|
||
| Cinsel tacizin tanımı konusunda tartışmalar sürmektedir, ancak çok özetle daha yaşlı ya da otorite konumundaki, ya da güvenilen birisinin gerçekleştirmesi ve bundan doyum sağlaması ile karakterizedir. Cinsel taciz direkt ya da in direkt olabilir. Vaginal, anal, oral cinsel ilişki, göğüsleri, kalçaları okşamak, cinsel içeriği olan öpücük direkt cinsel taciz grubuna girer. İn direkt cinsel taciz: Cinsel ilişki teklifi, açıkça cinsel organını gösterme, ya da kurbanın cinsel organını seyretme, çıplak fotoğraflama, ya da erişkinlerin cinsel ilişkisini seyretmeye zorlama gibi. İngiltere de bu tartışmalar 1987 de başladı. Ünlü bir televizyon yapımcısı bu konuyu işledikten sonra 3 gün içinde 60.000 telefon aldı. Çoğunluğu çocukluklarında yaşadıkları tacizi anlatan erişkinlerdi. Bu olaydan sonra olaya agresif yaklaşıldı ve bir çok çocuk ailelerinden ayrıldı bu belkide tacizin kendisinden daha yaralayıcı oldu. Çoğu kurban (taciz mağduru) ileriki yıllarda bu durumu önemsemez ya da sıkıntıları ile taciz arasında bir bağ kuramaz. Bir grup aradaki ilişkiyi kurar ancak yaşadığı olayla ilgili hissettiği utanç duygusu bu hatıraları bastırmasına ve yardım aramamasına neden olur ancak bunun bedelini çeşitli bedensel ağrılar, kendine güvensizlik, kabuslar, depresyon, cinsel sorunlar gibi çeşitli farklı şikayetlerle öder. Cinsel taciz yaşamış olanlar için bir çok durum tetikleyici olabilir ( saldırganın ölümü, evlilik, çocuk doğumu, evin soyulması, yıldönümü gibi). Flashbakler ya da kabuslarla hatıralar geri dönebilir. Çocukken ya da daha sonra yaşanmış cinsel taciz çoğunlukla kişi farkında olsa da olmasa da ciddi bir ruhsal yaralanma olup etkisi çoğunlukla uzun yıllar hatta ömür boyu sürebilir. Eğer bu kişiler durumun farkında değil ya da inkar içinde ise genellikle aşağıdaki belirtiler için yardım ararlar: *Depresif bulgular: Suçluluk, utanç, düşük özgüven, giderilemeyen bir kayıp duygusu. *Anksiyete (sıkıntı): Genel anksiyete, fobiler, panik, travma semptomları (kabuslar, flashback=anlık hatırlamalar, dissosiasyon=yabancılaşma hissi) belirtileri. *Cinsel sorunlar: Cinsel işlev bozuklukları, kaçınma, cinsel agresif ve kompulsif (zorunlu tekrarlayıcı) davranışlar, cinsel kimlik karmaşası ve genel cinsel tatminsizlik. *Kişilerarası problemler: Yakın ilişki kurma ya da sürdürmede zorluk. Tatminsiz ilişkilere sürekli girme kalıbı (taciz şiddet dolu), isteği, erkek ya da kadınlara güvenmeme, izolasyon, ana-babalık yapamama, zayıf sosyal ilişkiler. *Kendine zarar verme davranış kalıbı: Uyuşturucu kullanma, yeme bozukluğu, sigara basma, jilet kullanma, intihar girişimi, kendine gevşeme ve rahatlama için zaman ayırmama. *Algılama bozuklukları:Gölge şekilleri görme, ayak sesleri duyma, birisinin dokunduğunu hissetme. *Somatik şikayetler: Cinsel bölgede ağrı, migren, uzun süreli uyku bozukluğu. *Agresif davranışlar: Cinsel taciz, saldırı, ya da antisosyal davranışlar. Tacize uğrayan ne hisseder? 