|
||
| yapılan tüm yaşamsal işlevlerde; örneğin, sıradan emek işleri, konuşmak, yürümek vd. de kişiye özel bir yaratıcılık ve öznellik unusuru vardır. bu herşeyin sanat içerdiği fikrini doğrulamaz mı ? |
||
|
||
Sanatçı sonradan olunmaz; öyleyse sanat kişinin kendisidir. Kişiye özel yapıp/etmeler tabi ki "yaratıcılık ve öznellik" taşıyor ama sanatın birincil şartı estetiktir. Sadece bize özel diye, yukarıda saydığın gibi; konuşmak, yürümek... gibi yaptığımız şeyleri "sanat" diye adlandırmak yanlış. Şimdi adamın biri diyelim ki penguen gibi yürüyor (işte bu yine cıvıttığım andır), şimdi biz bu adamın yürüyüşü için, "öznellik" taşıyor diye "sanat" mı diyeceğiz. hmm, gerçi şööle de diyebiliriz; kötü sanat icra ediyor. ![]() |
||
|
||
Alıntı sahibi: yapılan tüm yaşamsal işlevlerde; örneğin, sıradan emek işleri, konuşmak, yürümek vd. de kişiye özel bir yaratıcılık ve öznellik unusuru vardır. bu herşeyin sanat içerdiği fikrini doğrulamaz mı ? Bence doğrulamaz. Bu şekilde bakılırsa hayatın her alanında sanat bulmak o kadar zor değil. Ancak bu dünyaya sanat merkezli bakmak anlamına gelir bu birincisi ; ikinci olarak da sanatın en önemli ögesi denge'nin de dediği gibi estetiktir ki sanat tüm iktidarını, meşruiyetini, büyüsünü buradan alır işte bu noktada estetiği sanattan ayırmak gerekir düşüncesindeyim. Estetik insan için vazgeçilmez bir tutku...insanı insan yapan temel öge emek ise onun da temeli yaratıcılıktır... işte yaratıcılık estetik ile varolabilen bir şey olduğu için bireyi diğerine yabancılaştıran sanatsal faaliyet yerine yaşamın içinde estetik bir duruşu benimseyerek yaşamı daha estetik ve eğlenceli hale getirmek mümkün. Daha yalın bir anlatımla estetik hayatın içinde bulunan yada yaratılan ve insanları buluşturan güzellik iken sanat uygarlık ile birlikte insana yabancılaşan yaratıcısını kendisine yabancılaştıran diğerlerini katılımcı olarak içine almak yerine öteleyerek seyirci yada sanat tüketicisi durumuna mahkum eden tahakkümcü bir yapıdır... aslında konu çok uzun gerekirse daha tartışırız...
|
||
|
||
Alıntı Daha yalın sanat anlatımla estetik hayatın içinde bulunan yada yaratılan ve insanları buluşturan güzellik iken sanat uygarlık ile birlikte insana yabancılaşan yaratıcısını kendisine yabancılaştıran diğerlerini katılımcı olarak içine almak yerine öteleyerek seyirci yada sanat tüketicisi durumuna mahkum eden tahakkümcü bir yapıdır... Senin bu savını Tolstoy'un sanat tanımı (bence yanlış) destekliyor; "Sanat, bir fedakarlık abidesidir. Eğer siz fedakarlığa talip değilseniz, milyonlarca insanın ömrünü verdiği bu müesseseye katılmaya hakkınız yok demektir." der Tolstoy. O zaman biz daha basit bir tanım yapalım; sanat (estetik); kişinin üzerine yakışanı giymesidir. ![]() |
||
|
||
| Kişiye bağlı tüm eylem ve edimlerde bir öznelliğin olabileceğini ama yaratıcılık olmadığını düşünüyorum. Bir şeyin sanat özelliği taşıyabilmesi için doğada kendiliğinden var olmaması, yaratıcılık, yetenek (beceri) ve hayalgücünün eklemlenmesiyle ortaya çıkarılması gerekir. Doğal yeteneğe dayalı bile olsa sonuçta sanat, benzerlerinden farklı bir beceri ve ustalık gerektirir. Örneğin, herkes kendine göre konuşur, ama konuşmanın estetik boyut kazanabilmesi, "hitabet sanatı" olabilmesi için sosunun ve içeriğinin diğerlerinden ayırtedilecek özellikleri taşıması gerekir. |
||
|
||
