|
||
![]() Damon Albarn' ın son bombası... THE GOOD, THE BAD & THE QUEEN! Blur, Gorillaz gibi grupların kurucu üyesi olan Damon Albarn' ın The Clash grubunun basçısı Paul Simonon, The Verve' nin gitaristi simon Togg, Africa 70 / Fela Kuti davulcusu Tony Allen' ın oluşturduğu The Good, The Bad & The Queen bu sene çok konuşulacak! Geçtiğimiz sene kaydedilen 12 şarkı, grupla aynı ismi taşıyan bir albümde toplandı. Prodüktör koltuğunda Gorillaz' ın Demon Days albümünden tanıdığımız Danger Mouse' un oturduğu, albümünden çıkan ilk single "Herculian" olurken, grupla aynı ismi taşıyan albüm Şubat başı(evet iki ay olmuş) yayımlanacak. Damon Albarn' ın "Parklife' dan bu yana yaptığım en İngiliz çalışma" dediği albümden yayımlanan yeni single "Kingdom of Doom" olarak belirlendi. Alıntı: Emi Albüm Tanıtımı RADYO EKSEN - ALBÜM İNCELEMESİ The Good The Bad & The Queen - The Good The Bad & The Queen Eklenme Tarihi : 06.04.2007 İçten içe sızlayan bir müzik, tanıdık dub-bas melodiler ve sonrasında yine bildik bir ses. İyi-Kötü-Kraliçe sanki yıllardır hakkında rivayetler uydurduğumuz üç başlı vampir gibi kapandığı şatosundan yekpare çıkageldi. Blur - Gorillaz solisti Damon Albarn, The Clash basçısı Paul Simonon, Verve gitaristi Simon Tong ve Africa70 - Fela Kuti’den tanıdığımız davulcu Tony Allen’ın grubu The Good, The Bad and The Queen’le, Londra’nın yağmurlu sokaklarında yaşayan bu kadri bilinmez yaratığın hikayesini dinlediği hissine kapılıyor insan. Sonra gözümüz kapağa takılıyor; burası kıyametin orta yeri belli ki, sanki bundan sonra ifa edilecekleri anlatan bir kitabın orta sayfasını açıp okuyormuşsunuz gibi başlıyor The Good, The Bad and The Queen albümü “History Song”la. Not: Müzik setinin bas ayarlarını iyi kontrol etmeli. Doğrusu albümü dinlerken bazen, küçük bir labirentin içinde devamlı aynı köşeyi döndüğünüz hissiyatına kapılıyorsunuz. Bazen de Simonon’un bas gitarından çıkan dub-reggea sound’u duydukça The Clash zamanlarına gidiyor aklımız. The Guns of Brixton parçasını her dinleyişimizde düşünürdük, acaba The Clash kurulduğunda bas gitarı çalmayı bile bilmeyen Paul Gustave Simonon bu aralar neyle meşgul diye. 1991’de kısa süren grubu Havana 3am’di en son haberini aldığımız vakit. Bir yandan kudema bilgeliği diğer yandan Londra’nın en zelil sokak çetesi lideri bakışlarıyla varlığını fazlasıyla hisettiriyor sonunda The Good, The Bad and The Queen’de. Damon Albarn ise 90’ların ortasında Brit-Pop’un yükselişinde kalıp kendini bırakmayanlardan. Belki de zamanında karşılaştırıldığı Gallagher biraderlerden farkı, animasyon grubu Gorillaz’da olduğu gibi, devamlı aynı yemeği pişirip insanı bıktırmadan farklı çerçeveleri çizmeyi bilmesi oldu. Brian Eno’nun “Belki de tüm zamanların en iyi davulcusu” dediği Tony Allen ve The Verve dağıldıktan sonra hem Blur’ün eski gitaristi Graham Coxon’la hem Albarn’ın Gorillaz projesinde çalışmış olan Simon Tong’la The Good the Bad and he Queen’in başarısız olmasına imkan yok. Özellikle Paul Simonon ve elini sürdüğü her projesi milyonlar satan Damon Albarn bu grubun iplerini elinde tuttuğu sürece. İncelemeyi Yapan : Gülşah Güray ilk single(gorillaz versiyonu da var, yani klip olarak ama ben adamları görün istiyorum, kayıt biraz kötü) : Herculean Kingdom of Doom ve... benim grubu yakından tanımak istememin sebebi olan ve tahminimce şu sıralar dream tv' de videosu dönen şarkı(o videoyu bulamamam tuhaf): Green Fields Ben beğendim grubu, öneririm. Saygılarımla ![]() |
||