1- “Her şey gizli kalmalı” (aile yıkılabilir) 2- Çaresizlik, sevgi objesini kaybetme korkusu; kendini suçlar ve kendinden nefret eder. 3- Tutsaklık ve süreklilik varsa çocuk bu duruma adapte olabilmek için uzun dönemde patolojik bağımlılık, kendine zarar verme davranışları, dissosiasyon (yabancılaşma hissi), çoğul kişilik gibi savunma mekanizmaları geliştirir. Bir çocuk için onu önemsemeyen, zarar veren bir ana-baba imajı dayanılamayacak kadar acı bir durumdur o nedenle çocuk tacizi kendisinin provake ettiğini düşünmeye başlar. 4-İtiraf: Çoğunlukla olmaz, olursa babaya inanmak özellikle annenin işine gelir. 5-Geri çekilme; itiraf başladığında olayların büyümesi üzerine çoğunlukla geri çekilir. Bir çalışmada fahişelerin %75inin ensest ilişki yaşadığı bulunmuş. Tacize uğrayan erkekler ne hisseder: 1- “Çekinirler çünkü erkeklere göre erkek kurban olamaz eğer olurlarsa kadınlar kadar incinmezler” 2- “Daha yaşlı bir kadınla birlikte olmak bir ayrıcalıktır ve taciz ancak bir erkek tarafından gerçekleştirilirse tacizdir” inanışı çok sıktır. 3- Kendini koruyamama ve intikam alamama ile ilgili utanç daha sık. 4- Telafi edici maço davranışlar. 5- Erkek kimliğinin algılanması ile ilgili güçlükler, duygusal yakınlık ve feminen davranışlardan kaçınma. 6- Taciz esnasında aynı cinsle birlikte olunduğunda ilişkiden zevk alma ya da pasif kalma ile ilgili kafa karışıklığı. 7- Taciz esnasındaki çaresizliği telafi etmeye yönelik güç/kontrol dinamikleri ile ilgili denemeler. 8- Erkeklerin duyguların belli etmeme gerekliliğine uygun olarak duyguları dışlama. 9- Sonuç ve içerikle fazlaca ilgilenerek duyguları reddetme eğilimi. Olay tacizde olsa stimülasyona (uyarıma) bağlı olarak kurban bu durumdan zevk alabilir ve bu nedenle kurbanın öfkesi kendine yönelir ve kendini yeterince korumadığından kendisini daha az erkek hisseder.Ve ardından bunu kompanse (telafi) etmek için abartılı maço davranışlar, homofobik (homoseksüellikten nefret), cinsel agresif davranışlarda bulunabilir, hatta cinsel saldırılara kalkışabilir. TACİZ SORULARI 1. Çocukken size korkutucu, rahatsız edici bir biçimde dokunan oldu mu? 2. İstemediğiniz halde size cinsel bir davranış, ilişki teklif edildi mi? 3. Sizi cinsel anlamda kullanan ya da inciten oldu mu? 4. Sık sık kabuslarınızda zarar gören çocuklar, kaçma ya da ölüm sahneleri görüyor musunuz? 5. Sık sık çocuğunuza zarar verileceği ya da kendi çocuğunuzu incitme endişesi yaşıyor musunuz? 6. Zaman zaman geçmişinizin başkasına ait olduğu ya da tanıdığınız bir çocuğun bir yabancı olabileceği hissine kapılıyor musunuz? 7. Yalnız olmak ya da kaçamayacağınız yerlerde olmaktan korkuyor musunuz? 8. Gerçek olmadığını bildiğiniz halde evde, ya da içinizde kötü birilerinin olduğu hissine kapılıyor musunuz? 9. Gerçek olmadığını bildiğiniz halde zaman zaman sanki biri sizi çağırıyor ya da ayak sesleri duyuyor hissine kapılıyor musunuz? 10. Gerçek olamayacağını düşündüğünüz halde birilerinin size dokunduğu ya da ittiği hissini zaman zaman yaşıyor musunuz? İlk 3 sorudan herhangi birine ya da sonraki soruların en azından yarısına evet dediyseniz sizin cinsel tacize uğramış olma ihtimaliniz bu sorulara hayır diyenlere göre oldukça fazla ya da hatırladığınız ancak önemsemediğiniz taciziniz sizi tahmininizden çok fazla etkiliyor olabilir. Sonuç ve tedavi: Cinsel taciz yaşandıktan çok sonra bile olumsuz etkilerini sürdüren, çoğunlukla hatırlanamayan, kaçılan, önemsenmeyen ancak hatırlandığında çok çok acı veren