SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Antropoloji

Konu: Etnoloji, Linguistik ve Sosyal Antropoloji

Sayfa: [ 1 ]

wollvorinn 08.10.2004 21:28:59
DİNE AYDIN BAKIŞI VE ESKİ LAHİT

Eski Ahit'te ,musevilerin tanrisi, Abraham,Isak,Yakub,Musa ve digerlerine 'Ke-nan topraklari'ni vadetmekten bikmamistir.Tufan'da 'insan'larini kurban veren, sonra da atalari 'nehirlerin agzina','en batiya' surgun edilen bir toplulugun devami olan sonraki Musevileri ayakta tutan en birlestirici ruhsal etmenlerden birisi,Tanrinin onlara tekrarlamaktan bikmadigi bu 'vaadedilmis topraklari'dir.Tufan'in sonunda, tanrilar toplantisinda 'vaad edilen topraklar', cografi olarak ,daha sonra simdiki Israil topraklari ile ozdeslesmis ise de,bu kavram,buyuk olasilikla,eski tabletlerin Sumer topragini ifade etmek için kullandiklari 'ki-en ki'('En-ki topragi') olarak okunan kavrama karsit dusuyor olmalidir.Eski Ahit,bunu 'Ke-nan topragi' diye tanitiyor.Turkiye gibi ortadogu ulkelerine 'besi bir yerde','besi birlik','bes tas oyunu' vb.olarak ani birakan olay,Sumerler olarak anilan toplulugun,erken uygarlik doneminde,'bes kutsal kent' kurarak yeni,yerlesik bir toplumsal duzen insa etme deneyidir.Sonraki bu 'bes kutsal kent'in topluluklari,aralarinda bariscil kardeslik duzeni kurabilmek için farklarinin altini cizmek,farklara dayanmak zorundaydilar.Bu besli birligin surebilmesi,bes yerlesim biriminin her birinin,otekilerden belirleyici noktalarda kalin hatlarla ayrilmasi,farkli renklerle,degisik tanrilarla temsil edilmesi gerekiyordu.Birligin gelecegi,yeni kusaklarin,sonradan tore,anane,gorenek halini alacak olan bu fark'lari titizlikle koruma ve surdurmesine bagliydi.Burada olusan birlik,henuz,toplum birimlerin birbiri içinde eriyerek gerceklestirdikleri birlik degildir.O noktaya dogru gelinecektir.Buradaki birlik,o anda, farkli toplum birimlerin ayriliklarinin muhafazasi esasina dayanmaktaydi.Butun eski evlilik sistemlerinin , buna bagli olusan akrabalik kavramlarinin ve miras duzeninin,ciddi sorunlar cikarmadan kusaklar boyunca devam edebilmesi,belirlenmis farklarin titizlikle korunmasina bagliydi.Ha-bil,Ka-bil arasindaki dusman kardeslik motifi de bunu anlatir.Bununla birlikte,elbette,her toplumsal duzenleme gibi,bu duzenleme de bir sure sonra kacinilmaz olarak bozulacak ve yeniden bozulacak olsa da,eski toplum,simdiki modern toplum gibi,yeni yasal veya yapisal duzenlemelerle,kendini yeni kosullara uyar hale getiriyordu.Sahip oldugumuz eski yazili yasalar,birkac asir boyunca topluluklarda gerceklesen degisiklikleri,bir cok noktada adim adim izlememizi mumkun kiliyor.Eski tabletlerde '(Tanri) Enki'nin topragi' olarak yer alan En-ki,semitik tersten okuyusla Ke-nan topragi halini almis olmalidir.Enki kavrami,En ve Ki'den olusmaktaydi ve ('En'),simdiki Turkce'de oldugu gibi,niteleyici bir kelime,Ulu,Buyuk anlami tasiyordu.'Ki','gir' olarak okunan kelime ise baslangicta ,sadece 'kara' renk olarak ve daha sonra ise 'toprak' anlamiyla yorumlanmaya baslanmis olmalidir.Baslangictaki Sumer atalarinin 'kara' rengi anlatan kelimesi,sonra Sumer torunlari tarafindan 'yer kure','dunya','kara','yer' anlamiyla yorumlanmaya baslanmisti.Eski Ahit'e de bu anlamiyla tasinmis oldugu için 'Yaratilis'in ilk cumlesi "Baslangiçta Tanri gögü ve yeri yaratti." seklini almistir.Eski Sumer tabletlerinde bu cumle 'gok yer'den ayrildi,yer gok'ten ayrildi,gog'e ve yer'e ad verildi..' gibi aktariliyordu.Bu bakimdan Eski Ahit'in 'gök ve yer yaratildi' sozlerini,eski Sumer toplumu için onemli renkler olan 'siyah' ve 'mavi'nin iki toplulugun belirleyici rengi kilindi diye,onlara,kara'lar ve mavi'ler denmesi kararlastirildi diye okumaliyiz.Sumer tarihi bakimindan,Bes Kutsal Sehir'in kurulmasindan onceki donemde de mavi ve siyah renklerin kutsal kabul edildiginden kusku yok.Islamin Kabe'si 'kara renk' ile ortulu bir kutsal alandir ve bu nedensiz degildir.Babil topluluklari, Hammurabi yasa metninde,insan demek istediginde 'kara basli'lar kelimesini kullanacak kadar,kara renge bagliydilar.Avrupalilarin 'kara basli'ligi Turklere hediye etmesi,onlarin, asya ve ortadogu'yu somut olarak Turkler uzerinden tanimis olmalarina da bagli bir tarihsel yanilgiya dayanmaktadir.Buyuk olasilikla Avrupa,Babil 'kara bas'larini,eski metinler uzerinden taniyor olmalidir.Kutsal metinlerin Goksel kiraliyet vb. deyimleri ise,simdi 'gokyuzu' olarak kavranilsa bile baslangicta sadece Mavi,gog rengi anlatiyordu.Ornegin tanrica Inanna mavi ile ('gok','goksel tanrica','gogun kutsal inegi' vb.) anlamdasti.Mavi,gunumuz Israil'inin bayrak fonu olmaya devam ediyor.Ote yandan En-ki tanimindaki ,'En' vurgusu,semitik dillerde ' El,Bel' okunus karsiligi olarak,kolaylikla ,Ka-bel ,Kabil,Cibel,Sibel.... okunuslarina dogru donusmus olabilir.Bu,ayni zamanda Islamin Kabe'sidir.En-ki, Eski Ahit yazarlari tarafindan,kelimeyi tersten okuma yoluyla,'Ke-nan topragi' biçimiyle de bize ulasmis olmali,cunku,Adem'den sonra,Nuh soyuna dayanan Eski Ahit yazarlari,Tufan sirasinda,atalari Nuh'un,'tanrisi Ea-Enki'nin topraklarina gidip yasamayi' tasarlidigini,hiç olmazsa, sozlu ve bozulmus ilahiler yoluyla biliyor olmaliydilar.Ele aldigimiz hemen her konuda, Sumerlerin yasalarina,goreneklerine ve genel olarak tarihine en fazla dayandigini gordugumuz Eski Ahit,Islam ve Hiristiyanligi da Sumer-Babil kaynaklarina dogru tasimamiza hizmet eden onemli bir belgedir.Fakat bilinmeli ki,eski Sumer uygarligina dayanan yalnizca musevilik degildir.Sumer-Babil uygarliginin,gunumuzdeki uç onemli dinin de dogrudan kaynagi oldugu,incelemelerimiz boyunca ortaya cikmaktadir.Sumer uygarligina,adeta,gecmiste kalmis,'dilleri yitip gitmis', yasalari,toreleri serap olmus gibi yaklasilamaz.Cogu uzmanin, fantazilere dayanan ve birçok halde yanlis okuma nedeniyle,gunumuzde yasayan Sumer kalintilari ile bag kurulmasini engelleyen tutumlari asildigi olcude,bu uygarligin,sadece musevilik ve hiristiyanligin degil, islamin da dogrudan yaratici kaynagi oldugu daha cok anlasilacaktir.19. yuzyil Avrupa'sinin onde gelen beyinleri dinin bir hurafeler yigini oldugunu saniyorlardi.Bu goruse gore,cehalet,insanlara dini hediye etmisti! Simdi kimi Turk aydini da,Islamin cehaletle bagini ne denli çok vurgularsa,dinin ise yaramazligini o kadar cok gostermis olacagini saniyor;din bilginlerine 'kuresellesmeye uygun davranma' cagirisi yapiliyor!Din bilginlerinin buna yaniti,daha fazla 'dunyasal bir din' yaratmak için cabalayacaklari sozunden baska bir sey olmayacaktir.Cunku din'in, dunyada yeniden yukselisi simdiki 'kuresellesmenin' dogrudan bir urunudur.'Dinler savasi' teorisi yoktan uretilmis degildir.Eski Ahit'te yer alan,Abraham ile Sara arasindaki evlilik iliskisi ve miras duzeni anlatiminin,nerede ise harfiyen Hammurabi yasalarinin canli bir uygulama ornegi biçiminde anlatildigini gormus bulunuyoruz.Kutsal Kitap,bu anlatim tarziyla,aslinda,Eski Yasalarda cercevesi cizilen toplumu ete-kemige burundurmektedir.Bunu yaparken, ister istemez,anlatim biçim ve anlamlari, belli degisikliklerle bize ulasmis ise de,bunu saptamak o denli guç degil.Cunku asil haliyle din,ortaya cikis gerekceleri ve yapisi bakimindan, toplum birimlerin içindeki ve aralarindaki iliski duzeninin ,giderek soyutlanmis bir toplumsal duzen anlatimidir.Bir kez,bu temel vargiya ulasildiktan sonra,butun kutsal kitaplarin her satiri,eski toplumun bir gercek parcasinin degisik bir anlatimi olarak gorunmeye baslar.Eski toplumun gercek tarihinin eski bir anlatim tarzi ozelligine kavusur.Boylece kutsal kitaplarda Tanri'lar,en gercek eski toplumlarin yasayan sozculeri olarak konusmaya baslarlar.Gunumuzde durmadan asagilanan ortadogu toplumlarinin gerisinde,temelleri boylesine derin ve isteyerek atilmis ve giderek kutsiyet kazanmis celismeler bulunmaktadir.Iran,Irak,Suriye,Turkiye ve yakin cevredeki toplumlarin 'celisme yumagi' oluslari, boyle bir tarihsel bir fona dayaniyor.Demek ki,dinle ilgili butun tumturakli serzenisler, kutsiyet dusmani olmakla ovunmeler,Islami asagilamakla kendini rahatlatmalar,tarihsel kaynaklariyla birlikte bu topluluklari tanima isleminde fazlaca ilerletici bir deger tasimazlar.Aleviligin Islamin içinde mi yoksa disinda mi oldugu turden konulara da isik tutacak olan,kehribari sozler sarfetmekten cok, kaynak bulgulari incelemektir.Islam halinde sekillenen dinsel egilim,sanildiginin tersine,ruhsal kaynaklari bakimindan Sumerlere degin uzanan eski bir gelenegin canlandirilmasidir.Incelemeler boyunca, musevilik ve hiristiyanlik gibi,Islamin da, Sumer-Babil baslangiç kutsal inanclarina uzanan kaynaklara sahip oldugunu gorecegiz.Bu bakimdan sabirla,eski tabletlerin ifadesiyle 'Tanri topragini' tirmiklamaya devam etmekten baska bir secenek gorunmuyor.


