|
||
| Türkiye de ordu bir şekilde yönetime müdahale ediyor. kendince kontrolü kaybettiğinde ise darbe yaparak yine eski rayına sokuyor. Aslında sokaktaki insan bu absürd yönetim şeklinden rahatsız olmadığını oylarıyla ve söylemleriyle ifade ediyor. sadece adı konulmamış desteklenen kısmi bir askeri düzen var. sizce bu gizli irade, tanımlanmış ve resmi bir siyasi yönetim şekline dönüştülmeli ve askerlerin yönetime katılımı alenen sağlanmalı mıdır ? |
||
|
||
| Tabi ki ordu yönetmesin, askerler zaten devleti devlete rağmen koruyarak burnumuzdan getiriyorlar, bir de devletin kendisi onlar olursa sonumuz ne olur bilemiyorum? | ||
|
||
Bence soru anlamsız çünkü Türkiye'yi zaten ordu yönetiyor Bu ordu-cumhuriyet ilişkisinin kökeni hakkında Fikret Başkaya'nın çok iyi değerlendirmeleri vardır, hatta forumda bir yerlerde koymuştum yazıları. Bulursam linkleri atarım.Marksist Tutum dergisinin konu hakkında kapsamlı bir tahlili vardır şimdi aklıma geldi, şuradan okuyabilirsiniz; http://www.marksist.com/mehmet_sinan/modernlesen_despotizmin_sivillesme_sancisi.htm |
||
|
||
| Türkiye'nin şu anda bu denli gerilerde kalmasının, az gelişmiş ülkelerden biri olmasının en büyük nedenlerinden biri de ordu değil mi? Sivil idarenin iyi-kötü, az ya da çok kotardığı demokratikleşme adına yaptıkları, çeşitli dönemlerde ordunun yönetime el koyması nedeniyle yerle bir olmadı mı? Ordu, Kemalistler gibi ülkenin gelişmesini istemiyor bence. Onlara göre Türkiye devrim yıllarının düşünce sistematiği ve ilkeleri doğrultusunda hareket etmeli, o dönemde günün koşulları gereğince yapılanlar bugün de yapılmalı. Gelişmenin değişimden geçtiğini, çağdaşlaşmanın demokrasi ve özgürlüklerin yerleştirilmesiyle gerçekleşebileceğini göremiyor ya da daha doğrusu görmek istemiyorlar. Ordunun yönetimde olmasını istemenin hiçbir mantığı yok. Nokta Dergisi baskınında, Şemdinli olaylarında, daha önceleri yaşanmış Eşref Bitlis olayı ve daha birçok örnekte olduğu gibi, ordunun yönetimi demek, baskı, gizlilik, illegalite ve antidemokrasiyi yaşatmak demektir. Bunu isteyenler ise açıkça vatan hainidir. Ayrıca ordu kendi içindeki sızmaları bile önleme yeteneğinden yoksun durumda olduğuna göre önce kendini yönetsin. |
||
|
||
| atatürk bir askerdir. cumhuriyetin kuruluşunda askeri bilincin yer alması ve günümüze kadar devam ettrilmesi çok doğal. zaten devrimler ve sonrasındaki siyasi atmosfere bakarsak askeri tarzın izleri gözlenebilir. dolayısıyla sisteme sahip çıkmak isteyenler bu kan uyuşması nedeniyle ordunun siyasete katılmasına sıcak bakıyorlar yada onları sivil siyasette temsil ediyorlar. aslında ordunun yönetimi ele alması fikri pek yabana atılmamalı. belki böylesi daha iyi olur
|
||
|
||
| bence yönetme hakkı; savaşanların hakkıdır bir tek... çünkü uğruna ölmeyi göze alan insanlar'la, boş konuşan insanlar ve kendi menfaatlerini güden insanlar arasında, bence büyük bir fark vardır...!!! yani bence ülkesi için ölmeyi göze almış bir insan, savaşan, aç kalan, her şeyini feda edebilen bir insan, ülkesini gerçekten herşeyden çok seviyordur, ve ülkeyi yönetmekte ancak böyle bir insanın hakkıdır... |
||
|
||
| noname, malatayadaki cinayetlerin failleri operasyone giderken "ölmeye gidiyoruz. hakkınızı helal edin" diye yazmışlardı. ister misin onlara teslim edelim herşeyi ? | ||
|
||
noname, malatayadaki cinayetlerin failleri operasyone giderken "ölmeye gidiyoruz. hakkınızı helal edin" diye yazmışlardı. ister misin onlara teslim edelim herşeyi ? - hayatta kalanlarına, ölenlerine değil... edebilirsiniz ama... bi işi daima, o iş için herşeyini ortaya koyan adam yönetmeli... çünkü bunun dışında kalanlar, o şeyin değerini bilmez... o şey için gerekli öz veriyi veremez..!! sadece ülke yönetiminde değil... |
||
|
||
| ya yönetim için birden çok herşeyini feda edecek kişi ve grup çıkarsa ne yapılmalı ? | ||
|
||
| karga yıllardır insanların seni komunist sanmasına ne diyorsun? halbuki sana bir şey diyim mi - sen bir hiç bile değilsin... önce kendine bak... ya yönetim için birden çok herşeyini feda edecek kişi ve grup çıkarsa ne yapılmalı ? - kahraman olanını, en kahraman olanını seç...!!! |
||
|
||
hehe zaten hep uygulanan yöntem bu.. merak etme ![]() ama ben bu metodu seçmem
|
||
|
||
| Her turlu yonetime ve yonetilmeye hayir. |
||
|
||
asker buraya, yımrık havaya ![]() yönetsin be güzellerim, bırakalım askerler yönetsin. n'olcak, ne değişecek? asker ya da sivil, bu kamu'yu kim yönetse ne değişecek? Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e eee, asker yönetse n'olcak, veyahut kim geçecek dümene? |
||
|
||
| Bence de yönetsin askerler... Ama ben ONBAŞI'ların yönetmesi taraftarıyım. Tarihte bir onbaşı vardı... Bilmem hatırlayanınız var mı, işte onun gibiler yönetsin bizi. Ligden düşme de kalkar böylece. Askerler severler takımları, kimse düşmesin her takım yükselsin. (nasıl yeni şiarımız?) |
||
|
||
| Türkiye: Bir devlet adı, Yönetmek : Birilerinin başkalarının iradesi hilafına onların adına kararlar alması, bu kararları uygulaması ve adına karar aldığı insanlardan da bunlara uymasını beklemesi, gerekirse zorlaması, Asker : İşi savaşmak olan insan görünümlü canlı silah, Sivil irade : Siyasal partiler şeklinde sisteme uygun olarak örgütlenmiş ve sistem içinden nemalanan sınıf ve baskı gruplarının çıkarlarının siyasal alanda ifade edilmesini amaç edinmiş, siyasal iktidara endeksli politik, hiyerarşik örgütlenmelerin genel adı. Ülke : Bir devletin egemenliğince uluslararası hukuka da uygun olarak parsellenmiş egemenlik alanı, sınırları içinde yaşayan insanların mahsur kaldığı mevcut devlete boyun eğmek zorunda olan ve o devletin adıyla çağrılan bir coğrafya parçası... Soru : Türkiyeyi kim yönetsin? Cevap: E hiçbiri!
|
||