SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: Malatya'da vahşet

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4

medusa 18.04.2007 20:53:11
Malatya'da yayınevine saldırı: 3 ölü
Malatya'da bir yayınevine saldırı düzenlendi. Alınan bilgilere göre saldırıda 3 kişi boğazları kesilerek vahşice öldürüldü.


 
Malatya'da bir yayınevine yapılan saldırı sonucu 3 kişi öldürüldü. Yayınevi çalışanlarının vahşice boğazları kesilerek öldürüldüğü ve birinin camdan aşağıya atıldığı iddia ediliyor. Ölenlerden birinin yabancı uyruklu olduğu iddia ediliyor.

Saldırıda ölen Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in yayınevi çalışanı olduğu belirtildi. Yaralananlardan birinin isminin de  Emre Günaydın olduğu öğrenildi. Yayınevinin misyonerlikle ilgili kitaplar sattığı gelen bilgiler arasında. Yaralanan iki kişinin durumlarının kritik olduğu bildirildi.

İhbar üzerine Niyazi Mısri Caddesi'ndeki bürosuna giden polisler cesetlerle karşılaştı. Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya ve cumhuriyet savcısı, olay yerinde incelemelerde bulunuyor. Polis operasyon başlattı. 4 kişi gözaltına alındı.

haberturk.com


Bu arada, 5 zanlının Malatya’daki bir yurtta üniversite sınavına hazırlandığı, E.G’nin Ocak ayında yurtta kavga çıkardığı için yurttan çıkarıldığı öğrenildi.

S.G., C.Ö., A.Y., ve H.Ş’nin dün akşam yurt idaresine bugün yurda gelmeyeceklerini bildirdikleri kaydedildi.

Zanlıların üstünden mektup çıktığı, mektupta “Beşimiz kardeşiz, ölüme gidiyoruz, dönmeyebiliriz. Hakkınızı helal edin” ifadelerinin yer aldığı öğrenildi.

Polis ekipleri, söz konusu yurtta arama yapıyor

2001 yılında kurulan Zirve Yayıncılık ve Dağıtım Ticaret Limited Şirketi’nin iki ortağı bulunuyor. Şirketin kuruluşunda yer alan iki yabancı ve bir Türk ortağın ise, daha sona şirketle bağını kestikleri öğrenildi. Şirketin kuruluş amacı ve faaliyet alanı “yürürlükteki tüm mevzuata riayet etmek ve ilgili tüm mercilerden izin almak kaydıyla, sanat, aktüalite, ekonomi, psikoloji, sosyoloji, ilahiyat ve bilimsel konularda görsel yayınlar yapmak, bunları pazarlamak” şeklinde bildirilmiş.

İÇİŞLERİ BAKANI AKSU: NEFRETLE KINIYORUM
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Malatya’da yayınevindeki cinayet olayından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, “Bu vahşetin hedefi ne olursa olsun nefretle kınıyorum” dedi.

Aksu, AK Parti MKYK toplantısının ardından Malatya’da yayinevindeki cinayetle ilgili açıklamalarda bulundu.

“Bu olaydan büyük bir üzüntü duydum. Bu vahşetin hedefi ne olursa olsun nefretle kınıyorum” diyen Aksu, şöyle konuştu:

“Bu vahim olay birlik ve beraberliğimize, huzur, güven, istikrar ve hoşgörü ortamına vurulmak istenen bir darbedir. Bu eylemi gerçekleştirenleri bir kere daha huzurlarınızda nefretle lanetliyor, şiddetle kınıyorum. Herkes bilmelidir ki şiddetle, terörle bir yere varmak isteyenler hep hüsrana uğramıştır. Yine hüsrana uğrayacaktır.”

Kendilerini intikal eden bilgilere göre, olayın gelişimi hakkında bilgi veren Aksu, olayın bugün saat 13.20-13.30 civarında Malatya’da Zirve Yayınevi’nde meydana geldiğini söyledi. Güvenlik kuvvetlerinin anında olay yerine intikal ettiğini belirten Aksu, şunları kaydetti:

“4 zanlı suç aletleriyle olay yerinde yakalanmıştır. Bu arada kaçmak isteyen, balkondan atlayan ve bacağı kırılan bir kişinin de zanlılardan biri olduğu anlaşılmıştır. Bu kişinin tedavisi devam etmektedir. Ayrıca olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi de yaralı halde derhal hastaneye kaldırılmıştır. Bunlardan birisi de hayatını kaybetmiştir.”

Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyen Aksu, olay duyulur duyulmaz başta Malatya Valisi olmak üzere Cumhuriyet Başsavcısının olay yerine gittiğini kaydetti.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını kaydeden Aksu, sorular üzerine, hazırlık soruşturmasının gizli olduğunu anımsatarak, daha fazla açıklama yapamayacağını söyledi.

Aksu, “Hem olayın selameti bakımından, sağlıklı, derinliğine bir araştırmanın yapılması bakımından bir takım şeyleri ben söyleyemeyeceğim. Öyle zannediyorum ki Cumhuriyet Başsavcısı kendi yetkisinde olan şeyleri açıklayabilir. Savcı soruşturuyor, ifadeleri alıyor” dedi.