ANTROPOLOGY WORKS

 

wollvorinn 10.10.2004 22:25:47
KARDEŞLER ARASI EVLİLİK VE ESKİ AHİT

Iki toplum birim arasinda kurulmus olan 'kardes kari kocalik' akrabalik sistemi,merkezi birlesik bir yonetime gecis asamasinda ,yonetimin karsilikli el degistirmesini,sagliyordu.Burada,baba mirascisi ogul,dayi toplum biriminden bir kadinla evlenmek zorundaydi.ana toplum biriminin aidi kabul edilen ogul ise,mutlaka baba toplum biriminden bir kadinla evlenmeliydi.Burada çocuklarin aidiyet iliskisi ve miras duzeni oyle duzenlenmisti ki,mudahale edilmez ise,yonetim duzeni,iki toplum birim arasinda, en kucuk bir aksakliga yol acmadan kusaklar boyunca el degistirerek surebilirdi.Mezopotamya eski tarihinde,iki toplum birim arasinda,saptanabilir olan bu donusumlu-rotasyonel yonetim duzeni 'kardes kari koca'lik biçiminde ifade ettigimiz akrabalik sisteminin dogasindan gelmektedir.Eski kayitlarda sozcuk veya olgu olarak yer alan ve fakat biyolojik yakinlik disindaki bir ittifakin anlatimi olan 'kardes kari kocalik' sistemi, "olsa olsa ,uvey kardeslik" tezleri ile aciklanmaya calisildigi için,konu,isin basinda kisirlastirilmistir.Bazı  uzmanlarimiz,Hitit evlilik ve miras sistemini,'olsa olsa uvey kardes'lik anlayisiyla ele aldiklari için yanlis yorumlarin otesine gecememislerdir.Bu akrabalik sisteminde,kurulan kardeslik ve dolayisiyla evlilik anlasmasi uyarinca,iki toplum birim,kendi toplum birim aidi kadinlari karsi yanin erkegine vermekteydiler.Bu donem,toplum birimlerin gorece ozerk,federal yapiyi koruduklari asamaya karsilik dusuyor.Konumuzla ilgili olan,dagli ile ovali,coban ile ciftci toplum birimler arasinda kurulmus olan kardeslesme ittifaklarinin ayrintilari azcok ortaya cikmistir.Bu ittifaklar sadece evliligi degil,karsilikli bariscil urun mubadelesini de ongoruyordu.Burada Ciftci toplum birim erkegi,Coban toplum birim aidi olan kadini;Coban da cifci toplum birim kadinini kendine es olarak almak zorundaydi.Eski toplumun ,'ic evlilik yasagi' olarak ifade edilen uygulamasi bununla bagintilidir.Sumer-Babil toplumlarinda sonradan 'kader' olarak algilanacak olan bu karsilikli evlilik yukumlulugu siki bir denetimle surduruluyordu.En azindan denk kusaklar arasi kardeslesme ile saglanan evlilik,bu nedenle de 'kardes kari kocalik' akrabalik kavramlari kullanilarak ifade ediliyordu. Akrabalik kavramlari,kurulu akrabalik iliski sisteminin devamini ongorerek sekillenir.Fakat benzer kavramlar farkli tur akrabalik sistemine sahip topluluklar için ayni içerigi anlatmayabilir veya topluluklar benzer sureci farkli tarihsel donemlerde yasadiklari için ayni sozcuk onlar için farkli iliski degerlerini anlatir. Abraham veya Isak,gittikleri yorelerde,karilarini 'kizkardesim' diye tanitinca,bu yuzden,'kizkardes' akrabalik deyimini farkli bir içerikle kullanan Misir Firavunu ve Avimelek, Sara veya Rebekka'yi kendilerine kari olarak almak istemisler; Abraham ve Isak'in 'kizkardesleri'nin,kendilerinin dogal karilari oldugundan yola cikmislar;Sara ve Rebekka'yi hemen yataklarina almak istemislerdi.Kardeslik anlasmasi uygulamasinin baslangic doneminde,gunumuzun tipik aile yapisi henuz belirsiz bir cekirdek halindedir.Bu sirada,tek kocaliga dogru gecis doneminde,dogan cocuklar,ittifak yani evlilik taraflari veya temsilcileri olan kadin ile erkek arasinda,daha dogrusu onlarin aid oldugu toplum birimler arasinda pay ediliyordu.Dayi'nin veya dede'nin ,ana'nin dogurdugu cocuklarin baba'si,ata'si sayilma donemi,bu siralarda giderek gozden dusmeye baslamis olmalidir; dayi'lar,yegen uzerinde yetki surdurse de,artik,yegen'in baba'si olmaktan cikarak, kendi karisinin dogurdugu cocugun baba'si olma yonunde ilerlemekteydi. Bu asamadaki eski toplumda,dogan erkek veya kiz evlatlar,baba ve ana toplum birimler arasinda bir paylasim konusudur.Baslangicta buyuk ve kucuk ogul'un,sonra tum ogullarin ve daha sonra da kizlarin,baba ve ana toplum birimleri arasinda, bir paylasim konusu oldugu saptanilmadan, eski toplumun evlilik ve miras hukukunda hiçbir saglam vargiya ulasilamaz ve albasma,kirkbasma,ilk ogul kurbani,kiz cocuk kurbani,erkek hamilelik ve lohusaligi,sut analik kurumu,sutten kesme ve dis hedigi toreni,sunnet etme uygulamasi,ancak 'garip inanclar' diye 'aciklana'bilir.Oysa,'garip inanclar' denilen bu uygulamalar,bize eski toplumun en gercek anlatim ozetlerini verirlker.Sumer toplumunun Dumuzi'si,(Tammuz,Adam,Adem)Baba'nin,Kayinbirader (ve ayni zamanda dayi) elinden cekip aldigi ilk ve tek ogul'un siniflayici tanimiydi.Bu donemin,baba'larinin tek mirascisi,Dummuzi,Kiszidum,Enkidum, Gilgamis, Tammuz,Adam,Adem kavramlariyla tanimlanan ogul'uydu .Baba toplum birimi bakimindan bu paylasimin derin gucu,daha sonra,toplumsal iliskilerde ve miras sisteminde,'ilk dogan ogul','ilk goz agrisi','agabeylik ustunluk hakki' vb. biçiminde devam etmistir.Eski Ahit'te,baba,iste bu nedenle, oteki tum ogullarini 'buyuk ogul'a kolelik etmekle,hizmet etmekle yukumlendirir ve 'kucuk ogul' lanetlenir.(1)Baba,oteki ogullari da artik kendi yanina cekebilmis olsa da,Sumer-Babil topluluklarinda,'buyuk ogul','fils ainé',premiére né','ilk ogul',baslangicta baba'nin tek mirasci ogulu olmaya devam etmistir.Bu 'ilk ogul ustunlugu',ele gecen eski miras paylasim tablet cozumlerinde,ilk ogul'un,agabey'in oteki ogullara gore,mirastan 'cift pay' almasi;miras paylasimi sirasinda,paylar için cekilecek kurraya katilmadan istedigi payi cekip almasi bicimlerindeki hak ustunlugu olarak surup gitmistir.Baba'nin baslangicta tek mirascisi olma anlamindaki 'buyuk ogul ustunlugu'nun,Eski Ahit'te,Yakup ile birlikte,Kucuk Ogul'un,yani ana toplum biriminin temsilcisinin eline gectigini goruyoruz.Osmanli'daki 'kucuk sehzade' ustunlugu ise,eski Turk,Mogol toplumlarinda baba'nin tek mirascisinin 'en kucuk ogul' oldugu akrabalik iliskilerine dayanmaktaydi. Bu bakimdan,Kutsal Kitabin 'kucuk ogul','buyuk ogul' ayrimlari anlamsiz sozcuklerden ibaret degildir.Tersine,Musevi'lerde,eski Misir'da, 'ilk ogulu kurban etme' uygulamasi 'buyuk ogul-kucuk ogul' paylasim duzeni ile ilgili bir kalinti idi.Dumuzi'nin,ayni zamanda 'yasayan ogul' anlami tasimasi ilk ogulu 'kurban etmeye son verme' ile ilgili gibidir.Demek ki,evlatlarla ilgili bu tur kavramsal ayrimlar ve bu ayrimlarin miras hukukunda uygulama degeri tasiyan ozellik gostermesi,dogrudan dogruya,cocuklarin, erkek ve kadin toplum birimleri arasindaki aidiyet konumlanisi ile ilgiliydi ve eski toplumun cocuk paylasimi olgusunu yansitiyordu.Ogullarin,ilk oguldan baslayarak,yuzlerce yillik bir sureç içinde,giderek baba etrafinda toplanmasindan sonra, sira,kiz evlatlara ancak gelmis olmalidir.Evlat denildiginde,baba toplum birim bakimindan bunun anlami,baslangicta,sadece once 'ilk erkek cocuk' ve sonra da tum erkek evlatlarla sinirli gibidir. Kiz evladin, baba toplum birim aidiyetine gecisinin,guç ve gec olmasinin nedenleri anlasilabilir.Ortak ana ve babadan olma erkek evlatlar baba toplum birim aidiyetin gecmisken,kiz evlatlar ana'nin toplum birim aidiyetinde kalmaya,hic olmazsa,eski gorenekler olarak,devam ediyordu.Baba toplum birim bakimindan, bu kiz evlat,karsi toplum birim aidi sayildigi surece,bu yandaki erkeklerin,dolayisiyla simdiki yeni kavramlara gore kendi (oz) babasi ve oz erkek kardeslerinin de dogal,potansiyel karisi olma niteligini devam ettiriyordu.Baba'nin,bizim kavramlarimiza gore,kendi oz kizi ile,erkek kardeslerin,bizim akrabalik kavramlarimiza gore,kendi (oz) kizkardesleri ile evlilik iliskisi surdurdukleri bir donem,iste,gelismenin bu asamasinda yogun olarak ortaya cikmis olmalidir.Eski yasalarin,baba'nin kizi,erkek kardesin kiz kardesi ile evliligini yasaklayan hukumler içermesi,bu olgunun MO 2500-2000'li yillarin Sumer-Babil ve Assur topluluklarinda, gercek ve one cikan bir olgusu oldugunu ortaya koyuyor.Babil,Asur toplumlari,baba ve erkek kardesin,bu kiz evlatla cinsel iliski kurmasini engellemek için,onlarla baba ve erkek kardesler arasina ormeye calistigi duvar,kiz cocuklarin asagilanmasi,baba ve erkek kardeslerden uzak ve soguk tutulmasi biçiminde de sekillenmistir.Ayni kiz evladin,ayni topluluklarda,bir tanri tapinagina,kutsal fahise olarak adanmasi ile birlikte,artik son derece saygin ve baba mirasindan hak alabilecek kadar ustun konuma erismesi,'Asya toplumlarinin kadini hakir gormesi' diye ifade edilen goruntunun gerisindeki nedenlerin Avrupali uzmanlarimizca hiçbir sekilde anlasilamadigini ortaya koymaktadir. Bu nokta,kiz evladin,artik baba toplum birimine ait sayilmaya basladigi noktadir.Sumer-Babil tarihini,bazan oldukca soluk bir sekilde aktaran Eski Ahit',sanki 'yaratilis'tan sonra hic kiz evlat dogmamis gibi,Tufan donemine dogru yaklasildigi sirada,"Yeryüzünde insanlar çogalmaya basladi, kizlar dogdu"(BÖLÜM 6) diye,iste baba'nin kiz evladini tapinak veya manastira kutsal fahise olarak adamaya basladigi bu ani anlatmaktadir.Baba tarafindan manastir veya tapinaga adanmis bu kutsal fahise kiz evlat,baba toplum birim aidiyetine gecirilmis oluyor ve boylece de,onlarla cinsel iliski hakki sadece yabanci erkeklerle sinirli oldugu için,kendi erkek kardeleri ile cinsel iliski yasagi otomatik olarak isleyise geciyordu.Bu anlamda,baba toplum birimi bakimindan,ancak Tufan olarak bilinen yeniden duzenleme sirasinda,bu topluluklar 'kizlarin dogmus' olmasina karar vermis olmalilar!Kadinin,bir gelin olarak kocanin yanina yerlestigi,ogul ve kiz evlatlarin baba (toplum birimi) ile yakinlasmasi ,artik 'aile birligi'nin olusmaya basladigi,daha dogrusu,babanin karilari ve evlatlarini kendi etrafinda toparlamaya basladigi donemi anlatir.Evlenen kadinin,bosanma hakkinin,kendi topragina geri donme olasiliginin yok edilmesi bu siralarda ortaya cikmis olmali ve cocuklarin baba toplum birim aidiyetiyle bagintili bir konudur.Dayi'yi baba kabul eden ogul ve kizlarin gidip siginabilecekleri son kapi da bu sekilde kapatildigi bu an,artik,evliligin iki toplum birim arasindaki edim olmaktan cikmaya,iki aile arasindaki bir iliski haline donmus oldugu andir.Eski toplum birimler burada tek bir yeni toplum birim olarak, kaynasmis haliyle karsimiza cikarlar.Bu donem,tanrilarin da,sadece koruyucu degil ayni zamanda 'kahredici' ozelligi de kazandiklari andir. Sumer-Babil toplumunda,ogul ile baba arasinda,bilge Freud'un bilinc alti teorilerine kaynaklik eden, kin ve dusmanlik,yerini artik,bu donemde yakinlasma ve dostluga terketmeye baslamaktadir.Eski yasa ve ilahi tabletleri,baba ile evlatlar arasindaki 'yakinlasma' surecinin kanun zoruyla da desteklendigini,'aile birligi' surecinin hizlandirilmaya calisildigini ortaya koyuyor:
"23) Eger bir evlat, babasina babam degilsin derse, onu (babasi) tiras edecek ve ona kölelik damgasi vuracak, gümüs karsiligi onu verecektir (satacaktir).
29) Eger, bir evlat, anasina, sen benim anam degilsin derse, yari kafasini tiras edecekler, onu sehrin etrafinda dolastiracaklar ve evden kovacaklardir. ( Anna Ittisu)
Adiyla anilan yasasinin onsozunde Lipitistar da soyle ovunmekteydi:
--Babanin evladini desteklemesini,
Evladin babasini desteklemesini,
Babanin çocuklariyla birlikte olmasini,
Çocugun babasiyla olmasini,
(gercekten) temin edenim." (Lipitistar yasasi)
 
