SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist KİMLİKLER

Konu: Osman Murat Ülke

Sayfa: [ 1 ]

27.03.2007 18:05:50


Bu topraklarda vicdani reddini açıkladığı için en uzun süre hapis yatan kişi olan Osman Murat Ülke yada kısaca Ossi bundan bir süre önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde açtığı davayı kazanarak T.C. Devletini tazminat ödemeye mahküm ettirmişti.

Nükleer Savaşı Önlemek için Uluslararası Hekimler Birliği'nin (IPPNW)
Almanya seksiyonu, “Clara İmmerwahr” ödülünü vicdani retçi Osman Murat
Ülke'ye verdi. 10 Mart'ta, İzmir - Konak Belediyesi Kültür Müdürlüğü Benal
Nevzat Salonu'nda gerçekleşen ödül töreninde, Osman Murat Ülke'nin yapmış
olduğu konuşma:


Merhaba,
Evet, IPPNW tarafından bu ödüle layık görüldüm. Bu benim için büyük bir
onur. Sadece kendim olmaya çalışırken ve bu kendilik halinin de gereği
olan toplumsal ve politik etkinlik inşa etme çabası içindeyken
onurlandırılmak haliyle hiç aklımdan geçmedi. Ama yıllar içinde, farklı
farklı düzlemlerde, dayanışma içinde, aslında bunu hep yaşadım ve her
insan dayanışırken öncelikle kendisine iyilik etse de, ben çok iyilik ve
yakınlık gördüm. Bunun için yakın ve uzak çevremde birçok insana
borçluyum, ya da daha doğru bir ifadeyle, minnettarım. Birçoğunuz bu akşam
buradasınız. Gündelik yaşam içinde bunu başarmak her zaman pek kolay
olmuyor ve şimdi bundan kolayca sıyrılma niyetinde de değilim, ama yine de
buradan hepinize teşekkür etmek, iyi ki varsınız, demek istiyorum.

Ancak ne var ki, bu akşam yaklaşırken, yıllara yayılan bir sürecin
ardından keyifli olamıyorum henüz. Bunun bir boyutu kendi yasal
durumumdaki süregiden çıkmaz ise de, asıl mesele vicdani ret talebinin
halihazırda bir toplumsal talebe dönüşmemiş olması, örgütsel mücadelenin
bir süreğenlik içinde, taş üstüne taş koyarcasına yükselememiş olması.
Belki şu an gündelik sıkıntıların çok sırası değil, ama gerçekliğimiz de
maalesef bu.

Vicdani reddin her daim hatırlatmak istediğim bir boyutu var. Evet, o,
bireyin devlet karşısında bütünlüğünü ve iradesini ifade eder, ama aslında
-hele Türkiye’de- ifade ettiği anlam bununla sınırlı değil. Devlet,
sorgulanamaz hikmetini daha gürültülü bir biçimde inşa ettikçe ve topluma
dayatılan bu hayali bizlik tasavvuruna yönelik her türlü itiraz
kriminalize edildikçe, vicdani ret aynı zamanda bu paradigmanın dışına
çıkma, devletcil bir gözle bakmama çağrısıdır da. Dolayısıyla vicdani ret
birçok değişmez görünen kalıbı aynı anda tartışmaya açıyor; örneğin bir
toplumsal cinsiyet kalıbı olarak erkeklik, tarihsel mitlere dayalı
ayrımcılık, yakın tarihle hesaplaşamama vb. birçok kritik tıkanma noktası.

Toplum olarak sürekli yeni kayıplarla ve buna bağlı çaresizlik
duygularıyla kör topal yuvarlansak da, kendini, içe kapanık ve biz bize
benzerizci cephede değil de, daha evrensel ve bütün insanlık ailesinin
kaygısını taşıyan bir bakış açısında kuranların, bundan böyle daha az
yalnız ve daha az yorgun, bunun yerine daha güçlü duyumsayabildiği ve
harekete geçebildiği yarınlara...

Son olarak bir kez daha IPPNW’ye ve bugün burada bulunan delegasyona bize
bugün burada toplanma olanağını ve onurunu verdikleri için teşekkür etmek
isterim...

İzmir, 10 Mart 2007


Sayfa: [ 1 ]