|
||
| Düsünen insan dinci olamaz diyorlar. Ozaman Hz. Mevlana gibi büyük bir felsefeci, nasil oluyor da allahin varligina en kücük bir celiskisi olmamasi? Biz kendimizi daha cözemedik. Canli varliklar da neden yasama hirsi oldugunu bilmiyoruz... Ilk önce kendimzle ilgili sorulari cözüp sonra yaraticiy la ilgili sorularimizi cömemiz calissak, daha mantikli olmaz miydi? |
||
|
||
| örnekler üzerinden gitmenin bir anlamı yok düşünürleri mercek altına alıp dinle ilgili düşüncelerini değerlendirmemiz gerekir o zaman ki bu çok uzun bir uğraş din birçok soruya kısa yoldan cevap veriyor böylece toplumsal huzuru sağlıyor nasıl başladı herşey?nasıl biticek?neden yaşıyoruz? bu gibi sorulara bilim cevap ararken din kesin ve basit yanıtlar getiriyor-tam da aranan ilaç |
||
|
||
| sorgulayan insan dinsiz olur,dinsiz olan insan sorgular bu tanımlar çok gereksiz ama dini yokedersen tabiki insanlar daha fazla sorgular |
||
|
||
| Cahil sofi seytanin maskarasidir bir söz vardir. | ||
|
||
| insanların bilmek isteyebilecekleri hemen hemen her konuda bi açıklama getirmiş din..nedenini nasılını sorgulamamışlar..bu sorgulamayan insanları elbette yaratır.. cyco'ya hak veriyorum |
||
|
||
| Din insanın öncelikle bilme sınırında olmayan şeylerin cevabını verir,insanı Yaratan'ın yarattığı varlığa dair ilkelerini gösterir.Bu noktada insan aslında sorabilme alanını da genişletir.Çünkü önünde ondan sorusunu bekleyen bir evren vardır ve o bunun sınırlarında artık yeni bir açılım görmüştür. Hatta denir ki ,peygamberimiz şüpheyi ona yenik düşülmemesi koşuluyla takdir etmiştir.Ancak kişisel fikrim artık iman etmiş bir insan için çözülmüş bazı belli meseleler vardır.Zaten iman bunun arkasından gerçekleşebilir.Buna rağmen insan zihni soru sormadan duramaz,mesele ne kadar net çözülmüş olursa olsun,çeşitli duygular,alışkanlıklar ,düşünceler ,arayışlar şüphe fikrine ve duygusuna kapılmasına ve ya gerçek anlamıyla soru sormasına neden olabilir,hatta bazı durumlarda sorularla yoğunlaşması inancının da kuvvetini gösterir.Gene de imanlı birinin sorgulama biçimi inanmayan birinden farklı olması mantıklı olan bence .Çünkü ikisinin aklı için bildiği zemin farklıdır ve ya ikisi de benzer sorular soran ama farklı cevaplara ulaşmış kişiler ve artık everni farklı yorumluyor ,farklı sorgulamalarla ilerliyorlar-direkt din kapsamındaki konularda özellikle,yoksa ateist ve ya inançlı iki doktor örneğin tıp araştırmalarında ortak bir yöntem kullanacaklardır-. |
||
|
||
| Din durum değil olay kaynaklı bir olgudur. Yaşanılanların insanı sürüklediği çaresizlik nehri dine akar.... | ||
|
||
| Dinin sınırı yoktur,din her şeydir,her şeydedir.Din her şeye yansır.Çaresizlik içinde ve ya dışında insanın sorunudur.Din insana rağmen vardır.Bu rağmen yapıyı görmeyen zorunluluğunun ötesindeki evreni de göremez zaten. | ||
|
||
| Din ilk önce varlığa inanmayı gerektirir. Bu varlığa dayanarak açıklanamayacak neden kalmaz. Dinin herşeye yansıma sebebi tamda budur. Bu da bilinmeyenin verdiği tedirginliği alır.... | ||
|
||
| Bence de O her şeyi açıklayabilir,ama bir de insanın her şeyi bir de kendini ,önceden verili olmayan oluşturması gereken kendini öğrenmesi vardır ve O'nu algılayışını geliştirmesi.Bu zorlu bir yoldur ve gene de kolay. Tedirginliği bence O'nu yoksaymak daha geçici de olsa ortadan kaldırıyor.Bütün saha ulaşabileceğin yer kadar,kendini ikna etmek koşuluyla sana dayalı bir evren kurabileceğin serbest boşluk bana tedirginlikten tamamen bağımsız gelmişti doğrusu. |
||
|
||
| buz,din insansız bir hiçtir insana yol göstermek için varolmuştur onları yarattım ki ne yapsınlar göreyim söylemi kimse yol göstermese de imanın bulunması bunlar hep insan menşeyli |
||
|
||
| Bu kendinden dışarı baktığında böyledir,din insanı elbette içerir,insana gönderilmiş vs sonuçta ancak evren insandan önce de vardı.Belki insanı gerekli kılacak şekilde.Ve evreni Yaratan ondan önce de vardı.İnsan kendiyle başlayan ve biten bir yazgıyı görmeye eğilimli,bunu anlıyorum.Ancak insanın kontrol edemeyeceği ve sınırlayamayacağı sınırlamayacağı bir bilgi dinin ilettiği bilgi.İnsan diline çevrilişi bir de insanı afallatıyor belki,belki insan böyle bir bilgi varsa benim bildiğim dilde bana seslenemez diyor ,oysa indirgeyici değil yükseltici bir bilgi her tür dilde ayrıcalığını korur diyorum ben. | ||
|
||
| Sorun kardeslerim sorgulamayan adam felsefe yapamaz bos bos dine inanir.. |
||
|
||
Alıntı Din ilk önce varlığa inanmayı gerektirir. Bu varlığa dayanarak açıklanamayacak neden kalmaz. Dinin herşeye yansıma sebebi tamda budur. Bu da bilinmeyenin verdiği tedirginliği alır.... "varlık" kelimeleri yerine "yokluk" kelimesini kullansak daha doğru olabilir mi?varlık, var olduğu ispat olunandır. (bana özel -kendim için- bir tanım olduğunu belirtmeliyim) |
||
|
||
| geleneksel dinsel öğretiler (teizm) dogmalar üzerine bina olunmuştur. dogmaların olduğu yerde sorgulama olmaz. sorguladığın an dogmalara ters düşersin. dogma teslim olmayı gerektirir. ama dogmaların olmadığı bir bakışta mümkün. ama ben din diye bir kavram kullanmadan bunu yapmak istiyorum. insanlar inançsal değerler ile yaşam değerlerini birleştirip özgün kimlikler yaratabilirler. bu durumda 'din' denilen şey dogma ve din olmaktan çıkar ve sorgulandığı halde yaşanılabilir bir şey olur. |
||