SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Anarşizm

Konu: Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün mü?

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5

neçayev 23.04.2007 21:03:56
--------------------------------------------------------------------------------
Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün mü? -  Ramazan Kaya
 --------------------------------------------------------------------------------
Kürtler evrensel bir hakikate yaslanmadan da meydan okumanın mümkün olduğunu keşfedecek bir tarihsel uğraktan geçiyor. Temsil ettiği veya ettirildiği bütün politik referans noktalarının ve hareketin bileşimlerinin iktidara hızla eklemlendiği bir konjonktürde yeni bir siyasal eksene ihtiyaç duyulduğu her Kürt için artık aşikâr. Tarih kimileri adına bir siyasal yanlışlar toplamıdır ne de olsa. Geçmişin ve örgütlenme biçiminin köklü bir sorgulanışından doğacak alternatif bir radikal politik ufka yelken açmanın toplumsal zemini şimdilik mevcut. İktidara yöneliş her şeye rağmen iktidar dışında kalmayı doğuruyorsa, umutsuzluğun girdabından tekil özgürlükler ırmaklarına küçük kulaçlar atmanın tam zamanıdır. Türkiye tarihinin en politikleşmiş siyasal öznesi olan bir halkın içkin anarşik coşkusuyla bu yorgun topraklarda özgürlüğün ve devrimin kara bayrağına dönüşmesi "aleyhistanda güçlü bir lehçe" yaratabilir. Örgüt ve partilerin katı hiyerarşik atmosferinde hiçleşmiş militan benliklerin ertelenmiş sosyallikleriyle buluşarak, devrim ilişkilerini gündelik hayatlarının hücrelerine yedirerek oluşturacakları bir siyasal kalkışmadan anlamlı sonuçlar beklemek kuvvetle muhtemel. Feodal ilişki ağının hükümranlarından kurtulmadan Marksist önder ve öncü kadroların mutlak otoritesini içselleştirmek zorunda kalmak, özgürleşme mücadelesine kalkışan Kürt bireyinin yaşadığı en büyük talihsizlikti belki de. Her türlü stratejik ve taktik politikanın önceden belirlendiği, anlam ve yaratıcılık potansiyellerinin dondurulduğu, iktidarın dil ve davranış kodlarının örgüt disiplini adı altında yeniden üretildiği bir politik iklimden çıkmış bezgin ve savruk kimliklerin, özgür öznelere dönüşmesi elbette kolay değil. Ancak yaşanan deneyimlerin neyin istenmediği konusunda kalıcı -yaşanan- bir bellek ve bilinç yaratmış olması potansiyel bir kazanım olarak görülebilir. Kürt siyasal hareketinin içinde debelendiği bütün açmazlara karşın, hareketin yıllarca temsil ettiği sosyalist seküler kültürün daha özgürlükçü temellerde yeniden inşa edilmesi ve dönüştürülmesi tahmin edildiği kadar zor gözükmemekte. Politik söylemin "demokratik cumhuriyet veya demokratik konfederalizm" gibi argümanlarla iyice bulanıklaştırılması, hoşnutsuzlukların veya ikircikli ruh hallerinin gittikçe siyasal bir şizofreniye dönüşmesi kendi mecrasında dipten gelen özgürlükçü ve anti-otoriter akıntılar yaratmaya gebe. Ulusal Sorun ekseninden uzaklaşarak, tekil ve ötelenmiş sorunların analizine dayalı taleplerin dillendirilmesi ve çoğaltılması tarihi öneme sahip sonuçları da beraberinde getirecektir. Devletsiz, sınıfsız, cinsiyetçi ataerkil kültür kalıntılarının eritildiği, ekolojik yaşamla dengeli bir siyasal organizma her muhalif Kürdün yaşattığı bir ütopya olmasına karşın, toplumsal ve bireysel karşıtlıkların örgüt ve parti pratikleri aracılığıyla totalleştirilmesi, farklı inisiyatif ve temsiliyetlerin bastırılması - ötekileştirilmesi yaşanan krizin ana temelini oluşturmakta.