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, bir soru üzerine, olayın zanlılarının pencereden atlayarak kaçmaya çalışanla birlikte 5 kişi olduğunu bildirdi.

AVRUPA KONSEYİ: ŞOKE OLDUK
Avrupa Konseyi de Malatya’daki saldırının kendilerini şoke ettiğini bildirdi.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis tarafından yapılan açıklamada, “Dini gerekçeyle yapılmış görünen bu saldırıdan dehşete düştük. Bizi şok eden bu eylem karşısında Türk hükümetinin en kısa sürede gereken önlemleri alacağına inanıyoruz” denildi.

BÜYÜKELÇİ CUNTZ: ŞİDDETLE KANIYORUM
Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, Malatya’daki saldırıyı şiddetle kınadı.

Cuntz, kurbanlar arasında bir Alman vatandaşının da bulunmasından şoke olduğunu belirtti.

Alman büyükelçi, “Tam olarak hangi şartlar altında gerçekleştiği henüz bilinmiyor olsa da bu vahşi cinayeti şiddetle kınıyorum” dedi.

Cuntz, Türk makamlarıyla temas halinde olduklarını kaydetti.

KİLİSEDEN TEPKİ
Malatya’daki Zirve Kitapevi’ne düzenlenen saldırıya Feriköy Protestan Kilisesi’nden de tepki geldi. Feriköy Protestan Kilisesi, Türkiye’ye karşı bir tehdit oluşturdukları söylemleri nedeniyle zor duruma düştüklerini belirtiyor.

Cinayetle ilgili üzüntülerini dile getiren Protestan Kilisesi yetkilileri, Malatya’da cinayete kurban gidenlerin yurtsever ve devletini seven insanlar olduklarını belirterek olaya tepki gösterdi. Kilise yetkilileri, birlik içinde yaşamak için bir kampanya başlatılması gerektiğini dile getirdiler.

ntv.com.tr


Uluslararası ajanslar VAHŞETİ nasıl duyurdu?

Reuters: 'Bazı Türk milliyetçileri Hristiyan misyonerleri düşman olarak görüyor'

Reuters, AP gibi uluslararası ajanslar Malatya'da 'Zirve' adlı yayınevine yapılan baskını flaş haber olarak dünyaya geçti.

Reuters geçen yıl Trabzon'da Hristiyan papazın öldürülmesi olayını hatırlattıktan sonra bu olayın dünyada büyük protestolara neden olan Hz. Muhammed karikatürlerinin yayınlanmasıyla tesadüfi bir şekilde eş zamanlı gerçekleştiğini belirtti. Hrant Dink cinayetini hatırlattıktan sonra Dink'in Malatya doğumlu olduğunun altını çizen ajans Malatya'daki baskını dünyaya duyururken şu ifadelere yer verdi: 'Çoğunluğu Müslüman olan Türkiye devleti yöneticileri geçmişte buradaki Hristiyan misyonerlik çalışmalarını eleştirmişti. Türkiye’nin katılmayı umduğu AB ise Hristiyan azınlık için daha fazla özgürlük çağrısı yapmıştı. Bazı Türk milliyetçileri Hristiyan misyonerleri, Türkiye’nin politik ve dini kuruluşlarını zayıflatmaya çalışan düşmanlar olarak görüyor'.
     
     AP: 'Malatya, Mehmet Ali Ağca'nın memleketi'

      Malatya'yı Mehmet Ali Ağca'nın memleketi ve milliyetçilerin merkezi olarak tanımlayan AP, 4 kişinin boğazının kesildiği, 3 kişinin öldüğü baskını aktarırken Hrant Dink cinayetini ve geçtiğimiz Şubat ayında gerçekleşen Trabzon'daki rahip olayını hatırlattı. AP haberi geçerken şu ifadelere yer verdi: 'Onbinlerce kişi geçtiğimiz yıl Papa 16. Benedict’in Türkiye ziyaretini protesto etmişti'.
     
     'Gayri-Müslim'lere karşı düşmanlığın arttığından endişe duyuluyor'

Malatya'daki saldırıyla ilgili detayları dünyaya geçen AP ajansı son geçtiği haberlerde şu ifadelere yer verdi: 'Türkiye’nin Hristiyan azınlığına karşı saldırılar sıklaşmaya başladı. Bununla birlikte Gayri-müslimlere karşı düşmanlığın ve milliyetçiliğin arttığına dair endişeler büyüyor'

İTALYA'DA MANŞETE ÇIKTI

Malatya'da bir yayınevine düzenlenen ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı, İtalya'daki bazı yayın organlarında manşete çıktı.

İtalya'nın ulusal haber ajansı ANSA ve özel haber ajansları, Malatya'da üç
kişinin öldürüldüğü saldırıyı, internet sayfalarında ilk haber olarak sunuyorlar.

Corriere della Sera gazetesi de internet sayfasında Malatya'daki cinayetle
ilgili olarak, ?Hıristiyan yayınevine saldırı? manşetini kullandı. Spotta ise
?Ölülerin dört kişi oldukları belirtiliyor. İddiaya göre yayınevi ?Bozkurtlar'
tarafından tehdit edilmişti. Dört kişi göz altına alındı? denildi.

