|
||
geçenlerde Yanılmıyorsam Sabah Gazetesinde ‘’Hayata dair’’ başlıklı bir yazı vardı ve bu yazıda güya çaktırmadan Yaratıcının var olmayacağının telkinini yapıyordu ve bu yazının hemen yanında da kasıtlı olarak öyle bir haber konusu vardı ki o da Yaratıcıya ismen İnanan Müslümanlığın ismini taşıyan İran da bir adam Karınsını dövüyormuş dava olmuş kadın hakime hiç değilse hafta bir gün dövsün demiş evet bu yazılar böyle yan yana getirmişler bu yazıyı okudun mu hemen yanındaki öteki yazı dikkatini çekiyor yani ne kadar bu millet Allah demesin diye şekiller yapıyorlar filan böyle Allahsızlığın telkini yapıp milliyetiyle eğleniyorlar neden ? Çünkü bu Millet Allah dediği zaman kainatın Efendisi Oluyor zulmü gördüğü yere adli cehli gördüğü yere ilmi inkarı gördüğü yere imanı rezaleti gördüğü yere fazileti vaz ediyor Zayıf Güçlüden kolayca Hakkını alacak diyor O yüzden Allahsızlar diyor ki Bizim Nüfusumuz Kırıldı Aman bunlar Allah demesin insana uşak olanların nüfusu kırılır diyorlar Anlatabildik mi acaba ? İşte çaktırmadan telkini yapıyor kelimesi kelimesini aklımda değil ama diyor ki ‘’ Hayata Dair ‘’ başlıklı yazıda ‘’Mesela Cep telefonu denen bir şey var insan onu sonsuzun içinden çıkardı İnsan olmasaydı O olmayacaktı Ama Vardı’’ hemen bu yazının yanında da İran da ki olay anlatabiliyor muyum şimdi bu telkini sorgulayalım Şimdi acaba sonsuz dediğimiz dünya semasında bu kainatta Cep telefonu denen şeyin Müstakil bir varlığı böyle belli başlı bir var olma varlığı var mı ? Hayır işte kontansitör Pil cip bunların içinde deniz kumu kömür vesayire gibi şeylerle neticede Cep telefonun denen bir şey yapıldı acaba dünya seması olan bu kainatta cep telefonu var mı ? yok olsaydı insan onun yapmasına gerek yoktu sonsuzun içinden çıkarırdı peki bu cep telefonu denen şeyin itibari yani saymaca müstakil bir varlığı nerede vardı mana aleminde vardı nerede olacak evet evvela Mana sonra Madde ilk önce ilhamen kalb alemine gelir ondan sonrada kalıp aleminde yaparsın Allah Büyük Kitabında diyor ki Beşere dünyanın en yüksek dağından gemi yaptıracağım oralara kadar da İlham edeceğim Günümüzde Denizlerde yüzen dünyanın en yüksek dağından büyük gemiler var mı ? yok Nerede var mana aleminde mana aleminde nerden oluyor Haktan oluyor Mesela fen kainatta hiçbir şey zayi olmaz diyor değil mi ? Fakat bunu ilk önce söyleyen biz ayet hafızamdan kaymış bulduğumda yazacağım burada konuşuyorsun dünyanın öbür ucunda dinliyorlar görüyorlar da seni televizyonla demek ki hiçbir şey zayi olmuyor mahfuz yani işte senin böyle içinde bulunduğun Hallerinde vaziyetlerinde zayi olmuyor ikinci alemde defterin verildiği vakit seyrediyorsun işte bir gün gelecek istenilen şahsında konuşmaları bu semadan toplanacak 1000 sene evvel biri gelmiş onun sözlerini bu semadan toplayacaklar oralara kadar ilham edecek Kudret bu gün var mı böyle bir cihaz ? yok nerede var manada böyle pek çok misal verilebilir evvela Mana sonra madde o halde nasıl inkar edebilirsin sen manayı _________________________________________________ __________________________ Allahsız Hürriyet ve irade olmaz Zira Kainatta Evrende Eşyada