Bir durumdur. Tacize uğrayan sizler!!!! tacizden zevk almış bile olsanız asla suçlu değilsiniz. O yaşlarda çoğunlukla en güvendiğiniz sizden güçlü kişiler tarafından incitildiniz, kendinizi ne kadar suçlarsanız suçlayın bunun suçlusu siz değilsiniz. Siz artık kurban değilsiniz. Sizi üzenler ya öldüler ya da çok yaşlılar, saldırganlar şu an ya pişman ya da pişmanlık duyamayacak kadar hasta. Unutmayın kurban olmaktan kurtulmanın en basit ve ilkel biçimi saldırgan olmaktır, bu tuzağa düşmeden gerekli yardımı bu konuda uzman kişilerden alın. Çünkü uygun yardımla, ya da en azından bu konuda bilinçlenmekle, yıllardır savurduğunuz enerjinizi kendi mutluluğunuz için harcayabilirsiniz. Unutmayın şu an bilinçsizlikten dünya da çok sayıda çocuk tacize uğruyor. Belki bunlardan biri sizin çocuğunuz, akrabanız ya da öğrencinizdir. Onların bu konudaki şikayetlerini ciddiye alın. çocuklarınıza sahip çıkın onları yalnız bırakmayın. Unutmayın insanı en çok en güvendikleri yaralayabilir. Tacizi alışkanlık haline getirenler çok akıllıca davranır ve onları yakalamak çok çok güçtür. Ve bu insanların içindeki bu olmaması gereken dürtüler onları bir çocuk parkında bekçi olmaya, çocuk yuvalarında çalışmaya ya da çocuklara çok sevecen davranıp, siz yetişkinlerin güvenini kazanmaya itebilir. Tüm bunları yaparken çocuğunuzun çevresine olan güvenini yitirmemesi için denetiminizi akıllıca ve ona belli etmeden yapın. Cinsel taciz mağdurları yılmayın! 12/04/2007 tarihli Radikal Gazetesi'ndeki şu bilgi, bildiğim kadarıyla bu konuda bir ilk olup sevindirici nitelikte. "Tanığı olmayan cinsel tacize 'iftira' deyip geçme devri bitti. Kimse yokken çalışanını zorla yanağından öpen avukat önce hapse çarptırıldı, sonra kınandı, şimdi de tazminatı kesinleşti." "Cinsel taciz mağduru olan, ancak "Tanık yoktu. Şikâyet etsem bile kanıtlayamam" korkusu yaşayanların çaresizliği sona eriyor. Kimse yokken kadın çalışanını yanaklarından öpmek ve onu kendisini öpmeye zorlamakla suçlanan avukat, önce sekiz ay hapse çarptırıldı, sonra kınandı, ardından 7 bin YTL tazminata mahkûm oldu. Yargıtay'ın tazminat kararını da onamasıyla, birebir görgü tanığı olmayan cinsel taciz davalarında örnek teşkil edebilecek bir hukuki yol açılmış oldu." "Kararda, "Görgü tanığı ve maddi delinin bulunmadığı muhakkaktır. Ancak tarafların ve olayın özellikleri göz ardı edilerek suç kanıtı olarak mutlaka tanık aranması birçok olayın da cezasız kalması gibi hukuken tecviz olunmayacak bir sonuca yol açar. Henüz avukatlık mesleğinin başlangıcında bekâr genç bir bayanın başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratması insanın doğasına aykırı" denildi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 'tanıksız tacize hapsi' onayladı." |
||
|
||
| Alberto godanzi 'nin cinsel şiddet adlı kitabını okuyorum şu aralar.Orada da kadınlar üzerine yapılmış cinsel saldırılar üzerinde durulmuş.Erkeklere yapılan tacizlerden hiç bahsedilmiyor.Erkeklerin bu saldırılarını cinsellikle maskelenmiş şiddet olarak yorumluyor ve bunun altındaki temel etkenin kadınların üzerinde kurulmak istenen otoriteye bağlıyor.Tabi genel olarak bu böyle,çeşitli analizler yapıyor, altında yatan birsürü sebep var tabi fakat temel buymuş gibi görünüyor şimdilik.. | ||