Çözüm ne ortodoks totalleştirici ideolojilere sarılmakta ne de burjuva demokratik cumhuriyetin uslu vatandaşı olmayı kabullenmekte yatıyor. Geçmişin toptan reddiyesi kolaycılığına itibar etmeden de "şimdideki gelecek"i örmek mümkün. Ulus-devlet projesinin tarihsel dayanaklarını yitirdiği günümüz küresel denkleminde siyasal ve kültürel reformlar talebiyle verili iktidara eklemlenerek bir alt-ulus kategorisi olmayı onaylatmak Kürt bireyinin çelişkiler yumağına dönüşen sorunlarına çözüm gücü üretmekten uzak bir rotadır. Modern uygarlığın üzerinde temellendiği değerlerin aşılması yönündeki sorgulayışların tavan yaptığı bir çağda, endüstriyel gerilik gerekçeleriyle bir ulusu modern toplumun hâkim modellerine uyarlama (cenderesine sokma) yönlendirmeleri tarihi yenilgiyi derinleştirmekten öteye gidemez. Toplumların gelişim aşamaları ve gelişim çizgilerinin farklı olduğu göreceliliğinden hareketle Kürt coğrafyasının özgül sorunları çerçevesinde her türlü hiyerarşik ve otoriter örgütlenme modelinin reddiyesiyle (önderliklerin programlarına gereksinim duymadan) farklı bir toplumsal ve siyasal organizma inşa etmek, Ortadoğu’nun kanlı tahakkümcü tarihinde neden bir kırılma veya kopuş yaratmasın? Her Kürt öznenin tekil krizleri ekseninde oluşturacağı özerk ve esnek örgütlenmeler ağıyla iktidarın altını oyacak bir radikalizmi beslemesi hayatın tüm veçhelerine yayılan bir dönüşümün –sıradan/gündelik hayatın tüm cephelerinde açılacak bir savaşımın– fitilini ateşlemek olur.

Peki nasıl? Bu soruya karşılık verecek olan kendi kaderini kendisi tayin edecek olan Kürt bireylerine düştüğü ön kabulünden şaşmamak kaydıyla bazı siyasal ve etik önermelerde bulunmayı özgür bireyselliğin bir hakkı ve gereği olarak görmekteyim yalnızca.

Bir an şöyle bir hayal kuralım birlikte. Hiçbir Kürt gencinin askere gitmediği, Kürt çiftçilerin ürünlerini devlet ofislerine vermediği, Kürt vatandaşların oylarını hiçbir iktidar partisine vermediği gibi bu tip partilerin başkanlığına ve temsilciliğine soyunmadığı, vergi vermeyip kendi coğrafyasının bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sivil direnişlerle el koyduğu bir coğrafyada hangi iktidar işleyebilir? Güzel bir ideal ama mümkün değil seslerini duyar gibiyim. İdeallerini anlatan bir İspanyol anarşiste dinleyicilerden biri güzel ideallerin var ama gerçekleşmesi mümkün değil sözüne karşılık İspanyol anarşistin verdiği cevap çok manidar: peki şu an mümkün olan şeyler çok mu anlamlı?

Mümkün olan şeylerin veya mümkün kılınmaya çalışılan şeylerin hiç de anlamlı olmadığını Kürtlerden daha iyi bilen veya yaşayan bir Ortadoğu halkı olmasa gerek. Tarihi boyunca devlet kurumsallaşmasını kendi ulus kimliğiyle yaşayamamış, bağrından yüzlerce eşkıya ve kendiliğinden gelişen isyan çıkarmış, her dem doğanın kucağında bir yaşamın izini sürmüş savaşçı ve direniş geleneği güçlü yıkıcı bir halk olmayı becermiş "doğal anarşist kürtler"in, öğretiler ışığında bir anarşizme göz kırpması - muhalif bir çığlığa dönüşmesi tarihin bir ironisi olmaz sanırım. Kürt ulusunun farklı çıkar, sınıf ve karşıtlıklar içeren homojen bir kategori olmadığı, ulusal kimliğin kurgusal –idealleştirmelere açık bir söyleme dönüştürülmesinin yaratacağı siyasal arızaları tarihten öğrendiğimiz derslerle unutmadan kitlesel öfkenin isyan süreci içinde yaratacağı sonuçları öngörmek de mümkün değildir. Teolojik düşüncenin bir uzantısı gibi görünen toptan kurtuluş projelerine bel bağlamadan, kadınların, gençliğin, sokak çocuklarının, köylülerin, metropollerde tutunamayan mağdur Kürt bireylerinin kendi cephelerinde özerk örgütsel yapılarla sivil itaatsizlik ve direniş kültürünü kitleselleştirmeleri, yıllara yayılan askeri savaş sürecinden daha kalıcı kazanımlar yaratabilir. Bir zamanların meşhur sloganı "Devrim hemen şimdi!" ortodoks ezberimizi bozan bir yaşamsallık kazanabilirse yeni bir siyaset dilinin şemsiyesi altında anlaşabilmek ve paylaşmak daha kolay olacaktır. Leninist örgütlenme ve önderlik modelinin Kürt siyasal hareketi süresince yarattığı tahakküm kültürünü ve tahribatları görmek için, sayıları her geçen gün artan hainler(!) aritmetiğine bakmak yeterli. Hain bütün yalnızların en yalnız olanıdır, çünkü doğrularının betonlaşan bu siyasal ve ahlaki kuşatılmışlıkta bir yankısı yoktur. Farklı her söylemi ve ayrıksı duruşu marjinalleştiren politik kültürümüzle yüzleşmenin zamanı gelmedi mi hala? İktidarı, Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri veya polisiye aygıtları olarak belleyen bir bilincin kendi muhalif dünyasında yarattığı su geçirmez iktidarını görmesi elbette mümkün değildir. Cioran'ın "En büyük zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar" sözü sakın biz Kürtler için söylenmiş olmasın. İktidar elbette ki bir ilişki ve davranış düzeneğidir ve gündelik yaşam pratiklerimizde kendini yeniden üreten bir olumsallığa sahiptir. Karşıt güce göre konumlanmak zamanla karşıt gücün dil kodlarıyla belirlenmeyi ve düşmana benzeşmeyi kabullenmektir. Devrim bir karşıt olma kültürü değil dışında kalmak ve alternatif yapılar üretmektir.  "Devrim'i satın alamazsınız Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzda ya hiçbir yerde değildir"..(1)

