|
||
| ah sevgili prometheus.. kaç kez daha söyleyeceğim.. ben zaten o dipsiz kuyud ayaşıyorum.. üzgünüm.. | ||
|
||
Sayın BayHiç, Evvela belirtmem gerekirki kuyunun dibinde olduğunuz doğrudur. ben de bir zamanlar hatta şeyhiniz Ahmed Zamani hazretlerinden bile daha önce o kuyunun içindeydim. Hatta zamanında sayın şeyhiniz Ahmed Zamaniyi de kuyunun dibine davet eden ben idim. O zamanlar o (yani Ahmet Zamani) kuyunun ününü duyup kuyunun ağzından içinde ne var diye bakmaya gelen bıyıkları bile terlememiş genç bir oğlan idi. Onu içeri davet ettiğimde heyecan içerisinde tereddütsüz içeri atlayışını hiç unutamam. Sayın şeyhinizle kuyunun dibinde az top oynamamışızdır, az çelik çomak oynamamışızdır. kah o çelik oldu ben çomak, kah ben çelik oldum o çomak... çeliğin çomağa her vuruşunda biz kuyunun daha da derinlerine indik ve sonra bir noktadan sonra aslında bunun bir oyun olmadığını anlamya başladık. ben panik içinde kuyunun çıkışına yönelmeye çalışırken sayın şeyhiniz bulunduğu yere yığılıp kalıverdi... sen ise hala bunun bir oyun olduğunu zanneden basit bir çömezsin, evet sadece bir çömez... sayın bay hiç, benim için kullandığınız "zavallı eciş bücüş insan" tanımlamasına gelince; böyle tanımlanmaktan kesinlikle gocunmuyorum sayın hiç. çünkü eciş bücüş de olsa benim bir "formum" var siz de o bile yok sayın hiç, çünkü hiçin şekli ve formu olmaz. sevgili öğretmenim Aristotales bu konuda şöyle der; " form öz diye maddede bulunup da onu her ne ise o şey yapan şeydir. böylece form belirsiz olan nesneyi belirleyerek onu belirli bir nesne haline getirir. yani form şeylere ait özdür özelliktir..." hiç ise bir öze ve dolayısıyla da bir forma sahip olamaz. aslında sizin söylediklerinizin hiçbirirni kale almamam gerekir sayın hiç, çünkü insanlık tarihindeki çoğu filozofun ve düşünce erbabının üzerinde anlaştığı bir ilke vardır o da "hiçden hiç çıkar" ama hemen sevinip heyecanlanmayınız sayın hiç! çünkü yazının ilerleyen kısımlarında tanıtlayacağım gibi siz aslında henüz "hiç" deyilsiniz. müridi ve de kölesi olduğunuz şeyhiniz Ahmed Zamani hazretlerine gelince, yukarda da belirttiğim gibi sayın şeyhinizi bir körpe oğlan zamanından beri tanırım. sayın Ahmet Zamani hazretleri dergahımıza ilk geldiği zaman öncelikle "ben bir bokum" diyerekkendini öldürmüştür(burda kendini oldürmekten kastım nefsini öldürmektir) daha sonrada terkidiyar eyleyerek diyar diyar gezmiş mana aramıştır. ilk evvela güney illerine inmiş aradığı manayı bu sıcak diyarlarda bulmayı denemiştir. daha sonra bu bölgeden ayrılarak ününü çoktandır duyduğu şeyh Feyazni(halk arasında sakallı şeyh diye bilinir) hazretlerinden el almak için Fatihin şehrine gelmiştir. burada uzunca bir "halvet" dönemi yaşamış ve aradığı anlama ulaşarak çıktığı deliğe geri dönmüştür. işte sayın şeyhiniz Ahmet Zamani böylesine uzun ve çileli bir yol izledikten sonra, ancak o zaman "hiçlik mertebesi"ne erişebilmiştir sayın hiç. siz ise daha dergaha gelir gelmez kendinizi hiç ilan etmeye kalkışıyorsunuz. oysa hiçlik mertebesine erişebilmek için uzun ve meşekkatli bir yol (tarik) izlemeniz gerekir "sayın fare". Evet size bundan sonra böyle hitap etmeyi tercih edeceğim sayın fare. çünkü siz henüz daha bir çömezden başka bir şey