SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Anarşizm

Konu: Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün mü?

Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5

yuhanna 17.09.2007 21:05:25
anarşizm yerel toplulukların ve sanayi topluluklarının federal olarak yönetilesine bağlı olan bir rejimse elbette bir anarşist her şeyden önce kürt sorununa sahip çıkmalı...de bunu söylemekle orospu çocuğu demek arasındaki farkı bilmeyen adamlar meşguliyetten başka bişey değil

kimLiksiz 19.09.2007 22:48:33
yuhanna.en zor şey insanın kendine ait olanı (yada öyle sandığı) yıkıp-yakmaktır.sen kimliğine saldırırsan birinin , faşizan tavırlar yüzeye çıkacak ve yüzecektir.ama burda welat tamamen haksız değil.

gelelim senin saçmaladığın konuya yuhanna.
'anarşizm yerel toplulukların ve sanayi toplulukların federal olarak yönetilmesine bağlı bir rejim...'

bu nasıl bir atmasyon örneğidir anlayamadım.sanayi toplumu ne demektir ?
kapitalizmin doğması sanayi devrimiyle başlamamış mıdır ?

federal yapılanmalar merkeziyetçi yapılanmalar kadar baskıcı olmasa da baskıcıdır! otonomik cephelerin bir aradalığıyla , federatif yönetimin örtüşen -neredeyse- hiçbir noktası olmamasına rağmen hava gazı gibi nimetten bir algılayışı anlamlaştırmak söz konusu bile değildir.!

anarşi , bir rejim değildir.anarşi bir yönetim biçimi değildir.anarşi -izm'li gizil otoritelerin ölüm sebebidir.anarşi yaratımdır-yıkımdır.

zifir 13.02.2008 12:50:32
bu anarşitte kendini anarşit sanıyor bilmiyorki anarşizm bütün güç odaklarını bütün merkeileşmiş olguları reddeder ve bilmiyorki anarşizmin kendini savunmaya dayalı şiddet politikası olabilir buda kendini anarşit sanıyorda dünyada hiçbir zaman devletleşmemiş herzaman kırda dağda doğayla içiçe yaşamış gerçek anarşit kürtlere laf atıyor elellrine geçse hepsini öldürecekmiş kürtler bağımsızlık istemiyorlar bunu anarşist nick ini kullanana bir cevap
 

zifir 13.02.2008 12:53:18
bir kere kürtlerin bir devlet istediklerini kimse iddia edemez eeeeeeee o zaman demokratik cumhuriyet projeleri nerde kaldı yada neden ısrarla anadilde eğitim istiyorlar bunu kuracakları devlette daha iyi yaparlar onlar sadece kendi yaşadıkları bölgelerde kendilerinin kendilerini yönetmesinin istiyorlar bunu dünyadaki bütün halaklar topluluklar etnisiteler hata her alandan bütün gruplar ister

zifir 13.02.2008 12:54:16
bu yaşam içerisinde insanların istedikleri ve isteyecekleri en doğal şeydir bunu görmeyenler yada görmek istemeyenler devletle yaşayanlardır

deliçocuk 13.02.2008 15:12:04
mümkündür anam mümkündür.. hemde ortadoğunun bu ideolojiye en munasip halkıdır...

lavuk 13.02.2008 15:58:46
hep derler tarihte kürtler hiç devlet kurmamış,belkide anarşist olduklarından devletsiz yaşamayı tercih etmişlerdir.hıı olabilirmi?
 antitez:kürtlerin devlet kurmasına müsaade edilmemiş ama kürtler hiç bir zaman buna sesiz kalmamış bu idealdan vazgeçmemiş, sürekli ayaklanmıştır.buda kürtlerin anarşist olduklarını göstermezmi.? hı değilmi?

