|
||
| İSTANBUL - Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın önceki gün yaptığı konuşmasıyla ilgili yazısının daha yarısına gelmişti ki, 'Kımıldamayın polis' uyarısıyla irkildi. Önce gazetecilerle ilgili 'andıç', ardından 'iki darbe girişimini' haberleştiren, son olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı sivil toplum örgütleriyle işbirliği kurduğunu yazan Nokta, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın isteğiyle basıldı. Arama emrine göre polis Genelkurmay'dan sızdırılan belgeyi arıyordu. Görmüş, yaşadıkları baskını 'cezalandırma' olarak nitelendirdi. Terörle mücadele ekibi kapıda Merkezi İncirli'de bulunan Nokta dergisi dün saat 12.00 sıralarında Terörle Mücadele, Mali Şube ve Bilgi İşlem şubesinden polislerce basıldı. Çalışanların anlatımına göre ekipler önce 'Polisiz, arama yapacağız' dedi. Ardından kimsenin hiçbir şeye dokunmamasını ve cep telefonuyla konuşmamasını istedi. Çalışanlar toplantı odasına alınarak üst aramasından geçirildi. Bazı gazeteciler baskının yasal dayanağını sorunca zaman zaman gerginlik yaşandı. Tartışmalar sonunda dergi çalışanları, montlarını bile alamadan binadan ayrıldı. Bir dergi çalışanı "İçeride ilacım kaldı. Onu bile almama izin vermediler" diyordu. Aranan neydi? Polis ekipleri savcı nezaretinde arama yaparken, çalışanlar dergi önünde bekledi. Çok sayıda gazeteci de haber takibi için binanın önündeydi. Kimileri basın özgürlüğüne darbe yapıldığını düşünüyor, kimileri de derginin kapatılabileceği ihtimalini tartışıyordu. İçeriden gelen bilgilere göre, derginin müşavirlik, hukuk ve arşiv bölümünde de arama yapılıyordu. Binada arama, kapı önünde bekleyiş sürerken içeriden neyin arandığı konusunda daha net bilgi geldi. Derginin muhabiri Ahmet Şık, arama kararının bir önceki sayıdaki TSK'nın bazı sivil toplum örgütleriyle ilişki kurduğu yönündeki haberle ilgili olduğunu söyledi. Bu sırada Genel Yayın Yönetmeni Görmüş'ün açıklama yapacağı haberi geldi. Kısa süre sonra Görmüş, kameraların önündeydi. Görmüş'ün verdiği bilgilere göre arama kararı isteyen Genelkurmay Askeri Savcılığı'ydı. Askeri mahkeme bu istemi kabul etmiş, karar derginin sınırları içinde yer aldığı Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na iletilmişti. Görmüş, askeri savcılık, geçen hafta da kendisini arayarak haberdeki söz konusu iki belgeyi istediğini belirtti: 'Aramanın çapı yoruma açık' Görmüş, "Ben Basın Kanunu'na göre belgeleri veremeyeceğimizi söyledim. Askeri savcılık da bu belgeye ulaşmak için mahkeme kararı çıkarmış. Polisler geldiğinde 'Madem mahkeme kararı var, belgeleri verebilirim' dedim. Ancak daha sonra kararın geniş kapsamlı olduğunu anladık. Nokta dergisinde yayımlanan haberlere kaynak olmuş ya da yayımlanacak haberlere kaynak olabilecek tüm gizli bilgi-belgelere el konulması amacını taşıdığını gördük. Bütün bilgisayarlardaki bilgiler kopyalanıyor. Dokümanların birer kopyası alınıyor. Günboyu süreceğini düşünüyoruz." Görmüş, arama kararında darbe girişimleri ya da andıç haberinden bahsedilmese de geniş çaplı aramanın 'yoruma açık' olduğunu vurguladı, bu sırada 'emekli oramiral Özden Örnek'e ait günlük'le ilgili belgelere de el konulabileceğini söyledi. 