değilsiniz. hiçlik mertebesine erişebilmeniz için şeyhinizden daha çok el almalı, etek öpmelisiniz. ama siz daha bok olamadan kokmaya çalışıyorsunuz, olmaz.... sizin hakkınızdaki bahsi daha fazla uzatmak istemiyorum sayın fare. "sen git abin gelsin" gibi bir çiğlik de yapmak istemiyorum ama gerçekten siz gidiniz şeyhiniz gelsin onla hesaplaşalım. benim hesabım onunla. gerçi şeyhinizin karşıma çıkabileceğine pek ihtimal vermiyorum. çünkü şeyhinizin bütün kirli çamaşırlarını bilirim, o da bildiğimi bilir. eğer onları ortaya dökersem deyil şeyh olmak üfürükcü,cinci hocalar kadar bile ititbarı kalmayacaktır ilim camiasında. "ÇOK UMUTSUZ BİR DURUMDASINIZ.. SİZİN İÇİN ÜZÜLÜYORUM.." demişsiniz benim için üzülmek mi sakın ha sayın fare sakın..! büyük bir düşünür zamanında " bildiğim birşey varsa o da hiç bir şey bilmediğimdir" demiş. ama ben şimdi kendimi biliyorum enazından. sen de haddini bil sayın fare haddini bil çünkü senin gibi bir çömezin bilebileceği tek şey haddidir... sayın Azraile ufak bir not: Ahmed Zamani hazretleri "kurnaz arap" tamlamasının kökeni konusunda haklıdır. ve tahminimce lugatınızda bulunan diğer binlerce boktan kelime ve tamlama gibi muhtemelen "kurnaz arap" sıfat tamlamasını da sizin lügatınıza sokan Ahmed Zamanidir. çünkü kendisinin de söylediği gibi sizin öncü doğumunuzu gerçekleştiren Ahmet Zamanidir. ama şeyhinizin öncü doğum dediği şeye ben "ölü doğum" demeyi tercih ederim. saygılarımla... |
||
|
||
yaw nedir bu tartışmanın aslı. ![]() biri bize anlatabilir mi
|
||
|
||
Kuyuda kavga mı var..neden..hayat kavga edecek kadar alanı tanıyor zati. bu sefer rakamları atacağım çünkü rakamsız matematik çok daha anlamlı. :rolleyes: |
||
|
||
| eski bir dosttan hoş olmayan sedalar işitmek üzerine birkaç kelam-ı vak vak sevgili dostum, yarenim, sırdaşım dert ortağım bay...'nın (ki kendisi hiç anlam veremedeğim bir biçimde takma adını kuazimodo olarak belirlemiş,oysa kendisi dünyalar güzeli bir insandır) bunca yıl sonra izime bu forumda rastlaması ve bir selam dahi vermeden hakkımda bir karalama kampanyasına girişmesi, gerçekten beni üzdü. bu esef verici açıklamalar başka birinden gelmiş olsa umursamaz zaten başımdan aşmış olan işlerime zaman ayırmaya devam ederdim. ama dedimya mevzu bahis bay... olunca durum değişiyor. insanların güzel güzel fikir telakki ettikleri bu saygın forumun köşelerini forum üyelerinden özür dileyerek bir kez daha kişisel meselelerimle işgal etmek durumundayım. KUAZİMODO'YA CEVAPLAR İDDİA 1 Evvela bay kuazi (bundan böyle onu bu isimle anacağım) bir kuyunun içinde"hatta benden bile önce" bulunduğunu ve beni de oraya davet ettiğini, hatta o vakitler bıyıklarımın bile terlememiş olduğunu iddia ediyor. YANIT 1 bunlar külli yalandır, evet onunla bir kuyuda bir arada bulunmuşluğumuz vardır, ama bu onun beni oraya davet etmesi sonucu gerçekleşemiş değildir. kendisinin şu aralar epeyce yaşlandığını ve geçmişi hatırlamakta zorlandığını etrafındaki birkaç münzeviden işittim. işin doğrusu şudur ikimiz de o zamanlar hakikati arayan genç dervişler idik,ve şu sıralar epeyce meşhur olmuş bulunan o kuyunun başına yolculuğumuzun bir safhasında beraber vardık. kuazi "heyecanla ve tereddütsüz kuyuya atladı", "orda çelik çomak