kopil118 13.02.2008 16:13:27
anarşizme nereden baktığınız, kürtlere de nereden baktığınız veya bakmadığınız önemli. Kürtler hiçbir zaman haksızlığı kabul etmemişlerdir, buna karşı savaşmışlardır, dünyada en iyi savaşan on toplumdan biridir. Ama hep haksız duruma düşmüşlerdir. Çünkü onlar saftır, saflıkları güçlerini hoyratça kullanmamaktan geliyor.Eğer onlar da bazı barbar devletler gibi savaşsaydılar, yıkıma karşı olsalardı bu gün kürdistan kurulabilirdi. Saddam onları imha edebilmek için kimyasal attı ama onlar saddamı ipe götürmediler yine onun halkı götürdü. Onlar belki saddamı affetmemişti ama onun ölümüne de araplar gibi sevinmediler. Çünkü onlar insanca yaşamaktan başka hiçbir zaman devlet kurma ideailini faşistçe kabullenmemişlerdir. Şimdi de bu böyledir. ÇÜnkü faşizme en büyük cevap da anaşizmdir bir yerde...

gobilibozo 13.02.2008 16:48:16
Neden kürtler anarşist ruhlumudur?

gobilibozo 13.02.2008 16:53:39
Kopil söylediklerinden kürtlerin isyankar bir ruha sahip olduğunu çıkartabilirmiyiz?

Saflıkları onların dış mihraklar tarafından rahatça kullanılabilmelerine sebep teşkil etmişmidir?

Faşizmin en büyük cevabı anarşizmdir... Sebep?

Anarşizm sorun üretir cevap değil...

13.02.2008 18:25:49
Anarşizm in Kürtlerle ne ilgisi var? Hayır Türkler le ne ilgisi var? Laz ile, çerkez ile, o etnik grup ile, bu etnik grup ile ne ilgisi var? Ne zamandan beri belli bir kültüre dair milliyetçi anarşizm olgusu ortaya çıktı? Sosyalist örgütlenmeler diktatör devlet hegemonyasının olumsuzluklardan biriyle mücadele amacıyla bu hegemonyadan dolayı baskı gören etnik kültürleri devlete karşı ajite etme stratejisi güdebilir,ancak onun gayesi kapitalist devlette oluşacak güven bunalımına dayalı bir halk ayaklanması yardımıyla iktidarı ele geçirmektir.
Oysa anarşizm bu noktada sosyalist görüşün hiç bir teorisini benimsemez. Anarşistler için devlet kadar kültürlerin ırka dayalı ayrımları da yapaydır. Anarşizm kültür farklılıklarının üzerinde durmaz onları olduğu gibi eşit kabul edip, gerekirse baskıcı gelenek ve inançlar bireylerin özgür iradesini yok sayıyor ise tümünü yıkmayı hedefler. Bin yıllık planlar dahilinde aşamalı ayrılıkçı hareketleri değil topyekün bağımsızlığı destekleyip bunda ısrar eder.

Bir Türk anarşizm i Kürt anarşizm i, İngiliz,Yahudi, Amerikan anarşizm i diye bir şey sözkonusu olamaz. Anarşizm insana dayalıdır ırk ve kültürü sadece insanın yaşam biçimi, iktisadi koşulları, üretim biçimi ve geleneklerinin dolaysız sonucu olarak görür. Olgulara milliyetlerin ve kültürlerin dar çerçevesinden bakmak ise otoritenin dayatmasına karşı lokal olarak örgütlenmiş aynı politikanın, antitez gibi görünen fakat pratiği aynı olan bir başka yansımasıdır.