İskenderun'da görev yapan Katolik yetkililerden Papalık Anadolu Temsilcisi
Piskopos Luigi Padovese ise İtalyan Sky televizyonuna yaptığı açıklamada,
saldırıya uğrayan yayınevinin Katolik olmadığını belirterek, ?Katolikler
açısından Malatya, bana bağlı bir bölge. Saldırıya hedef olan yayınevi Katolik
değil. Muhtemelen Protestan veya Ortodoks bir yayınevi olmalı. Türkiye'de, zorlu
ve tehlikeli bir ortamdayız. Ama Kilise, çalışmalarını sürdürüyor? dedi.

Padovese, ?Fanatiklerin Türkiye'deki varlığı sürüyor. Arada bir bu tür akıl
almaz şiddet olaylarıyla ortaya çıkıp varlıklarını gösteriyorlar? şeklinde
konuştu.

Piskopos Padovese, Türkiye'deki güvenlik birimlerinin Hıristiyanlara yönelik
bu tür saldırılar olabileceği endişesiyle bundan bir süre önce güvenlik
önlemlerini arttırmış olduğuna da dikkati çekerek, şunları söyledi:

Türkiye'deki yetkililer, yangına körükle gitmek isteyenlerin olabileceğini
sezinlemişti. Polisler, son zamanlarda Katolik Kilisesi'ne yönelik önlemleri de
arttırmışlardı. Artık daha iyi korunuyoruz. Papazlar, olası saldırıları
önleyebilme amacıyla, dikkatli olmaları, dışarı yalnız çıkmamaları, aynı
güzergahı izlememeleri konusunda uyarılmışlardı.

 

A.A.


haberturk.com

 

kiya 18.04.2007 21:38:56
malatya'da vahşet, ankara'da dehşet!

ikiyüzlü milliyetçilik söylemlerinin insanı nasıl deforme ettiğini göremiyor musunuz hala?

boşverin, keselim birbirimizi, keselim, kesin, kessinler!..

deniz 18.04.2007 21:50:21
malatyada vahşet, ankarada dehşet, italyada manşet.

deniz 19.04.2007 11:56:35
Niyazi Mısri Caddesinde bulunan Hiristiyanlıkla ilgili yayın yaptığı bildirilen kitapevinin basılması sonrası 3 kişi yaşamını yitirdi. Yaşanılan olay sonrası, biri yaralı olmak üzere 5 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Yaşamlarını yitiren şahısların bıçak ile boğazları kesilerek öldürüldüğü bildirildi.

Dün tüm Dünya ve Türkiye Malatya’da yaşanan olayla sarsıldı. Tüm dünyayı ayağa kaldıran olay, Mısri Caddesi Niyazi Mahallesi'ndeki Niyazi Çocuk Parkı yanında bulunan Ağbaba İş Merkezi'nin 3. katında bulunan eski ismi ile Karya Yeni ismiyle Zirve Yayıncılığa ait işyerinde meydana geldi.
Hiristiyanlığa ait kitapların basıldığı bildirilen yayın evinde çalışan kişilerden haber alınamaması üzerine yakınlarının Polisi arayarak "Zirve Yayıncılık adlı işyerinde kapı açılmıyor, içerdekilerden bilgi alınamıyor" ihbarı üzerine olay yerine gelen Önleyici Hizmetler Şubesi'ne bağlı ekipler binaya gitmesi ile ortaya çıktı. Polisi görünce paniklediği sanılan bir kişi binadan atlarken, kapıyı açarak içeri giren polis korkunç manzarayla karşılaştı.
3 KİŞİNİN BOĞAZI KESİLMİŞ
Olayda, el ayakları bağlanan Alman uyruklu Tilma Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek bıçaklanarak öldürüldü. Bu arada Emre Günaydın isimli bir kişi camdan aşağıya atlayarak yaralandı. Ağır yaralanan Günaydın, hemen bina önündeki polisler tarafından hastaneye kaldırıldı. Bu sırada cinayeti işleyen 4 kişide evde suçüstü yakalandı.
YETKİLİLER OLAY YERİNDE
Yaşanılan tüyler ürperten cinayet sonrası emniyet güçleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Olayın haber alınmasından sonra Vali Halil İbrahim Daşöz, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Demirdağ, Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya ve İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Dülger'in olay yerine geldikler. Bir süre sonra da Belediye Başkanı Cemal Akın da olay yerine intikal etti.
KİRALIK ARAÇ
Yaşanılan olay sonrası Hamit Ç., Salih G., Abuzer Y., Cuma Ö. ile balkondan atlayıp yaralanan Emre Günaydın'ın yayınevine 44 KE 553 plakalı araç ile geldiği bildirildi. Aracın kiralık olduğu bildirildi. Olay sonrası Cumhuriyet Savcılığı ekiplerinin yaptıkları incelemeler sonrası olay yerinde yaşamlarını yitiren şahıslar Adli Tıp kumruna kaldırıldı.
İHLAS ÖĞRENCİ YURDUNA BASKIN
Olaydan sonra gözaltına alınan Hamit Ç., Salih G., Abuzer Y., Cuma Ö. ile balkondan atlayıp yaralanan Emre Günaydın'ın Cezmi Kartay Caddesinde bulunan İhlas Vakfı Erkek Öğrenci Yurdu'nda kaldığını belirleyen polis yurda baskın düzenledi. Bu sırada 5 zanlının üzerinden
Çıkan mektupta “birlikte ölüme gidiyoruz, kardeşiz” diye yazdıkları bir not çıktı. Yakalanan zanlılardan ikisinin Malatya nüfusuna, birinin Adıyaman diğerinin ise Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.