'Eğer dava açılırsa...' Nokta'yla ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın soruşturma yürüttüğünü anımsatan Görmüş, haklarında dava açılması halinde bunun 'darbe girişimi' soruşturmasına dönüştürülmesi için uğraşacaklarını da vurguladı. Görmüş, "Bizim haberimizden sonra gazetelerde çıkan haberler, üst düzey yetkililerin açıklamaları bile suçduyurusu niteliğindeydi. Düzgün bir soruşturma her şeyi ortaya çıkarabilir" dedi. Nokta'nın Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, gazetecilerin polis baskınıyla ilgili soruları üzerine de "Elbette bu bir cezadır" dedi. Ancak, bundan sonra yayın çizgilerinde ve haber anlayışlarında bir değişiklik olmayacağını da üstüne basa basa söyledi. Arkadaki kafe de basıldı! Polis Nokta dergisine girerken, arama emrindeki 'binanın eklentilerinde de arama yapılması' isteği üzerine dergi binasının arka tarafında ayrı bir girişi olan Natural Kafe'ye de aynı anda ellerinde silahları olan polis ekipleri girdi. Polisler girişlerin derhal kapatılmasını istedi. Kafeye girişleri engelleyen ve kafedekilerin de çıkışına izin vermeyen polis bir saat sonra kafeden ayrıldı. Genelkurmay Askeri Başsavcılığı'ysa soruşturmayla ilgili net bir açıklama yapmadı. Askeri Başsavcılık yetkilileri, büroda arama ve dergi bilgisayarlarına el koyma emrinin kendilerince mi verildiği sorusunu yanıtlamazken, "Daha sonra bu konuda gereken açıklama yapılacaktır. Bu aşamada yapılacak açıklama soruşturmanın gizliliğine zarar verir" demekle yetindi. Sözde hukuk, özde hukuk Gazetecilik örgütleriyse art arda yaptıkları açıklamalarda Nokta'ya baskını kınadı. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi: Askeri savcılıktan kaynaklandığı bildirilen bir emirle Nokta dergisinin merkez ofisine baskın yapılması, bu ülke gerçeklerini iyi bilen herkes için düşündürücüdür. Yapılan işlemin hukuka sadece sözüyle değil özüyle de uygun olup olmadığını irdelemeye devam edeceğimizi ilgililerin ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: Basın Yasası'nın 25. maddesi cumhuriyet savcılarına, sübut vasıtası olarak kullanmak üzere üç adet yayına el koyabilme yetkisi tanımaktadır. Yasanın bu açık hükümleri, Nokta'ya yapılan baskının yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu göstermektedir. Çağdaş Gazeteciler Derneği: Bu tutum Türkiye'de, zaten baskı altında olan düşünce ve ifade özgürlüğünün ayaklar altına alınmasının yeni bir örneğidir. Baskının, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın açıklamasından sonra yapılması ise ayrıca düşündürücüdür. Genelkurmay'dan yine belge çalınmış Polis, Nokta'nın merkez ofisinde, 'Genelkurmay'dan sızdırılan ve bir önceki sayıda yer alan bir haberde kullanılan gizli belgeleri' aradı. Haberde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ulusalcı bazı sivil toplum örgütleriyle işbirliği kurduğu iddia edilerek 'Genelkurmay'ın resmi bir yazısı' da kupür olarak kullanılmıştı. Genelkurmay İstihbarat Başkanı Aslan Güner tarafından hazırlanıp Genelkurmay Harekât Başkanlığı'na gönderildiği belirtilen belgede, TSK'yla işbirliği yapabilecek sivil toplum örgütlerinin isimleri sıralanıyordu. Nokta dergisi daha önce de, 'TSK yanlısı' ve 'karşıtı' olarak nitelendirilen gazetecilerle ilgili Genelkurmay andıcını yayımlamış, Genelkurmay 'andıç'ın çalındığını açıklamıştı. Dün yapılan baskınla ilgili olarak Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği karardaysa, TSK ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili haberde