Hakim kapitalist otoritenin ulusun değerlerinden, kültürünün güzelliklerinden bahsederek insanlığı kendi bayrağı altında asimile etmesi ile, sol ortodoks mantığı ile sosyalizm bayrağı altında ezilen kültürlerin merkezinde yeni bir devlet örgütlenmesi için yaratılacak etnik ayrımları da otoriter politika olarak görür. Sonuç olarak insan üstü ülkülerin tamamı otorite yanlısı ortak inanç dayatmalarıdır ve temelini tarihsel gericilikten almışlardır. Bu yüzden anarşizm sosyalizm i; faşizm,ümmetçilik,ve kapitalizm den ileri görse de gerçekte gerici bir örgütlenme biçimi olarak değerlendirir. Sosyalizm in sözde işçi sınıfını ve emeğini yücelttiği kızıl bayrağı da dahil yeryüzündeki tüm bayrakları reddeder. Onların sembolik varlıklarının bile zihinlerde insanın özgürlüğüne vurulmuş zincirler olduğunun bilincindedir. Anarşlizm in bayrağı diğer tüm bayrakların ve sembollerin yakılmasının gerektiğini düşündüğünden, onların arasına girdiğinde üzerinde  akılda kalıcı hiç bir iz bırakmayan simsiyah bir bayrakla çıkıp bu yapay değerler ile alay ederek kendini gösterir. O yüzden böyle bir başlığın sosyalistlerce ya da ırkçılar tarafından yaratılmış bir savaş için malzeme amacıyla açıldığının da farkına varır. Buna tepki olarak etnik farklılıklarını üstün özellik olarak görmeye çalışan ezikmiş etnik kültür bireylerinin kendilerini anarşizm e daha yakın ve ilerici olarak görmesi de başka bir çelişki unsurudur. Çünkü ezilen sınıflar faşizmin bayrağı altında demokrasiye karşı tutumun ötesinde bir tehdit unsuru olarak görülüyorlar ise bunun nedenlerinden biri de toprak mülkiyetine bağlı aşiret yapısının ve devlet eliyle desteklenen illegal örgütlenmelerin devamıdır. Bu noktada herhangi bir halk ın diğrlerinden daha çok anarşizm e yakın olduğu söylenemeyeceği gibi, daha uzak olduğu da söylenemez.

Bir Kürt bireyi Anarşizm e kendini yakın hissettiği anda, dil e,inanca,ırk a, tarihsel geleneklere bağlı  olan kendi kültürünü de reddetmek durumundadır. Türkiye açısından ise feodal bağları görece daha katı olan ve tüm isyanlarına rağmen,ana,ata, gelenek gibi olguları reddetmekte zorlanan bu etnik sınıfın daha anarşist değil,tam tersine hakim devlet faşizminin kendilerini reddi dolayısıyla oluşan tepkinin yardımıyla daha devletçi ve ulusal bir kimliğe uygun oldukları söylenebilir. Ne kadar duygusal arzu ve hayallerle kendilerini öyle görmek isteseler de Kürt halkının diğer halk lardan daha anarşist ruh taşıdığı söylemi hem anarşist pratik ile bağdaşmaz,hem de teorik açıdan koşullarının buna daha az müsait olduğu söylenebilir. Hem Kürt olmakta ısrar edip, hem de anarşist olunamaz. Anarşizmin manası yak yık yoket değildir çünkü. Bir anarşist in etnik kimliği yoktur onu reddeder. Onun kültürü insana dairdir bayrağa bağlanamaz. Her türlü ulus u, devleti reddetmektir anarşizm. Eğlencelik,sözde kahramanlık, yıkıcılık değildir. Hiç bir gelenek ve ulusal politika ile bağdaşmaz. Eşkiyalık ile anarşizm de farklıdır. Anarşistler devleti kendi ulusal kimliklerinin kabulü için değil insanlık adına reddederler ve yeni bir devlet istemez,o devleti görece iyileştirmeye çabalamazlar. Çünkü devlet varlık olarak olumsuzdur otoriter kimliği dolayısıyla.

Anarşizm için kimin devleti sorunu yoktur, devletin her türlüsü varolan sorunların yaratıcısıdır. Bu noktada kendi kimliğini öte bir anlamda gören onu savunmak için üstün özelliklerini haykırmaya çabalayan her türden milliyetçi unsurun da anarşizm açısından faşizm e daha yakın durduğu söylenmelidir. Çünkü anarşist pratik belli bir etnik dayatmanın hiç bir şekilde bu etnik unsdurların yaratıcısı olan devlet anlayışını yok edemeyeceğini bilir. Bu noktada sosyalist pratiğin hilekar "sınıf bilinci" dayatmasını da gerçeklerden uzak bulur. Birilerinin kendini akıllı varsayıp diğerini yönettiği her şekil yönetim otoritedir, otoritenin de iyisi kötüsü olmaz.

