SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Hukuk Felsefesi

Konu: İnternette sansür

Sayfa: [ 1 ]

asya 23.04.2007 10:20:49
Altın makaslı günlere dönüş

Sansürden dem vuran köşe yazılarımın sayısı 20'yi bulmuş. Sanal Alem sayfasına yansıyan haber sayısı çok daha fazla olmalı. Batı ülkelerinin yöneticilerinin ısrarlı baskılarına direnişini ve Ortadoğu, Afrika ve Çin'in mantık dışı girişim ve cezalarıyla bezeli köşe yazılarına bu sene Türkiye de eklendi. Toplasanız iki elin parmağını geçmeyecek, çoğunluğu yabancı bir avuç insanın çocuk pornografisi tutkusunun yarattığı acayip dalgalanmalar sayesinde durumdan vazife çıkaran bol oldu. Ardından internet Hrant Dink'in katilinin eğitim kampı oldu. Bir dönem de satanist eğitim yurduydu hatırlarsınız. Her şeyin altından çıkan bu illetle mücadele zamanı gelmişti çoktan. Üstelik çok alışkın olduğumuz o 'vur deyince öldürme' yöntemiyle, sapla samanı bir ederek.
Örnekleri tekrar hatırlatmaya gerek yok. Türkiye'de 16 milyona yakın internet kullanıcısı her geçen gün daha fazla adresin ucunda 'Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir' yazısını okuyor. Cadı avından farksız bir süreçte mahkemede soluğu alan her 'sözde sanal mağdur' devamında koca koca sitelere perde çektiriyor.
Bilirkişi kurumu mu yanlış işliyor, hâkimler mi böyle istiyor bilinmez ama binlerce sayfalık sitelerin tamamının içindeki bir kısım bilgilerden dolayı kapatılmasını anlamak güç. Sürecin işleyişi de ilginç. Sahiplerinin sansür kurbanı olduğunu anlaması bile siteye girmek istediğinde o meşhur açıklamayla karşılaşmasıyla oluyor. Savunma hakkı yok, açıklama yok. Şikâyetçi tarafın haklılığının neye göre belirlendiği meçhul. Hepsi bir yana sömürmeye de gayet müsait.
Bugün kendinize ait olmadık bir videoyu YouTube ya da benzeri sitelere yükleyip, mahkemeye koşup şikâyet ettiğinizde o siteyi kapatabilirsiniz. Milyarlarca dolarlık uluslararası operasyonların Türkiye ayakları böylesine pamuk ipliğine bağlı anlayacağınız. Neyse ki aklı selim bir milletiz de bu boşlukları sömürmüyoruz. Ben Google ve Wikipedia'nın sansürleneceği günleri bekliyorum. Türkiye'nin hassas konularından biri üzerine esaslı bir Wiki girişinin faturası sansür olmayacak da ne olacak? Dünyanın en büyük sosyal veri kaynağıymış, Türkçe, Kürtçe dahil onlarca dilde binlerce editörle hizmet veriyormuş, kime ne? Gün gelecek aynen Çin gibi belirli adreslerin arama sonuçlarında çıkmamasını talep edecek devletimiz.
Ben bu yazıyı yazarken baktığım istatistik sayfasına göre Ekşi Sözlük sitesinde 1 milyon 258 bin 537 başlık altında 6 milyon 332 bin 718 giriş vardı. Adnan Oktar'ın şikâyeti üzerine kendisiyle ilgili bir iki giriş yüzünden sitenin tamamı sansürlendi. On binlerce üyeye sahip popüler bir örnek olduğu için çok ses getirdi ama sesi soluğu çıkmayan nice site sansür listesini uzatmaya devam ediyor. Habersiz, uyarısız, savunma bile almadan sitelere mühür vuruluyor.
Üstelik unutmayalım ki bütün bu gelişmeler o meşhur internet suçları yasası henüz çıkmadan yaşanıyor. Yasanın ardından olacakları tahmin ediyorum da seslendirip canımızı sıkmak istemiyorum. Ama gün gibi ortada ki vakti, mevcut durumda bile bilgisi ve biraz parası olan bir kişi ya da grup Türkiye'de interneti kolayca felce uğratabilir. Nü fotoğraf çeken fotoğraf sanatçılarının portföy sitelerinin bile sansürlendiği bir dönemde şuna hakaret etti, şu yazdığı yalan, bu fotoğraf erotik, gözünün üstünde kaşı var, armudu var, sapı var diye her siteyle oyuncak gibi oynayabilirsiniz.
Avrupa Birliği şu günlerde telif haklarıyla ilgili bir yasa üstünde çalışıyor. Mevcut yapısında telif haklarını ihlal eden sitelerin sahipleri ve yöneticilerine hapis cezası öngörülüyor. Ancak uzmanlar böyle bir durumda kullanıcıların içeriğini yayımlayan YouTube, Google, Yahoo gibi sitelerin ülke yöneticilerinin de hapsi boylayacağını fark edince her şey baştan ele alındı. Muhtemelen çok daha farklı bir yapıda yeniden görüşmeye açılacak. Türkiye'deki internet suçları yasa tasarısının taslağıysa Meclis
tarihinin en iyi gizlenen sırrı oldu.
Tek umudum Avrupa Birliği sürecindeki uyum yasalarıyla bu çarpıklıkların düzeltilmesi. Yoksa bizim yöneticiler kendi parti siteleri dışında her şeyi kapatmasını bile yeğleyebilir.
İki hafta önce İnternet Medyası Derneği'nin düzenlediği 'İnternet Günleri' etkinliğine katıldım. Başbakan faks, bakanlarsa telgrafla mesajlarını ileterek olaya ne denli yabancı olduklarını hatırlattılar...
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım açılış konuşmasında "internet iyi mi, kötü mü Allah bilir" şeklinde umut ve huzur veren bir cümle kurdu. Ardından "Kimse bizi interneti zapturapta almaya soyunmuş biri gibi görmesin " diyerek yüreklere su serpti. Mevcut durumun özeti budur...
Ben aslında bu hafta Türkiye'nin bir başka şenlikli teknolojik gündemi olan telekomünikasyon, internet üstünden ses iletimi ve Türk Telekom'dan bahsedecektim ama memleket gündemi böyle 'uzun' vadeli planlara izin verecek kadar durgun değil.