Son olarak yaşamı siyasallaştırmak yerine siyaseti yaşamsallaştırarak, hayatın tüm veçhelerine nüfuz eden anti-otoriter bir kültürün kök salmasına ivme katarak, dil ve davranış kodları dönüştürülmeli ve bu dönüşümden doğacak bir anarşist etikle yeni bir dünya tasavvur etmek temel kalkış noktamız olmalı. Tüm toplumsal problematiklerin eşdeğer olduğunu ve hiç bir çelişkinin merkezi rolünü kabullenmeden, sorunların hiyerarşik hale getirilerek bazı taleplerin ötelenmesini beslememek de etik duruşumuzun önemli bir parçasını oluşturmalıdır. Her siyasal doktrine yıllarca kadro ve kitle desteği sunmuş bu esmer ulusun anarşist seslere kulak kabartması bu labirentten çıkmanın kapısı rolünü oynayabilir.

Anarşizm, tarihin Kürtlere son özgürlük çağrısı ve imkânıdır.

  -------------------------------------------------------------------------------------------
(1)Ursula K. LeGuin - Mülksüzler

www.anarkotopya.com

jeffrey 11.07.2007 22:08:00
tarih boyunca sadece 1 yıl canlı kalmış devlete sahip ırk;ben olsam anarşistim derdim,bahane olabilir bu.
kürtlerin şu anda yaptığınınsa anarşizmle alakası yok.anarşizm belli bir kökeni kapsayamaz,terim olarak değil de tek bir eylem için bile adı koyulmuş bir topluma mal edilemez ki zaten kökenin varlığını kabul etmez.

ANarCh1st 25.07.2007 13:34:19
Kürt ve Kürt Topluluklarını , Bırakın Anarşist saymayı Onların hepsini bi yere toplasalar dünyanin en büyük katliamını yapardım her ne olursa olsun

eczacı 25.07.2007 13:41:14
o zaman nickin niye faşist değil de anarşist... ancak faşistler böyle bi şeyi yapar...

ANarCh1st 25.07.2007 13:48:22
bildiğin gibi o adamlar da "faşist" hergün 10larca askerimiz ölüyor Onlar sayesinde her neyse tartışmıycam seninle ama Şunu soyliyim RASH'a Kalkma zamanı !
Sayın , yeni Millet vekiLimiz Sebahat tuncel Ceza Evinden adayLıgını koyuyor Millet vekilliğine ve Turkiye Sınırları içinde yetişip büyüyen bütün Kürt ve Kürt topluluklarını Oyunu Sebahat tuncelden yana Kullanıyor..
Sebahat Tuncel Kimdir ?
Kimmidir Bundan 1 Kaç Sene önce Pkk Terör Örgütü ile birliklte Çalışıp Pkk'ya yardıma yatakLıktan içeriye giren  bir vatan hayinidir Sevgili Ülkemiz Şuanda hem dışardan hep içerden feth edilme aşamasında iken bana burda Kürtleri savunma!

eczacı 25.07.2007 13:55:44
ben de tartışmayacağım ama şunu söylemek istiyorum sadece terörün ırkı, topluluğu, milliyeti falan olmaz... ve herkesi bireysel değerlendirirsin, yani öyle olmalı.... katliam da insanlığa sığan bi olay olmasa gerek..
kimseyi de savunduğum yok....