oynadık" vs vs diyor ama bu sadece onun "kuyu" hakkındaki yanlış fikirlerinden geliyor. ben hayatımda herhangi bir zamanda herhangi bir yerde çelik çomak oynamadım bunuda yeri gelmişken belirteyim. lafının bir yerinde bunun bir oyun olmadığının farkına vardık ve ben panik içinde çıkışa yöneldim diyor. ah çocuk "tabii ki panik içinde çıkışa yönelirsin" en nihayetinde insan canı tatlıdır. bense kuyunun hala bir oyun olduğunu(yeri geldiğinde can acıtıcı olabilen) düşünmekteyim. yalnızca bir konuda fikirlerim değişti artık bu oyunu kurallarına göre oynuyorum. ve hiçbir zamanda panik içinde herhangi bir çıkış aramadığımı bundan böyle de aramayacağımı belirtmek isterim. ben oyunumdan ve kuyumdan memnunum. İDDİA2 "ahmet zamani dergahımıza ilk geldiğinde ben bokum diyerek kendini ve dolayısıyla nefsini öldürmüştür" deniyor. YANIT 2 başta şunu söyleyim herhangi bir dergaha hele de bay kuazinin dergahına girme durumum yoktur. ben zaten aydınlanmamın belirli bir aşamasından itibaren yürüyen bir dergahtım ve istemimden bağımsız müridlerim vardı. şu bok mevzuna gelince bunun nefis öldürmeyle zerre kadar alakası yoktur, bu tamamen insanın özbenliğine yönelmiş ilk saldırımdır nefisten çok daha derin olan o saçma özbenliğe. bu saldırım o dönemin cahil halklarında alayla karşılanmış ve ben aşağılanmışımdır, ama bunlar beni caydırmadığı gibi düşüncemi pratiğe de aktararak ( bizzat boklu bir çorabı ağzıma alarak) insanların saygın dünyasına taarruzuma başladım acemice ve alelaceleydi ama narodnikçe bir sabırsızlıktı. şimdilik bu tür eylemlere başvurmuyorum çünkü aydınlanmamış bilinçlerde hoş karşılanmıyor. İDDİA 3 Diyar diyar dolaştı mana aradı diyor CEVAP3 Yooo ben sadece serseriliğimden gezdim. İDDİA 4 şeyh feyazniden el almaya istanbula geldi deniyor CEVAP 4 Evvela şeyh FEYAZNİ hazretlerini sizden özellikle rica ederim bu işe bulaştırmayınız ama bulaştırdığınız kadarına cevap vereyim, istanbula şeyhin bilgisi dahilinde geldiğim doğrudur ama benim hakikati yorumlayışımla şeyhimin ki birbirini tutmadığı için engin müsadesine sığınarak o "yol" dan sıtkımı sıyırdım. İDDİA5 burada uzunca bir halvet dönemi yaşamış aradığı anlama ulaşarak çıktığı deliğe geri dönmüştür deniyor CEVAP 5 Bilmeyen okurlar için kısaca açıklayım halvet kişinin dünyayla tüm bağlarını kopararak kendisini aramasıdır. bu süre zarfınde hiçbir şey yenilmez kimseyle görüşülmez ve bütün dünyevi nimetlere sırt çevirilir. karanlık ve boş bir odada 41 gün kalınır. ben istanbulda 3 yıl gizli ve zorunlu bir halvet yaşadım, yanlış anlaşılmasın herhangi bir şeye sırt çevirdiğim yoktu zaten sırt çevirecek hiçbirşeyim yoktu. aradığım anlama sayın kuazinin belirttiği gibi bu süre zarfında da ulaşabilmiş değilim ve bundan gocunmuyorum, hakikate ulaşsaydım bunları yazıyor olmazdım kuşkunuz olmasın. çıktığı deliğe dönmek mevzuuna gelince bu ancak insan ölümü tadınca cereyan eder. yani bir gün hepimiz çıktığımız deliğe döneceğiz sayın bay kuazide dahil. İDDİA VE CEVAP 6 benim uzun bir yol sonunda hiçlik mertebesine eriştiğim bay sokak faresi hiçinse hiç olamadığı çok yol alması gerektiği belirtiliyor. şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim "sokak faresi bay hiç" bir hiçtir. benden el almasına etek