M. Serdar Kuzuloğlu
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=3453

asya 25.10.2008 18:44:03
İnternette sansür dört nala sürüyor. Her yeni gün bir sitenin daha kapatıldığını, erişiminin engellendiğini öğreniyoruz.

Gerekçesini henüz bilemediğim bir mahkeme kararıyla bu defa da blogger.com'a yasak geldi. İnterneti de kendimize benzettik. "Yassah hemşerim!"


Blogger.com’a mahkeme engeli

Google tarafından 2003 yılında satın alınan en popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com, Türk Mahkemeleri tarafından engellenen büyük servislerler arasındaki yerini aldı.

İnternet dünyasının kişiselleşmesinde büyük rolü olan ve Web 2.0 dünyasının en yoğun şekilde kullanılan internet günlüğü (Weblog, Blog) servisi blogger.com‘a Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellendi.

Servisin ana etki alanı blogger.com ile birlikte kullanıcıların günlüklerini yayınladıkları alt etki alanlarını barındıran blogspot.com etki alanına da erişim tüm alt etki alanları ile birlikte engellendi.

TÜRKİYE’DEKİ KULLANICI SAYISI ÇOK
Servis, dünya çapında milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyordu, daha önce kapatılan internet günlük servisi wordpress.com gibi, blogger.com’un da Türkiye’de azımsanmayacak kadar çok kullanıcısı bulunuyor.

Blogger.com’a mahkeme engeli

ulgnil 25.10.2008 22:25:43
vatan gazetesinin internet sayfası da yasaklanmış
yasaklayan da adnan oktar ve müridleri imiş

geçen gün de biz atatürk videoları arıyoruz
o kadar çok engelli siteyle karşılaştık ki hayretler içinde kaldık

türkiye değişiyor
ama değişiyor sadece değişirken gelişmiyor ne yazık kli

gzgn 26.10.2008 01:34:51
Çüş artık..
Peki bu forum neden kapatilmiyor ? kim var bu forumun arkasinda ? Kapattiricam bu forumu Allahi kitabi tartisiyonuz akilli olun Tongue

