SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komünizm

Konu: Tartışmalar

Sayfa: [ 1 ] 2

deniz 02.10.2004 23:51:20
postmodernizm insanları politbüro mantığında yönetme mantığındaki marksist leninist tutuma elbette ters.

aslında nihilizme çok yakın. bu taraftan bakıldığında senin de taraftar olman gereken bir akım.

ama bence sen marksist/leninist tavırla nihilizmin arasında çelişkiler yaşıyorsun.

nihilizm konusunda netleştiğinde ve uluslararası keyif gereksinimlerin çeşitlendikçe postmodernizme daha sıcak bakacağını düşünüyorum  Tongue

 

03.10.2004 00:04:26
Alıntı
postmodernizm insanları politbüro mantığında yönetme mantığındaki marksist leninist tutuma elbette ters.
Marksizme bok atmaktan başka şeyler yapabileceğin zaman gel de tartışalım amadeus... Hatta önce postmodernizmin ne olduğunu bir postmodernizm savunucusu olarak çöz de o zaman politbüro molitbüro gibi laflar sarfet Smiley Aslında bu sözlerle Staliznizmi değil de direkt olarak Marksizme bok atmaya çalıştığının farkında olmakla beraber aslında sallamıyorum, ama ne yazık ki bazıları okuyunca senin çarpık düşüncelerini doğru kabul edeceği için sana cevap vermek zorunda kalıyorum. Bu arada kulağına küpe olsun, politbüro'nun Marksizm-Leninizm'le alaksı yoktur, Stalin döneminde çıkan, Stalinizm diye adlandırılan kavramla ilintilidir...

Alıntı
aslında nihilizme çok yakın. bu taraftan bakıldığında senin de taraftar olman gereken bir akım.
Buna göre nihilizm o zaman boş beyinlik ve Taksim barları ve sokakları nihilist kaynıyor... Benim savunduğum bu değil.

Alıntı
ama bence sen marksist/leninist tavırla nihilizmin arasında çelişkiler yaşıyorsun.
Bir kere Marksizm her türlü ahlakı reddeder, nihilizm gibi. Nihizilm ve Marksizm arasında teorik anlamda bir fark göremiyorum, fark siyasi eylemdedir, ki Marksizmde burada biraz ahlak mevcuttur.

Alıntı
nihilizm konusunda netleştiğinde ve uluslararası keyif gereksinimlerin çeşitlendikçe postmodernizme daha sıcak bakacağını düşünüyorum
Ben de umarım postmodernizmi kavrarsın, çünkü senin savunduğun şeyler güzel olmakla beraber postmodernizmi yansıtmıyor...
 

deniz 03.10.2004 14:49:51
azrail kardeş, nedense marksizm leninizm vesaire cart curtu senden başka kimse bilmiyor ve yegane tanım koyucu da sensin.
ama bu doğal. yani sana hak veriyorum. kendini üç beş bilgi ile bi bok görme hastalığına tutulduktan sonra insan hep bu moda girer.

sol fikirler konusunda seninle aşık atacak değilim ama nedense diğer solcular da hep sana ters düşüyorlar iddiaların karşısında. biz bilmiyoruz diye beleşten gazel çalmak kolay tabii.

aşağıdaki alıntı devrimci bir siteden alındı:

Ben kendim ona tavsiyelerde bulundum -Lenin zamanından bu yana dış politika konusunda tek bir sorun dahi Politbüro olmaksızın karar verilmedi ve Stalin dış politikayla ilgili tüm konuları Politbüro'ya her zaman teslim eder, ve kendisi ilgilenir. Bundan dolayı, Stalin Merkez Komitesi'nin Birinci Sekreteri olarak kurallara uymak zorundaydı.
Metnin tamamı için tıkla

nihilistler çoğunluğu oluşturan taksim eyyamcılarıdır tabiki. ama senin gibi fabrikasyon hataları da kendine nihilist diyorlar. bu konuda yapabilceğimiz bir şey yok. tabii kendini dilediğin gibi tanımlayabilirsin.

marksizmin her türlü ahlakı reddetiğini söyleyip aynı cümle içinde 'birazcık' ahlakçı olmakla nihilizm-marksizm farklılığını bir çırpıda yapabiliyorsun.

postmodernizm konusunda ben yaklaşımları ilgili topikte yazıyorum. dediğin gibi çorba bir konu. benim de yaklaşımım bu. bir de senin fikrin ne onu görebilsek de cevap verme şansımız olsa. ama hariçten gazel çalmak daha kolay değil mi?

umarım postmodernizm konusunda solcuların demagojik söylemlerinin yarattığı gözlerindeki kapağı kaldırırsın da körler sağırlar diyaloğunu bitiririz.