Once gelinin(kadinin) ve daha sonra da evlatlarin baba toplum birim aidiyetine,bizlere rituel ve gecis torenleri olarak ulasan kutsal torenler yoluyla dahil olma sureci bir anda gerceklesmez.Bu donemde,ayni zamanda,baba ve ana toplum birimleri,birbirleri içinde 'kardeslik' iliskisi ile kaynasma sureci de gecirirler.Bu asamada,iki toplumun giderek birlesmesi sirasinda, merkezi yonetimin iki taraf arasinda el degistirmesi,donusumsel hukmetme yetkisi,rotasyonel yonetim tarzi ile karsilasacagiz.
Abaraham,Abraham oglu Isak ve Isak oglu Yakup ile Esat kusagina iliskin Eski Ahit anlatimlari,miras ve 'buyuk ogul ustunlugu' sistemi uzerinden,kari ve koca toplum birimleri arasinda yonetimin el degistirmesi surecini;bunun nasil dogal bir sekilde gerceklestigini ayrintili olarak vermektedir.
 (1) Kutsal torenlerle ilgili kisimlari bir yana birakilirsa,buyuk ogul'un oteki ogullara ustunlugu,ornegin Nuh ve Isak bolumlerinde soyle yansitilir:
"Nuh'un Ogullari

Gemiden çikan Nuh'un ogullari Sam, Ham ve Yafet idi. Ham,Kenan'in babasiydi.
Nuh çiftçiydi, ilk bagi o dikti.
Sarap içip sarhos oldu, çadirinin içinde çirilçiplak uzandi.
Kenan'in babasi olan Ham babasinin çiplak oldugunu görünce
disari çikip iki kardesine anlatti.
Nuh ayilinca küçük oglunun(Ham) ne yaptigini anlayarak,
söyle dedi: "Kenan'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeslerine.
Övgüler olsun Sam'in Tanrisi RAB'be, Kenan Sam'a kul olsun." (Yaratilis 9)
Kardesi Esat'in elinden 'buyukogulluk hakki'ni alan Yakup anlatimida Isak,Yakup'u Esat' 'egemen' kilmaktadir:
"Esat,(babasi Ishak'a) "Ona bosuna mi Yakup diyorlar?" dedi, "Iki kezdir beni aldatiyor. Önce ilk ogulluk hakkimi aldi. Simdi de benim yerime o kutsandi." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayirmadin mi?" diye sordu.
Ishak, "Onu(Yakup'u) sana egemen kildim" diye yanitladi, "Bütün kardeslerini onun hizmetine verdim. Onu bugday ve yeni sarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oglum?" (Yaratilis 27.)
 

