SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Hukuk Felsefesi

Konu: Uğur Kaymaz davasında beraat çıktı

Sayfa: [ 1 ]

torq 19.04.2007 10:25:51

DHA - ESKİŞEHİR - Tarih 21 Kasım 2004'tü. Yer Mardin'in Kızıltepe ilçesi Turgut Özal Mahallesi. Gün batmıştı. Karanlıkta silah sesleri duyuldu. İnsanlar dışarı çıktıklarında iki ceset yerdeydi. Bunlardan biri 31 yaşındaki Ahmet Kaymaz, diğeri 12 yaşındaki oğlu Uğur Kaymaz'dı. Ayaklarında terlik vardı. Polise göre onlar eylem hazırlığındaki iki teröristti. Kaymazların öldürüldüğü operasyona katılan dört polis hakkında, 'meşru müdafaa sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek'ten 12 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Yaklaşık 2.5 yıl süren dava sonucunda dört polis, olayın 'meşru müdafaa sınırları içinde gerçekleştiğine' kararıyla beraat etti.
O dönemde büyük tartışma yaratan Kızıltepe davasının güvenlik nedeniyle Eskişehir'de görülüyordu. 21 Temmuz 2005'teki ilk duruşma öncesi ülkücülerle DEHAP'lılar arasında taşlı-sopalı kavga çıktı. Bundan sonraki duruşmalarda yoğun güvenlik önlemleri alındı. Dün yapılan 14. duruşma nedeniyle adliye çevresinde 1000'i aşkın polis görev yaptı. Duruşmada tutuksuz sanık polisler Mehmet Karaca, Yaşefettin Açıksöz, Seydi Ahmet Töngel ve Salih Ayaz'la öldürülen Ahmet Kaymaz'ın kardeşleri Reşat Kaymaz ve Kaymaz da hazır bulundu.

Keşif talebine ret
Duruşmada Kaymaz ailesinin avukatı Tahir Elçi olay yerinde keşif yapılması taleplerini yineleyerek, "Ayrıca Mardin Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Dönmez ile Özel Harekât Şube Müdürü Rıza Murat Yiğitoğlu'nun da duruşmada ifade vermelerini istiyoruz" dedi. Mahkeme, Elçi'nin taleplerini reddetti.
Savcı Ahmet Meriç mütalaasında, sanıkların olayı meşru müdafaa sınırları içinde gerçekleştirdiklerini belirterek beraat istedi. Mahkeme heyeti sanık polislerin Türk Ceza Kanunu'nun 24. maddesi gereğince yasal savunma şartlarından olayı gerçekleştirdikleri kanaatine vararak sanıkların beraat etmesine karar verdi.

Kararı protesto ettiler
Kararın ardından ölen Ahmet Kaymaz'ın kardeşi Reşat Kaymaz duruşma salonunda alkış tutarak kararı protesto etti. Ahmet Kaymaz'ın diğer kardeşi Murat Kaymaz temyize gideceklerini belirterek, "Karar adil değil. Bizim için çok üzücü bir karar. Biz gideceğimiz yere, gerekirse Kuzey Kutbu'na kadar gideceğiz" dedi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=218830

deniz 19.04.2007 11:08:26
Alıntı
Duruşmada Kaymaz ailesinin avukatı Tahir Elçi olay yerinde keşif yapılması taleplerini yineleyerek, "Ayrıca Mardin Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Dönmez ile Özel Harekât Şube Müdürü Rıza Murat Yiğitoğlu'nun da duruşmada ifade vermelerini istiyoruz" dedi. Mahkeme, Elçi'nin taleplerini reddetti.

hakimin bunu reddetmesi için geçerli bir sebep sunması gerekir mi ?

gara 21.11.2008 16:35:12
12 yaşındaki uğur kaymaz ve babası ahmet kaymaz 4 yıl önce bugün 'örgüt üyesi'' oldukları iddiasıyla öldürüldüler.




Tolga KORKUT -Bianet

 Mardin Kızıltepe'de Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki oğlu Uğur Kaymaz'ın öldürülmesiyle ilgili dava, dört yıl sonra, hâlâ sonuçlanmış değil.

Kaymaz ailesinin avukatı Tahir Elçi, dosyanın Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne 3 Ekim'de gittiği bilgisini bianet'e verdi. Daire kararını duruşmasız verecek.

Yargıtay Başsavcılığı, sanık polisler Mehmet Karaca, Yaşafettin Açıkgöz, Seydi Ahmet Döngel, Salih Ayaz'la ilgili beraat kararının onanmasını istiyor.