Bu noktada da Kürt lerin anarşizm ile dansı mümkün değildir iki nedenden.
Birincisi ana nedendir. Bu ise Anarşizmin milliyetçiliğe de karşı olmasıdır onun yapay olarak yaratıldığını bilerek. Sosyalistlerin ajitasyon başarısızlığı da bu noktada budur zaten. Hem ulusal kimlik farklılığı varolan yerel bir devlete karşı örgütlenip, hem de sosyalizmin hedefi olan devletin reddi bir arada olmaz, bunlar birbirinin tersidir. Ulusal kimliği sahiplenmek anarşizm in zıttıdır. Zaten sosyalist örgütlenmeler içinde yer alan anarşist kişilere karşı en fazla tepki de feodal bağları nedeniyle ezilen etnik grubun üyelerinden gelmekte, sosyalist ajitasyon stratejik nedenlerle bu tür feodal anlayışlara etnik militerliği beslemek adına prim vererek gericiliği sosyalizm içinde örgütlemektedir. Bu da sosyalist anlayışın bindiği dalı kesen alışılmış stratejik kısırlığıdır. Alternatif Devlet kurmak isteyen bir anlayıştan da daha fazlası beklenemez.
İkinci neden ise hakim devlet tarafından ezilmiş yok sayılmış bir kültürün, hali hazırda kendini ifade etme yolları ararken ulusal kimliğine kavuşmadan önce milliyetçi kimliğini reddedebilmesinin imkansız oluşudur. Bugün için bir Kürt e "Kürt diye birşey yoktur, milliyetçi devlet örgütlenmeleri vardır" demek resmi görüşün fikri gibi algılanmakta,aslında anarşist pratik açısından tüm kültürlerin ve onların devletlerine söylenen bu söz algılanmamaktadır. Ezildikleri için Kürt ler savunma psikolojisi içinde hakim kültürün faşizmine tepki olarak onunla mücadele edebilmek adına ondan daha inatçı ölümüne milliyetçiler doğurmaktadır. Bu ise,birbirini besleyen bir unsurdur ve kapitalizm vasıtasıyla emperyalizm in en önemli silahlarından birisidir. Etnik kültürlerdeki farklılıklar dolayısıyla onları karşı karşıya getirip demokrasiyi geciktirmek. Bu oyunun piyonlarından biri de maalesef başarısız sosyalist örgütlenmelerdir. Örneğin bu ülke için düşünürsek, eğitimli bir Türk mecburen asker olmakta iken eğitimli bir Kürt özgürlüğü için dağa çıkıp savaşması gerektiğini düşünüp milliyetçi bir savaşın karşı tarafında pratikte aynı zihniyet dolayısıyla savaşmak zorunda bırakıldığını algılayamayabilir. Pratik açıdan varolan devletin onun varlığını tehdit etmesinin bir önemi yoktur. O kültürel bağlarına bağlanmak zorundadır. Eğer işgal altında olan bir Türk kültürü olsaydı kendini ifade edebilmek için bugün sorgulayabildiği bazı dini ve geleneksel bağlara daha sıkı sarılacağı gibi. Bunun örneklerini de gittiği ülkeye ve kültürüne birey olarak entegre olamamış gurbetçi Türklerde görebiliriz.

