|
||
| bu doğruysa eğer halklardan daha güçlü milletlerin kendi kaderlerini tayin etme gibi bir hakkı yokmudur acaba... kendi nüfusu içerisine aldıkları toplulukları istedikleri gibi belirleyebilme gibi bir lüksleri yokmudur. bu hak sadece bir çok hak meselesinde olduğu gibi ilerici sosyalist faşistlere mi aittir. nedir halkların kendi kaderini tayin etme hakkı.. özellikle günümüz türkiye’sinde bazı sol şovenist çevreler olumsuzluma politikaları içerisinde sağ kesimde ki çevrelere saldırırken onlara ırkçı,milliyetçi,faşist gibi ünvanlar koyarken kendi handikaplarını görmüyorlar mı acaba.. "bence görüyorlar da işlerine gelmiyor..." bu gün ben türküm demek hepimiz türküz demeyi faşizm le bağdaştıran ezik çevrenler ben kürdüm, derken ve bunu körükleyen politikalar öne sürerken acaba sözde sahiplendikleri marksist leninst düşüncelerini ne kadar özümseyebiliyorlar.. ülkemizde kullanılan çok güzel bir özlü sevdiğim 2 deyim vardır.. yiğidi öldür hakkını ver.. puştluğun önüne dağlar dayanmaz.. soruyorum şimdi.. bu gün savunduğunuz ve hortlatmaya çalıştığınız kürtçülük onlar tarihte ne zaman var oldular da biz hangi ara onları aramıza katıp asimile ettik.. ne zaman bir alfabeleri oldu da onu değiştirdik ne zaman bir bayrakları oldu da onu yakıp kan kırmızı bir bayarağa bürüyüp beyaz bir hilalle dalgalandırdık.. ne zaman bir kültürleri oldu da onu silip kendi kültürümüzü adapte ettik.. bu soruyu yalnız biz değil ırakta yaşayan türkmenler ve araplar da soruyor.. nasıl dünyanın gözüne görünmeden bu kadar uzun yaşabildiniz.. siz yezidimisiniz yoksa... deccallin tohumlarımısınız ?... ve bizim ülkemizin tarhi yazmıyor anladık faşistiz merak ettiğim diğer ülkelerin tarihlerini neden yazmıyor ki.. ve bizler türk olarak islamiyetten öncede bir çok toprağa ve nüfusa hükmettik ve tarih bizi yaşam biçimi olarak barbar nitelendirdi ama hiç bir zaman tüm milliyetçiliğimize rağmen faşist olarak nitelendirmedi.. bu nasıl bir çelişki.. asıl tartışma noktası burası değil.. zaten siz bu sorulara cevap veremeden ben başka bir gerçekliği vurgulamak istiyorum..sizin bu oyunu çevirdiğiniz asıl amaca.. doğanız gereği kendi davanızın başarılı olabilmesi için toplumlar içerisinde düzensizlik çıkartıp diğer tüm güzel insan girişimlerini bastırabilmek için saf cahil insanları kullanıyorsunuz..ülkemiz içerisinde olmayan ayrılımcılıkları körükleyip sırf egemen sınıfa olan savaşınız yüzünden toplumları bölmeye ve onları yönetmeye çalışıyorsunuz.. zaten bu size çok yabancı bir teori değil .. mao zendug'un septizm teoreminin içerisinde böl parçala yönet politikası vardır.. sizler bunu çok iyi biliyorsunuz ve bunu kullanıyorsunuz ama işin en ilginç tarafı kendi yalanınıza kendiniz inanıyorsunuz..bunu önderleriniz gibi siyayisi bir ahlak zeminine bile oturtamıyorsunuz.. nasılmı işte basit bir örnek .. sosyalistlerin ağa babası olan lenin .. haklar ve ulusların kendi kaderleri tayini hakkında ; Komünist Manifestonun ilk girişinde yazan işçinin vatanı yoktur.. yazısına ve tüm enternasyonalizm çalışmalarına rağmen kollektivist düşünceye ihanet ederek.sınıfsal çıkarılarının sınıfsal bilinci almamış toplumlar içerisinde güç kazanabilmesi için kısmen de olsa halkçılığı övmüş ve egemen sınıfının iktidarının yıkılması için bazı öngörülerde bulunmuştur. Devrimci Proletarya ve Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı yazısında.. 