Taksim’de, çeşitli sivil toplum örgütlerine üye bir grup, Malatya’da bir yayınevinde üç kişinin öldürülmesi olayını protesto etti. Taksim Meydanı’nda toplanan gruptakiler, ellerinde "Bir arada yaşamı savunalım", "Hepimiz Hıristiyanız" yazılı dövizlerle bir süre oturma eylemi yaptı.

Grup adına yapılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“Saldırganları biliyoruz. Bu coğrafyada farklı olanlara tahammülleri olmayanlardır. Irkçılık, ayrımcılık, tahammülsüzlük artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Biz, bu ülkenin ırkçılığa, milliyetçiliğe ve faşizme karşı yurttaşları olarak, Hükümet’e ve yöneticilere çağrı yapıyoruz.” Kaynak:İnternet Haber
Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz, yayınevinde 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili 10 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Olayda öldürülen 3 kişinin adli otopsilerinin yapıldığını açıklayan Vali Halil İbrahim Daşöz, olayda hayatını kaybedenlerin Alman uyruklu Tilma Geske, Elazığ doğumlu Uğur Yüksel, Erzurum doğumlu Necati Aydın olduğunu belirtti. Elazığ doğumlu olan Uğur Yüksel'in cenazesinin ailesine teslim edildiğini vurgulayan Vali Daşöz, gözaltına alınanların sayısının 10'a yükseldiğini kaydetti.


Kanlı olayla ilgili tahkikatın büyük bir dikkat içerisinde sürdürüldüğünü ifade eden Vali Daşöz, her şeyin prosedürlere uygun yapıldığını söyledi. Kısa bir süre içerisinde olayın bütün boyutlarıyla ortaya çıkacağından ümitli olduğunu vurgulayan Vali Daşöz, "Her türlü, bilgi belge değerlendiriliyor" dedi.
Vali Daşöz, olayda gözaltına alınan 5 kişiden sonra yapılan soruşturma sonunda 5 kişinin daha yakalandığını ve hiçbir suçtan sabıka kayıtlarına ulaşılamadığını söyledi. Gözaltına alınanların aynı yaş grubuna ait olduklarını ifade eden Vali Daşöz, olayla ilgisi olduğu öğrenilen apartmandan atlayan kişiyle ilgili henüz bir soruşturma yapılamadığını bildirdi.
Basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Vali Daşöz, olay öncesi ilgili yayınevinden tehdit başvurusu ve koruma talebi olmadığını da bildirdi.
Bu arada açıklama öncesi ölenlerin arkadaşları olduğu iddia edilen biri bayan 2 kişi, valilikten ağlayarak çıktı. Basın ordusu tarafından takip edilen iki kişi, ticari taksiye binerek valilikten uzaklaştı.

deniz 19.04.2007 11:57:46
Malatya'daki yayınevindeki kanlı olayda hayatını kaybeden 3 kişiden birisi olan Alman uyruklu Tilma Geske'nin 9 yaşındaki oğlu, "Babam evden çıkarken görüşürüz, seni seviyorum" derken, muhasebecisi ise Geske için, "Etliye, sütlüye karışmayan bir insan" dedi.

Malatya'daki evlerinde yas tutan Alman ailesinin 3 çocuğundan birisi olan 9 yaşındaki oğlu Lugal, olayı televizyondan gördüğünü ifade etti. Lugal, "Babam evden çıkarken görüşürüz, seni seviyorum dedi" diye konuştu. Lugal, Türkçe'yi ise Adana'da öğrendiğini belirtti.
Alman uyruklu Tilma Geske'nin Adana'dan gelen ve Geske ile son görüşenlerden muhasebeci Emin M. yaptığı açıklamada, "Tilme Geske'nin resmi muhasebecisiyim. En son firmasını kapatmak için işlemler yapmaya geldiğimizde bürosunda görüştük. Ondan sonra ben çıktım, Ticaret ve Sanayi Odası ile Vergi Dairesi'ne gittim. Ondan sonra olayları duydum. Vergi Dairesi'ne firmasını kapatmak için gitmiştim. Şirketin kapanmasından sonra Malatya'dan ayrılma düşüncesi vardı. Şu ülkeyi çoğu Türk'ten daha iyi seviyordu. Etliye, sütlüye karışmayan bir insan. Türkiye'de para kazınıyordu, Türklerin Almanya'da para kazandığı gibi. 9 yıldır tanıyorum. Bir eksiğini görmedim" dedi.
Yaşanan olaydan kısa bir süre önce gerçekleşen son görüşmeyi de anlatan Muhasebeci Emin M., "Sadece iş ile ilgili görüştük, imzalarını aldım ve gerekli dairelere gittim. Üzüleyim mi, sevineyim mi? Çünkü ben orada kalsaydım, ölenlerden biriside ben olacaktım" dedi.
Emin M. olayı,. Vergi Dairesi'ndeki şirketin kapatılması ile ilgili işlemi takip ederken duyduğunu ifade etti.



