|
||
| Nietzsche'nin en sevdiğim sözüdür: 'beni öldürmeyen acı güçlendirir.' Peki ya sizi öldürmeyen acı güçlendirir mi? süründürür mü? | ||
|
||
| acı çekerken böyle şeyler düşünemiyor insan. bir çok zayıflığı bir çok güçlülüğe yeğlerim. | ||
|
||
| ben güçlenmek istemiyorum.. | ||
|
||
| öldürmeyen acı gelmesin bana, yanımdan geçmesin hem de, selam da vermesin... acı yok rocky! acı yok! seslenmeden yitip gitmiş yazdığımız naad, bakalım ezberimizde mi? gelsin acı olan ne varsa bütün kötülükler üzerime gelsin şehir ayaklansın yürüsün üzerime öfkeli kalabalık bin kılıç delsin beni onbin hançer deşsin yüzbin kurşun paramparça etsin bedenimi yine de vermeyeceğim ismini taşıyacak yüreğim resmini acı değil ki beni güçlendiren ismin senin lanetiyle boynuma asılı... |
||
|
||
| acı: bir ihtiyacın giderilememesi. ama sonra bi bakmışsınız onsuz da yaşayabiliyorsunuz. işte o zaman GÜÇ sizin! vazgeçmemek için çabalarken akıp gidenlere alışmanın verdiği çaresizlik de denebilir. | ||
|
||
| öldürmeyen her acı insanı daha sağlam, güçlü yapamayabilir... travmalar mesela, sonucunda daha güçlü hale gelmezsin... demek istediğim bilinçaltı, insana çektiği acı doğrultusunda daha güçlü olduğunu gösteren eylemler yaptırsaydı, bu, yukarıdaki durumda da geçerli olması gerekirdi.. bu sağlamlık biraz abartılı gibi.. bundan daha önce bunun insan bilincini etkilemesi biraz abartılı gibi.. acı sağlamlaştıran temel bir itki gibi görülebilir belki ama bana göre acının algısal yokluğu, acının bilinçaltını etkilememesi yani daha güçlü kılar insanı.. yapılabildiği kadar tabi.. |
||
|
||
| Aciya konu olan ne ise ona karsi nasirlastirir sadece.. | ||
|
||
| Yıllanan ağaç kabuk bağlar Gitar çalanın eli nasır tutar His kaybı doğal bir sonuçtur zaten hayatta alışveriştir - güçlenmek doğal sonuçtur.. Bence sadece acıda değil, yarar sağlayan herşeyden dolayı taviz verilir - güçlenmek hissizleşmek demektir.. |
||
|
||
| bazen iyidir his kaybı.. çevrendekiler için olmasa da kendin için iyidir... | ||
|
||
| Katılmak istemesem de, evet bazen iyidir.. İnsan yaşayabilmek için kendini dört duvar arasına hapsetmiştir misal - güven sorgusuz, sualsiz olmuyor.. |
||
|
||
| Öncelikle şunu söylemek istiyorum; hiçbir acı insanı öldürmez... Acının insanı güçlendirdiğine de inanmıyorum, belki olgunluk kazandırabilir ki buda kişinin yaşadığı acı karşısındaki tutumuna bağlı...Her insan çekilen acı karşısında aynı tepkiyi vermiyor.Bazen insanlar çok kırıcı, yıkıcı olabiliyor ya da karamsar ya da vurdumduymaz.Bazen de insanlar çok derinleşiyor yaşadıkları acılar sonucunda...Bu bir süreç ve her insan bu süreci önce kendisiyle tamamlıyor sonra da çevresine yansıtıyor... ve yaşanan acılar zamanla tanıdık gelmeye başlıyor, sanırım nasırlaşma böyle gerçekleşiyor... |
||
|
||
| Acı bu manada bir elektir aslında, kimisi tepkisel olarak çevreye yenik düşer - kimisi farklı yollar bulur. Doğal Seleksiyonun başka bir hali, tepkiselleşenler kendilerini yokediyor.. ve dedigin gibi tanıdıklaşan acılar, nasırlaşmaya neden oluyor herkeste.. |
||
|
||
| aškina eskiya Allah Allah Alisan-Asik oldum mu vuruldun mu whatever you are-u know what i mean bro.ha? | ||
|
||
bağışıklık gibi bişey bu.. hastalıktan ölmüyorsun, bağışıklık kazanıyorsun, direncin artıyor
|
||
|
||
| Her acı hakkını almalı ustanın ellerinde yazık olur o acılara sonra. Çekilen acının ne olduğunu anlamak daha da acı bence. Tekrar olucak ama Acılar çekenlere...... |
||