Madde de Hürriyet mevcut değildir Mevcut olmadığına göre İnsanda Mevcut olan Hürriyet nerden gelmiştir ? İşte beşer Vicdanını yoklar ((((vicdan demek bulmak demektir)))) Vicdanını yoklar Hürriyet fikrini düşündüğün andan itibaren Allahı inkar kapısı kapanır Zira İnsanda mevcut olan Hürriyeti eşyada Hürriyet mevcut olmadığına göre oradan gelmiş addedemeyiz (((Çünkü hiçbir şey kendinde olmayanı veremez))) ! Hürriyeti insanda icat ettiren var eden; Madde de olamaz Zira Madde de irade yoktur ((İrade bir şeyin husulünü istemek ve o isteyişini tasarruf edebildiğine itikat etmek demektir)) İnsana Hürriyet madde den nasıl gelebilir ? Onun için Hürriyet; İnsana Allahın bir mevhibesidir ihsanıdır Bundan dolayı Her Kim ki Cenabı Hakkı tasdik etmezse; Kendi vicdanında mevcudiyetini hissettiği irade ve hürriyet için bir sebeb bir menbaa Bir asıl bulamaz ! Evet Hürriyeti de Vücudu Bari ile beraber inkar etmekten başka çare bulamaz ! Hulasa Allahsız hürriyet ve İrade olmaz; Kuvvetsiz maddeyi Tasavvur edemeyen insan Sebebsiz mevcut Allahsız İrade ve Hürriyeti de tasavvur edemez |
||
|
||
| İman kardeş, ağzı olan konuşur ve konuşmalıdır. adam ister dini telkin eder isterse zıttını. kimse kimseye bu konuda birşey diyemez. becerebiliyorsan sen de bi gazete çıkarırsın aksi iddiaları yayınlarsın. ki bu da yapılıyor. konumuz bu değil tabiki. diyorsun ki, "herşey daha önce manada yaratıldı. biz manayı keşfetmekle olmayan bir şey yaptığımız zannediyoruz." ama biz manada yaşamıyoruz ki. yaşadığımız dünyada cep telefonu yoktu ve bu bulundu. yani yoktu var oldu. bunu allah yaratmadı. insanlar yarattı. manada yaşıyor olsaydık dediğin gibi allah onu yaratmış olacaktı ve biz de kullanıyor olacaktık. |
||
|
||
| Kur'an 'da söylenen sözlere dikkat edilmesi çünkü hiç bir sözün yitmeyeceğiyle ilgili -ayrıntıları yanlış hatırlamıyorum umarım- bir ayet var.Bu çok ilginç bir uyarı bence.Çünkü fizikçilerin sesle ilgili şu söylemine uyuyor,bütün söylediklerimiz uzayda birikiyor,kaybolmuyor.Biz kendimizi ,benliğimizi hor görüp hor kullanır,boş söz üstüne boş söz eklerken bütün anlamsız sözlerimiz tekrar karşımıza çıkmak üzere evrende birikiyor diye düşünüyorum bunu. Bir kitaptan cep telefonunun tarifi alıp aynen uygulayarak cep telefonu yapsak ve bu cep telefonunu yapmak için de gereken gereç üstelik bize verilmiş olsa biz bu cep telefonunu yaratmış mı oluruz...Bence hayır. |
||
|
||
| İlk cep telefonu düşüncesinin bunu "yaratan" bilim adamına vahiyle geldiğini hiç sanmıyorum....!!! | ||
|
||
| Vahiy farklı bir şey ,kastedilen bu değil. | ||
|
||
| İman'ın sabah gibi rahatlıkla gazete çıkartma özgürlüğü yok,çünkü o fikirlerini bir yayın organıyla açıklarsa siyasi tehdit olarak görülür ve gazete toplatılır.Sorun sabah'ın ne yazdığı değil bence,sorun sadece o ve benzeri yayınların sahip olduğu ifade özgürlüğüne diğerlerinin sahip olmaması olamaz mı. | ||
|
||
