SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Sorgulayan insan dinci olamazmis

Sayfa: [ 1 ] 2

04.10.2004 12:32:14
Düsünen insan dinci olamaz diyorlar. Ozaman Hz. Mevlana gibi büyük bir felsefeci, nasil oluyor da allahin varligina en kücük bir celiskisi olmamasi?

Biz kendimizi daha cözemedik. Canli varliklar da neden yasama hirsi oldugunu bilmiyoruz... Ilk önce kendimzle ilgili sorulari cözüp sonra yaraticiy la ilgili sorularimizi cömemiz calissak, daha mantikli olmaz miydi?

04.10.2004 12:56:25
örnekler üzerinden gitmenin bir anlamı yok
düşünürleri mercek altına alıp dinle ilgili düşüncelerini değerlendirmemiz gerekir o zaman ki bu çok uzun bir uğraş
din birçok soruya kısa yoldan cevap veriyor böylece toplumsal huzuru sağlıyor
nasıl başladı herşey?nasıl biticek?neden yaşıyoruz? bu gibi sorulara bilim cevap ararken din kesin ve basit yanıtlar getiriyor-tam da aranan ilaç
 

04.10.2004 13:16:53
sorgulayan insan dinsiz olur,dinsiz olan insan sorgular
bu tanımlar çok gereksiz
ama dini yokedersen tabiki insanlar daha fazla sorgular

04.10.2004 13:19:00
Cahil sofi seytanin maskarasidir bir söz vardir.

04.10.2004 19:36:35
insanların bilmek isteyebilecekleri hemen hemen her konuda bi açıklama getirmiş din..nedenini nasılını sorgulamamışlar..bu sorgulamayan insanları elbette yaratır..

cyco'ya hak veriyorum

04.10.2004 20:02:02
Din insanın öncelikle bilme sınırında olmayan şeylerin cevabını verir,insanı Yaratan'ın yarattığı varlığa dair ilkelerini gösterir.Bu noktada insan aslında sorabilme alanını da genişletir.Çünkü önünde ondan sorusunu bekleyen bir evren vardır ve o bunun sınırlarında artık yeni bir açılım görmüştür.
Hatta denir ki ,peygamberimiz şüpheyi ona yenik düşülmemesi koşuluyla takdir etmiştir.Ancak kişisel fikrim artık iman etmiş bir insan için çözülmüş bazı belli meseleler vardır.Zaten iman bunun arkasından gerçekleşebilir.Buna rağmen insan zihni soru sormadan duramaz,mesele ne kadar net çözülmüş olursa olsun,çeşitli duygular,alışkanlıklar ,düşünceler ,arayışlar şüphe fikrine ve duygusuna kapılmasına ve ya gerçek anlamıyla soru sormasına neden olabilir,hatta bazı durumlarda sorularla yoğunlaşması inancının da kuvvetini gösterir.Gene de imanlı birinin sorgulama biçimi inanmayan birinden farklı olması mantıklı olan bence .Çünkü ikisinin aklı için bildiği zemin farklıdır ve ya  ikisi de benzer sorular soran ama farklı cevaplara ulaşmış kişiler  ve artık everni farklı yorumluyor ,farklı sorgulamalarla ilerliyorlar-direkt din kapsamındaki konularda özellikle,yoksa ateist ve ya inançlı iki doktor örneğin tıp araştırmalarında ortak bir yöntem kullanacaklardır-.

04.10.2004 20:04:54
Din durum değil olay kaynaklı bir olgudur. Yaşanılanların insanı sürüklediği çaresizlik nehri dine akar....

04.10.2004 20:09:45
Dinin sınırı yoktur,din her şeydir,her şeydedir.Din her şeye yansır.Çaresizlik  içinde ve ya dışında insanın sorunudur.Din insana rağmen vardır.Bu rağmen yapıyı görmeyen zorunluluğunun ötesindeki evreni de göremez zaten.

04.10.2004 20:14:05
Din ilk önce varlığa inanmayı gerektirir. Bu varlığa dayanarak açıklanamayacak neden kalmaz. Dinin herşeye yansıma sebebi tamda budur. Bu da bilinmeyenin verdiği tedirginliği alır....

04.10.2004 20:31:25
Bence de O her şeyi açıklayabilir,ama bir de insanın her şeyi bir de kendini ,önceden verili olmayan oluşturması gereken kendini öğrenmesi vardır ve O'nu algılayışını geliştirmesi.Bu zorlu bir yoldur ve gene de kolay.
Tedirginliği bence O'nu yoksaymak daha geçici de olsa ortadan kaldırıyor.Bütün saha ulaşabileceğin yer kadar,kendini ikna etmek koşuluyla sana dayalı bir evren kurabileceğin serbest boşluk bana tedirginlikten tamamen bağımsız gelmişti doğrusu.

05.10.2004 00:21:03
buz,din insansız bir hiçtir
insana yol göstermek için varolmuştur
onları yarattım ki ne yapsınlar göreyim söylemi
kimse yol göstermese de imanın bulunması
bunlar hep insan menşeyli
 

05.10.2004 00:28:14
Bu kendinden dışarı baktığında böyledir,din insanı elbette içerir,insana gönderilmiş vs sonuçta ancak evren insandan önce de vardı.Belki insanı gerekli kılacak şekilde.Ve evreni Yaratan ondan önce de vardı.İnsan kendiyle başlayan ve biten bir yazgıyı görmeye eğilimli,bunu anlıyorum.Ancak insanın kontrol edemeyeceği ve sınırlayamayacağı sınırlamayacağı bir bilgi dinin ilettiği bilgi.İnsan diline çevrilişi bir de insanı afallatıyor belki,belki insan böyle bir bilgi varsa benim bildiğim dilde bana seslenemez diyor ,oysa indirgeyici değil yükseltici bir bilgi her tür dilde ayrıcalığını korur diyorum ben.

09.10.2004 21:10:00
Sorun kardeslerim
sorgulamayan adam felsefe yapamaz
bos bos dine inanir..

deniz 09.10.2004 22:51:45
Alıntı
Din ilk önce varlığa inanmayı gerektirir. Bu varlığa dayanarak açıklanamayacak neden kalmaz. Dinin herşeye yansıma sebebi tamda budur. Bu da bilinmeyenin verdiği tedirginliği alır....
"varlık" kelimeleri yerine "yokluk" kelimesini kullansak daha doğru olabilir mi?

varlık, var olduğu ispat olunandır.
(bana özel -kendim için- bir tanım olduğunu belirtmeliyim)

deniz 09.10.2004 22:58:46
geleneksel dinsel öğretiler (teizm) dogmalar üzerine bina olunmuştur.
dogmaların olduğu yerde sorgulama olmaz. sorguladığın an dogmalara ters düşersin. dogma teslim olmayı gerektirir.

ama dogmaların olmadığı bir bakışta mümkün.

ama ben din diye bir kavram kullanmadan bunu yapmak istiyorum.

insanlar inançsal değerler ile yaşam değerlerini birleştirip özgün kimlikler yaratabilirler. bu durumda 'din' denilen şey dogma ve din olmaktan çıkar ve sorgulandığı halde yaşanılabilir bir şey olur.

 


Sayfa: [ 1 ] 2