Niyazi Mısri Caddesinde boğazları kesilerek vahşice öldürülen Necati Aydın ve Uğur Yükselin Malatyanın Doğanşehir İlçesinde geçtiğimiz yıl Haziran ayında bir köy okulunu tamir ettikleri öğrenildi.
Şahısların Malatyada bir çok köy okulunu da tamir ettikleri ortaya çıktı.

deniz 19.04.2007 11:59:32
Malatya'da 3 çalışanı sandalyeye bağlandıktan sonra boğazı kesilerek öldürülen Kayra Kitapevi'nin 3 yıl önce Mersin'den Malatya'ya taşındığı bildirildi. Malatya'da ismini tepkiler üzerine Zirve olarak değiştirdiği belirtilen Kayra Kitabevi'nin bir müddet Mersin'in Çankaya Mahallesi Gökçay İş Merkezi'nin 3. katında faaliyet gösterdiği bildirildi. İş Merkezi yöneticileri Kayra Kitabevi'nin misyonerlik faaliyetleri yaptığını bildiklerini belirterek Mersin'in işlek caddelerinde de İncil dağıttıklarının bilindiğini kaydetti


KAPIYA ASILAN NOT
3 kişinin öldürüldüğü olay sonrası Zirve Yayıncılığın Kadıköy'de bulunan merkezi kapatıldı. Merkezin kapısına yetkililer tarafından "Acı kaybımızdan dolayı kapalıyız" yazılı bir not bırakıldığı gözlendi.
Malatya'da meydana gelen olaydan sonra, yayınevinin Kadıköy'de bulunan merkezi de, yetkililer tarafından bir süreliğine kapatıldı. Zirve Yayıncık'ın Genel Merkezi'ni kapatan yetkililer kapısına "Acı kaybımızdan dolayı kapalıyız" yazılı kağıt yapıştırdı. Yetkililerin yazıyı yapıştırdıktan sonra binadan ayrıldıkları öğrenildi.

deniz 19.04.2007 13:22:50
katillerin kaldığı ihlas vakfı türkiye gazetesi ile ilişkili bir vakıf.
bu çevre bilindiği üzere milliyetçi, muhafazakar, safsata inançlar üzerine şekilleniyor.

http://www.ihlasvakfi.com/Yurtlar/Malatya.html
en son hrant dink olayında katilin kahraman yapılması benzer çevreler için bu olayı da tetiklemiş olmalı.
cinayyeten sonra hemen malum çevrelerden durumu kurtarmaya yönelik mesajlar gelmeye başladı:

Bakıyorum nedense hemen herkez Dine laf söylüyor.Eğer bir insan Kitap Ehli ise kimse ona onun inancına laf söyleyemez söylemez.Dün Şehidimize ağlamamız gerekirken ondan önce 32 yavru ölürken kimse sesini çıkartmazken.Bakıyorum konu İslam ı kötülemek olunca saldırın ne güzel değilmi Allah aşkına iyi düşünün bu bir müsşümanın yapacağı bir iş değil.Zaten yapan müslüman mı onu bile bilmiyoruz ama kötüleme fırsatını kimse kaçırmıyor.Hemen pankatlar falan düşünmek gerek.
..
BU KATLİAMLARI NE İSLAM DİNİ ADINA NEDE VATANPERVERLİK ADINA YAPMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.BUNLAR ANCAK ABD NİN VE AB NİN "BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ" DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEBİLECEK CİNAYETLERDİR.TETİKÇİLER BOP PROJESİNİN İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN KONTROLÜNDEKİ UNSURLARDIR.MEHMET ALİ AĞCA NIN PAPA SUİKASTİNİ HATIRLAYALIM. AĞCA GÖRÜNTÜDE TÜRK VE MÜSLÜMAN AMA YAPTIĞI EYLEM ULUSLARARASI BİR KOMPLONUN PARÇASI. ANCAK SÖMÜRGECİ ÜLKELERİN MİSYONER FAALİYETLERİYLE DİĞER MİLLETLERİ NE HALE GETİRDİKLERİDE TARİHİ BİR GERÇEK BU FAALİYETLERİN DEVLET TARAFINDAN ATATÜRK ÜN YAPTIĞI GİBİ YASAKLANMASIDA GEREKİR.