03.10.2004 15:24:21
Alıntı
azrail kardeş, nedense marksizm leninizm vesaire cart curtu senden başka kimse bilmiyor ve yegane tanım koyucu da sensin.
ama bu doğal. yani sana hak veriyorum. kendini üç beş bilgi ile bi bok görme hastalığına tutulduktan sonra insan hep bu moda girer.

sol fikirler konusunda seninle aşık atacak değilim ama nedense diğer solcular da hep sana ters düşüyorlar iddiaların karşısında. biz bilmiyoruz diye beleşten gazel çalmak kolay tabii.
 
amadeus, politbüro konusunda haklısın, ben politbüro ile KGB'yi karıştırmışım yazarken, yani karıştırmışım, kusura bakma yorgunluktan... bu konuda haklısın, ben Çeka-KGB olayını anlamışım. Diğer konuya geçince, benim herşeyi bilmek gibi bir iddiam olmadığı gibi öyle bir tutumum da olmadı. Ama birşey biliyorsam da bunu açıkça söylerim ve arkasında dururum söylediklerimin. Kendini üç beş bilgiyle bi bok sanan varsa o da sen olsan gerek (nicelizmden beri yazılarını okuduğum ve bundan dolayı seni az çok tanıdığım için), çünkü benim hiçbir yazım birbiriyle çelişmiyor... diğer solcular benimle ters düşebilir, ama marksizm konusunda yazdıklarımda hemen hemen her zaman haklı çıkmışımdır (marksist çerçeve içerisinde diyeyim en azından, çünkü diğer tarafta algı ve değer farklılığı olduğu için farklı anlaşılmalar olabilir)

Alıntı
nihilistler çoğunluğu oluşturan taksim eyyamcılarıdır tabiki. ama senin gibi fabrikasyon hataları da kendine nihilist diyorlar. bu konuda yapabilceğimiz bir şey yok. tabii kendini dilediğin gibi tanımlayabilirsin.
 
onlar da nihilistik öğeşler taşısa da nihilizm bu olmasa gerek ve ben kendimi nihilist olarak tanımlamadım hiçbir zaman, onun için benim hakkımda birşey dediğin zaman biraz dikkat et lütfen, hatalı duruma düşme...

Alıntı
marksizmin her türlü ahlakı reddetiğini söyleyip aynı cümle içinde 'birazcık' ahlakçı olmakla nihilizm-marksizm farklılığını bir çırpıda yapabiliyorsun.
 
Marksizm her türlü ahlaka karşı olduğunu söylerken, özgür ya da "model" toplumda bir ahlak öngörmediğini, böyle bir tasarısının olmadığını söylemeye çalıştım. Tek fark, marksistlerin siyasi pratikte (özellikle devrimci örgüt teorisi açısından) farklı olmaları, çünkü siyasi nihilizm bu konuda "uçmuştur" (biraz bilgin olsaydı bu konuda böyle yazmazdın zaten, ama napalım ki dediğin gibi hariçten gazel atmak kolay...)

Diğer bir eleştiri de şu; hayatta herşey siyah ya da beyaz değildir... griler de vardır. Lisedeyken öyle bir tutumum vardı ama biraz olgunlaşınca böyle olmadığını kavradım, umarım sen de kavrarsın... Nihilizm ile Marksizm farklı olmasaydı zaten iki ayrı kavram değil de tek bir kavram olurdu, ayrı olmazlardı. Ama bu, Marksizmin nihilistik bazı öğeler taşıyamayacağı anlamına gelmez.