|
||
yahu ben kalabalıklarda konserlerde falan fırsat kollayan dallamalara uyuz oluyorum. aç kurtlar gibi davranıyor cibiliyetsizler yahu. valla en son doğa bekleriz' i şeetmişler bu arada
|
||
|
||
| cinsel taciz vahsiliktir. |
||
|
||
| Nerede o eski cinsel tacizler? Cinsel taciz bireysel bir konu mudur, yoksa toplumsal mı? Gerçekten ne kadar 'cinsel'dir? Cinselliğin pornografi anlamı taşıdığı günümüzde, cinsel taciz aslında ne anlama gelir? AHU PARLAR "Ahlaksızca, uluorta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme". Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre "cinsel taciz" tanımlarından biri. Ne kadar muğlak! Yaşanan bir olayın cinsel taciz olup olmadığına bu tanım üzerinden karar verebilir miyiz? Maalesef hayır. Baudrillard'ın sözcükleriyle "cinsel işaretlerin makineleştirilerek nesnelleştiği günümüzde" TDK'nın veya başka kurumların tanımları çokça eksik, bulanık kalıyor. Sanki bir şeylere neredeyse "cinsel taciz" teşhisi koyulamaması için yapılmışlar. Modernitenin değişen koşulları karşısında etkisini yitiren bu tanımlar, aynı zamanda konuyu "cinsiyetle" sınırlıyor. Halbuki mevki sahibi modern insanın iktidar bağımlılığını gözönüne aldığımızda ve bunu örtük bir şekilde nasıl da pervasızca tatbik ettiğini düşündüğümüzde, aslında tacizin, hegemonya kurmak için kullanılan bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz. 'Cinsel taciz'. Pek itici bir tamlama!? Cinselliğin pornografik bir rahatlıkla yaşandığı bugün dahi, bu iki sözcük biraraya geldiğinde bir çeşit çarpan etkisi yaratıyor ve konu oldukları topluluklarda anlık ve hayali bir kaçışma sahnesine neden oluyor. Bunun nedeni ise 'cinsel' sözcüğünün tacizin önüne geçmesi. İfadenin kendisi çok önemli bir şeyi kaçırmamıza neden oluyor: Şiddet içeren tarafı 'taciz' iken söylendiğinde herkese tedirginlik veren kısmı cinsel olanı... (TDK/Taciz = tedirginlik verme) Eğitimli, entelektüel taciz eder mi? İstanbul'da çalışan bir kadın olduğum düşünülürse, bunun benim için yeni bir kavram olmadığı açık... Hemcinslerimin hiçbiri için değil. Ama kısa bir süre önce fark ettim ki, cinsel tacize oldukça hazırlıksızmışım. Kadın nüfusunun geri kalanında benden çok farklı durumda olduğunu sanmıyorum. Zaten kavram da etkisini buradan alıyor. Varlığını görüntüsü üzerinden yayan ve cinselliğin nesnesi olarak görülen biz kadınlar ne kadar yazık ki, bu yönde bir tacize hazırlıklı olamıyoruz! Halbuki farkındayız işte: (Hatta itiraz edip duruyoruz.) Bizleri birer cinsel obje olarak görüyorlar. Dolayısıyla duvarlara yazı yazan ve sokağa tüküren vandal ruhların, biz kadınlara diğer 'objelere' (!?) yaptıklarından farklı bir muamele yapmasını beklemek biraz safça kalıyor. Biz de çok şaşırmıyoruz. Biliyoruz ki onlar tüm ötekilerle ancak bu şekilde ilişki kuruyorlar. Biz kadınların payına da elleme, pandik veya laf atılması düşüyor! Konunun hazırlıklı olmadığımız tarafı şu: Vandal ruhların uyguladığı yöntemler aslında modern yani eğitimli, entelektüel, kentli ruhlarınkine oranla oldukça naif. Evet, 'modern' erkeklerin de cinsel taciz yaptığını söylüyorum! Çok da sinsi ve yıpratıcı bir şekilde. Taciz değil karabasan Birkaç saniyeliğine ufak bir