...

yine olayı kendileri dışındak etkenlere yıkarak sıyrılmaya çalıyorlar. halbuki ellerindeki kanın sebepleri kendi mesajlarının içinde gizli.

deniz 19.04.2007 13:35:58
nasıl yönlendirildiklerini görmek isterseniz:

http://www.turkcu.net/forum/viewthread.php?tid=17644

bu da yorumları:

http://www.turkcu.net/forum/viewthread.php?tid=20377

In Justice 19.04.2007 14:00:01
Trabzon'daki papaz,Hrant Dink suikasti ve şimdi de Malatya'daki vahşet....
ülke üstünde oynanan oyunlar hep aynı..yıllardan beri değişmeyen bir şey yıkanan beyinler terör örgütü bağlantıları araştırılıyor..önemnli olan terör örgütü bağlantıları değil.bu beyni yıkanan gençler nereden öğreniyor bunları nerede yıkanıyor beyni önce buraları öğrenmek lasım..bence bu bir dış misilleme TSK kuzey ırak'a yönelik operasyon tartışmalarının yapıldığı bu günlerde bu vahşetinde dış kaynaklı olduğu düşüncesindeyim.bir nevi gündem değiştirme gayretide olabilir.ama önemli olan dili,dini,ırkı ne olursa olsun ölenlerin insan olduğunu aklımızdan çıkarmamaız lasım..dış güçlerin rahat rahat oyun oynadıkları bir ülkede yaşıyoruz ve dış güçlerin bu oyunları oynamasına hepimiz göz yumuyoruz..bence bir an önce yaşadığımız topraklara sahip çıkmamız gerekir..

dasein 19.04.2007 17:16:52
Bakıyorum nedense hemen herkez Dine laf söylüyor.Eğer bir insan Kitap Ehli ise kimse ona onun inancına laf söyleyemez söylemez.Dün Şehidimize ağlamamız gerekirken ondan önce 32 yavru ölürken kimse sesini çıkartmazken.Bakıyorum konu İslam ı kötülemek olunca saldırın ne güzel değilmi Allah aşkına iyi düşünün bu bir müsşümanın yapacağı bir iş değil.Zaten yapan müslüman mı onu bile bilmiyoruz ama kötüleme fırsatını kimse kaçırmıyor.Hemen pankatlar falan düşünmek gerek.
Bunu kim söylemiş bir bilgin var mı acaba?
Sınavlarım nedeniyle gündemi kaçırmışım ve yeni duydum bu haberi.Kesinlikle vahşet bu.Hem de bilinçsizce.Bu yukarıdaki sözleri eden şahıs da çocukları ölürken 'vatan sağ olsun' ,oğlu olana 'vatana şehit yetiştireceksin ne güzel' diyenlerin olduğu bir ülkede yaşamıyor mu acaba?Ve sonuç olarak bu zihniyetin beslediği öfkeyle vatanından başka her ülkeye yabancı,islamdan başka her dine düşman o gençlerin bu cinayetlerini işlediklerini görmüyor mu?..Olayların üzerini örtmek için bazı kesimleri karalamadan önce neden bir çuvaldız batırmıyorlar kendilerine!!?Bu çürümüş zihniyeti,düşmanlığı yaratanlar kendileri.Çok bakınmak gerekmiyor suçluyu bulmak için..
Ha unutmadan söyleyeyim..Şimdi de 'hepimiz hristiyanız' söylemleri üzerine tartışmalar çıkacaktır..Kulak kesilelim ve aynı kesimin aynı tür suçları yeniden halı altına nasıl süpürülüyor görelim!!

asya 20.04.2007 13:07:50
Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur sloganıyla yetiştirilen, Müslümanlık dışında hiçbir inanca ülkede yaşam hakkı tanımayan bir zihniyetin meyveleri toplanıyor artık. Yıllarca bu paranoya ile beslenen beyinler için tek hedef farklı olanın ortadan kaldırılması.

Ortaçağ anlayışı dediğimizde tepki gösterenlerin bu olayları nasıl açıklayacakları da belli. "üç beş kişinin işi", "dinsiz ve vatan hainlerine bu ülke bırakılamaz", "biz vatanseveriz, vatana canımız feda" gibi bir dolu zırvayla karşı duruşlarını gösteriyor ve gösterecekler.

Kendilerine, dinlerine, ülkelerine güvenmeyen insanların debelenmesi olarak görüyorum bu eylemleri. Beyinlerini kullanamadıkları için, bu tutamaklar ellerinden alındığında ya da değişim çabalarını gördüklerinde, kendilerini geleceklerinde sap gibi ortada görme korkusuyla paniklemedir bu. Çünkü onlar için din de, milliyetçilik de bir liman, bir sığınak... Birey olarak var olamayanların bir çırpınışı...

KARGA 20.04.2007 14:53:02
Doğramışlar

Kalçası, testisleri, anüsü, beli ve sırtı onlarca bıçak darbesi ile doğranmıştı. Parmakları uzunlamasına ve kemiğe kadar defalarca kesilmişti. Boğazında da çok uzun bir yara vardı. Yemek ve soluk borusu bu darbelerle kesilmişti. Saat 14.25’te ameliyata alındı. Hastanedeki 4 birimin ekipleri ameliyata girdi. 51 ünite kan verildi.

