|
||
| http://sinerjifilm.com/prg6.swf Fethiye’den başlayarak Kaş’a hatta Antalya’ya kadar uzanan ve Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zinciridir. 1999 yılında İngiliz araştırmacı Kate Clow tarafından hizmete açılmıştır. Antik dönemlerde “Likya Yolu” olarak adlandırılan bu yolun, yük hayvanlarıyla yapılan ticaret ve askeri sevkiyat amacıyla inşa edildiği düşünülmektedir. Günümüzde ise yerli ve yabancı doğa ve yürüyüş tutkunlarına inanılmaz güzellikler sunmaktadır. Doğanın ve antik Likya’nın gizemini biraz olsun yakalayabilmek için Likya Yolu’nda yapılacak keyifli bir yürüyüş, yol üzerindeki küçük dağ köylerinde sıcak ve dost insanlarla ve onların yarı göçebe hayatlarıyla tanışma olanağı sunmaktadır. Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur. Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşça düzenli olarak bakımı yapılmaktadır. Likya Yolu’nun birinci bölümünde Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara - Letoon - Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer almaktadır. Yolun ikinci bölümünde ise, azimle ve bıkmadan yürüyenleri Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra ve yüzyıllardır sönmeyen ateşi (Yanar taş) ile Olympos bekler. Likya Kral Yolu Vikipedi, özgür ansiklopedi Git ve: kullan, ara Olympos civarı birbirinden güzel, farklı panoramalarda ve uzunlukta yürüyüş seçeneklerine sahiptir. En önemlisi de meşhur Likya Yolu’dur. Likya Yolu Parkuru, Marmaris - Ölüdeniz'in hemen üstünden başlayıp Antalya yakınlarına kadar uzanan, topmam 505 km.lik bir parkurdur. Doğal olarak etaplar halinde geçilir. Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur. Parkurun tamamı işaretlenmiş olup bakımı, düzenli olarak yolu ilk kez işaretleyen Kate Clow ve gönüllü ekibi tarafından yapılmaktadır. Olympos-Musa Dağı-Lost City Parkuru Olympos’tan başlayıp Musa Dağı’nın zirvesinde(780m) son bulan gidiş-dönüş 5 saatlik parkurdur. Musa Dağı’nın zirvesinde Likyalılar’ın ilk yerleşim yerlerinden olan Olympos tarihi şehrinin tamamıyle bozulmamış kalıntılarını görecek ve Adrasan manzarasında mola verilebilir. Olympos-Çıralı-Ulupınar Parkuru Olympos’tan başlayıp Çıralı’dan geçen ve çınar ağaçları,dereleri ve alabalık lokantaları ile meşhur Ulupınar’da son bulan zevkli bir parkur. 5 saatlik bir parkurdur. Olympos-Adrasan Parkuru Likya Yolu’nun bu parkurunda Musa Dağı’nın zirvesine çıkıp, Lost City’i ziyaret edilir ve Adrasan sahilinde yürüyüş tamamlanır. 7 saat süren bir parkurdur. Olympos-Cennet Parkuru Olympos’un gizli kalmış tarihi yapıları arasından geçip sahilden devam eden, birbirinden ilginç manzaralara sahip kısa bir parkurdur. Yürüyüş, kaya tırmanıcılarının keşfettiği ve tırmandıkları dümdüz duvarların yanından geçer ve Ceneviz Koyu’nu gören ormanda son bulur. Karaöz-Adrasan Parkuru Meşhur Gelidonya Feneri’nden geçen, birbirinden güzel 5 Adalar ve deniz manzarası eşliğindeki en güzel parkurlardan biri. 7 saat sürmektedir. gelidonya feneri ![]() kelebekler vadisi - ölüdeniz ![]() akropol'den olympos sahil gorunumu ![]() dogru yoldasin ![]() kaputas plaji - kas ![]() |
||
|
||
patara sahili![]() sunken - saklikent ![]() kate clow'un st paul ve likya yolu adinda 2 kitabi vardir.