kullanılan belgelerin Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş'ten istendiği ancak verilmediği belirtildi. Didik didik arama yetkisi verildi Kararda, "Nokta dergisinin adresindeki bina ve eklentilerinde ve adreste görevli tüm personelin üstünde işyerindeki eşyalarında, kendilerine tevdi edilen kurumsal ya da özel bilgisayarlarında bilgisayar programlarıyla bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilmiştir" denildi. Kararda aramanın askeri savcının nezaretinde yapılması gerektiği de belirtildi. Ancak bu hüküm, Askeri Savcılığın itirazı üzerine kaldırıldı. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=218323 |
||
|
||
| Ben de bir şey eklemek isterim... Benzer bir tutum Eğitim-Sen üzerinde de uygulanmıştı. Genelkurmay bir şey yayınlamıştı ve buna tüm örgütsel kurumları çağırmıştı ve Eğitim-Sen karşı çıkmıştı ve de katılmamıştı. Aradan bir kaç ay sonra Eğitim-Sen hakkında kapatma davası açıldı ve bu Nokta dergisinin elindeki belgelerden biri de bunun hakkında idi, zira Eğitim-Sen kapatma davasında davacı taraf bilin bakalım kimmiş: Bildiniz... |
||
|
||
| allah sonumuzu hayır etsin ! | ||
|
||
| Ah benim zavallı ülkem... Darbe yapılacaktı haberini veren bir dergiye baskın yapılıp özgürlükler ayaklar altına alınıyor... Darbe yapacakları söylenen kişiler göğüslerini gere gere basın toplantıları, meetingler yaparak ortalıkta dolaşıyor. 21. yüzyılda bile bu halk aynı filmi tekrar tekrar izliyor... |
||
|
||
| aferdersiniz de ortalıkta belge var mı? | ||
|
||
| Zaten sorun da orada, bir belgeye dayanarak yapılan haberden rahatsız olanlar, o belgeyi ortadan kaldırdıktan sonra, belgeye dayanarak haber yapanların sesini kesmek için yargıyı kullanma yolunu seçmiş gibi görünüyorlar. Gerçekten ortada bir belge yok! |
||
|
||
| belgenin ortalıktan kaldırıldığını ispat edebiliyormusun? | ||
|
||
| tango kusura bakma yine yanlış bir şey yapıp senin yazına karşılık yazdım | ||
|
||
| ne demek istediğni pek anlamadım ama bişey iddia ediliyorsa kanıtlanması lazım ..sen avukatsın,daha ii bilmen gerekmez mi torq? | ||
|
||
iyi ki elimizde belge melge yok
|
||
|
||
ne önemi var? bölesi daha ii,çamur at izi kalsın
|
||
|
||
| olay çamurluk olsa asker bu kadar ciddiye alıp gazete basmazdı. bu yaptığı ile belge olduğunu onaylamış oldu. hem hiç kimse bu memlekette asker aleyhine belgesiz yazma cesaretini gösteremez. |
||
|
||
orayı basan polis,poliste herkesin bildiği gibi iktidarın yani içişleri bakanlığının emrinde,tepesinde de tayyip yok mu? erdoğan,zaten savcıyı göreve davet etmişti..bu durumda bi çelişki olmuyor mu? yani erdoğan ve ordu ortak ediyor öle mi? ![]() |
||
|
||
orayı basan polis,poliste herkesin bildiği gibi iktidarın yani içişleri bakanlığının emrinde,... tango sen yazıları başlıkları haricinde pek okumuyon herhalde ![]() Alıntı Önce gazetecilerle ilgili 'andıç', ardından 'iki darbe girişimini' haberleştiren, son olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı sivil toplum örgütleriyle işbirliği kurduğunu yazan Nokta, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın isteğiyle basıldı. Arama emrine göre polis Genelkurmay'dan sızdırılan belgeyi arıyordu. zaten türkiye sıkıyönetimle idar edilmiyor tango. öyle olsaydı polis yerine asker yapardı bu işi. |
||
|
||
| polis,genelkurmay başsavcılığını dinlemek zorunda mı? | ||