| Amadus Demişsin ki ---------- yaşadığımız dünyada cep telefonu yoktu ve bu bulundu. ------------ ya söylesene bana nerede bulundu cep telefonu kainatta nerde var göstersene bana heee tamam demek ki siz bunu buradan aldınız diyelim nerde cep telefonu var ? demişsin ki ------------ yani yoktu var oldu. ---------- yoktan mı var oldu ? cep telefonun yoktan var edene benden bir araba Eee demek ki bu bir yerde vardı kardeşim bilmezsen neyi yapacaksın Anlatabildik mi Kainatta olmadığına göre kainatta onun benzeri yapıldı nerede vardı İnsanın Hakka bakan cephesinde vardı Ve Allah henüz Müspet ilimlerle ölçemediğin göremediğin eczanede mi nerede satılır rengi nedir tartısı ne kadardır bilemediğin Hindistancevizi kadar bir mahfazanın İçersinde Zannettiğin cevheri Aklınla sana burada yaptırdı peki asırlardan beri böyle bir şey yapılmadı da neden şimdilerde yapıldı çünkü her zamanın insanı o zamanın Allahın Kitabının manasına mahkumdur anlatabildik mi acaba ? sonra şurası çok ilginç ve dikkat edilmesi gereken bir yeridir ki Peygamberi Kitabı İnkar edenler tab’an ve meşreben en sonra gelen Peygamberin Şeriatına Tabi olmak kabiliyetinde anlayışlıklarındadırlar. Fikren Ve Lisanen inkar ettikleri halde Filen arkasından gitmek tabi olma mecburiyetindedirler Çünkü O kitaba Muhatap olmak istidadında yaratılmışlardır ister istemez bu böyle olacaktır Mesela Cenabı Hak bir ayeti kerimede Yeryüzünü geziniz hilkate nasıl başladı görünüz buyururlar Nitekim Hıristiyanlar Jeoloji ve Fosiller ilimlerini Vücuda getiriyorlar Zira Kuranın dediği Olacaktır kabiliyetleri anlayışlıkları budur Başka Türlü Hareket edemezler Neden İseviler Hükümdarların taçlarını Tahtlarını altüst ettiler de Cumhuriyetler tesis ettiler Hükümdar olanlar da parlamento ile idare zaruretini hissettiler Evet neden hissettiler Zira şu Açık Misallerinden en ahmak en kalın kafalının bile anlayacağı veçhile emri kıyamete kadar eskimeyeceği tahakkuk eden o Muazzam kitabullahın Al-i İmran Suresinde Ve Şavirhüm Fiyl emir Buyurulmuştur Demek ki haksızlığa keyfi idare sistemine zulme karşı Kıyam temiz Şeriatın icabındadır Hud Zikrolunan Surei Celilede Meali alisi Zulmedenlere edna meyl ile meyletmeyiniz Sizi ateş kuşatır buyurulmuştur Hulasa Arz Üzerinde İdrakleri tekamül etmiş evrim geçirmiş olanlar Fikren ve lisanen inkar etseler bile kabiliyetlerinin anlayışlılarının sevkiyle Kuranın Ahkamına tabi olurlar insanın hakka Bakan cephesine Kudret Alemi derler O Alem sadece bir emri ilahi ile işlerin hemen olduğu alemdir Bunun misali mana aleminin mertebelerinden olan Rüya Alimde anlaşılabilir Mesela Rüyada iken bir istekle uçabiliyorsun dünyada imkansız olanları o alemde yapabiliyorsun dünyanın 7 saniyesi ile Rüyada 70 sene yaşıyorsun… Dünyadaki misali kendi Vücudunu telkinle tedavi ediyorsun İnanmış Bir Vücuttan çıkan cümleler icabında tedavisi olmayan ölümle neticelenen bir hastayı tedavi ediyor Ve Tedavisi olan bir hastalığın ilacı verildiğinde eğer Doktor İlacı verirken ‘‘bu ilacıda bir deniyelim diyerekten verirse’’ hasta bunu hissederse hastalık daha kötüye gidiyor Anlatamıyor muyuz acaba Hadisatı Maneviyenin Hadisatı Maddiyeye İnkılabına Bak Şuurun Hayale Hayalinde Harekete geçerek Cismimizi Nasıl alakadar ettiği gör (belki şöyle bir şey denilir Efendim işte Beynin Güçü) yahu bırak bunu Sayfa Numarasını Göster bana Sayfa numarasını bakayım O hayal nedir