wollvorinn 29.10.2004 20:02:19
KARDES'LER ARASI EVLILIK,
ROTASYONEL YONETIM
VE ESKI AHIT

 Erken Sumer -Babil uygarligi sirasinda,ittifak halindeki iki toplum birim arasinda ortaya çikan 'birlesik' yonetim yapisini,bunun ayrintilarini ve yonetimin nasil el degistirdigini pek fazla bilmiyoruz.(1)Buna karsilik,yonetimin babadan ogula gecmesi sisteminin yerlesmesi surecinde, Hanedanliga giden yolun taslarinin,kardes kari-kocalik bicimindeki akrabalik ittifakinin iki tarafinca, adim adim, dosenmesini izlemekte daha rahatiz.Merkezi,birlesik Hanedanliga dogru gidilirken gecirilmesi zorunlu bir evre olarak, yonetimin iki toplum birim arasinda miras ve evlilik sistemleri araciligiyla el degistirmesi olgusunu,tarih kayitlari uzerinden takip edebiliriz.Fakat burada da,eski akrabalik iliski duzenini;bunun biçimlenisini ve bu yapinin devamini saglayabilmek için ongorulmus akrabalik kavramlarinin içerigini,modern toplumun degerleri uzerinden yargilayan tutumlarin ortaya cikardigi zorluklari asmak gerekecektir. Eski toplumda yonetim duzeni,en az modern toplumlarda oldugu kadar kurallara bagliydi ve modern toplumsal duzen ,eski toplumun dogal gelisme evrelerinin bir sonucu olarak sekillenmistir.Akrabalik ve yonetim duzeni olusturmada,eski toplumun gelisiguzel ve birbirinden kopuk davranislari sozkonusu degildir.Kurallara baglilik,eski toplumda,modern toplumda oldugundan daha fazla gecerlidir.'Kardeslik' akrabalik iliskisinin en olgun ve bilinen en eski sekli,Sumer -Babil baslangic toplumlarinin sonradan belki kismen bozulmus yazili kayitlari uzerinden gunumuze ulasmistir.Bu iliski,olaganustu basitlikte,ama son derece etkiliydi; taraflarca soykutuk bakimindan takip edilebiliyor,evlilik ve miras sistemi bakimindan da somut bir sisteme dayaniyordu.Eski Ahit'te Isak ile iki ogulu Yakup ile Esat arasindaki iliski anlatimi tam olarak bu sistemi,nerede ise butun yonleriyle, ifade ediyor.Kurulmus ve islemekte olan bu akrabalik duzeni,en azindan baslangicta,hiç bir tartismaya mahal vermeden,dogrudan rotasyonal yonetimi doguruyordu ve giderek olusan merkezi yonetim baba ve ana toplum birimler arasinda sirayla el degistiriyordu.Yonetimin el degistirmesini saglayabilmek için iki topluluk arasinda, ozellikle olusturulmus fark'lar korunmaya calisilarak bireylerin soy takibi,aidiyet cizgisi hassasiyetle izlenmeye calisiliyor olsa da,yine de,iki toplulugun kacinilmaz yakinlasmasi sonunda merkezi birlesik hanedanliga gecilecektir.Eski Ahit'te Isak ve iki oguluna iliskin anlatimda, sadece baba mirascisi 'buyuk ogul' ile ana toplum birim aidi 'kucuk ogul' arasindaki celisme anlatilmaz.Ana toplum birimi,kendi temsilcisi kucuk ogul'un 'baba mirascisi' olmasi için agirligini koyar,kucuk ogul,'buyuk ogulluk hakki'ni ele gecirerek baba'nin yonetici mevkisini alir.(2)Eski Ahit'teki anlatimin onemi,'buyuk','kucuk' ogul ayriminin,dogrudan dogruya evlilik sistemi ile baginin da kurularak anlatilmis olmasiyla artmaktadir.Ana toplum birimin baskisi ile kuçuk ogul,babanin mirascisi haline getirilince,bu ogullarin evlenecekleri kadinlarin aidiyeti de yon degistirmektedir.Kucuk ogul,Yakup,baba toplum birim aidi haline getirilerek kutsandiktan hemen sonra,daha dune kadar aidi oldugu toplum birim kadinlariyla, yani dayi kizlari ile evlenmeye mecbur birakilir.Buna karsilik,kutsanma donemine kadar,baba toplum birimin temsilcisi sayilan buyuk ogul Esat, ana -dayi kizlari ile evlenmesi gerekirken,'buyuk ogul olma hakki'ni yitirdigi andan itibaren,baba-amca toplum birim aidi kizlarla evlenmek zorundadir artik..Burada boylece,ana-dayi toplum birim ile baba-amca toplum birim temsilcilerinin,karsi yandan bir kadinla evlenmesi kurali isletilmeye devam ettirilmistir.Fakat bu arada,ana toplum birimi,agirligini koyarak ( anlatima gore Rebekka'nin oyunlariyla) kendi temsilcisini yonetime atamis;rotasyonel yonetim geregince,baba toplum birim temsilcisi sayilan Isak'tan sonra, peygamberlik ve kiraliyet yetkisi ,Yakup uzerinden,ana toplum birimin eline gecmisti.Erken ve orta Hitit doneminde,ana ve baba toplum birim arasinda kurulan ve bu bakimdan birlesik 'Hitit kiraliyetinin' dogmasina yol acan 'kari koca kardeslik' akrabaliginin,degerli arastiricimiz bay Akurgal tarafindan da, yeterince anlasilmis oldugunu soyleyemeyiz.Eski Ahit'in Yakup-Esat anlatimindaki motif ve kavramlara,Hitit toplumunda da,rastliyoruz.Eski Ahit'in Yakup peygamberi,kendisini tanitirken,butun eski akrabalik kavramlari hesaba katilirsa,rahatlikla,"ben,Rebekka'nin erkek kardesinin ogluyum'" diyebilirdi.Cunku Rebekka,kocasinin ayni zamanda 'kiz kardesi' olarak da niteleniyordu.Kocalarina 'erkek kardesim' diyen Hitit kiralicelerini 'olsa olsa uvey kizkardes olabilir' anlayisiyla ele alan bay Akurgal ve diger uzmanlarimiz,Hitit kiralinin,kendisini,Kiralice,ana-dayi toplum birim aidi oldugunu vurgulamak maksadiyla, "kiralicenin erkek kardesinin ogluyum" diye tanimlamasindan da, eniste'ler,yegen'ler gibi sonuclar cikarmislardir.Kiral ile kiralicenin oglu yerine,iktidarin,'kiralicenin yegeni' tarafindan alinmasi, ister istemez , binbir faraziyeye kapi acmak zorundaydi.
I.Hattusuli,Akatca ve Hititce iki dilli bir yazitta,soyle tanitiliyordu:
"Buyuk Kiral,Kiralice'nin erkek kardesinin oglu,Hattusa'da kiraldi"(Akadca metin)
"Buyuk kiral,Hattusa kirali,Kussarali adam,Kiral Hattusili,Hattusa'da kiraldi"(Hititce metin)
'Yegen'i 'ogul' akrabalik kavrami ile niteleyen eski toplum orneklerini biliyoruz. Fakat,burada,'kiralicenin erkek kardesi' nitelemesi,Sara'nin kocasi Abraham için,Rebekka'nin kocasi Ishak icin 'erkek kardes' sayilmasi anlaminda kullanilmis ise,Hattusili,o donemdeki kiral ile kiralicenin 'yegen'i degil,oglu idi.Eger,Hitit uygarliginda,bu sirada,Dayi'lar,'baba' sayilmak ozelligini henuz yitirmemis iseler,Hattusili,yine de kiral ile kiralicenin evliliginin urunu idi ve fakat,bu ogul,baba akrabalik kavrami ile, kiralice anasinin kocasini degil,kiralicenin erkek kardesi olan dayi'yi tanimliyor olabilirdi.Eski toplumun duzenlenisinde,bu iki hal bakimindan da 'baba'lik kavraminin kullanilmasi mumkundur.Fakat,bizim su anki konumuz bakimindan one cikan yan,evlilik ittifakina dayanan bu birlikte,Hattusili'nin kendisini kiral yanlisi toplum birim aidi degil de,kiralice yanlisi toplum birim aidi kabul ettigini vurgulamaya ozen gostermis olmasidir.Bu ise,Hitit toplumunun olusumu sirasinda,rotasyonel yonetimin,bir sure,kiralin ait oldugu toplum birim elinde tutulduktan sonra,kavga,savas vb. olmadan,gayet dogal bir yolla,gorenekler uyarinca,bu kez kiralicenin ait oldugu toplum birime,'yegen'i degil de,'ogul'u araciligiyla, gectigini gostermektedir.Hattusili'nin ,'Kussarali adam' deyimi ile tanitimi, ayni zamanda kiralicenin aid oldugu toplum birimin adresidir de.Hattusili'nin tanitim metni,tarih yazarlarin bu kez,olaylara,kiral toplum birim penceresinden degil,kiralice toplum birim penceresinden baktiklarini gosteriyor. Bu tanitimda, kiralice merkezli akrabalik kavramlarinin kullanilmasi ile Kussara'li adam vurgusu ozunde ayni degerdedir ve o donemi yasayan cevirmenlerimiz,bu iki noktanin aslinda ayni anlama geldigini bildikleri için,tam bir anlam tercumesi ile,"kiralicenin erkek kardesinin oglu" aciklamasinin tek gercek karsiligi olan terimi,yani Hattusili'nin ,'Hattusali adam' degil,"Kussarali adam" oldugunu yazmakta duraksamamislardir.Hattusa ulkesinde,Kussarali adam'in kiral olusu,Hitit olusumunun nasil gerceklestigini ve erken Hitit doneminde rotasyonel yonetim duzeninin nasil islemekte oldugunu da ortaya koymaktadir. Demek ki,eski tarihte,ogullardan hangisinin kiral,padisah,yonetici olacagina karar verilme asamasinda ortaya cikan cekismelerin tarihsel arka fonunda daima, 'donen kisisel dalavere' ,'kisisel ihtiraslar' bulunmuyordu.Bu celismelerin gerisinde aidiyet olgusunun gucu;eski toplumun,ogul ayrimina,evlilik duzenine bagli olan ve butun bunlarin nesillerin aliskanligina sinen hukuki ve hukuki olmayan guc'u bulunuyordu.Bu gucu olusturan gorenek kaynaklarina egilmek,toplumsal tarihciligin, komplo yazarligindan butunuyle ayrismasini da saglayacaktir.
 