öpmesine gerek yoktur. hatta kendisi hiçliğin ta kendisi ve en azimli talebelerimden biridir. ona on yıldızlı hiçlik madalyasını takmak isterim ama kendisi bu madalyanın da bir hiç olduğunu bildiği için bunu kabul etmeyecektir. Ayrıca ben daha bir hiç olmayı beceremedim ama uğraşıyorum. ZIRVALAR "Sen git abin gelsin sen git şeyhin gelsin" gibi okuduğumda katılarak gülmek zorunda kaldığım şu sözlerinize de bir cevap talebem sokak faresi bay hiç, (yeri geldiğinde de hocam olmuştur ki sıkça yeri gelmiştir.) sana yeter bana gerek yok. bide şu kirli çamaşır mevzuu var ona da değinmeden geçemeyeceğim evet sayın okurlar kendimi bildim bileli banyo yapmayı çok sevmem bu yüzden özelliklede kilotum kapkara olur artık kirden katılaşır ve ortaya serildiğinde gerçekten beni rezil edebilir. bu yüzden bay kuazi den o çamaşırlara iyi bakmasını ve ortaya sermemesini rica ediyorum. SONSÖZ SEN SENİ BİL SEN SENİ YOKSA ÖCÜLER YER SENİ |
||
|
||
| AHMET ZAMANİ BİR SAHTEKARDIR... şimdilerde kendini ahmet zamani diye tanıtan o zatla tanışmışlığım 25 yıl öncesine dayanır. o vakitler ikimizde başımıza gelecek felaketten habersiz hayat denen karmaşayı anlamlandırmaya çalışıyorduk. sonra o yoldan çıktı ve ilkelerimize ihanet etmeye başladı. kendisini yaklaşık bir yıldır görmüyorum. bu süre zarfında bir uyuşturucu müptelası olduğunu, okulu bıraktığını ve k. şehrine gittiğini öğrendim. bu sahtekar herşeyi kendisi belirlemek ister ve belirleyemediği zaman o ortamı terkeder. eğer onun sözü geçmeye başlarsa orası çürümeye ve kokmaya başlar. başta herkese hoş ve tuhaf gelen davranışları bir süre sonra kontrolden çıkar ve çevresini zehirlemeye başlar. yalan, abartı, kuşku ve korku yayma, kendini bir belirsizlik içinde gösterip ilgi çekme, ve etrafında bir merak yaratma onun başvurduğu yöntemlerdir. ağına düşürdüğü insanların hayatını mahveder. gençler!!!! ahmet zamani denen hastalıktan bir an önce kurtulun. analarınızın babalarınızın yanına dönün. "zamanilik" tarikatı bir yalan ve kuşku tarikatıdır. o gördüğüm en iyi ilüstüratördür. insanları büyüler ve ağına çeker. kimi zaman alkolden zil zurna sarhoş, kimi zaman bir eylemde polise taş atar, bir gün alay etmek için camiye gider, başka bir gün dünyaya küser ve hiç konuşmamaya başlar sonra aniden açılır. bir gün şair bir gün hamal, bir gün kibar bir gün kaba, kimi zaman size o kadar yakınlaşır ki aile fertlerinizle bile sizden daha iyi dialog kurar, onu bir gün yatağınızda bir gün tuvaletinizde görebilirsiniz. izlediği her filmin kahramanı olmaya çalışır ve sizi de zorlar. zamanilik tarikatı üzerine kısa bir kaç not. zamanilik onun tasarlladığı biçimde hayata geçemez bu imkansız ama bu onun tehlikesiz olmadığı anlamına gelmiyor. kaba hatlarıyla "Hassan sabbah"tan "raskolnikov"a, "martin eden" den "ahmet zamani"ye uzanan ve dünyaya şiddeti ve yıkıcılığı yaymaya çalışan ve hiç bir değer ve kural tanımayan gizli ve küçük bir tarikattır. burada insanlar sıkı bir değersizleştirme ve yokedilme sürecine tabii tutulurlar ve artık tarikat görüşlerini yaymaya başlayacak seviye gelince azad edilirler. tarikatın çemberinden geçenler tüm inançlarını ve umutlarını kaybetmiş kırık yumurtalara dönerler ve onları asla bir önceki formlarına döndüremezsiniz.. kendisi bu kadar insanı harcarken rahat içinde yaşar ve insanlarla alay eder. "gerçek yoktur herşeye izin vardır" diyerek beyinleri yıkanmış insanlar yıkık dökük ruhlarıyla çevrelerinide bozuşturmaya başlarlar. burda yer alan özel bilgiler tarafımdan çıkarıldı (deniz) |