ve nerede ve nereden harekete geçiyor Bu Akla Hatıra Gelen şeyler nedir Bunun Başlangıçı neresi Sonu neresi Filen hücreymiş sayfa Numarasını göster Bu neye benzer bilir misiniz Lamba Yanıyor Bir köylü Gelmiş Sen bu lambanın içine ne koydun da bu yanıyor der Sen desen ki işte artı kutup eksi kutup oradan geliyor desen Hayır sen bu lambanın içine ne koydun da yakıyorsun der anlatabildik mi acaba İşte lambanın biraz şurasına bir şeyler yapalım biraz daha kuvvetli ışık versin Anlatamıyor muyuz ya Elektrik dendiği vakit nasıl bu lamba değilse Akıl bilinç buluş dendiği vakittede bu beyin değil Ve beyin sadece bizden olan bir şey değildir Evet her canlı da Beyin var beyni asasında ibaret olan kurtlarda vardır Öküzde de beyin var Filinde Beyni var Kuşunda beyni var Köpeğinde Beyni var Kendin de beyni var Ve hatta o beyinler doğduğu vakit 3 4 haftada bütün hayatını Öğreniyorlar Kilometrelerce ötedeki şeyi duyuyorlar bazısı görüyor bazısı kokluyor yön buluyor kısım kısım kısım meziyetleri var Fakat konuşamıyorlar vay anasını beee bu kadar çabuk Hayatlarını Öğreniyorlar da Konuşmayı Öğrenemiyorlar Evet bu konuşmak nedir Kim tarif edebilir Konuşmayı Konuşan Bilir bilen düşünür Kim Tarif edebilir konuşmayı Hangi bir ilim adamı hangi bir Felsefe adamı Tarif edebilir konuşmayı Haddine düşmüş He O adam Hakkın El Kelam sıfatında Fani olur O sıfat onda tecelli eder O anlar ve anlatabilir ama anlatmaz Amedeus şimdi den sonra söyleceklerimi sana söylemiyorum Yeri geldi de konuşalım dedik İlim adamı tasdike götürür ilim adamı daima tasdik eder bir şeyin inkarında fayda yok tasdikinde de mazarat yoksa ilim adamı daima tasdik eder hislerini doğrultan Doğru Hisse sahip olan gerçek Bir ilim adamına desem ki İnsan Konuştuğu zaman ölüye gel dediği zaman Ölü toprağında çıkar yanına getirebilir Aya yarıl dediği zaman Ayı Yarabilir Gerçek bir ilim Adamı bu söylediklerimi tasdik eder Neden biliyor musunuz Çünkü İlim tasdike mucibdir Cehil de İnkarı.. Gerçek bir ilim adamı da Cahil değildir Anlatabildik mi acaba ? Ama sizler gülersiniz alay edersiniz bırak bu safsatayı dersiniz Günün ilmini okuyup elinizdekilere bakıp inkar edersiniz dalga geçersiniz Hele bir de bu Peygambere inananlar sizin hasis menfaatleri başkasının ahları ile biriktirmiş olduğunuz kıymetleri Hak tanımayarak topladığınız paraları bir daha toplama fırsatı vermeyeceğini bilirseniz Gerçeğe En kuvvetli düşman olursunuz Hazreti İnsana gönül verenlerin Gönüllerine darbe vurmak için bütün yollara başvurursunuz evet gerçeğe en kuvvetli düşman olursunuz dedik evet doğru hisse sahip olan bir ilim adamına İnsan Konuştuğu zaman ölüye gel dediği zaman Ölü toprağından çıkar yanına getirebilir Aya yarıl dediği zaman Ay Yarabilir desem Gerçek bir ilim Adamı bu söylediklerimi tasdik eder Sizler günün ilmine bakıp inanmazsınız olmaz böyle bir şey dersiniz inkar edersiniz Fakat bundan bin sene evvel Doğru Hisse sahip olan Bir ilim adamına desem ki İnsan buradan konuşunca dünyanın öbür ucundakilere işitire bilir hatta yanındakinden daha iyi işittirir Deseydim ilim adamı tasdik eder di Ama sizler gülerdiniz Hatta ilim adamına desem ki 