Alıntı
postmodernizm konusunda ben yaklaşımları ilgili topikte yazıyorum. dediğin gibi çorba bir konu. benim de yaklaşımım bu. bir de senin fikrin ne onu görebilsek de cevap verme şansımız olsa. ama hariçten gazel çalmak daha kolay değil mi?

umarım postmodernizm konusunda solcuların demagojik söylemlerinin yarattığı gözlerindeki kapağı kaldırırsın da körler sağırlar diyaloğunu bitiririz.

postmodernizm hakkında kim kesin bir tanım yapabilmiştir ki? Benim yapabileceğim ancak postmodernizm tanımlarını inceledikten sonra ve pratik hayatta postmodernizmin ürünlerini inceledikten sonra bir eleştiri/değerlendirme yapmaktır... nitekim nicelizmde seninle postmodernizm hakkında tartışmıştık, ama galiba çabuk unutuyorsun bunları... orada fikrimi hayli hayli belirtmiştim, eleştirimi de yazmıştım, siteye girip okuyabilirsin...

Demagoji yapıyorsam da fikirlerime bir cevap yaz o zaman, sadece kuru bir eleştiri yaparak, "demagoji yapıyorsun" diyerek kendini haklı çıkartmış olmuyorsun, bir kere de fikirlerimi çürütmeyi dene de tartışma, tartışma olsun... yoksa dediğin gibi, hariçten gazel atmak kolay.

neyse konu saptı yine, bence bu tartışmayı kapatalım. Tekrarlıyorum, politbüro ile KGB'yi karıştırmışım, ondan dolayı böyle birşey yazdım, yanlış yazmışım, haklısın, özür diliyorum.

deniz 03.10.2004 16:01:34
marksizm/leninizmi, nihilizmden ayırdederken yaptığın hatayı "aslında şöyle demek istemiştim" demekle kotaramazsın. senin her yazdığın yazıyı aslında böle demedi şunu demek istedi diye tevil yapmak zorunda mıyız?

aşağıdaki paragraf Demir Küçükaydın tarafından yazılmış.  Buradan yazının tamamını bulabilirsin.
Benim politika anlayışım "ilkesiz" ya da "pragmatik" değildir. Son derece ahlaki bir yaklaşımım vardır ama bu ahlaki yaklaşım tarih dışı kimi ilkelerden değil, hedefin kendisinden ve somut tarihsel koşulların kendisinden çıkar. Yani örneğin, Lenin'in "Komünizm davasına hizmet eden her şey ahlakidir" ifadesinde olduğu ya da Troçki'nin "Politikam ahlaki ahlakim politiktir" ifadesinde olduğu gibi.


nihilizm konusunda beni cahillikle suçlayıp hala  tek fark şudur diyebiliyor ve yine hayata siyah beyaz bakmadığını söylüyosun ->
Alıntı
Tek fark, marksistlerin siyasi pratikte (özellikle devrimci örgüt teorisi açısından) farklı olmaları, çünkü siyasi nihilizm bu konuda "uçmuştur" (biraz bilgin olsaydı bu konuda böyle yazmazdın zaten, ama napalım ki dediğin gibi hariçten gazel atmak kolay...)

ben de kendime anarşist demiyorum. ama sen nik etiketinle ('Nihil') ve daha önce bu konuda yazdıklarınla daha çok Nihilist olarak tanımlanabilecekken
Alıntı
ben kendimi nihilist olarak tanımlamadım hiçbir zaman, onun için benim hakkımda birşey dediğin zaman biraz dikkat et lütfen, hatalı duruma düşme
diyorsun.

gücüm yettiğince fikirlerine cevap yazıyorum. neyse ki internet var. böyle kolayca atıp tutamazsın. cümlelerini kurarken ayık olmanı öneririm. ortaya atmasyon olmayan bir fikir sürdüğünde onları demagoji olarak nitelemeyeceğim ve doğru ise kabul, bana göre yanlış ise eleştirmeye devam edeceğim.
 

