SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => ÖTEKültürler

Konu: Afrika'dan bir ötekültür, Kilwa Kisiwani

Sayfa: [ 1 ]

data_grrr 20.04.2007 17:41:07

Kilwa Kisiwani
Nedense afrikalıların medenileşmediği konusunda özellikle batıda genel bir önyargı bulunur sanırım. Şimdi bile kulübelerde yaşayan yarı çıplak yerliler olarak düşünenler çoktur eminim. Aslında durumun pek öyle olmadığını belirtmek gerekiyor. Avrupa'da karanlık çağların sürdüğü dönemde bugün Tanzanya adı verilen ülkede Kilwa şehrinde tuvaletler bile sifonluydu. Taştan yolları, limanları, pazarları, özellikle gelişmiş mimarisi öne çıkıyordu.

Kilwa, Afrika'nın doğu hint sahilinde bulunan, bugün Tanzanya'nın bir parçası olan bir adadır. Diğer şehirlerden ayırmak için ismi Kilwa Kisiwani olmuştur, anlamı ada üzerindeki Kilwa'dır.Kilwa'nın anakaraya yakın oluşu fakat yine de bir ada olarak izole oluşu bu bölgeye millattan sonra 800'lerden başlayarak dünya olaylarına aktif bir rol oynama imkanı vermiştir.

Kilwa adası 9. yy'da Afrikalı sahibinden Arap bir tüccara satılmıştır. İlk başta Afrikalılar yeni gelen Araplara anakara üzerinde yerleşke imkanı vermese de, zamanla gelişen ticari ilişkiler ve birbirleriyle kurdukları evlilik ilişkileri sonucunda kaynaşmışlardır. Bu ticari ilişkilerin sonucunda Afrikalılar ve Araplar Kilwa'da önemli bir liman kurmuşlardır. Neredeyse hergün Kilwa malları gemilere yüklenir aynı şekilde yabancı mallar da limana indirilirmiştir.

Afrikanın çeşitli yerlerinden gelen altın, demir, bakır, hindistan cevizi, fildişi ve rino boynuzları ihraç edilirken, Afrikalılar cam, takı, Çin'den porselenler, Hindistan'dan elbise gibi şeyler alıyorlardı. Kilwa şehir devleti bu ticaretten elde ettiği vergilerle de giderek zenginleşmeye başlamıştır.

Kilwa'da hayat konforu bu zenginlikle beraber 1100-1500 arası sayılan dönemde zirve yapmış ve Sultan 100 odalı saray denilen bir yerde yaşamıştır. Zengin sayılan halk ise çok katlı, pers stili, mercan taşlı evlerde yaşamıştır. İçinde ithal etilen yerlerden gelen egzotik hayvanların, çeşmelerin bulunduğu gür bahçeler evleri süslemiştir. Daha az varlıklı olanlar ise geleneksel kulübe tarzı evlerde barınmıştır. Bu insanların çoğu pamuk hasatında çalışmıştır. İslamiyetin ulaşmasına rağmen yerli halk geleneklerini bırakmaz. Yüzlerinde taşıdıkları dövmeler de bu geleneklerdendir.

Kilwa'da zenginlik ve birçok şey bulunmasına rağmen Avrupanın ağır top silahları yoktur. Bunun sonucu olarak Portekizliler 1505'de adayı zorla almışlardır. Bundan sonra Kilwa toparlanamaz ve 300 yıl boyunca unutulan, sadece askeri özelliği olan bir şehir olur.

Günümüzde arkeolojik çalışmalar başlamıştır, Kilwa'nın yükseliş dönemindeki büyük camilerin İspanya'dakilerle karşılaştırması devam etmektedir.

bu da oradan bir bar, yolunuz düşerse Smiley


Sayfa: [ 1 ]