POLİSİN ihbar üzerine Zirve Yayınevi’ne gidip, cesetleri ve yaralıları bulduğu dakikalarda İnönü Üniversitesi’nde Emekli 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon’un konuşmacı olarak katıldığı "21’nci Yüzyılın Eşiğindeki Türkiye" konulu konferans devam ediyordu. Tüm üniversiteyle birlikte yaralıların kaldırıldığı Turgut Özal Tıp Merkezi personeli de konferansta bulunuyordu. Emniyet güçlerinin hastaneyi "İki ağır vaka geliyor" diye haberdar etmesiyle, konferanstaki doktorlar da hemen acil servise dönerek, bıçakla ağır yaralanan Uğur Yüksel ile zanlılar arasında yer alan ve polis baskınında apartman dairesinden atladığı için yaralanan Emre Günaydın’a ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Başhekim Yardımcısı ve hastane sözcüsü Doç. Dr. Murat Uğraş, Uğur Yüksel’in gördüğü vahşi işkencenin izleriyle, yapılan müdahaleleri şöyle anlattı:

"Sayamadığımız kadar çok bıçak darbesi vardı. İşkence amaçlı olduğu çok açıktı. Kalçası, testisleri, anüsü, beli ve sırtı onlarca bıçak darbesi ile doğranmış. Parmakları uzunlamasına ve kemiğe kadar defalarca kesilmişti. Boğazında da boydan boya çok uzun ve açık bir yara var. Yemek borusu ve soluk borusu bu darbelerle kesilmişti. Saat 14.25’te ameliyata alındı. Hastanedeki 4 birimin ekipleri ameliyata girdi. 51 ünite kan verildi. Hastanenin kan stokları tükendiği için kan Kızılay’dan tamamlandı. Ancak Uğur saat 17.30’da hayatını kaybetti."
 
kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6366865.asp
Alın size Kurtlar Vadisi, alın size milliyetçilik, ordu-vatan sevgisi, bayrak sevdsı. Herkes görsün.

denge 20.04.2007 15:02:26
Sözün bittiği yer...

torq 20.04.2007 22:53:34
Malatya'daki saldırı dünya basınında geniş yer buldu:

ABD
New York Times:Türkiye'de ülkenin etnik ve dini saflığının adam öldürmeye değdiğine inanan milliyetçi kanat giderek artan bir biçimde şiddete başvuruyor. Hrant Dink kurbanlardan biri. Katolik rahip bir diğeri.
Son milliyetçi saldırılar Türkiye'nin geçmişinden gelen hayaletler.
Washington Post: Saldırı AB'ye girmeye çalışan Müslüman bir ülkenin azınlıkları koruyup koruyamadığına dair endişelere yenilerini ekledi.
Los Angeles Times: Dehşet veren saldırı Türkiye'deki ufak Hıristiyan toplumunda şok dalgaları yarattı. Hükümet tarihsel olarak öldürücü aşırı milliyetçi grupları dizginleyemedi.

İngiltere
Financial Times: Dini azınlıklara yönelik kanlı saldırıların sonuncusu. Malatya geniş bir Ermeni toplumunun eviydi, çoğu sürüldü, öldürüldü.
The Times: Malatya muhafazakâr bir Doğu kenti. Türkiye'de inanç değiştirenler sert tepkiyle karşılanıyor.
The Guardian: Türkiye'deki azınlıklara son saldırı. Dink cinayetinden iki ay sonra oldu. Dink de Malatyalıydı.
BBC: Türkiye'de Hıristiyan azınlıklar, baskıdan yakınıyor. Ağca'nın memleketi Malatya milliyetçi bir kent.

Fransa
El Pais: Saldırı, Erdoğan hükümeti için hassas siyasi ortamda, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi gerçekleşti.
Le Monde: Türkiye zor bir süreçten geçiyor. AB olanları basit bir gözlemci gibi sessizce izleyemez. Ankara 2005'te üyelik görüşmelerine başladı ama önüne sürekli aralarında Fransa'nın da bulunduğu engeller çıkarılıyor ve AB'nin bu tavrı Türkiye'de politik iklimin kirlenmesine neden oluyor. Reformlar ölme noktasında, şiddet yeniden tırmanıyor. Bunlar yalnızca Türklerin problemi değil.

İspanya
ABC gazetesi: Saldırıda üç misyoner öldürüldü. Yayınevi geçmişte tehditler alıyordu. Hizbullah'ın olaydaki olası rolü araştırılıyor.

Almanya
Spiegel: Türkiye'de yaklaşık 120 bin Hıristiyan yaşıyor, teoride özgür, pratikte ise kat kat baskı altında.
Frankfurter Allgemeine: İncil basmak Türkiye'de ülkenin birliğini bozma girişimi olarak görülüyor.
Bild: Nefretleri Hıristiyanlara yönelikti, merhametsizce öldürdüler.

İtalya
Corriere Della Sera: Türkiye'de Hıristiyan karşıtı atak. İncil basım evinde katliam yapıldı. Malatya, Ağca'nın da yandaşı olduğu bozkurtların hâkimiyetinde bir kent.
İl Giornale: İslam Avrupa'dan nefret ediyor. Cinayetlerin Hizbullah ya da bozkurtlar adına işlendiği sanılıyor.
La Stampa: Aşırı İslamcılar üç Hıristiyanı öldürdü. Bu Türkiye'de ilk değil. 1915-16 arasında da 1 milyon Ermeni'yi öldürdüler.
İl Manifesto: Ağca'nın kentinde üç Hıristiyan katledildi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=218992

torq 22.04.2007 14:07:32
Size 'vücudu olmayan' korkular verelim. Alır mısınız?  H. Gökhan Özgün

Korku istiyorsunuz madem. Size yeni korkular verelim: Ellerini ayaklarını bağlayıp, boğazını kesemeyeceğiniz korkular. Bedenlerini delik deşik edemeyeceğiniz korkular. Sokağın köşesinde üç çocuğu ve karısıyla oturmayan korkular. Cephesi, faili haritada gözükmeyen korkular. Askerlerin dehasına nail olamamış korkular.
Allah aşkına size yeni korkular verelim de eskilerini bırakın. Merak etmeyin yine ruhunuz beslenecek, bu sayede yine korkuyla yaşayacaksınız.