03.10.2004 16:17:54
Alıntı
marksizm/leninizmi, nihilizmden ayırdederken yaptığın hatayı "aslında şöyle demek istemiştim" demekle kotaramazsın. senin her yazdığın yazıyı aslında böle demedi şunu demek istedi diye tevil yapmak zorunda mıyız?

aşağıdaki paragraf Demir Küçükaydın tarafından yazılmış. Buradan yazının tamamını bulabilirsin.
Benim politika anlayışım "ilkesiz" ya da "pragmatik" değildir. Son derece ahlaki bir yaklaşımım vardır ama bu ahlaki yaklaşım tarih dışı kimi ilkelerden değil, hedefin kendisinden ve somut tarihsel koşulların kendisinden çıkar. Yani örneğin, Lenin'in "Komünizm davasına hizmet eden her şey ahlakidir" ifadesinde olduğu ya da Troçki'nin "Politikam ahlaki ahlakim politiktir" ifadesinde olduğu gibi.


nihilizm konusunda beni cahillikle suçlayıp hala tek fark şudur diyebiliyor ve yine hayata siyah beyaz bakmadığını söylüyosun ->
Ama öyle amadeus, sen yanlış anlıyorsan ben ne yapayım? Ancak ne demeye çalıştığımı anlatabilirim, bunda yanlış bir tutum göremiyorum.

Ayrıca ahlak konusundaki yazın yine benim dediğim gibi siyasi pratikle, yani eylemle, mücadele yönteminde tutumla ilgili. Bu konu hakkında daha fazla bilgi için Marksist düşünce sözlüğünde ahlak başlığına bakabilirsin...

Alıntı
ben de kendime anarşist demiyorum. ama sen nik etiketinle ('Nihil') ve daha önce bu konuda yazdıklarınla daha çok Nihilist olarak tanımlanabilecekken
Nick etiketimde nihil yazabilir, hatta bu etiketten dolayı böyle birşey diyeceğinden de emindim. Şimdi Lenin'in bir sözünü imza olarak kullanan Leninist mi olur, ya da Kant'ın bir sözünü kullanan Kantçı mı? Bak işte, herşeye siyah - beyaz bakmak budur. Benim orada "hiç" kelimesini kullanmam benim düşüncemle alakalı birşeydir, bu kelimeyi kullandım diye mutlaka nihilist olacağım diye birşey yoktur. Nihilist öğeler taşıyor olabilirim, ama sen bana "ama senin gibi fabrikasyon hataları da kendine nihilist diyorlar" dedin. Ben de o zaman buyur, göster bakalım nerede demişim öyle birşey derim!

Alıntı
gücüm yettiğince fikirlerine cevap yazıyorum. neyse ki internet var. böyle kolayca atıp tutamazsın. cümlelerini kurarken ayık olmanı öneririm. ortaya atmasyon olmayan bir fikir sürdüğünde onları demagoji olarak nitelemeyeceğim ve doğru ise kabul, bana göre yanlış ise eleştirmeye devam edeceğim.

Bak amadeus, birinin atıp tuttuğunu iddia etmek için, o fikrin yanlış olduğunu ve fikrin doğrusunu da bilmek gerekir. Böyle bir durumda o yanlış fikre karşı doğrusu öne sürülür, yani cevap verilir. Eğer veremiyorsan, konuyu bilmediğin anlamına gelir, ve yazacağın herşey sadece kuru bir laf kalabalığı olur, kendini küçültürsün sadece. Eleştirirken, sadece demagoji deyip geçme, tutarlı bir antitez sür önüme, ya da çok afedersin kapa çeneni. Kapatmazsan da zaten sen komik duruma düşersin...

Politbüro konusuna gelince, atmak farklıdır, hata yapmak farklı. Her insan gibi ben de hata yapıyorum, ve o hatayı gördüğüm için de zaten senden bu konuda özür de diledim, haklı olduğunu söyledim. Sen bunu hala anlayamıyorsan, hala böyle şeyler yazıyorsan, bu senin çok büyük hatan bana göre... yazık...

deniz 03.10.2004 16:25:34
Azrail resmen demagoji yapıyorsun.
polit büro konusunu kapattık ama sen hala özürün üzerinden politika yapıyorsun.
atıp tutmalar konusunda her birine netten cevaplar bulup yazdım ve antitezlerini yazdım. eksik bir şey mi var görmediğim ?