 (1)Bu doneme iliskin ancak kimi cikarsamalar ileri surebilir.Dumuzi'nin 6 ay 'yer ustunde',6 ay 'yer altinda' yasamasi;6 ayda bir 'olmesi' ve sonra 'dirilmesi' gibi motifler, yilin ,yaz ve kis devrelerini anlatabilecegi kadar,iki toplum birim arasinda 6 aylik devri yonetimle de ilgili olabilir.Her iki toplum birimin de birer Dumuzi'si olduguna gore,buradan,daha sonra,her 6 ayda bir,'ayni' Dumuzi'nin olum-dirilim motifine ulasilmis olabilir.Firansizlarin pek unlu 'kiral oldu,yasasin kiral' sozleri de, 'Dumuzi oldu ve Dumuzi dirildi' motif ve anlamina pek uzak sayilmaz. 'Yaz' ve 'kis' mevsimleri ile coban ve ciftci toplum birimleri arasinda bir baglanti oldugu ise zaten aciktir.Sumer-Babil eski tabletlerinde,kirallarin 'Enlil sampiyonlari' olarak da nitelenmesinden ve kiral ile 'kosu' motiflerinin yanyana kullanildigi tablet yazilari bulunmasindan,'atletizm' bagintisinda bahsetmistik.Bir kiralin ,maraton kosusuna benzer bir kosu ornegine Sumer tabletlerinde rastliyoruz.Bu anlatimda,kiralin butun sehirleri fethetmesi sembolik olarak anlatiliyor gibidir.Aristo'nun, gecmis devlet yonetimlerine iliskin aktardigi bilgilerden,eski Isparta'da 'cift kiral'in bulundugunu;eski Yunan topluluklarinda kirallarin 4,6 veya 8 yilligina secildiklerini ; ordunun basinda yer alip alamayacaklarina iliskin dinçlik sinavina tabi tutulduklarini vb. ogreniyoruz.Burada,yoneticilerin,yonetim surelerinin ,zamansal degerlerle sinirli oldugu ve henuz,kiralin dogal olumu beklenmedigine gore,hanedanlik olusumunun gerceklesmedigi sonucuna ulasiyoruz.Fakat yine de ,iki toplum birim arasindaki iliskiler bakimindan,erken donemde, devlet cekirdeginin,nasil sekillendigi uzerine,kesin hukumlere ulastiracak bilgi eksikligi yerinde durmaya devam ediyor.
(2)
Yaratilis.25:
Ibrahim'in oglu Ishak'in öyküsü:
Ishak Aramli Lavan'in kizkardesi, Paddan-Aramli Betuel'in
kizi Rebeka'yla evlendiginde kirk yasindaydi.
Ishak karisi için RAB'be yakardi, çünkü karisi kisirdi. RAB
Ishak'in yakarisini yanitladi, Rebeka hamile kaldi.Çocuklar karninda itisiyordu. Rebeka, "Nedir bu basima gelen?" diyerek RAB'be danismaya gitti.
RAB onu söyle yanitladi:
"Rahminde iki ulus var,
Senden iki ayri halk dogacak,
Biri öbüründen güçlü olacak,
Büyügü küçügüne hizmet edecek."
Dogum vakti gelince, Rebeka'nin ikiz ogullari oldu.
Ilk dogan oglu kipkirmizi ve tüylüydü; kirmizi bir cüppeyi
andiriyordu. Adini Esav-Esat(Tüylü,killi) koydular.
Sonra kardesi dogdu. Eliyle Esav'in topugunu tutuyordu. Bu
yüzden Ishak ona Yakup (Topuk tutan" ya da "Hileci") adini verdi. Rebeka dogum yaptiginda Ishak altmis yasindaydi.
Çocuklar büyüdü. Esav(t) kirlari seven usta bir avci oldu.
Yakup'sa hep çadirda oturan sakin bir adamdi.
Ishak, Esav'i daha çok severdi, çünkü onun getirdigi av
etlerini yerdi.
Rebeka ise Yakup'u severdi.
Bir gün Yakup çorba pisirirken Esav avdan geldi. Aç ve
bitkindi. Yakup'a, "Lütfen su kizil çorbadan biraz ver de içeyim. Aç
ve bitkinim" dedi. Bu nedenle ona Edom ("Kizil" anlamina gelir) adi da verildi.
Yakup, "Önce sen ilk ogulluk hakkini bana ver" diye
karsilik verdi.
Esav, "Baksana, açliktan ölmek üzereyim" dedi, "Ilk ogulluk
hakkinin bana ne yarari var?"
Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek ilk ogulluk
hakkini Yakup'a satti.
Yakup Esav'a ekmekle mercimek çorbasi verdi. Esav yiyip
içtikten sonra kalkip gitti. Böylece Esav ilk ogulluk hakkini küçümsemis oldu.
....
Yar.27:
Ishak yaslanmis, gözleri görmez olmustu. Büyük oglu Esav'i
çagirip, "Oglum!" dedi. Esav, "Efendim!" diye yanitladi.Ishak, "Artik yaslandim" dedi, "Ne zaman ölecegimi bilmiyorum.
Silahlarini -ok kilifini, yayini- al, kirlara çikip benim için bir hayvan avla.
Sevdigim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayim."
Ishak, oglu Esav'la konusurken Rebeka onlari dinliyordu. Esav avlanmak için kira çikinca,
Rebeka oglu Yakup'a söyle dedi: "Dinle, babanin agabeyin
Esav'a söylediklerini duydum.
Baban ona, 'Bana bir hayvan avla getir' dedi, 'Lezzetli bir yemek yap, yiyeyim. Ölmeden önce seni RAB'bin huzurunda kutsayayim.'
Bak oglum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Git süründen bana iki seçme oglak getir. Onlarla babanin
sevdigi lezzetli bir yemek yapayim.
Yemesi için onu babana sen götüreceksin. Öyle ki, ölmeden
önce seni kutsasin."
Yakup, "Ama kardesim Esav'in bedeni killi, benimkiyse
kilsiz" diye yanitladi,
"Ya babam bana dokunursa? O zaman kendisini aldattigimi
anlar. Kutsama yerine üzerime lanet getirmis olurum."
Annesi, "Sana gelecek lanet bana gelsin, oglum" dedi, "Sen beni dinle, git oglaklari getir."
Yakup gidip oglaklari annesine getirdi. Annesi babasinin
sevdigi lezzetli bir yemek yapti.
Büyük oglu Esav'in en güzel giysileri o anda evdeydi.
Rebeka onlari küçük oglu Yakup'a giydirdi.
Ellerinin üstünü, ensesinin kilsiz yerini oglak derisiyle kapladi.
Yaptigi güzel yemekle ekmegi Yakup'un eline verdi.
Yakup babasinin yanina varip, "Baba!" diye seslendi.
Babasi, "Evet, kimsin sen?" dedi.
Yakup, "Ben ilk oglun Esav'im" diye karsilik verdi,
"Söyledigini yaptim. Lütfen kalk, otur da getirdigim av etini ye.Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Ishak, "Nasil böyle çabucak buldun, oglum?" dedi.
Yakup, "Tanrin RAB bana yardim etti" diye yanitladi.
Ishak, "Yaklas, oglum" dedi, "Sana dokunayim, gerçekten
oglum Esav misin, degil misin anlayayim."
Yakup babasina yaklasti. Babasi ona dokunarak, "Ses
Yakup'un sesi, ama eller Esav'in elleri" dedi.
Onu taniyamadi. Çünkü Yakup'un elleri agabeyi Esav'in
elleri gibi killiydi. Ishak onu kutsamak üzereyken,
bir daha sordu: "Sen gerçekten oglum Esav misin?"
Yakup, "Evet!" diye yanitladi.Ishak, "Oglum, av etini getir yiyeyim de seni kutsayayim"
dedi. Yakup önce yemegi, sonra sarabi getirdi. Ishak yedi, içti.
"Yaklas da beni öp, oglum" dedi.
Yakup yaklasip babasini öptü. Babasi onun giysilerini
kokladi ve kendisini kutsayarak söyle dedi: "Iste oglumun kokusu
Sanki RAB'bin kutsadigi kirlarin kokusu.
Tanri sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarindan Bol bugday ve yeni sarap versin.
Halklar sana kulluk etsin,
Uluslar boyun egsin. Kardeslerine egemen ol,
Kardeslerin sana boyun egsin. Sana lanet edenlere lanet olsun,
Seni kutsayanlar kutsansin."
 
