlendirmesi:

Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yapılan açıklamada; Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yaşananlar değerlendirilerek şöyle denildi:
      "Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
      Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
      Bu bağlamda; Ankara?da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.
      22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa?da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.
      Ayrıca, Ankara?nın Altındağ ilçesinde ?Kutlu Doğum Şöleni'' için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli?de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli?nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.
      Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı?nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.
      Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
      Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.
      Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya?da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.
      Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı?nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği ?Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak'' ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
      Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
      Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk?ün, ?Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti?nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
      Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir."

Açıklama, yabancı ajanslar tarafından da acil kodu ile duyuruldu.

asya 28.04.2007 02:51:43
beklenen şarkıyı dinliyoruz yine...

hep aynı nameler...

"sanmayın ki laiklik ve ülke (aslında ellerindeki güç) elden gidiyor, biz kapı gibi buradayız ve yapacağımızı biliriz" dayılanmaları...

aba altından gösterilen sopalar...

usandım ben artık...

Clockwork Avian 28.04.2007 03:18:15
Açıklama ortada. Uygulamalar da ortada? Minnacık 7-8 yaşında kız çocuklarına türban giydirip ilahi söyletenlere, ilkokul öğrencilerine "4 başlı canavar" öldürtenlere gereken cevapları verememişsiniz demek ki sivil toplum olarak?

Toplum bu örümcek kafalılara gereken cevabı verse bunlar olur mu? Demokrasi "çoğunluk isterse şeriat getirebiliriz" fikrini içeremez. Avrupa'da benzer fikri savunan tüm partiler kapatıldı nitekim. Resmen dikta var Avrupa'da di mi? Tongue

Beklenen şarkı : kanla, irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti, cehennemler kudursa, ölmez nigahbanıyız (yalan mı?)

medusa 28.04.2007 05:27:12
ya ben nasıl şanssız bı ınsanım.sabah gazetesıne gırdım dinç bılgın tutuklandı,laila ya gırdım laila yandı sımdı tam yurtdısına cıkacaktım iş için, darbe olucak ya.ben ne edem artık

UGraSHAMAN 28.04.2007 08:51:26
" ... Uygulamalar da ortada? Minnacık 7-8 yaşında kız çocuklarına türban giydirip ilahi söyletenlere..."
miniminnacık 6-7 yaşında kız çocuklarına mosmodern kıyafetler giydirip şarkı söyletenlere ...
kaç yaşından itibaren türban-modern kıyafet giymeleri uygun olur,ilahi-şarkı söylemek için uygun yaş kaçtır?

çocukların suçu ne,çocuklar üzerinden yapılan ideolojik sunumlarda çocukların değil ideolojinin öne çıktığını görüp üzülüyorum.

asya 28.04.2007 10:13:24
bırakın allah aşkına darbeyi, askeri...

önce beyinlere darbe yapıp özgürlükleri yerleştirelim...

bırakalım isteyen istediğine inansın, istediğini giysin, istediği şekilde düşünsün...

ve medusa da istediği yere gitsin...

asya 28.04.2007 10:45:53
     
Bildiri dünyada nasıl yankılandı?

Associated Press : Türk Genelkurmayı tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçim sürecini etkileyecek bir çıkış yaptı.

Reuters: Türk Ordusu, ülkedeki gerginliği yeni bir noktaya taşıyacak bir çıkış yaptı. Cumhurbaşkanlığı seçimi farklı bir yönde seyredecek..


NTV Washington muhabiri Ümit Enginsoy, ABD`deki tepkileri şeyle aktardı:


ABD`liler konunun üzerinde çok yakından taşıyorlar. Yetkililer üzerinde çok titiz çalışıyorlar. Türkiye`deki sürecin demokrasiden kopmadan yapılmasından yanalar. Hem demokratik, hem anayasal süreçte ilerlemesini istiyorlar. Bu meselenin çözümü Türkler`e ait deniyor.

Ruşen Çakır (Vatan gazetesi Washington Temsilcisi)

Şubat ayında Genelkurmay Başkanı Washington`da çok önemli ve açık mesajlar verdi. Ordu açık açık mesajlar verdi. Sonunda bu mesaj yayınlandı. Top artık taca atılmayacak gibi. Toplumun farklı kesimlerinde çekişme var. Demokrasiyi ve laikliği kucaklayacak adımlar atılmalı.

AB: TSK demokrasiyi hükümete bırakmalı    

Avrupa Birliği'nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn, cumhurbaşkanlığı seçiminin TSK için demokrasi sınavı olduğunu belirtti.
 