sahne kurmak istiyorum aklınızın içine: 10 metrekare var yok bir toplantı odası. Grinin hakim olduğu modern ofis mobilyaları. Kare bir masa. Bu bir iş görüşmesi. Tam karşımdaki adam 30'larının sonunda. Eğitimli. Entelektüel. Kentli. Modern yani! Gözlüklerinin arkasından birer spot ışığı gibi üstüme diktiği bakışları ile sivri ve akıcı cümleler kurarak konuşuyor. Daha 'bu alemlerde' taze olan bendenize hayat dersi veriyor: "Bak güzelim" diyor başını hafifçe sallıyor, "Bu işler kolay değildir. Risk alabilmelisin. Yalnız ikimizin olduğu bu dört duvar arasında bile risk alabilecek özgürlükte olmalısın." O anda aklıma binlerce düşünce hücum ediyor. Risk? Yanlış mı anlıyorum? Ne demek istedi? Az önce 'ahlak kurallarının bu oda bağlamında geçerli olmadığını, soyunsak bizden başka kimsenin haberi olmayacağını' söylerken neyi kast ediyordu? Şimdi sahneyi dondurun. Başa sarın... Cümleleri ağır çekim yeniden dinleyin, her sözcüğün kızgın yağ gibi üzerimden nasıl aktığını hissedin. Düğüm olduğumu. Elimin kolumun karıştığını, ceplerimin söküldüğünü. Ve bütün bunların ağır çekimde yaşandığını. Tıpkı bir karabasan gibi! Aslında tek ve doğru soru şuydu: Bu adam beni (cinsel) taciz mi ediyor? Yanıtı nasıl bileceğim? Neye göre karar vereceğim? Kime danışacağım? Karabasan devam ediyor... Eğer küçücük bir kızken Kadıköy'ün sokaklarında dolaştığım herhangi bir gün atılan "of, yesinler" "hepsi senin mi" gibi laflardan biri olsaydı ya da dokunmaya kalksaydı, "Hah," derdim "işte bu adamakıllı bir cinsel taciz!" Ne de olsa bugüne kadar bize öğretilen cinsel taciz tarifi bu ve buna benzer şeyleri içeriyordu yalnızca. Başı sonu belliydi, içeriği netti! "Elledi mi bacım, o zaman cinsel taciz!"?! Tacizin içselleştirilmiş dinamikleri Haklısınız: Tu benim kalıbıma! Nasıl oluyor da bu konuşmanın gün gibi ortada bir cinsel taciz vakası olduğunu kendime bile itiraf edemiyorum? Ama işte çok yakınımdaki insanlardan bile "Odayı neden hemen terk etmedin / Niye siz ne biçim konuşuyorsunuz benimle demedin /Emin misin belki seni denemiştir" diyenler oldu. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum bunu. Ne kadar içselleştirilmiş olduğunu ve tacize uğrayanın nasıl tek başına kaldığını anlamanızı istiyorum, o kadar. Evet, ben o odada kısılıp kaldım. Ama iyi ki sert bir tepki vermemişim. Yoksa onun iktidarını gerekçelendirmiş olacaktım. Çünkü bu bir iktidar oyunu! Bu, kendi iktidarını ancak o şekilde tatbik edebilen adamların seçtiği bir iktidar kurma yönetimi. (İnanmayan Freud okusun!) Ödipal dönemini atlatamamış adamların bildiği tek ilişki kurma yolu belki de. İktidarını tatbik edebileceğini hissettiği an ve durumlarda (yani elinde bir mevkinin gücü varken) otomatik olarak devreye giren bir mekanizma... Dolayısıyla cinsellik sadece bir araç. En fazla kullanılanı belki ama; asıl olan iktidar duygusu. İşin ironik tarafı kendilerinden o kadar eminler ki! Entellektüel, eğitimliler ya... Onlar öyle şeyler yapmaz. Söyledikleri hiçbir şey cinsel taciz olamaz. Ellemedi ki. Dokunmadı! "Benimle yatacaksın yoksa bu iş olmaz" gibi Türk filmlerinden kalma replikler de sarf etmedi. O zaman bu taciz değildi!? Tacizi taciz yapan nedir? Bir web sitesinde cinsel tacize örnek