 
Esav Kutsanma Hakkini Yitiriyor
Ishak Yakup'u kutsadiktan ve Yakup babasinin yanindan
ayrildiktan hemen sonra kardesi Esav avdan döndü.
Esav da lezzetli bir yemek yaparak babasina götürdü. Ona,
"Baba, kalk, getirdigim av etini ye" dedi, "Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Babasi, "Sen kimsin?" diye sordu.
Esav, "Ben ilk oglun Esav'im" diye karsilik verdi.
Ishak'i bir titreme sardi. Tir tir titreyerek, "Öyleyse
daha önce avlanip bana yemek getiren kimdi?" diye sordu, "Sen
gelmeden önce yemegimi yiyip onu kutsadim. Artik o kutsanmis oldu."
Esav babasinin anlattiklarini duyunca, aci aci haykirdi.
"Beni de kutsa, baba, beni de!" dedi.
Ishak, "Kardesin gelip beni kandirdi" diye karsilik verdi,
"Senin yerine o kutsandi."
Esav, "Ona bosuna mi Yakup diyorlar?" dedi, "Iki kezdir beni aldatiyor. Önce ilk ogulluk hakkimi aldi. Simdi de benim yerime o kutsandi." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayirmadin mi?" diye sordu.
Ishak, "Onu sana egemen kildim" diye yanitladi, "Bütün kardeslerini onun hizmetine verdim. Onu bugday ve yeni sarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oglum?"
Esav, "Sen yalniz bir kisiyi mi kutsayabilirsin baba?" dedi, "Beni de kutsa, baba, beni de!" Sonra hiçkira hiçkira aglamaya basladi.
Babasi söyle yanitladi:
"Göklerin çiyinden,
Zengin topraklardan
Uzak yasayacaksin.
Kilicinla yasayacak,
Kardesine hizmet edeceksin.
Ama özgür olmak isteyince,
Onun boyundurugunu kirip atacaksin."
 
Yakup Lavan'in Yanina Kaçiyor
Babasi(Ishak) Yakup'u kutsadigi için Esav kardesi Yakup'a kin
bagladi. "Nasil olsa babamin ölümü yaklasti" diye düsünüyordu,
"O zaman kardesim Yakup'u öldürürüm."
Büyük oglu Esav'in ne düsündügü Rebeka'ya bildirilince
Rebeka küçük oglu Yakup'u çagirtti. "Bak, agabeyin Esav seni
öldürmeyi düsünerek kendini avutuyor" dedi,
"Beni dinle, oglum. Hemen Harran'a, kardesim Lavan'in
yanina kaç.
Agabeyinin öfkesi dinip sana kizginligi geçinceye, ona
yaptigini unutuncaya kadar orada kal. Birini gönderir, seni
getirtirim. Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayim?"
Sonra Ishak'a, "Bu Hititli kadinlar yüzünden canimdan bezdim" dedi, "Eger Yakup da bu ülkenin kizlariyla, Hitit kizlariyla evlenirse, nasil yasarim?"

BÖLÜM 28
 
Ishak Yakup'u çagirdi, onu kutsayarak, "Kenanli kizlarla evlenme" diye buyurdu,
"Hemen Paddan-Aram'a, annenin babasi Betuel'in evine git.
Orada dayin Lavan'in kizlarindan biriyle evlen.
Tanri seni kutsasin, verimli kilsin,
soyunu çogaltsin; soyundan halklar türesin.
Ibrahim'i kutsadigi gibi seni ve soyunu da kutsasin. Öyle ki, Tanri'nin Ibrahim'e verdigi topraklara -üzerinde yabanci olarak yasadigin bu topraklara- sahip olasin."
Ishak Yakup'u böyle ugurladi. Yakup Paddan-Aram'a, kendisinin ve Esav'in annesi Rebeka'nin kardesi Aramli Betuel oglu Lavan'in yanina gitmek üzere yola çikti.
Esav Ishak'in Yakup'u kutsadigini, evlenmek üzere
Paddan-Aram'a gönderdigini ögrendi. Ayrica Yakup'u kutsarken,
babasinin, "Kenanli kizlarla evlenme" diye buyurdugunu, Yakup'un
da annesiyle babasini dinleyip Paddan-Aram'a gittigini ögrendi.Böylece babasinin Kenanli kizlardan hoslanmadigini anladi.
Ismail'in yanina gitti. Ibrahim(Abraham) oglu Ismail'in kizi, Nevayot'un kizkardesi Mahalat'la evlenerek onu karilarinin üzerine getirdi.
 
 

 

wollvorinn 31.10.2004 01:50:19
KARDES'LER ARASI EVLILIK,
ROTASYONEL YONETIM
VE ESKI AHIT
 Erken Sumer -Babil uygarligi sirasinda,ittifak halindeki iki toplum birim arasinda ortaya çikan 'birlesik' yonetim yapisini,bunun ayrintilarini ve yonetimin nasil el degistirdigini pek fazla bilmiyoruz.(1)
Buna karsilik,yonetimin babadan ogula gecmesi sisteminin yerlesmesi surecinde, Hanedanliga giden yolun taslarinin,kardes kari-kocalik bicimindeki akrabalik ittifakinin iki tarafinca, adim adim, dosenmesini izlemekte daha rahatiz.Merkezi,birlesik Hanedanliga dogru gidilirken gecirilmesi zorunlu bir evre olarak, yonetimin iki toplum birim arasinda miras ve evlilik sistemleri araciligiyla el degistirmesi olgusunu,tarih kayitlari uzerinden takip edebiliriz.Fakat burada da,eski akrabalik iliski duzenini;bunun biçimlenisini ve bu yapinin devamini saglayabilmek için ongorulmus akrabalik kavramlarinin içerigini,modern toplumun degerleri uzerinden yargilayan tutumlarin ortaya cikardigi zorluklari asmak gerekecektir.
 
Eski toplumda yonetim duzeni,en az modern toplumlarda oldugu kadar kurallara bagliydi ve modern toplumsal duzen ,eski toplumun dogal gelisme evrelerinin bir sonucu olarak sekillenmistir.Akrabalik ve yonetim duzeni olusturmada,eski toplumun gelisiguzel ve birbirinden kopuk davranislari sozkonusu degildir.Kurallara baglilik,eski toplumda,modern toplumda oldugundan daha fazla gecerlidir.
 
'Kardeslik' akrabalik iliskisinin en olgun ve bilinen en eski sekli,Sumer -Babil baslangic toplumlarinin sonradan belki kismen bozulmus yazili kayitlari uzerinden gunumuze ulasmistir.Bu iliski,olaganustu basitlikte,ama son derece etkiliydi; taraflarca soykutuk bakimindan takip edilebiliyor,evlilik ve miras sistemi bakimindan da somut bir sisteme dayaniyordu.
 
Eski Ahit'te Isak ile iki ogulu Yakup ile Esat arasindaki iliski anlatimi tam olarak bu sistemi,nerede ise butun yonleriyle, ifade ediyor.Kurulmus ve islemekte olan bu akrabalik duzeni,en azindan baslangicta,hiç bir tartismaya mahal vermeden,dogrudan rotasyonal yonetimi doguruyordu ve giderek olusan merkezi yonetim baba ve ana toplum birimler arasinda sirayla el degistiriyordu.Yonetimin el degistirmesini saglayabilmek için iki topluluk arasinda, ozellikle olusturulmus fark'lar korunmaya calisilarak bireylerin soy takibi,aidiyet cizgisi hassasiyetle izlenmeye calisiliyor olsa da,yine de,iki toplulugun kacinilmaz yakinlasmasi sonunda merkezi birlesik hanedanliga gecilecektir.
 