03.10.2004 16:43:46
Sen çok ilginç bir adamsın amadeus... Görmediğin birşey var; politbüro konusunda alıntıladıklarında haklısın, ben de zaten yanlış olduğunu söylemedim. Ama ikinci alıntın doğru bir içeriğe sahip olmasına rağmen, benim ahlak konusuyla dediklerime bir antitez oluşturmuyor. Hatta sana şöyle daha detaylı anlatayım;

Marksizm ve Leninizm diye iki terim var, sebebi de şu; Lenin'in Marksizme katkısı siyasi eylem açısındandır, devrimcilik yani (devrimci örgüt teorisi). Yani Marksistler ille de devrimci olacak değiller, yasal çerçevede de mücadele eden Marksist partikler olabilir ve vardır da (bakınız 2.nci enternasyonal'ciler). Lenin'in tarzı ise illegal zemin, devrimcilik (3.ncü enternasyonal'in ayrımı da buradadır). Anlatabildim mi? Ahlak konusuna gelince, Marksizm bir ahlak empoze etmiyor, mevcut tüm ahlaka (toplumlar nezdinde, gündelik hayatta) karşıdır. Hatta daha da derine ineceksek, bu, özgür toplumda bir "ahlakın" var olmayacağı anlamına gelmez de diyebiliriz. (sen şimdi nihilizm böyle değil dersin de bu farklı ve uzun bir konudur, ayrı başlıkta tartışılır istersen).

Marksizm bir ahlak öngörmediği gibi, Lenin de siyasi eylemden bahsederken bir ahlaktan bahseder Neçayev'in tersine; yani devrimci ahlak diye birşey vardır Marksist literatürde. Yoksa Lenin'in geleceğin toplumuyla ilgili bir ahlak tasarısıyla karşılaşmadım şimdiye kadar, en fazla bir öngörü olabilir...

Kısaca, Marksizm bir ahlaktan bahsetmiyor, kabul etmiyor, reddediyor hepsini (toplumlar için), ama Leninizm devrim yolunda örgütsel açıdan bir ahlaktan bahseder, değerler öngörür.

Şimdi anlatabildim mi?

deniz 03.10.2004 16:54:58
evet bende ahlak konusunda  senin anlattığın gibi anladım zaten.

ama Lenin'in "Komünizm davasına hizmet eden her şey ahlakidir" sözü sadece devrim süreci ile açıklanabilir olmamalıdır. çünkü komünist toplum ayakta durmak için davasının ve ona hizmet eden ahlaki herşeyin olması gerekir. bunu toplumsal ahlaki düzenlemeler de kapsar. bunu düşünerek o alıntıyı yaptım.

06.10.2004 21:31:36
Alıntı
ama Lenin'in "Komünizm davasına hizmet eden her şey ahlakidir" sözü sadece devrim süreci ile açıklanabilir olmamalıdır. çünkü komünist toplum ayakta durmak için davasının ve ona hizmet eden ahlaki herşeyin olması gerekir. bunu toplumsal ahlaki düzenlemeler de kapsar. bunu düşünerek o alıntıyı yaptım.
Komünist toplum için DÜZENLEME kelimesini kullanmak yanlıştır.

Yukarıda farklı başlıkta irdelenmesini önerdiğim konuya gelebiliriz:

Ahlaksız bir toplum düşünülebilir mi? Geleceğin özgür toplumunda, insanların bugününkü gibi olmasa da bir ahlakları olmayacak mı? Toplumsal yaşam, doğal olarak kendiliğinden bir karşılıklı iletişim, ve bu iletişim sonucu da değerler doğurur; bu değerlerin toplamı da ahlakı oluşturur. Özgür toplumun ahlakı tabii ki günümüzün ahlakıyla yakından uzaktan benzemeyecek, ama insanların bir ahlakı olacaktır. (sen demagoji yapıyorsun dersin yine...)