Çocuklarınızın devrinde olmazsa torunlarınızın devrinde, böyle giderse bu memleketin 'içinin boşalacağından' korkun mesela. Büyük bir göçten korkun. En çok yatırım yaptığı insanları başından def etmiş, kabuğu sağlam içi boş çürük bir ceviz, bir 'Cevizoğlu Memleket'ten korkun. Her Türk'ün doğuştan askerlikten, çavuşluğa, 'jitemliğe' terfi ettiği sınır karakolu bir memleketten.
Üstelik bu insanlar bu memleketten göç ettiklerinde, köylerinden Berlin'e konmuş Almancılar gibi yanlarında camilerini, türkülerini, 'made in Turkey' korkularını da alıp götüremeyecekler. Belki dillerini bile alamayacaklar yanlarına. Bu 'Türk diasporasını' davet edecek kadar 'uyanık' birileri var bu yeni dünyada. Büyük davet başladı bile. Yakında büyük göç de başlar. Günaydın.
Ama siz bundan korkmazsınız, çünkü bu korkunun delik deşik edebileceğiniz bir vücudu, akıttıktan sonra alnınıza sürebileceğiniz kanı, işi bitirdikten sonra polislere çektirebileceğiniz bir hatıra fotoğrafı yok.

Siz üniversitelerinizde 'gay, lezbiyen' kulüplerinden korkarsınız.
Ömrü odasında volta atarak geçen, sizin pek de okumak istemediğiniz kitaplar yazan adamlardan korkarsınız.
Köyümde Rumca konuşuluyor. Acaba kökenimde bir Rumluk olabilir mi diye araştıranlardan korkarsınız.
Korkunuzun söküp alınacak bir kalbi, kopartılacak bir boynu olsun size yeter.

Sizin 'terörist başı', 'kanlı katil' hatta 'Ermeni dölü' mü diye hitap edelim diye tereddüt içinde kaldığınız kişinin isminin, soydaşlarının birçoğunun zihnine 'APO' diye büyük harflerle çoktan kazındığı ve bu hakikatin 'askeri' herhangi bir tedbirle değiştirilmesi için artık çok geç olduğu gerçeğinden, Meclis'te yüzde 10 barajından, seçim sisteminden korkun mesela.
Üç-beş oy daha fazla almak için yıllarca 'töre cinayeti' kisvesi altında Kürtleri diğer Türk vatandaşlarından hukuken ayırıp onlara 'cinayet ayrıcalığı' tanıyarak, açıkça 'çifte hukuk' yaratarak, bu memleketi kültürel olarak kendi ellerinizle bölmeye başladığınızdan korkun mesela.
Bu mide bulandırıcı derecede oportünist, bölücü 'çifte hukuk' uygulamanızdan vazgeçebilmek için sizi 'bölmek isteyen' AB'nin dayatmalarına ihtiyacınız olduğu gerçeğinden korkun mesela.
Ama siz gerçeklerden korkmazsınız, insanlardan korkarsınız.
Bundan 30-40 yıl sonra Kıbrıs meselesini çözmek için tekrar masaya oturduğunuzda masada oturanların hepsinin cebinde (Rauf Denktaş'ın torunu misali) Güney Kıbrıs pasaportu olabilir. Bu 'acıklı komediden' korkun mesela.
Ama siz olan bitenden korkmazsınız. Onu gören gözlerden korkarsınız. Çünkü gözler oyulabilir ve gülünecek, ağlanacak hiçbir şey kalmayabilir.

'Çok tehlikeli misyonerler tehdidinin' hem 'iflah olmaz İslamcılar' hem de 'bu İslamı' en büyük tehlike olarak gören 'laik şeyhülislamlar' tarafından aynı anda, aynı tarzda hatta aynı yerlerde vaaz edilmiş olması garabetinden korkun mesela.
Ama siz garabetlerden korkmazsınız, meczup garibanlardan korkarsınız.
Öldürülen Alman misyonerin karısının 'Allahım onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, onları affet' dediği zaman bin misyonerin bin yılda yapamayacağını bir cümlede yapmasından korkun mesela.
Ama siz sözcükleri dillendirip, güçlendiren 'hadise'lerden korkmazsınız. İnsanların ağzı dili olmasından korkarsınız.
'Vücudu olmayan' bir sürü korku var bizde.
Alır mıydınız?
Vücudunuzda korkularınızla baş edebilmek için ellerinizden başka bir uzuv varsa tabii.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=219114


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4