Kaymazlar 21 Kasım 2004'te öldürülmüştü. Olay basına ilk olarak Mardin Valiliği'nin açıklaması üzerine "iki terörist öldürüldü" diye yansımıştı.

Eskişehir'deki mahkeme, 18 Nisan 2007'de sanıkların Ahmet ve Uğur Kaymaz'ı öldürdüğünü tespit etmiş ancak Kaymazların ateş açtığı, polislerin eyleminin savunma sınırlarında, meşru müdafaa kapsamında olduğu gerekçesiyle beraat kararı vermişti.

Elçi: Cezasızlık kültürü egemen
Davada adil yargılamanın gerçekleşemeyeceğini baştan beri söyleyen Elçi, "Bir yıl içinde Türkiye'de yaşam hakkı ihlallerinin yaygınlığına bakılırsa, ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. Bu olaylar, cezasızlık kültürünün nasıl egemen olduğunun kanıtı" diyor. "Kaymazları öldüren polislerle ilgili etkili soruşturma, adil yargılama yapılsaydı belki de kamu görevlileri bu kadar rahat hareket edemeyecek, Engin Çeber ölmeyecekti. İşkence ve yargısız infaz gibi şikayetlerde yargılamalar neredeyse hep sonuçsuz kaldı. Kaymaz davası bunun örneği."

Elçi, Kaymazlar davasıyla ilgili sözlerinden ötürü "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamasıyla ayrıca yargılanmış ve martta beraat etmişti.

Sanıkların tutuklanması her seferinde reddedildi
Kaymaz ailesinin avukatları ve müdahil avukatlar soruşturma sürecinin başından beri adil yargılamanın gerçekleşmesiyle ilgili kuşkularını dile getirmişlerdi.

Sanıkların tutuklu yargılanması talebi her seferinde reddedildi. İfadelerinin gıyaben alınmasına karar verildi. Sanık polisler İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Mersin'e tayin edilerek göreve iade edildiler. Mardin'deki dava "güvenlik gerekçesiyle" Eskişehir'e nakledildi. Sanıklar ilk kez Eskişehir'deki duruşmaya katıldılar.

Adli tıp raporları
İstanbul Adli Tıp Kurumu, davayla ilgili ilk raporda, Uğur Kaymaz'ın sırtındaki kurşunların art arda, birbirine çok yakın biçimde vücuda girdiğini belirtti; "yara aldıktan sonra çatışması mümkün değil" dedi. Raporda, sanık polislerin "yaşça büyük" iddiasının aksine "12 yaşındaki Uğur Kaymaz 1.60 boylarında orta yapıda bir çocuk" deniliyordu.

Avukatların keşif talepleri reddedildi; yerine Emniyet'in olay yerinde çektiği görüntüler CD'den izlendi.

Adli Tıp Kurumu, Ahmet ve Uğur Kaymaz'ın ellerindeki barut izlerinin çatışma kanıtı olmayabileceğini gösterir raporunu mahkemeye gönderdi. Sanık avukatları, bu izlerin çatışma kanıtı olduğunu öne sürüyorlardı. Müdahil avukatlar Adli Tıp'ın silahlarla ilgil raporunun da sanıkların iddialarını çürütür nitelikte olduğunu söylemişlerdi. (TK)

cosinus78 23.11.2008 00:35:23
Uğur, zeytin gözlerinle bakıyormusun bize hala? gözlerindeki o ışığı söndürdüler be gülüm. 13 kurşunu sırtına sıkan o eller öpülüyor bizim buralarda. kapat gözlerini küçüğüm, kapat. bizi anlamaya çalışma, biz böyleyiz işte..

hani bir şiir yazmıştın ya aşkına, muhtemelen ilk aşkına, hep şiir bulunsun dudaklarında, yüzüne acı gelmesin, biliyorum bulunduğun yerde sıcak dizleriyle ak saçlı musa amca var. ona da oku şiirlerini gözleri nemlenir belki, ama umutsuzlanma mutlaka güldürecektir seni.

uğur berxémın, şimdi sen dört yıldır yoksun ya aramızda bedenine 13 kurşun sıkan o eller hala tetikte, hala çocuk avındalar.

tek tek yaktı canını 13 kurşun biliyorum berxo! ama biz de vurulduk seninle, insanlığımıza, inancımıza, beynimize sıkıldı bedenine sıkılan kurşunlar.




Sayfa: [ 1 ]