Başlığa konu olan yazıda da görüldüğü gibi başlığın amacı Kürt kültürünün kafasını daha da karıştırmak olup, amacı onun altında yorumda bulunan ve kendini anarşist sanan faşist ile aynı sonuca hizmet eder. Bir yandan sosyalizmi basamak gören, bir yandan Kürt halkını kahramanlık çağlarına özgü nitelendirmelerle diğer halk lardan ayıran ve teninin rengi ile işaretleyerek "esmer halk" demek suretiyle ulusal bir kökene mecburen bağlayan sözkonusu yazı, ünlü anarşist yazardan yaptığı alıntıyı etiket mahiyetinde göze sokmak suretiyle de kendi sözde tutarlığının propagandasını yapmaktadır. Oldukça kafası karışık olan yazarımız, her tarafın devletlerle sarıldığı ve bunların birbiri ile hatta aynı kültürden olsalarda savaştırıldığı bir ortamda Kürt anarşizmi çağrısı yapan komik bir tiyatro sergiler. Bu çağrısı ise pratikte Kürt halkını apolitikleştirme amacına hizmet etmektedir. Ancak her ne kadar Kürt mücadelesi zaman zaman, anarşizm açısından ulusalcılığa yani milliyetçiliğe kaydığı için olumsuz nitelendirilse de ve sosyalizm için iktisadi ve sosyal nedenlerle hedef bir kitle olsa da Kürt ulusu oluşmadığı için Kürt halkı sahipsiz konumda kalmış ve bu nedenle kapitalist çelişkileri henüz tam olarak iktisadi açıdan fark edememiştir.
Marksist ideolojinin mekanik bir bakış açısıyla ezilen bir insanın hayatta kalmak için bu durumun bir miktarını da kabullenmek zorunda kalan psiko-sosyal yapılar kazandığını bilmediği ya da uygulamada önemsemeyip salt ideoloji ile kafaları doldurduğu için her karşı devrimci,ümmetçi,ulusal,nasyonal devrimde şaşar kalır. Sebebi politik oyunlara, halkın alıklaşmasına falan bağlayıp işin içinden de çıkar.
Oysa tüm devrim hareketleri faşist baş kaldırıları ateşlemiştir binlerce yıldır ezilen halk lar bu unsurlara daha sıkı sarılma noktasında otoriter yönetimlerce ehlileştirildikleri için.
Kaldı ki şu anda Kürt halkı ulusal kimliğini tamamen reddedecek olursa, diğer militarist devletler eliyle asimile edilecektir ya da buna direnir ise katledilecektir. Zamanında feodalizmi bile tanımayan ilkel ve özgür halklar feodalizmin kölesi yapılmıştır. Ancak Kürt ulusunun içinden kendi burjuvasini yaratmadan binlerce yıldır esareti altında kaldığı feodal zihniyetini terketmesi mümkün değildir.

Öyleyse söz konusu anarşizm ise burada Kürt yoktur. Türk de yoktur. Hiç bir milliyet yoktur. Anarşizm bunların zıttıdır. Dolayısıyla anarşist pratik iktidar savaşlarının neden olduğu çelişkileri gösterip her türlü geleneksel bağ a karşı mücadelesini bu tür unsurlara ihtiyaç duymadan sürdürecektir. Stalin gibilerin ütopik bulduğu bu tutum onların doğal tepkisi olmakla birlikte, "gerçek sosyalizm" düşüncesinin "gerçek şeriat", "gerçek Din" ile aynı şekilde değerlendirir. Milliyetçilik, devletçilik,sosyalizm,ümmetçilik,etnik milliyetçilik vs ve bir halkın diğerine özgünlüğü gibi duygusal travmatik çıkışları da aynı global tarihsel otoriter anlayışların türlü yansımaları olarak görür. Kropotkin, Bakunin, Stirner, Proudhon gibi teorisyenlerin ve bu teoriyi pratiğe geçiren eylem adamlarının çerçevesini çizdiği ve sosyalist düşüncenin nihai hedefinin aşamalı olarak devlet vasıtasıyla olamayacağını öne süren Anarşist düşüncenin ideolojisi bu şekil bir antiideolojidir. Koşulların kimini kullanmak için kabul etmenin o koşulları doğurup yineleyerek sürdürdüğünün bilincidir.

deliçocuk 13.02.2008 18:43:15
ulusal bir dewlet isteyen bir halkın tamamı değildir... konfederalizm anarsizme geçis noktasının temel yapı taşlarındandır...

bir örügütün bir partinin bir siwil toplum kuruluşunun istemi tüm  halkın istemidir  diyemeyiz ki bu bireyi yok sayan anlayısın ürünüdür...ewet anarsizmin türklüğü kürtlüğü veya başka bir ırkı olamaz... bu noktada we bir çok noktada haklı olabilirsin...ama mumkun değil gibi kesin bir diille konuşma anarsist we o halktan olan bireyleri gözü kapalı yok sayman demektir... ki bu doğru değildir... güçlenen anarsist bireyler öncü konumuna geldikleri  işçi ve köylü örgütlenmelerine gittikleri zaman değil sadece bu halk bir çok halkın ideolojisi olabilir anarsizm...