||
|
||
| Natır damın sayın zillisi.. pardon zilcisi.. çaldığınız çanlardan zihninizin paparaya döndüğü kanısındayım. Öncelikle: Hiç olduğumu iddia etmiyorum, sizin bunu çürütmeye çalışmanız için günlerce kafa patlatmanaza ve bir sürü kitap kurcalamanıza hiç gerek yoktu.. bana sorsaydınız size hiç olmadığımı söylerdim.. zira bir hiçin önünde sıfat olamaz. İsmimde olduğu gibi. Fare demenizdeki ısrarınıza gelince, istediğiniz gibi telafuz edebilirsiniz.. memnun olurum. Hatta sizi mutlu edicekse bana mathilda bile diyebilirsiniz hiç önemli değil yine sizi rahatlatacaksa benim ayak parmaklarımın arasında da Kestel Kestel kurumuş kirler olduğunu ve gaz çıkardığımı (kim bilir belki bir gün duyarsınız) koltuklarımın altında beyaz kurumuş tuz kütlelerinin oluştuğunu, dişlerimin üzerinde bir nohut parçasını içine gömecek kadar tabaka oluştuğunu, ve tam olara şaklatamasamda nah yapabildiğmi bilmenizi isterim . Şeyhim (kölesi olduğumu iddia ettiğiniz fakat henüz o mertebeye ulaşamadığım (ne yazıkki) mübarek insan) hakkındaki söylencelerinize gelince: fırtınalı bir dönemi hatalı seçimlerle ve yanlış kişilerle geçirdikten sonra ilmin peşinde şeyh feyazninin yaşadığı yere geldiği doğrudur.. ama Ahmet zamani ve benden başka kimsenin bilmediği bir şey vardır. Şeyh feyazni ( morpheus ta diyebiliriz) bize kırmızı ve mavi hapı uzattığında doğadaki o siyah hapın varlığından hiç biriniz (zamani ve benim dışımda) haberdar değilsiniz ki hala öyle. Siz kırmızı ve mavi hap üzerine kurulu hayatınzda yaşarken biz bambaşka bir boyutu keşfetmiş ve yolculuklara çoktan başlamıştık bile.. her zaman itibar ettiğimiz şeyh feyazniden en on olarak inziva (halvet) ile ilgili düşüncelerini öğrendikten sonra koptuk.. Eğer serin kanlılığınızı koruyabilseydiniz sizde alice in o dipsiz kuyusunda bizimle beraber olabilirdiniz.. bay tavşan, rafadan kafadan, iskambil kağıtları ve biz ve diğer arkadaşlar. Fakat ne yazıkki siz nefsinize ve korkunuza boyun eğerek yaramaz çocukların sapanla kıçına misket attığı tavuk misali panikleyerek koşuşturmaya başladınız. Fakat sizin sandınız gibi olmadı, yani siz kuyudan çıkmadınız, kuyu sizi KUSTU.. Ahmet zamaniyi karalama kampanyasını başlatmanızı oldukça haklı görüyorum. Çünkü sizin gibi gururlu ve kibirli olsaydım ve de geçmişimden utansaydım motor savunma mekanizması olan bok atma bendede devreye girerdi. Bunun için size kızmıyor ve Ahmet zamanininde aynı anlayışı göstereceğini umuyorum. Yine beni kale almamanız gerektiğini ve yaptığınız işin aslında boş olduğunu yazmışsınız.. ne kadarda haklıydınız. Keşke bu düşüncenizi zikrinizede yansıtsaydınız ve de hiçbir şey yazmasaydınız. Böylece bende zaten hiç değerli olmayan vaktimi böyle vaktimden daha değersiz işlere harcamazdım. Keşke kaale almasaydınız.. Ve umarım bundan sonra böyle yaparsınız.. Yine siz bilirsiniz. Belki birkaç avro vaktimden daha değerli hale getirebilir bu isteksiz savunmamı.. izninizle, şimdi “sihirli annem” dizisini seyretmek istiyorum.. zira çilek benim tek aşkım.. |