Eski Ahit'te Isak ve iki oguluna iliskin anlatimda, sadece baba mirascisi 'buyuk ogul' ile ana toplum birim aidi 'kucuk ogul' arasindaki celisme anlatilmaz.Ana toplum birimi,kendi temsilcisi kucuk ogul'un 'baba mirascisi' olmasi için agirligini koyar,kucuk ogul,'buyuk ogulluk hakki'ni ele gecirerek baba'nin yonetici mevkisini alir.(2)
Eski Ahit'teki anlatimin onemi,'buyuk','kucuk' ogul ayriminin,dogrudan dogruya evlilik sistemi ile baginin da kurularak anlatilmis olmasiyla artmaktadir.Ana toplum birimin baskisi ile kuçuk ogul,babanin mirascisi haline getirilince,bu ogullarin evlenecekleri kadinlarin aidiyeti de yon degistirmektedir.Kucuk ogul,Yakup,baba toplum birim aidi haline getirilerek kutsandiktan hemen sonra,daha dune kadar aidi oldugu toplum birim kadinlariyla, yani dayi kizlari ile evlenmeye mecbur birakilir.Buna karsilik,kutsanma donemine kadar,baba toplum birimin temsilcisi sayilan buyuk ogul Esat, ana -dayi kizlari ile evlenmesi gerekirken,'buyuk ogul olma hakki'ni yitirdigi andan itibaren,baba-amca toplum birim aidi kizlarla evlenmek zorundadir artik...
Burada boylece,ana-dayi toplum birim ile baba-amca toplum birim temsilcilerinin,karsi yandan bir kadinla evlenmesi kurali isletilmeye devam ettirilmistir.Fakat bu arada,ana toplum birimi,agirligini koyarak ( anlatima gore Rebekka'nin oyunlariyla) kendi temsilcisini yonetime atamis;rotasyonel yonetim geregince,baba toplum birim temsilcisi sayilan Isak'tan sonra, peygamberlik ve kiraliyet yetkisi ,Yakup uzerinden,ana toplum birimin eline gecmisti.
Erken ve orta Hitit doneminde,ana ve baba toplum birim arasinda kurulan ve bu bakimdan birlesik 'Hitit kiraliyetinin' dogmasina yol acan 'kari koca kardeslik' akrabaliginin,degerli arastiricimiz bay Akurgal tarafindan da, yeterince anlasilmis oldugunu soyleyemeyiz.Eski Ahit'in Yakup-Esat anlatimindaki motif ve kavramlara,Hitit toplumunda da,rastliyoruz.Eski Ahit'in Yakup peygamberi,kendisini tanitirken,butun eski akrabalik kavramlari hesaba katilirsa,rahatlikla,"ben,Rebekka'nin erkek kardesinin ogluyum'" diyebilirdi.Cunku Rebekka,kocasinin ayni zamanda 'kiz kardesi' olarak da niteleniyordu.Kocalarina 'erkek kardesim' diyen Hitit kiralicelerini 'olsa olsa uvey kizkardes olabilir' anlayisiyla ele alan bay Akurgal ve diger uzmanlarimiz,Hitit kiralinin,kendisini,Kiralice,ana-dayi toplum birim aidi oldugunu vurgulamak maksadiyla, "kiralicenin erkek kardesinin ogluyum" diye tanimlamasindan da, eniste'ler,yegen'ler gibi sonuclar cikarmislardir.Kiral ile kiralicenin oglu yerine,iktidarin,'kiralicenin yegeni' tarafindan alinmasi, ister istemez , binbir faraziyeye kapi acmak zorundaydi.
I.Hattusuli,Akatca ve Hititce iki dilli bir yazitta,soyle tanitiliyordu:
"Buyuk Kiral,Kiralice'nin erkek kardesinin oglu,Hattusa'da kiraldi"(Akadca metin)
"Buyuk kiral,Hattusa kirali,Kussarali adam,Kiral Hattusili,Hattusa'da kiraldi"(Hititce metin)
'Yegen'i 'ogul' akrabalik kavrami ile niteleyen eski toplum orneklerini biliyoruz. Fakat,burada,'kiralicenin erkek kardesi' nitelemesi,Sara'nin kocasi Abraham için,Rebekka'nin kocasi Ishak icin 'erkek kardes' sayilmasi anlaminda kullanilmis ise,Hattusili,o donemdeki kiral ile kiralicenin 'yegen'i degil,oglu idi.Eger,Hitit uygarliginda,bu sirada,Dayi'lar,'baba' sayilmak ozelligini henuz yitirmemis iseler,Hattusili,yine de kiral ile kiralicenin evliliginin urunu idi ve fakat,bu ogul,baba akrabalik kavrami ile, kiralice anasinin kocasini degil,kiralicenin erkek kardesi olan dayi'yi tanimliyor olabilirdi.Eski toplumun duzenlenisinde,bu iki hal bakimindan da 'baba'lik kavraminin kullanilmasi mumkundur.Fakat,bizim su anki konumuz bakimindan one cikan yan,evlilik ittifakina dayanan bu birlikte,Hattusili'nin kendisini kiral yanlisi toplum birim aidi degil de,kiralice yanlisi toplum birim aidi kabul ettigini vurgulamaya ozen gostermis olmasidir.Bu ise,Hitit toplumunun olusumu sirasinda,rotasyonel yonetimin,bir sure,kiralin ait oldugu toplum birim elinde tutulduktan sonra,kavga,savas vb. olmadan,gayet dogal bir yolla,gorenekler uyarinca,bu kez kiralicenin ait oldugu toplum birime,'yegen'i degil de,'ogul'u araciligiyla, gectigini gostermektedir.Hattusili'nin ,'Kussarali adam' deyimi ile tanitimi, ayni zamanda kiralicenin aid oldugu toplum birimin adresidir de.Hattusili'nin tanitim metni,tarih yazarlarin bu kez,olaylara,kiral toplum birim penceresinden degil,kiralice toplum birim penceresinden baktiklarini gosteriyor. Bu tanitimda, kiralice merkezli akrabalik kavramlarinin kullanilmasi ile Kussara'li adam vurgusu ozunde ayni degerdedir ve o donemi yasayan cevirmenlerimiz,bu iki noktanin aslinda ayni anlama geldigini bildikleri için,tam bir anlam tercumesi ile,"kiralicenin erkek kardesinin oglu" aciklamasinin tek gercek karsiligi olan terimi,yani Hattusili'nin ,'Hattusali adam' degil,"Kussarali adam" oldugunu yazmakta duraksamamislardir.Hattusa ulkesinde,Kussarali adam'in kiral olusu,Hitit olusumunun nasil gerceklestigini ve erken Hitit doneminde rotasyonel yonetim duzeninin nasil islemekte oldugunu da ortaya koymaktadir.
 
Demek ki,eski tarihte,ogullardan hangisinin kiral,padisah,yonetici olacagina karar verilme asamasinda ortaya cikan cekismelerin tarihsel arka fonunda daima, 'donen kisisel dalavere' ,'kisisel ihtiraslar' bulunmuyordu.Bu celismelerin gerisinde aidiyet olgusunun gucu;eski toplumun,ogul ayrimina,evlilik duzenine bagli olan ve butun bunlarin nesillerin aliskanligina sinen hukuki ve hukuki olmayan guc'u bulunuyordu.Bu gucu olusturan gorenek kaynaklarina egilmek,toplumsal tarihciligin, komplo yazarligindan butunuyle ayrismasini da saglayacaktir.
  (1)Bu doneme iliskin ancak kimi cikarsamalar ileri surebilir.Dumuzi'nin 6 ay 'yer ustunde',6 ay 'yer altinda' yasamasi;6 ayda bir 'olmesi' ve sonra 'dirilmesi' gibi motifler, yilin ,yaz ve kis devrelerini anlatabilecegi kadar,iki toplum birim arasinda 6 aylik devri yonetimle de ilgili olabilir.Her iki toplum birimin de birer Dumuzi'si olduguna gore,buradan,daha sonra,her 6 ayda bir,'ayni' Dumuzi'nin olum-dirilim motifine ulasilmis olabilir.Firansizlarin pek unlu 'kiral oldu,yasasin kiral' sozleri de, 'Dumuzi oldu ve Dumuzi dirildi' motif ve anlamina pek uzak sayilmaz. 'Yaz' ve 'kis' mevsimleri ile coban ve ciftci toplum birimleri arasinda bir baglanti oldugu ise zaten aciktir.
Sumer-Babil eski tabletlerinde,kirallarin 'Enlil sampiyonlari' olarak da nitelenmesinden ve kiral ile 'kosu' motiflerinin yanyana kullanildigi tablet yazilari bulunmasindan,'atletizm' bagintisinda bahsetmistik.Bir kiralin ,maraton kosusuna benzer bir kosu ornegine Sumer tabletlerinde rastliyoruz.Bu anlatimda,kiralin butun sehirleri fethetmesi sembolik olarak anlatiliyor gibidir.Aristo'nun, gecmis devlet yonetimlerine iliskin aktardigi bilgilerden,eski Isparta'da 'cift kiral'in bulundugunu;eski Yunan topluluklarinda kirallarin 4,6 veya 8 yilligina secildiklerini ; ordunun basinda yer alip alamayacaklarina iliskin dinçlik sinavina tabi tutulduklarini vb. ogreniyoruz.Burada,yoneticilerin,yonetim surelerinin ,zamansal degerlerle sinirli oldugu ve henuz,kiralin dogal olumu beklenmedigine gore,hanedanlik olusumunun gerceklesmedigi sonucuna ulasiyoruz.Fakat yine de ,iki toplum birim arasindaki iliskiler bakimindan,erken donemde, devlet cekirdeginin,nasil sekillendigi uzerine,kesin hukumlere ulastiracak bilgi eksikligi yerinde durmaya devam ediyor.
(2)
Yaratilis.25:
Ibrahim'in oglu Ishak'in öyküsü:
Ishak Aramli Lavan'in kizkardesi, Paddan-Aramli Betuel'in
kizi Rebeka'yla evlendiginde kirk yasindaydi.
Ishak karisi için RAB'be yakardi, çünkü karisi kisirdi. RAB
Ishak'in yakarisini yanitladi, Rebeka hamile kaldi.Çocuklar karninda itisiyordu. Rebeka, "Nedir bu basima gelen?" diyerek RAB'be danismaya gitti.
RAB onu söyle yanitladi:
"Rahminde iki ulus var,
Senden iki ayri halk dogacak,
Biri öbüründen güçlü olacak,
Büyügü küçügüne hizmet edecek."
Dogum vakti gelince, Rebeka'nin ikiz ogullari oldu.
Ilk dogan oglu kipkirmizi ve tüylüydü; kirmizi bir cüppeyi
andiriyordu. Adini Esav-Esat(Tüylü,killi) koydular.
Sonra kardesi dogdu. Eliyle Esav'in topugunu tutuyordu. Bu
yüzden Ishak ona Yakup (Topuk tutan" ya da "Hileci") adini verdi. Rebeka dogum yaptiginda Ishak altmis yasindaydi.
Çocuklar büyüdü. Esav(t) kirlari seven usta bir avci oldu.
Yakup'sa hep çadirda oturan sakin bir adamdi.
Ishak, Esav'i daha çok severdi, çünkü onun getirdigi av
etlerini yerdi.
Rebeka ise Yakup'u severdi.
Bir gün Yakup çorba pisirirken Esav avdan geldi. Aç ve
bitkindi. Yakup'a, "Lütfen su kizil çorbadan biraz ver de içeyim. Aç
ve bitkinim" dedi. Bu nedenle ona Edom ("Kizil" anlamina gelir) adi da verildi.
Yakup, "Önce sen ilk ogulluk hakkini bana ver" diye
karsilik verdi.
Esav, "Baksana, açliktan ölmek üzereyim" dedi, "Ilk ogulluk
hakkinin bana ne yarari var?"
Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek ilk ogulluk
hakkini Yakup'a satti.
Yakup Esav'a ekmekle mercimek çorbasi verdi. Esav yiyip
içtikten sonra kalkip gitti. Böylece Esav ilk ogulluk hakkini küçümsemis oldu.
....
Yar.27:
Ishak yaslanmis, gözleri görmez olmustu. Büyük oglu Esav'i
çagirip, "Oglum!" dedi. Esav, "Efendim!" diye yanitladi.Ishak, "Artik yaslandim" dedi, "Ne zaman ölecegimi bilmiyorum.
Silahlarini -ok kilifini, yayini- al, kirlara çikip benim için bir hayvan avla.
Sevdigim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayim."
Ishak, oglu Esav'la konusurken Rebeka onlari dinliyordu. Esav avlanmak için kira çikinca,
Rebeka oglu Yakup'a söyle dedi: "Dinle, babanin agabeyin
Esav'a söylediklerini duydum.
Baban ona, 'Bana bir hayvan avla getir' dedi, 'Lezzetli bir yemek yap, yiyeyim. Ölmeden önce seni RAB'bin huzurunda kutsayayim.'
Bak oglum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Git süründen bana iki seçme oglak getir. Onlarla babanin
sevdigi lezzetli bir yemek yapayim.
Yemesi için onu babana sen götüreceksin. Öyle ki, ölmeden
önce seni kutsasin."
Yakup, "Ama kardesim Esav'in bedeni killi, benimkiyse
kilsiz" diye yanitladi,
"Ya babam bana dokunursa? O zaman kendisini aldattigimi
anlar. Kutsama yerine üzerime lanet getirmis olurum."
Annesi, "Sana gelecek lanet bana gelsin, oglum" dedi, "Sen beni dinle, git oglaklari getir."
Yakup gidip oglaklari annesine getirdi. Annesi babasinin
sevdigi lezzetli bir yemek yapti.
Büyük oglu Esav'in en güzel giysileri o anda evdeydi.
Rebeka onlari küçük oglu Yakup'a giydirdi.
Ellerinin üstünü, ensesinin kilsiz yerini oglak derisiyle kapladi.
Yaptigi güzel yemekle ekmegi Yakup'un eline verdi.
Yakup babasinin yanina varip, "Baba!" diye seslendi.
Babasi, "Evet, kimsin sen?" dedi.
Yakup, "Ben ilk oglun Esav'im" diye karsilik verdi,
"Söyledigini yaptim. Lütfen kalk, otur da getirdigim av etini ye.Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Ishak, "Nasil böyle çabucak buldun, oglum?" dedi.
Yakup, "Tanrin RAB bana yardim etti" diye yanitladi.
Ishak, "Yaklas, oglum" dedi, "Sana dokunayim, gerçekten
oglum Esav misin, degil misin anlayayim."
Yakup babasina yaklasti. Babasi ona dokunarak, "Ses
Yakup'un sesi, ama eller Esav'in elleri" dedi.
Onu taniyamadi. Çünkü Yakup'un elleri agabeyi Esav'in
elleri gibi killiydi. Ishak onu kutsamak üzereyken,
bir daha sordu: "Sen gerçekten oglum Esav misin?"
Yakup, "Evet!" diye yanitladi.Ishak, "Oglum, av etini getir yiyeyim de seni kutsayayim"
dedi. Yakup önce yemegi, sonra sarabi getirdi. Ishak yedi, içti.
"Yaklas da beni öp, oglum" dedi.
Yakup yaklasip babasini öptü. Babasi onun giysilerini
kokladi ve kendisini kutsayarak söyle dedi: "Iste oglumun kokusu
Sanki RAB'bin kutsadigi kirlarin kokusu.
Tanri sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarindan Bol bugday ve yeni sarap versin.
Halklar sana kulluk etsin,
Uluslar boyun egsin. Kardeslerine egemen ol,
Kardeslerin sana boyun egsin. Sana lanet edenlere lanet olsun,
Seni kutsayanlar kutsansin."
 