|
||
|
||
ne zaman acenta ismi vereceksin diye bekledim valla arte ![]() çok güzel bir tanıtım çalışması, sözü tango' ya bırakıyorum
|
||
|
||
| gectigimiz sonbahar basi olymposa ugrayip bikac gun gecirmek niyetindeydim. sahilde oturmak yerine likya yolunu yapma karari aldim ve apartopar esyalarimi hostele birakip olympos'dan adrasan yolunu tuttum. normalde rota adrasandan olymposa oldugu icin isim biraz zordu ama eglenceliydi. yanima yiyecek olarak 2 litre su, 1 sandovic almistim. neyse ciktim yola 4 saat sonra musa dagina vardim. ter icindeydim ama o manzaraya degerdi. yapayalnizdim. suyumu ictim, yemegimi yedim ve adrasana dogru inecektim. yaklasik 3 saatlik bir inis yoluydu. daha sonra adrasanda geceyi gecirip adrasan uzerinden gelidonya fenerine yuruyecektim. vay anasini diyordum ne kadar guzel, yapayalniz surekli hareket etmek, dinlenmek icin guzelce yorulmak, denizin ve gunesin tadini cikarmak..... musa daginin zirvesindeki yoruk kulubesinin onunde asagiya inmeden bi cigara yapiim dedim. cigarayi hemen sardim ve icmeye basladim. 2-3 duman sonra ayaga kalktim ve cantami toplayayim derken etrafa bakindim. isaretler farklilasmisti. tepede bulunan yalagi takip edip asagi inmeye karar verdim. kafam bayagi bir iyiydi. kayip sehirin harabeleri arasinda 2ser 3er metrelik taslardan atlayip asagi dogru inerken dogru yolda olduguma dair isaret aradim. hic isaret yoktu. ooffff sikici bir durumdu. neyse yukari ciktim haritalara baktim, akutu arayip yol sordum yokyokyokyokyok.. 3 saat musa daginin tepesinde asagi inis yolunu aradim. yemegim bitmisti, suyum da bitmek uzereydi. inadimdan kaybettigim 3 saat beni zora sokmustu. hizla ayni yolu geri donmem gerekiyordu. cok hizli olursam 3 saat icerisinde olymposa varabilirdim. hava kararirsa ormanda konaklamak zorunda kalacaktim ve bu belki de olum anlamina geliyordu. hava cok sicak oldugu icin surekli terliyordum. suyu cok idareli kullanmam gerekiyordu. kosa kosa isaretleri takip ederek asagi inmeye basladim. tokezliyordum ama hic dusmemistim. 2 saat kadar kostum,bi yerde ayagim kaydi ve yuvarlandim. hassiktir dedim. telefonun sarki da suyum da bitmisti. asagi inmeme 1 saat vardi. hava kararmaya baslamisti. yarim saat kadar daha isaretleri kaybetmis olmama ragmen olymposa dogru hareket ettim. yine dustum. sesler gelmeye baslamisti. acayip yorgun ve bitkindim. bagirdim ve asagiya sesimi duyurdum. olymposun iclerine dogru girip kamp kurmus bir ingiliz ile kamp isletmecisi yukari ellerinde su siseleri ile geldiler ve eni tutup asagi indirdiler. 3 litre suyu 5 dakikada ictim. yerde yatiyordum. herkes ayni seyi soyluyordu. deli misin ? o parkuru yalniz ve ters istikametden kat etmek mantiksizdi. neyse ucuz yirtmistim. o ingiliz amcaya guzel bi kiyak yaptim. tam 9 saat boyuca engebeli arazide kostum, yurudum, dustum. bide akutun bana atmis oldugu bir kazik vardi ki o caresiz halimde bile bana, beni kurtarmasi mumkun olan yegane kisiye kufur etmeme neden oldu.... alinan dersler : * likya yolunu nehirlerin aktigi, agaclarin meyve verdigi mevsimlerde yapmak lazim |
||
|
||
ne zaman acenta ismi vereceksin diye bekledim valla arte ![]() çok güzel bir tanıtım çalışması, sözü tango' ya bırakıyorum ![]() aslinda bu sene acente ismi verebilirdim cunku likya yolu uzerinde uzmanlasmak niyetindeydim ama olmadi. ne sen sor ne ben soyliim...