||
|
||
| modareterlerden sadece köpeğin ( esmeraldanın beyi de diyebiliriz) en son yazdığı kaynakları silmesini talep ediyorum. çünkü bu kaynakları zamaninin iznhi olmadan kullanmamalı, ve bu üyemiz için büyük tehlike oluşturmaktadır. ve sayın köpek.. verdiğiniz kitap isimlerinin gerçekliğni bile kanıtlayamazsınız. çünkü hiçbir kitapçıda ya da sahafta bu kitaplara rastlanamaz.. lütfen seviyeyi koruyalım ve birbirimizi devletle kafa kafaya getirecek söylemlerden kaçınalım.. |
||
|
||
| nihilizmin kuyusuna ağlarımı kullanarak iniyorum.bakiim orda neler oluyor.gördüklerimi öğrenmek istiyenler mesaj atsınlar:) | ||
|
||
| "sokak faresi bay hiç" bu gizli örgütün üst düzey yöneticilerindendir. ona da inanmayınız belkide ahmet zamaninin binbir yüzünden biridir. ona inanmayınız isteyen olursa bahsettiğim kitapları getirebilirim. bu tarikatın yıkılması için benimle gönül birliği yapmak isteyen insanlara her zaman kapım açık. saygılar. | ||
|
||
| Her-şeyi... | ||
|
||
| aslındanda ahmed zamani ve yardakçılarına güzel bir cevap vermeyi düşünmüştüm lakin çok değer verdiğim değerli düşünce erbabı sayın SadeceKöpek dostumun yazısını okuduktan sonra bunun artık lüzümsuz olacağına kanaat getirdim. ... özel bilgi içeren kısım tarafımdan silindi (deniz)..sayın Sadece köpek günümüzde kinik felsefenin en önemli temsilcilerinden biri olup, ünlü kinik filozof Diyojen'in izinde ömrünü gerçeğin peşinde koşarak geçiren müstesna bir insandır. doğrusu Zamani ve yardakçıları karşısında yardımıma koşması beni fevkalade onurlandırmış ve sevindirmiştir. bu sebeble sayın dostum ve öğretmenim Sadece köpeğin sözü üstüne söz söylemeyi gereksiz buluyorum.... | ||
|
||
| üstat diyojen kıtalar fethetmiş bir komutanın karşısına bile ne diyon sen kefere gölge etme diyerek, tarihe kazınmış bu büyük cüreti göstermiştir. bizde elimizden geldiğince sade ve mala mülke değer vermeden dünyamıza saygı duyarak yaşamaya çalışıyoruz. kuazimodo övgülerin, dosttan gelen taze bahar kokulu çiçekler gibiydi. bu arada epeydir üzerinde uğraşmış bulunduğunuz "Geometrik Cisimlerin Doğadaki Salt Numenleri ve Üç Boyutlu Zihin Karmaşası" isimli makalenizi Bilim ve Fikir dergisinde okudum ve hayran kaldım. forumdaki bütün arkadaşlara tavsiye ederim Ayrıca zamani zındıkına karşı bugüne kadar vermiş olduğum mücadelede bana vermiş olduğunuz destekten dolayı ayrıca teşekkürler. |
||
|
||
| sayın DENİZ yukarıda yazmış olduğum bilgilerin tarafınızdan silinmesi ve sansürlenmesi özgürlük ve demokrasiyle bağdaşmaz, anarşizmle hiç bağdaşmaz, bu insanların eline küçücük yetkiler bile geçtiğinde ne kadar baskıcı ve totaliter olabildiklerini göstermesi açısından ibret vericidir. sizi bu tutumunuzdan vazgeçmeye ve insanların fikirlerine saygı duymaya çağırıyorum, |
||
|
||
| sadece köpek dostuma katılıyorum ve yalnızca ahmed zamaninin deyil sevgili dostum sadece köpeğin benim rızasını alarak vermiş olduğum kitabı "zamanilik ve şeytanın binbir yüzü" adlı eserini sansürlemesini ise hiç anlamıyorum. çünkü dediğim gibi eser dostum sadece köpeğe aittir ve tarafımdan rızası alınarak zikredilmiştir, gizli saklı illegal bir tarafı da yoktur ilmi bir çalışmadır. | ||