13.02.2008 19:07:55
İnsanın doğuştan bir etnik kimliği yoktur. Faşizmin neden olduğu bir kültürün reddi ile anarşist pratiğin söylediği millliyetçi kültürlerin yapay olduğu söylemi birbirinden ayrıdır. Sen bu söylemin ile Kürt varlığını diğerinin bakış açısına tepki olarak söylüyorsun. Ancak, eğer Kürt varlığını ırkına dayalı olarak varsaymaya çaslışırsan Kürt realitesi ırk temeline indirgenir ki o zaman kültürlerin birbirine karşı dayatmasına karşı da bir eleştiri getirilemez. O zaman Türk devleti var da Kürt devleti neden kurulamamış denilmek suretiyle faşizm e olanak sağlanır ki bu durumdan da en çok Kürt kimliği zarar görür. Eğer konu anarşizm ise ona uymayan karşıt olan, ırk a dayalı milliyetçilik olgularının reddi mümkündür, mümkün olmayan hem anarşist hem milliyetçi olmaktır. Sen kimliğinde Kürt yazmıyor oluşunu bunun reddini sorun olarak görüyorsun, çünkü zorla Türk diye dayatıldı. Ama ben Türk yazmasını bir avantaj olarak görmediğim gibi, global açıdan Türk olmanın da faydasına inanmıyorum. Devletlerin dayatmacılığı ve sömürüsü ile o devleti oluşturan bireylerin yaşam biçimleri ayrı şeylerdir. Ben Kürt diye birşey yoktur Türk vardır demedim, her ikisini de aynı değerlendiriyorum. Evet Halk ların ideolojisi olabilir anarşizm, ancak bir halk ın ideolojisi olursa onun adı niyetinden bağımsız olarak sözde yüksek ülkülere bağlı bir faşizm olur. Pratikte sonuç aynıdır. İnsanın, kültürün reddi değildir anarşizm onları kapsar ve birbirlerinden ayrı görmez. Diğer türlü düşünceler isteseler de istemeseler de nihai sonuç olarak ırk a dayalı faşizan anlayışlara dönüşür. Çünkü Türk kültürü de tarihi süreçlerle oluşmuştur yapay değildir o açıdan. Ancak o tarihi süreçler geçmişin gelenekleriyle biçimlendirildiği için insan ortadan kalkmış devletler oluşmuştur. Bu noktada yok saymak söylemin duygusaldır, benim söylediklerim ile bir ilgisi yoktur.

deliçocuk 13.02.2008 19:28:36
Bu noktada yok saymak söylemin duygusaldır, benim söylediklerim ile bir ilgisi yoktur....

tamam oyle olabilir... olsun diyelim... bende sunu iddia ediyorum ortadoğu topraklarına anarsizmi asama asama kürt halkı getirecektir... çünkü kürtler arasında sınır ,azınlıkta bulunan barzanici ve talabanici diye tabir edilen küçük bir kesim tarafından sawunulmaktadır... kürt halkı hiç bir zaman (aşırı şiddete maruz kalmadıkları donemi kastediyorum) sınırla yüzgöz olmamıştır... ne zamanki kendilerini inkara gidilmiş dillerini kültürleirne warlıklarına zulüm artmış o noktada ayaklanmış ve isyanlaşmışlardır...ki bu doğanın gereği en temel haklarıdır...kaç halk wardırki parçalara bolunduğu halde dilini unutmamış... doğayla bu kadar barışık...kürtler dünyanın en temiz halklarından biridir... we buna da milliyetçilik diyebilirsiniz... meksikalıları ne kadar sewiorsam kürtleride o kadar sewiyorum... we bu halklar dünya görüsünde bence temel alınmalıdır... latin amerika halkları ve kürtler... insan ve doganın bileşkeleridir bunlar...

13.02.2008 19:42:24
Ben de bu bakış açısını çok ileri derecede duygusal ve de faşizan buluyorum işte. Söylemlerin iktisadi süreçler ile, yaşam biçimi ile ve geleneksel durumların hiçbiri ile bağdaşmıyor maalesef. Sanki göçebe kızılderililerden, amazon yerlilerinden, afrikanın henüz uygarlıkla bütünleşmemiş,mülkiyete geçmemiş kabilelerinden bahseder gibisin. Ayrıca sen de dahil Kürt insanlarında yukarıda saydığım nedenlerle feodal anlayışa, ataerkil geleneklere çok daha kökten bağlılıklar gördüm ki bu da senin söylemlerinin pratikte tam tersi olduğunu gösteriyor maalesef.


Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5