|
||
|
||
| cık cık cık arte.senin yüzünden artık olimposta orda burda denızede rahat gıremeyecegız.kayaların tepesınde bırı susuzluktan ölebılır ve ben denıze gırıp su yutup tukuruyorum ayıp bana dıyecegız keyıfsız donecegız(yardımın lafını bıle acmadım farkındaysan).ha bırde ulen bu adam tepelerden bızı ızlıyor olabılır dıyede bıkınımızin orasını burasını cekıstırecegız ayıp valla ayıp.sırf sıgara ıcıcem dıye dagın tepesıne cıkmaya ne gerek var ,varmı? anam | ||
|
||
| evet çok güzel tanıtım olmuş. zaten o bölge tarihi açıdan oldukça güzel.. geçen sene fethiye civarındaydım ben de. ama meşhur ölü deniz beni hayal kırıklığına uğrattı. |
||
|
||
| meşhur ölü deniz ününe neden olan güzellikleri biz insanlar sayesinde yitiriyor. hayal kırıklığına uğratması son derece normal. dalyan, ölüdeniz, göcek birer doğa harikasıydı bir zamanlar. ama artık yavaş yavaş yok ediyoruz onları da, öteki güzellikler gibi. | ||
|
||
ölü denizin göl gibi olan içeriye girintisi kokuşmuşluk ve pislik içinde. zaten orada bir su sirkülasyonu da yok. üstüne üstlük bir de hemen kıyısındaki tesisler kirletip duruyorlar. fethiye nin içi de aynı şekilde. kirlilikten denize girilmiyor. herkes havuzlara doluşuyor. bence en güzel deniz antalya ve datça civarlarında. ama az tuzlu deniz ve daha ılıman bir iklim düşünülürse karadeniz kıyıları hepsinden güzel. orda da favorim kerpe ![]() haa unutmadan imkanı olup da amasrayı görmeyen ve salatalarını yemeyen olmasın |
||
|
||
kerpe' nin de suyunu çıkarırlar yakında deniz. ayrıca karadeniz kıyıları iyi hoş da denizi dalgasız olmaz oy cülüm amasra konusunda da çok haklısın, herkes gitsin görsün len!
|
||
|
||
| kefken (kovanağzı) kerpe bizim memleket sayılır. oraları iyi bilirim. karadeniz evet dalgalıdır ama bu dediğim yerlerde ve diğer koy özelliği taşıyan yerlerde değil. bir de maalesef karadenize zamanında gitmek lazım. çok kısa bir mükemmelik zamanı oluyor. |
||
|
||
| kerpe' ye de "beach"(kerpe beach) yapmışlardı değil mi deniz? | ||
|
||
| kefken de kerpe gibi güzel, ama bana kerpe daha sıcak ve denizi daha güzel. bu iki koyu gördüğünüzde karadeniz'de olduğunuzu unutuyorsunuz. deniz sığ ve çarşaf gibi gerçekten. |
||
|
||
iyi de deniz karadeniz' de olduğumuzu hatırlatmak istiyor bilhassa, sen şimdi karadeniz' e "unutulması iyi olur bir bölge" muamelesi mi yapıyorsun bakıyım
|
||
|
||
asafcım bence deniz, buraların karadeniz'in genel yapısının istisnası olduğunu vurguluyor. bana dil çıkarma da iyi oku istersen.
|
||