Rehn yaptığı yazılı açıklamada, "TSK'nin, demokratik yollarla seçilmiş hükümete bırakması önemli. TSK laik bir demokrasiye ve sivil-asker ilişkilerinin demokratik düzenine saygı duyuyorsa cumhurbaşkanlığı seçimi bir sınavdır." dedi.

asya 28.04.2007 10:48:47
     
Başbakan gece Büyükanıt’ı aradı

Başbakan Erdoğan’ın Büyükanıt ile yaptığı görüşmede hükümetin de laiklik konusunda Anayasal hassasiyete sahip olduğunu, bildiride sözü edilen okul örneklerinin ise incelendiğini belirttiği öğrenildi.

Daha sonra Erdoğan, Gül ve AKP kurmayları yoğun telefon trafiğiyle Genelkurmay bildirisini değerlendirdi. Ardından da 01.30’da Başbakanlık Konutu’nda buluştular.

Bugün Erdoğan’ın çok önemli açıklamalar yapması bekleniyor. Genelkurmay bildirisi Türk siyasi tarihi içindeki yerini aldı. 28 Şubat’tan yaklaşık 10 yıl sonra dün geceki bildiri “27 Nisan süreci” olarak anılmaya başlandı. Yabancı ajanslar bildiriyi flaş koduyla geçti. Fransız AFP ajansı, “Türk ordusu, laiklik tartışmalarından çok endişeli” başlığıyla verdi. Reuters ve AP ise “bildiri çok sert” diye duyurdu.

(Vatan)

deniz 28.04.2007 11:15:56
askeriye her on yılda bir yaptığı darbe yada müdahale periyodunun en son halkasını başlatmış oldu.

bu periyodu sağ salim atlatmak ve gelecek 10 yılların darbelerinde buluşmak üzere..

tabii yaşarsak Smiley

In Justice 28.04.2007 11:31:13
sanırım bu 10 yılda bır olan gelısmeler bu yonetım surecınde daha kısa sureclerde olabılır ben dusuncem budur...son 5 yıldır zaten bu sekılde bır cıkısın olacagını bılıyordum..

asya 28.04.2007 11:31:25
burada sadece aker mi suçlu?

muhalefetini felaket tellallığı üstüne kuran, askerin ve c.bşk.sezer'in arkasına sığınarak sözüm ona

siyaset yapan chp ve kemalistlerin sorumluluğu yok diyebilir miyiz?

deniz 28.04.2007 11:39:40
darbe ile neyin olacağını merak ediyorum.. yani askerler yine sokaklara inip sıkıyönetim filan mı yapacaklar ??  Smiley

28.04.2007 12:04:06
Vuruşarak ölmeyi seçiyorlar gibi bir intiba yaratmaya çalışıyorlar ve uzak olmayan bir gelecekte son hamlelerini de göreceğiz; DARBE girişimi de bunlardan biri idi, ama bakalım ileriki hamle ne kadar sert olacak?
Erbakan'ın dediği gibi  "kanlı mı olacak yoksa post-modern mi olacak?"...
Ayıp söylemesi tam tahmin ettiğim gibi oldu... Zaten aksini düşünmek salaklık olurdu.

Sonuçta Genelkurmay'ın başında  "Şemdinli Davası"  sanıklarına(?)  "iyi çocuklar"  diyen ve kendisine dava açan Savcı'yı -zaten bizde yargı'ya müdahele olmaz,asla görülmemiştir-  meslekten men eden bir asker var. Şimdi de Anayasa Mahkemesi'ni etki altında bırakmaya çalışıyor, bir çeşit müdahele...

Ne zaman bir Başbakan çıkıp, "Ey Genelkurmay Başkanı, sen benim emrim altında çalışan bir görevlisin, benden izin almadan açıklama yapamazsın"  derse o zaman demokratik bir toplu oluruz.
Kasımpaşalı delikanlıyı bu minval üzerine izliyorum, sanırım seçim olacak ve seçimde güçlenerek çıkacaktır, işte ondan sonra kendisinden açıklama bekliyorum.

E komik de üç tane bebeye kuran okutulmuş ve memleket elden gidiyor deniyor, zamanında da biri çıkıp ben Kürt'üm dese bölücü ilan edilip başına gelmedik işler açılıyordu. Hep bir düşman yaratma ve bir  "vay bizi vaylar bizi, elden gidiyor iktidarımız"  teranesine devam etme sevdası, korku devleti yaratma çabalrı...
Zaten Anayasa'nın ilk beş maddesi değiştirilemez, ne diye velvele yapıyorsun, tek dertleri iktidar olmak.

In Justice 28.04.2007 12:11:30
Sn. Asya bu gelinen durumdan herkes suçlu hatta halk bile suçlu çünkü gelinen noktadaki insanları halk seçmiş yani eğerki asker bir müdahele yaparsa bunda asker de siyaset te halkta suçludur...

In Justice 28.04.2007 12:49:59
ya bir çık dolaş sor insanlara kaç tanesi sana demokrasi içinde yaşadığımızı söyleyecek ki...
halk seçiyor ama seçmek için..
sonrası ileriki 5 yılda...


Sayfa: [ 1 ] 2 3