Alıntı Daha yalın sanat anlatımla estetik hayatın içinde bulunan yada yaratılan ve insanları buluşturan güzellik iken sanat uygarlık ile birlikte insana yabancılaşan yaratıcısını kendisine yabancılaştıran diğerlerini katılımcı olarak içine almak yerine öteleyerek seyirci yada sanat tüketicisi durumuna mahkum eden tahakkümcü bir yapıdır... Senin bu savını Tolstoy'un sanat tanımı (bence yanlış) destekliyor; "Sanat, bir fedakarlık abidesidir. Eğer siz fedakarlığa talip değilseniz, milyonlarca insanın ömrünü verdiği bu müesseseye katılmaya hakkınız yok demektir." der Tolstoy. O zaman biz daha basit bir tanım yapalım; sanat (estetik); kişinin üzerine yakışanı giymesidir. ![]() Anlayamadım şimdi bu benim tanımımı nasıl destekler? Ben sanatı bir fedakarlık olarak görmüyorum bir iktidar aracı olarak görüyorum. Zaten ne fedakarlıkla işim olur ne de hristiyan ahlakı ile... Ben milyonlarca insanın ömrünü verdiği o müeseseye karşıyım hepsi bu... Sanat bir işlevi olsa bile iki yüzlüdür Tıpkı devrimler gibi karşı çıktığı şeye dönüşür önce muhalif tavrı ile destek toplar sonra kendi iktidarını yaratarak kendi karşı çıktığı şeye dönüşür ben bundan hazetmiyorum. Sanat hayatı güzelleştirmenin değil bireyin iktidara ortak olarak güç elde etmesinin, iktidarsızlar tarafından tüketilecek tüketim nesnelerinin üretilmesinin aracı olmuştur ki tekno endüstriyel uygarlığımız içinde sanatı islah etmenin yolu yoktur. Uygarlık gibi onun da yıkıma ihtiyacı vardır... (Üff.. galiba ajite oldum farkında olmadan ) |
||
|
||
| Ben anlatmak istediğimi ifade edemedim sanırım; Tolstoy'un tanımını aktarırken özellikle parantez açarak -bence yanlış- dedim. Vurgulamaya çalıştığım sanatın böyle bir şey olmadığı ya da olmaması gerektiğiydi. Yani sanatçının (Tolstoy) sanatı fedakarlık olarak algılaması ve buna göğüs germeyenleri de sanatın dışanda tutması, senin sanat anlayışının tam tersi. Ben bu karşı olduğun anlayışa örnek bir tanım olsun diye Tolstoyun tanımından bahsetmiştim. İnşallah şimdi anlatabilmişimdir. ![]() Senin tabirinle; Sağlıcakla.
|
||
|
||
| Öncelikle sanatı icra eden canlıdan yola çıkarsak, bence insanlık, yani insan olabilmek en büyük sanattır.
|
||
|
||
| Bu çok romantik oldu bea, he he | ||
|
||
| Denge şaşırttın beni. Bunun neresi romantik ? |
||
|
||
valla hakkaten pek romantik be blok, hatta kartpostal üzerine yazılabilir, eski kart postalama reytingi olsa idi ama şimdilerde bir tek askerler kart postalıyor, onlar da sibel can vs. resimleri postallıyorlar daha çok ![]() sanatta her şey hayat mıdır? olabilir... hayatta her şey sanat mıdır? değildir... çün okudun bilmezsin ha bir kuru ekmektir
|
||
|
||
Blok, sen kusuruma bakma benim. Aslında yeni gelenleri kaçırtmamak için üzerlerine gitmeme gibi bi karar almıştık, unuttum. Mesajımı değiştiriyorum; bence de insanlık en büyük sanattır. ![]() Şaka bir yana sanat icra etmek zordur, insan olmayı sanata benzettiğin zaman, "insan olmak" da zor bişey oluyor... bu da benim hiç işime hiç gelmiyor, dolayısıyla "ayy çok romantik olmuş" gibi dalgacı ifadelerle bu tür yaklaşımlara tü, kaka diyorum, he he. (Bugün de pek açık sözlüyüm canım)
|
||
|
||
| Denge, lokomotif olmana alışınca, raydan çıkar gibi gidişin, biz vagonları korkutuyor.(Yoksa alınganlık gibi iyi bir huyum yoktur, merak etme) |
||
|
||
| sanatta en onemlı sye bence farklılıktır hıc bırtını bır baskasına benzemez hıc bır resım bır baskasına hıcbırı aynı sozlerle bezelı degıldır hayatta olmakdabırsanat bence kımın hayatı kıme benzıyorkı herkes kendı hayatını yasıyor kendı sanatını ypıor |
||
|
||
| Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor. ve vakit harcamadan sanat olmaz... |
||