Bu bağlamda, Marksizm ahlakı reddeder, ama bu da komünist toplumda bir ahlakın olmayacağı anlamına gelmez, nitekim bir ahlak olacaktır muhakkak. Ahlaka karşı olduğunu ifade ederek, günümüzde mevcut tüm ahlaklara karşı olmasının yanında, bir yeni ahlak tasarlamaya da girişmez, yeni bir ahlak tanımı koymaz (toplum için geçerli); bunu ancak yarının özgür kuşakları, yaşamları doğrultusunda yaratırlar (tasarlarlar demedim dikkat edersen).

Lenin'in ifadesi ise tamamen devrimci ahlakla ilintilidir. Bunu anlamak için de Neçayev'i biraz bilmek lazım, çünkü Lenin, Neçayev'den esinlenmiştir devrimci parti teorisi açısından. Onun bahsettiği ahlakilik, (en azından bence diyeyim) bir eylemsel duruşu ifade eder; pratik açısından bir ahlak. Şöyle izah edilebilir; Mevcut ahlaka, toplumsal normlara karşı olan Marksist-Leninist, inşa edeceği komünist toplumu yolunda bir çalışma yöntemi olarak kendine bazı kurallar, bir ahlak biçer. Toplum tarafından ahlakdışılık olarak kabul edilen hırsızlık, gasp, vs... gibi eylemleri de amaçlarına bağlı olarak ahlaki kılar; örgüte para getirecekse, banka soymak, bir burjuva piçinin parasını gasp etmek, hatta bir adamın ölümüne yol açmak bile ahlakidir. Marksizm, hiçbir savaşım tekniğini reddetmez.

Devrimden sonra da bir ahlak empoze etmez, ancak üretim-tüketim şekillerini değiştirerek, dolaylı olarak bir yeni toplumsal ahlakın doğmasına yol açar. Giriştiği bu yolda da genel toplumsal normlara karşıdır, bunları onaylamaz, ama kendine bir ahlaki yöntem biçer.

Nihilizm konusuna da gelince, nihilistler ne kadar da ahlaka karşı gelseler, aslında onlar toplumsal normlara ve ahlaka karşılar (ki bu da otorite ile ilintili). Çünkü ahlakı reddetmelerine karşın, yine de davranışları açısından kendilerince bir ahlakın yolunu izlerler; yani davranışları da bir ahlak oluşturur.

06.10.2004 21:33:52
kafam biraz karışık olduğu için aslında tam olarak ifade edemedim anlatmak istediğimi, umarım yanlış anlaşılmalara yol açmaz.

deniz 06.10.2004 21:45:19
hayır. nihilizm ruhu gereği ahlağı reddetmeli ve kendine özel bir ahlağa bile kapı aralamamalıdır.

ama ben etiği olmayan hiç bir sistemin olmayacağını düşünüyorum. kendine nihilist, komunist, anarşist ne derse kimlik gereği bir etik olmak zorunda.

yani nihilizm hikayeden başka bişey değil. bu yüzden eyyamcılıktan ileri gidemez.

06.10.2004 22:04:01
Alıntı
hayır. nihilizm ruhu gereği ahlağı reddetmeli ve kendine özel bir ahlağa bile kapı aralamamalıdır.
Evet, ahlakı reddeder ama neden? Bir baskı unsuru olduğu için değil mi? Ve beş on tane nihilisti al, ıssız bir çiftliğe at; aralarında bir iletişim olacağı için mutlaka bir ahlak da olur; yani bunun adına günümüz koşullarında ahlak diyemesek bile, bu aslında bir çeşit ahlak, bir değer sistemi.
 

deniz 06.10.2004 22:07:07
evet. ben de bunu söylüyorum zaten

06.10.2004 23:02:38
Alıntı
hayır. nihilizm ruhu gereği ahlağı reddetmeli ve kendine özel bir ahlağa bile kapı aralamamalıdır.

Alıntı
Evet, ahlakı reddeder ama neden? Bir baskı unsuru olduğu için değil mi? Ve beş on tane nihilisti al, ıssız bir çiftliğe at; aralarında bir iletişim olacağı için mutlaka bir ahlak da olur; yani bunun adına günümüz koşullarında ahlak diyemesek bile, bu aslında bir çeşit ahlak, bir değer sistemi.

Bu iki cümle aynı şeyi mi söylüyor amadeus?


Sayfa: [ 1 ] 2