 
Esav Kutsanma Hakkini Yitiriyor
Ishak Yakup'u kutsadiktan ve Yakup babasinin yanindan
ayrildiktan hemen sonra kardesi Esav avdan döndü.
Esav da lezzetli bir yemek yaparak babasina götürdü. Ona,
"Baba, kalk, getirdigim av etini ye" dedi, "Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Babasi, "Sen kimsin?" diye sordu.
Esav, "Ben ilk oglun Esav'im" diye karsilik verdi.
Ishak'i bir titreme sardi. Tir tir titreyerek, "Öyleyse
daha önce avlanip bana yemek getiren kimdi?" diye sordu, "Sen
gelmeden önce yemegimi yiyip onu kutsadim. Artik o kutsanmis oldu."
Esav babasinin anlattiklarini duyunca, aci aci haykirdi.
"Beni de kutsa, baba, beni de!" dedi.
Ishak, "Kardesin gelip beni kandirdi" diye karsilik verdi,
"Senin yerine o kutsandi."
Esav, "Ona bosuna mi Yakup diyorlar?" dedi, "Iki kezdir beni aldatiyor. Önce ilk ogulluk hakkimi aldi. Simdi de benim yerime o kutsandi." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayirmadin mi?" diye sordu.
Ishak, "Onu sana egemen kildim" diye yanitladi, "Bütün kardeslerini onun hizmetine verdim. Onu bugday ve yeni sarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oglum?"
Esav, "Sen yalniz bir kisiyi mi kutsayabilirsin baba?" dedi, "Beni de kutsa, baba, beni de!" Sonra hiçkira hiçkira aglamaya basladi.
Babasi söyle yanitladi:
"Göklerin çiyinden,
Zengin topraklardan
Uzak yasayacaksin.
Kilicinla yasayacak,
Kardesine hizmet edeceksin.
Ama özgür olmak isteyince,
Onun boyundurugunu kirip atacaksin."
 
Yakup Lavan'in Yanina Kaçiyor
Babasi(Ishak) Yakup'u kutsadigi için Esav kardesi Yakup'a kin
bagladi. "Nasil olsa babamin ölümü yaklasti" diye düsünüyordu,
"O zaman kardesim Yakup'u öldürürüm."
Büyük oglu Esav'in ne düsündügü Rebeka'ya bildirilince
Rebeka küçük oglu Yakup'u çagirtti. "Bak, agabeyin Esav seni
öldürmeyi düsünerek kendini avutuyor" dedi,
"Beni dinle, oglum. Hemen Harran'a, kardesim Lavan'in
yanina kaç.
Agabeyinin öfkesi dinip sana kizginligi geçinceye, ona
yaptigini unutuncaya kadar orada kal. Birini gönderir, seni
getirtirim. Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayim?"
Sonra Ishak'a, "Bu Hititli kadinlar yüzünden canimdan bezdim" dedi, "Eger Yakup da bu ülkenin kizlariyla, Hitit kizlariyla evlenirse, nasil yasarim?"

BÖLÜM 28
 
Ishak Yakup'u çagirdi, onu kutsayarak, "Kenanli kizlarla evlenme" diye buyurdu,
"Hemen Paddan-Aram'a, annenin babasi Betuel'in evine git.
Orada dayin Lavan'in kizlarindan biriyle evlen.
Tanri seni kutsasin, verimli kilsin,
soyunu çogaltsin; soyundan halklar türesin.
Ibrahim'i kutsadigi gibi seni ve soyunu da kutsasin. Öyle ki, Tanri'nin Ibrahim'e verdigi topraklara -üzerinde yabanci olarak yasadigin bu topraklara- sahip olasin."
Ishak Yakup'u böyle ugurladi. Yakup Paddan-Aram'a, kendisinin ve Esav'in annesi Rebeka'nin kardesi Aramli Betuel oglu Lavan'in yanina gitmek üzere yola çikti.
Esav Ishak'in Yakup'u kutsadigini, evlenmek üzere
Paddan-Aram'a gönderdigini ögrendi. Ayrica Yakup'u kutsarken,
babasinin, "Kenanli kizlarla evlenme" diye buyurdugunu, Yakup'un
da annesiyle babasini dinleyip Paddan-Aram'a gittigini ögrendi.Böylece babasinin Kenanli kizlardan hoslanmadigini anladi.
Ismail'in yanina gitti. Ibrahim(Abraham) oglu Ismail'in kizi, Nevayot'un kizkardesi Mahalat'la evlenerek onu karilarinin üzerine getirdi.
 

31.10.2004 14:28:10
Alıntı
Demek ki,eski tarihte,ogullardan hangisinin kiral,padisah,yonetici olacagina karar verilme asamasinda ortaya cikan cekismelerin tarihsel arka fonunda daima, 'donen kisisel dalavere' ,'kisisel ihtiraslar' bulunmuyordu.Bu celismelerin gerisinde aidiyet olgusunun gucu;eski toplumun,ogul ayrimina,evlilik duzenine bagli olan ve butun bunlarin nesillerin aliskanligina sinen hukuki ve hukuki olmayan guc'u bulunuyordu.Bu gucu olusturan gorenek kaynaklarina egilmek,toplumsal tarihciligin, komplo yazarligindan butunuyle ayrismasini da saglayacaktir.
 
Bu mümkün mü,yani ne kadar ince eleyip sık dokusanda sosyal bilimlerle ilgili araştırmalarda sanılardan arınmış kesin ve ya nerdeyse doğru bilgi elde edilebiliyor mu?

01.11.2004 03:07:51
İlginç metinler bunlar,okudum açıkcası  laugh  


Sayfa: [ 1 ]