1000 sene evvel Bir İnsan önümüzdeki bu ağacı konuşturabilir dediği zaman ilim adamı tasdik ederdi ama sizler dudağınızı bükerdinizi gülerdiniz ama bu gün Bilim fen O dudağı koparırda atar evet buradan konuşuyorsun dünyanın öbür ucunda bir direm tahta parçası birazcık kavuçuk verdiğin sesi gerisin geriye veriyor ya Onu konuşturuyorsun ya İşte İlim adamı bundan bin sene evvel İnsan bu ağacı konuşturabilir buradan konuşur dünyanın öbür ucundakilere işittirebilir Hatta yanındakinden daha ziyade işittirebilir desek İlim adamı tasdik ederdi neden biliyor musunuz ? Daha KONUŞMAK nedir Bilmiyoruz derdi Anlatamıyor muyuz acaba Evet Kim Tarif edebilir bana konuşmayı Konuşan Bilir bilen düşünür Kim Tarif edebilir konuşmayı Hangi bir ilim adamı hangi bir Felsefe adamı Konuşmayı Tarif edebilir Haddine düşmüş He O adam Hakkın El Kelam sıfatında Fani olur O sıfat onda tecelli eder O anlar ve anlatabilir ama anlatmaz GERÇEK Bir ilim adamı Hakkı tasdik eder İlim tasdike mucibdir Cehil de İnkarı.. ilim adamı daima tasdik eder bir şeyin inkarında fayda yok tasdikinde de mazarat yoksa ilim adamı daima tasdik gider Acaba hakkı İnkar eden inkarı anında elli kilo ise elli bir mi olur ? Keza Yüz milyarı varsa Yüzbir Milyar mı olur ? Tasdik eder ise Hali tasdikinde Elli kilosu Kırk dokuza mı iner Yahut yüz milyarı 99 milyara mı iner ? Mesela Bir kimse Ebediyete Alemine inanmış Halıkına teslim olmuş yaşıyor İnsani takviminden her gün bir yaprak koparırken de tevhid sermedi Tasdiki Ahmedi Denilen iki mühin kanadım ile Sahibimin Huzuruna çıkacağım diyor Ümitsizlikten Uzak Sahibine müştak zevk içinde müstağrak Diğer kimsede ne ebediyet vardır ne cezalar vardır ne mükafat vardır zaman yaşatır zaman öldürür insan ise evrim geçirmiş bir hayvandır deyip yaşıyor Şimdi kendini tamamıyla hayvan ibaret gören bu kimse ile ebediyet alemine inanmış bir kimsenin Hangisi daha hbuzur içinde yaşar ne handisinden daha ziyade insanlığa yararlı şekiller işler tecelli eder İnkar sahasında bulun kimsen ufacık bir hadise istediği gibi olmazsın çıldıracağım yahu der Yahu ne çıldırıyorsun Evet inkar sahasında olan daima ümitsizlik içindedir ve intihara elverişli bir mevcututr Şimdi gerçek Bir İlim adamı bir şeyinin inkarında fayda yok tasdikinde mazarat yoksa Tasdike giderdi O halde Gerçek ilim adamı Hakkı inkarda Ümitsizlik neticede İntihara elverişli bir mevcut görür Hakkı tasdikte ise huzur var der Bundan dolayı Gerçek Bir İlim adamı Hakkı Tasdik eder İlim adamı 90 lisan bilen 50 tane fakülte bitiren değil Doğru hisse sahip olana denir Cahilde hiçbir şey bilmeyen adama değil doğru histen mahrum olan adama denir İşte İnsanlık İmandan Mahrumdur Ö yüzden bir birini yer canavarları utandıracak kadar bir şekilde cinayetler işler Ve bunun adına da bir Medeniyet der Evet vahşeti sanat eseri olarak meydana getiren bir düğme hareketiyle milyonla canı imha eder Çocuğun başında tüy bitmemişken 80 lik piri fani Anne bahçede çamaşırları asarken Hasta inim inim inlerken Komşu misafirlikte ziyarette iken Boyacı boyasını yaparken basar düğmeye hepsi bir anda kan kusaraktan can verir Parça parça olur Ve bunu yapanlara da ne medeni Adamlar deriz Yahu bu cahilden daha kötü bir şeydir Nihayet cahil adam bir kişinin on kişin canı ile oynar fakat bu çapta bir adam bir anda milyonla canı bir anda imha eder |