asya 30.10.2008 00:49:55
Bloglar şimdilik özgür

Milyonlarca blog yazarı ve okuyucusunu ‘cezalandıran’ erişim yasağı dün kaldırıldı. Blogger ve BlogSpot engellemeleri dün mahkeme kararıyla kaldırıldı. Bloglar akşam saatlerinde yeniden işler hale gelmeye başladı.
İnternette açtığı blog’da dantel tarifi verenden edebiyat tartışması yapana kadar ‘herkesi’ bir sabah aniden ‘yasaklı’ konuma getiren karar, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilmişti. Blogunda resmi mahkeme kararını görüp “Allah allah, ben ne yaptım da mahkemelik oldum” diyenler çok geçmeden işin aslını öğrendi: Suçları, dünyanın en büyük blog servis sağlayıcısının içinde, Digiturk Platformu’ndaki Lig TV yayınlarını izinsiz olarak yayınlayan bazı blog sahipleriyle ‘aynı server’ı kullanmaktı. Başka bir deyişle, ‘sanal komşuları’ telif hakkını çiğnediği için cümbür cemaat yasaklı konuma düşmüşlerdi.
İnternet kullanıcılarını çileden çıkaran erişim yasağı, ‘şimdilik’ kaldırıldı. ‘turk.internet.com’un haberine göre, mahkeme, ‘Lig TV’ yayınlarıyla ilgili davada, ‘ek delil’ toplanana kadar erişim engelleme kararını sona erdirdi. Gözler bir sonraki sürprizde!
Türkiye, YouTube ve Facebook daha dahil 1000’i aşkın siteye koyduğu yasaklarla dünyada da konuşuluyor. Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer ise bu tür yasaklardan korunmak için yol gösterdi: “Türkiye’ye özgü kopya üretin.”
İnternet yasaklarına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Acarer özetle şu bilgileri verdi: “Tüm dünyada internet sitelerinin erişime engellenmesi yerine sadece o ülkeye özgü kopyaların yasaklanması şeklinde bir uygulama var. Bunun için ilgili sitenin o ülkeye özgü kopya üretmesi gerekiyor. Youtube’un 20 ülkeye özgü kopyası var. Ancak Türkiye ’de yok. Youtube yetkilileriyle görüştük. Türkiye’ye özgü kopya üretmeleri durumunda, sadece zararlı içeriğe engel getirilecek. Youtube, Türkiye’nin hassasiyetlerine önem vermeli.”

‘Bu başlıbaşına sansür demek’

Son olayda mağdur olan blog sahiplerinden Osman Börütecene ise Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Acarer’in teklifine hiç de sıcak bakmıyor:
“Böyle bir durum sansürün ta kendisi olur, hiçbir şeyi olumlu olarak değiştirmez. Türk kullanıcılarına ‘tr’ uzantılı bir site önermek dediğim gibi başlıbaşına bir sansürdür. Kimsenin de böyle bir yönlendirme yapmaya hakkı yok.”
Web girişimcisi (mixxt Türkiye ülke sorumlusu) Şekip Can Gökalp da öneriye soğuk: “YouTube gibi devlerin yabancı ülkelerde harcadıkları efor, o ülkede ne kadar büyük rekabet olduğu, ne kadar fazla ticari geri dönüş olduğu ve ülkenin uzaktan ne derecede yönetilebilir olduğu ile ilgili. Ticari olarak aktif olmak isteyen ve Türkiye pazarında var olmak isteyen firmaların zahmet edip Türkiye’de ekip kurmaları gerektiği görüşündeyim, ama bu olana kadar dünyayla en bağımsız iletişim kanallarımızdan olan bu sitelerin şimdiye kadar gördüğümüz ‘Gücümüz yetiyor, niye kapatmayalım’ yaklaşımıyla ele alınmaması gerektiği görüşündeyim. Hijyen, çevre, vergi, işçi hakları gibi çok daha hayati konularda çok daha büyük suçlar işleyen yabancı firmalara faaliyet durdurma gibi cezalar verilmiyorken, bu yapılan haksızlıktan başka bir şey değildir diye düşünüyorum.”

Anayasa çiğneniyor

İnternet Teknolojileri Derneği, Türkiye Bilişim Derneği, Linux Kullanıcıları Derneği, Tüm İnternet Evleri Derneği, Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği’nin de aralarında bulunduğu sivil toplum örgütleri ortaka çıklama yaparak internetteki yasakları yerden yere vurdu. Açıklamada Türkiye’deki son yasaklamaların Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine ters olduğu hatırlatıldı. Yasakların, suçluyu değil, sıradan Türk vatandaşına ve internet üzerinden iş yapmak isteyen, görüşlerini paylaşan, Türkiye’yi dünyaya tanıtmak isteyen girişimcilere zarar verdiği vurgulandı. Yasaklar, pire için yorgan yakarak adaletsizlik yaratıyor” denildi.

Radikal

ZeRDuShT 03.11.2008 18:34:38
herşeye sansür herşeye sansür....
bravo yani.. yakında yaşamaya da sansür koyacaklar yani..

gzgn 12.11.2008 03:56:38


samanyolu 12.11.2008 07:53:49
olabildiğince açıl ve saçıl, olabildiğince bildiğin küfürleri savur. YAŞASIN ÖZGÜRLÜK. YAŞASIN KEMDİNİ İFADE.

nisan 12.11.2008 08:33:34
Iyice sacmaladilar artik.. Ifade ozgurlugunu engellemekle ne geciyor acaba ellerine?


Sayfa: [ 1 ]