olarak şunlar sıralanıyor: "Kadını utandıracak, küçük düşürecek her türlü söz, davranış, cinsel içerikli talep, dokunma, hepsi cinsel taciz olabilir. Örneğin kadınları sürekli aşağılayan açık saçık fıkralar anlatmak..." Düşünüyorum da: İyi de bunların bir kısmı beni bazı durumlarda rahatsız eder, bazılarında etmez. Çok yakından tanıdığım bir arkadaşımsa yapan, güler geçerim belki de. O zaman tacizin tanım-sınırı nerede başlar nerede biter? Aslında açık ve net: Cinsel taciz, gücü olanının gücü olmayanı kontrolü altına almak sureti ile cinsel mesajlara maruz bırakmasıdır. (Cinsel sözcüğünü cümleden çıkarın, hâlâ anlamlı! Ayrıca tanımı cinsellik ve özellikle kadınlıkla bağdaştırılmasından arındırabilirsek, bunu herkesin problemi haline getirebiliriz.) Bu bir tacizdir Özetle, modern dünyadaki anlam kaosu cinsel taciz için de geçerli. Bu yüzden onunla karşılaşanlar nerede nasıl dur diyeceğini bilemiyor ve mağdur oluyor. Samimiyet belirtisi midir? Karşıdaki kişinin karakterinin bir parçası mıdır? Benim mi içim kötü? Peki kime nasıl anlatırım? İnsanlar beni yargılar mı? Cesaret edebilir mi? Çizgiyi kalınlaştırmanın yolu tarifi iktidar ile ilişkilendirmektir. İktidar kimin elindeyse onun bu konuda titiz davranması gerekir. Müdür müsünüz? Yönetici? Birileri size muhtaç mı? Ya da sizden beklediği bir şey mi var? Peki acaba hiç elinizdeki bu gücü kullanarak bir kadına (/erkeğe) cinsel içerikli mesaj göndermiş olabilir misiniz? Bir daha düşünün... Kısa bir süre önce Türkçe olarak yayımlanan Ruhun Yeni Hastalıkları kitabında Julia Kristeva, modern insanın narsistik yapısına vurgu yapıyor; çağımızda insan biçimciliğin gerilemesiyle, narsisizm ya da egoizmin doruğa ulaştığını ima ediyor. Nereye baksa sadece kendini görmeye çalışan modern insan, iktidarının gösterişine öyle kaptırıyor ki benliğini, farkına varmıyor: Bu bir tacizdir. Ve konuşmadığımız sürece bireysel kalacaktır. http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=6976 |
||
|
||
güzel kadınların tacizine açığım kadınlar ne düşünüyo ki acaba
|
||
|
||
| godwin Ziyaretçi Ynt: Cinsel Taciz « Yanıtla #6 : 29.10.07/06:48 » Taciz, istem dışı cinsel ilişkiye zorlamaktır. Ülkede kadınların epey başını ağrıtır bu konu. Elle ve sözle göstererek yaparlar bunu en hafifidir bu... Bir çok erkek bunun ne demek olduğunu anlayamaz. Kendi adıma bir erkek olarak barda elle cinsel tacize uğradığım için o bara 6 ay gidemedim. Bundan mutluluk duyanlar varsa onların ki de başka bir rahatsızlık boyutudur o başka bir konu. Biz konumuza dönelim. Küçükken olur, genç kızken otobüste, kalabalıkta olur, sürekli olur olur... Kesinlikle yukarıdaki yazılarda belirtilen gibi psikolojik rahatsızlığın ürünüdür. Minibüste bir kadının yanına oturur onu taciz eder, kadın tepki verdiğinde bir şey yapmamış gibi davranır daha sonra yer değiştirir başka bir kadının yanına oturur aynı senaryo orda da devam eder. Görülen odur ki, bu hastalıktır. Bu bir kültür, bir anlayış, kadına bakış meselesidir. Erkek nüfusunun yoğunluğu ya da cinsel baskılama bunu açıklamaya yetmez. Kahire'de ise uluslararası araştırmalara konu olan, istatistiği tutulan bir konu. Paris gibi romantizmin başkenti olarak görülen bir kentte bile kadınlar