6.bab'da Emperyalizm, bir avuç Büyük Devletin dünya uluslarına, giderek artan baskısı demektir; ulusların ezilişini yaygınlaştırmak ve sağlamlaştırmak üzere Büyük Devletler arasında patlak veren savaşlar dönemi demektir; ikiyüzlü sosyal-yurtsever bağnazların, yani "ulusların özgürlüğü" "ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı" ve "ata topraklarının savunulması" bahanesiyle dünya ulusları çoğunluğunun Büyük Devletler tarafından ezilmesini savunan bireylerin halk yığınlarını aldattığı dönem demektir. bahseden lenin 7. bab'da sosyal-demokrat programın odak noktasında, ulusların ezen ve ezilenler diye ayrılışı yer almalıdır... diye bir sav ileri sürdükten sonra kendi proleter devrim sürecini tamamlayabilmek için ve proleter kültürüne tamamıyla ters bi şekilde ama o günün koşullarının gerektirdiğince aynı babın (7 paragraf) devamında Burjuva barışçılığı ya da kapitalizm çerçevesinde bağımsız uluslar arasında barışçıl yarış yollu bilisizin bilisizi ütopya açısından, ulusların bu tür bölünüşü önem taşımaz, ancak emperyalizme karşı devrimci savaşım açısından bu bölünme çok önemli, çok anlamlıdır. A'dan Z'ye demokratik ve devrimci olan ve sosyalizm için ilk ağızdaki savaşımın genel amacına uygun düşen "ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı" tanımının da, bu bölünmenin sonucu olması gerekir. İşte bu hak nedeniyle ve bu hakkın içtenlikle tanınması savaşımında, ezen ülkelerin sosyal-demokratları, ezilen ulusların ayrılma hakkına sahip olması gerektiğini bir istek olarak öne sürmelidirler. Böyle (sayfa 199) yapmazlarsa, ulusların eşit haklara sahip olduklarının ve enternasyonal işçi sınıfı dayanışmasının kabulü, gerçekte boş bir laf cambazlığından ve ikiyüzlülükten başka bir şey olmayacaktır. Öte yandan, ezilen ulusların sosyal- demokratları, ezen ve ezilen uluslar işçilerinin birliğine ve kaynaşmasına büyük önem vermelidirler. Böyle yapmazlarsa, her zaman halkın çıkarlarına ve demokrasinin isterlerine ihanet eden ve kendi sırası geldiğinde, toprak ilhakına ve başka ulusları ezmeye, her zaman hazır olan kendi ulusal burjuvazilerinin istemeye istemeye dostu haline geleceklerdir... kendi çıkarları gereği siyasetini sürdürmüştür. yani zafere giden yol için her şey mübahtır.. bu sadece politik bir oyundur... lenin'i bu konuda olumsuzlamak yanlış olur o çünkü ne yapmak istediğini ve nereye varmak istediği bilen proleter bir devrimciydi ve doğası gereği çıkarları noktasında hareket etti ve bu pardoks'a kendi kaptırmadan hedefine ulaşabildi.. ama sizler ülkemizin zavallı şoven sosyalistleri kapitalist üretim ilişkilerini ve bunun belirleyiciliğini anlayamadan hedef noktasınıza yaraşır bir şekilde sözde savunduğunuz o halka'da büyük zararlar vererek ülkemizi kaosa itmeye çalışıyorsunuz.. ve gerçek faşizm budur.. bile bile insanları kullanıp onları savaşa itmektir.Bu ölümlü yaşamda ve fani dünyada can birtek vatan ve namus için verilir ve alnır.. Ve bunun vatanın sınırları çizilmesi sizin ana rahmine düşmenizden çok daha kadim bir şeydir.. şu bir gerçektir marx ve engels' e hatta lenin'e göre bile gerçek küçük burjuva devrimcileri ve vatan hainleri sizlerisiniz... |
||
|
||
| devrim bu. her tür iyilik ve kötülüğe, metoda açık. savunmasız. kontrol devrim liderlerinin eline geçti mi nerden olursa olsun vay halimize. |
||
|
||
| yada şeytan olduğumuzu kabullenmeliyiz... böylece en azından iyilik adına yapılan cinayetleri de olumlamamış oluruz. |
||