ANarCh1st 25.07.2007 13:55:55
ama demek istediğim biz onları katletmez isek Açık ve net şekilde içten içe feth edilicez. yakındır saygılarımı sunarım

25.07.2007 18:32:23
abi siz bu anarşizmi TSK'lı denyoları destekleme ve büyütme organı gibi birşey olarak mı düşünüyorsunuz ?
kürtleri öldürürmüş ?
ulen seni allaha havale ediyorum(düşün yani,belki de olmayan birşeye).

anarşi ne zamandır "askerlerimiz ölüyor" diye pkk'ye kin duymaya başladı.
evladım , toy insan, "v for vendetta"yı izleyip anarşist olunmuyor.

kime nefes tüketiyorum yahu ?
gül geç Smiley laugh

düşünebilme eksikliğine de tilili tili tlil li..

UGraSHAMAN 25.07.2007 18:38:08
hakkaten çok komik bi anarşist miş bu Smiley
valla dedemde anarşist olmasın benim Smiley

turrican 25.07.2007 18:39:22
kürtlerin anarsizm istedigini sanmıyorum bas bas bagımsız kürt devleti diye bagırıyorlar buyuk ıhtımallede kuracaklar devletlerini.
zaten anarsızmı topluluklar ıstemesin tekil olarak kalsın herkesin anarsizmi kendine Smiley

25.07.2007 18:45:20
birşeyler de ekliyeyim bari sevgili ulu anarşistim;
senin savunduğun ülkeni yerle bir etmek isteyen biri yani "her devleti katil ve terörist"olduğu söyleyen biri olarak sebahat tuncel'e laf söylemek sana düşmedi derim.
189.000 oy almış biri.o koruduğun tsk'nın g*t oluşunu gösteren bir sayıdır.
hey yavrum hey...

ekin 25.07.2007 19:11:27
halt etmişsiniz.. ütopist sen kendini anarşist olarak görüyorsan sürü pisikolojisine dayalı laflarını, nitelemelerini bırakırsın! zira anarşistleri olmayanlara oranladığında çoktan iflas etmiş sayarsın o zaman.. TSK'ya desteksiz odaksız laf yok! hele ki cezaevinden milletvekili olma durumunun rezaleti eşliğinde.. hoş başbakan da cezaevinden çıkma ya...

ölen askerlerimizin ağıdını tutan anarşist arkadaşın arkasındayım; tabi bir kürt olarak beni de dahil ettiği toplama kamplarını saymazsak laugh yahu bu ülkede DEVRİM yapıldı zaten! devam ettirmek ileriye götürmek isteyenlerin dışında kösteklemek isteyenleri kınıyorum falan filan.. dediğim gibi 180.000 oyun sürü rahatlığıyla TSK'ya çatan zihniyetin nüfus bazında oranı ne ki hala övünerek, ben anarşistim diyerek devam edebiliyor anlamıyorum!! HÖST ise önce size HÖST!!!

rojin8 25.07.2007 19:29:23
ekin arkadaş sen bunun anarşist oldoğunumu zannediyorsun?
tsk'nın suskun olduğunu sakın ola aldanma?
böyle zirzoplar çıkar sonra ben nasıl bi bok yedim diye kendi kendini hipnoz eder?
savaş varsa askerde ölecek ,terorist denen mahlukatlarda ölecek,vatandaşın anası bellenecek bütün doğallığıyla.?
189.000 oy bence çok az?baby seans tahminince 240.000 oy almıştı ama mebus olma şansı olmadı?
birde merak ettiğim forum ajanmı yoksa liderliğemi oynuyor?
cevap verme hakkı olan varsa versin?
ayılık hakkımı kullanmak istiyorum.?
hayvan bile gördüğünü ezberler ona göre tedbir alır ikinci seansta,biz kaçıncı seanstayız.?

ekin 25.07.2007 19:45:01
Alıntı
birde merak ettiğim forum ajanmı yoksa liderliğemi oynuyor?

sorunu anlamadım ki? gönderme varsa anlamadım yine imstupid

rojin8 25.07.2007 19:46:50
anlaman lazım ben sokakta bile bu kadar geniş sohbete tanık olmadım?


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5