tacizden şikâyetçi. Tecavüzün yanında sempatik görünen ama aslında düşünsel olarak hiç bir farkı olmayan bir eylemdir. Fark etmiyoruz ama taciz, tecavüz, yetişkin/çocuk pornosu aslında hepsi aynı değirmende üretilen ürünler. Eril bir mantığın, ataerkil bir toplumun ürünü. Erkekleri tahrik edecek şekilde giyiniyorlardı demek de bu eylemi meşrulaştırmaz. Her şeyden hayvansal tahrikler duymak zorunda değilsiniz. Ataerkil toplumlarda kadın açık (ne demekse) giyindiğinde toplum o kadına karşı yapılan cinsel tacizi hoş görür. Ama türbanlı birini taciz ederseniz mazallah linç edilebilirsiniz çünkü o kadın "namus" timsalidir diğeri "namus"suzdur zaten. Ama arada hiç bir fark yoktur aslında. Sadece toplumun nasıl çarpık bir bilinçaltına sahip olduğunu gösterir bize. Mesela türban taksanız da takmasanız da karşıda ki hayvanın (taciz yapan kişi) kafasının içinde de dışında da kadını et parçasından başka bir şey olarak görmediğinin kanıtıdır cinsel taciz. Tabi kafasının içinde türbanlı türbansız kim varsa ne tür cinsel fanteziler kuruyordur, neler geçiriyordur anlatmaya ne aklım yeter ne midem kaldırır. Tacize uğramamak için kadınlar nasıl korkuyorlar, nasıl da siniyorlar. Haklılar da ama bu ataerkil toplumun baskı aracıdır kadın üstünde. Tüm medyada görürsünüz bir sürü haber çıkar taciz üstüne. Sanılır ki bu haberler bunun önünü alacaktır. Almasının aksine toplumda kadını daha da silikleştirir. Toplumu daha kapalı (kapalı toplumdan bahsediyorum) hale getirir. Toplumda o haberleri dinlediğinde erkeklik egosu okşanan insanlar vardır ve kendilerini ilk fırsatta tacizcinin yerinde hayal eder, bundan cinsel haz duyarlar. Kendini taciz edilen yerinde görüp bundan cinsel haz duyan sapıklardan da hiç bahsetmeyelim. Toplumda bu haberleri gören babalar da vardır (ki onlar da oldukça masum gözükürler) kızlarının dışarı çıkmasını kısıtlayarak, toplumdaki namus-cinsel taciz kısır döngüsüne katkıda bulunur kadını eve hapsederler, toplumda bu haberi sadece gördükleri için kadınlıkları yaralanan kadınlar vardır ve hayatı korkarak yaşadıkları için hiçbir zaman ataerkil toplumun etkisinden kurtulamazlar. Bu haberler sonucu reyting peşinde koşan yavşak medya patronlarından hiç bahsetmek istemiyorum. Medya, tacize uğrayan kadına destek olmak ya da yardım etmeye çalışmak yerine kameraya çekmeye uğraşan insanlarla doludur. Mide bulandırıcıdır. Çözüme gelince bu çok zor bir konu. Kadınlarda erkekleri taciz etsin (bunu söyleyen aptallar da var) gibi bir söylem çare değil toplumsal olarak tacizin kutsanmasıdır. Sanırım en mantıklısı insanların kadını artık seks objesi veya meta gibi görmeyi bırakması -buna namus bekçiliği de dahil. Özünde ataerkil toplumun çatırdaması gerekiyor kanımca. Not 1: İş yerinde taciz suçtur. Ben daha ceza alanı görmesem de -ki kadının şikayeti üzerine hukuki süreç başlar.- bu kadar anlatılan cinsel taciz olayı nasıl oluyor o zaman. Bu bize kadının ne kadar sindirildiğini gösterir. Not 2: Cinsel taciz suçu sadece iş yerinde geçerli olmamalı. (Yeni bir kanun geçtimi bilmiyorum ama). Hatta cinsel tacizi öven, mantıklı bulan ya da teşvik eden kişilere de suça teşvik kapsamında ceza uygulanmalı. « Son Düzenleme: 29.10.07/07:24 Gönderen: godwin » |
||