||
|
||
buz demişsin ki -------------- Çünkü fizikçilerin sesle ilgili şu söylemine uyuyor,bütün söylediklerimiz uzayda birikiyor,kaybolmuyor.Biz kendimizi ,benliğimizi hor görüp hor kullanır,boş söz üstüne boş söz eklerken bütün anlamsız sözlerimiz tekrar karşımıza çıkmak üzere evrende birikiyor diye düşünüyorum bunu. ------------- evet mesela Bizim dedelerimiz Konuşurlarken tarihte hiçbir kavme nasip olmayan nezaketli konuşmaları var ve biliyor da bir gün semadan toplanacak sözleri lambayı Yak demez Lambayı uyandır der yakmak kelimesi mezmum bir kelimedir çirkin kelime fezada yer tutmasın diyor söylemiyor o kelimeyi lambayı söndür demiyor lambayı dinlendir diyor sönmek kelimesi de yok olmak bitmek manasına geliyor onu da söylemiyor mesela filan kişi öldü filan yere gömüldü (Kedi mi bu) Ölüyü bir aşağılık olarak görmek var diyor söylemiyor onu Filan kişi Hakka geçti filan yere gizledik diyor ne nezaketli konuşmaları var mesela çocuğa koşma düşeceksin demiyor çünkü düşmek fillini tahakkuk ettiriliyor onu söylemiyor koşma düşmeyesin diyor bunlar onlara ait bir konuşma mesela Kapıyı Kitle demiyor kapıyı sırladınız mı diyor evet ev boşalmışsa kapı kitlenir yuva yıkılmasın o iş tahakkuk etmesin çirkin mezmum cümle fezada yer tutmasın diyor hulasa dedelerimizin bilmediği bir şey yok o ne yapmışsa içinde hikmet dolu black_noir demişsin ki ----------- İlk cep telefonu düşüncesinin bunu "yaratan" bilim adamına vahiyle geldiğini hiç sanmıyorum....!!! ---------- İnsana Eski zamanlarda da bugünde de doğrudan doğruya ilhamlar ve kalbe gelen manalar vaki olur Bende olmuyor diyede başkasında da olmuyor denemez Yalnız bir Vahy hususi vardır ki O Hazreti Muhammed aleyhissalatü vesselam ile son bulmuştur bu ilham ve sünuatı Hususi Vahy ile karıştırmamalıdır |
||
|
||
| Şimdi aklıma şunu getirdi yazdıkların İman,Ramazan'da sadece yememekle sınırlı değildir orucun,sözüne ,davranışına da dikkat edersin ve Ramazan çıktığında artık sen eski senden daha olgunlaşmış olmalısındır,sözlerin eskisinden daha çok hakikatle ağırlaşmış ya da derinleşmiş olmalıdır.Söz çok önemlidir.Benliğinin aynası olduğu için değil sadece ,benliğini de etkilediği için.Örneğin,korkulu bir hikaye anlattığında bunun sen de etkisinde kalırsın ve korkarsın hatta yalan söylüyorsan bir süre sonra yalanını farkında olmadan gerçek olarak kabul etmeye başlar ,ona göre hareket edersin.Daha önemlisi konuşurken sarfettiğin ve aklında süzmediğin cümleler seni kendileri gibi düşünür hale getirir.Yani kendine ait abartılı ifadelerin etkisinde kalır hayali,gerçekdışı düşüncelerini gerçek sanmaya başlarsın.Ve boş sözün çoksa boş düşüncen de çoktur.Boş düşüncen çoksa benliğinde çürümeye başlar çünkü insan sabit duramaz,ya ileriye ya geriye gider. Evet,ne düşündüğün ne söylediğini etkilediği kadar ne söylediğinde ne düşündüğünü ve sonuçta nasıl yaşadığını etkiliyor. |
||
|
||
| kusura bakma tüm metnini okuyup toparlayamadım. bu yüzden doğru dürüst yanıt veremediğim için özür İman kardeş. Cep telefonu binlerce yıllık bir birikimin üst üste eklenmesiyle bulundu. elektrik bulundu, yarı iletkenler, mikroişlemciler, sayısal haberleşme teknikleri, ... en sonunda tüm parçalar yerine konup cep telefonu meydana geldi. yani bunun bulunması için gaipten bir mesaj gelmesi gerekmedi. |
||
|
||
| Gaipten bir mesajla ilgili değil bu,evrenin kuralları takip edilerek sonunda varılan bir sonuç.Evreni tasarlayanın evrene bıraktığı yolu izleyen insan cep telefonunu da bilgisayarı da evreni okuyarak bulur gibi anladım ben,yanılmadımsa tabi. | ||
|
||
| hmm ben senin gibi anlamadım. ama senin dediğin gibi tanrının bıraktığı iz gibi düşünsek bile bu iz bir çırpıda bulunmuyor ve biz bu ize bilim diyoruz. yanılıyor muyum? |
||
|
||
| Bir çırpıda bulunması tekamülü olanaksız kılar herhalde,evet şu an konuştuğumuz kapsam da bilim bu.Ancak bütün boyutlarıyla düşünürsek örneğin sanat da kişisel bir okumayla ilgili olabilir. | ||
|
||
amadeus Söylediklerine göre Metni tam okumamışsın yahut okuduğunu da anlamışsın Ben sana özetleyeyim ((((((Evvela mana sonra Madde))))))) ilk önce kalp alemine gelir oradan kalıp alemine geçer sonra o büyük büyük şeyleri icat edenlerde söylerler biz bunları ilhamen bulduk derler Neyse ben tekrar etmeyeceğim başka şeyler daha söyleyeceğim Bundan sonrada artık önümüzdeki hafta sonunda yazacaksam yazacam tekamül kaidesi vardır binlerce yıl evvel cep telefonu yap desem yapamazsın yani Elektrik bulundu o bulunur bulunmaz da cep telefonu denen şey yapıldı ama bu elektriğin keşfinden sonra pek küçük bir icat olarak kabul edilir değil mi Bak ne diyorsun ------------ Cep telefonu binlerce yıllık bir birikimin üst üste eklenmesiyle bulundu. ------------ Elektrik bahsinin nihayet elektrik balığı hariç 200 300 yıllık bir mazisi var Peki Binlerce yüzBinlerce yıl evvel elektriğin ne olduğu bulunamadı da neden şimdilerde bulundu Çünkü her zamanın insanı o zamanın Allahın Kitabının manasına mahkumdur Bak insanların Muhatap olduğu Kuran On üç asır evvel hariçten misalini getirerek elektriği anlatmış Evet İnsanlık O kitaba Muhataptır Bak Kuranı Kerim Nur Suresinde ki Ayetini takip edelim Meali Allah semavat ve arzın nurudur O nura Mesel: içinde lamba bulunan bir kandil gibidir (Ki Güneş bunun yanında alalade bir kandil gibi kalır) o lamba bir billur içindedir O billurda sanki inci bir yıldız gibi parlar Öyle bir parlayıştır ki ne doğuda ne batıda olmayan Mübarek bir Zeytin ağacından yakılır Hulasa öyle bir zeytin ağacı ki Ona ateş dokunmasa bile hemen ziya verir Derhal tutuşmaya parlamaya hazırdır Allahın nuru isteyene verir Cenabı Hak İnsanların Hidayete Kavuşmaları için misaller getirir Allah Her şeyi bilir Yani Makulüde mahsusu da zahiri de batını da tahkıkı da temsilide hakkıyla bilir Ayeti celilede Doğuda batıda olmayan yani arz üzerinde bulunmayan Zeytin ağacı diye hariçten misal getirilen şeyin de yer değiştiren şey olduğu anlaşılıyor İlerleyen bilimde bu gün ancak arz ve semada öyle bir hareket Elektrik olarak görüyor Demek oluyor ki on üç asır evvel ismi olmayan hali şanı meçhul bulunan akıcı yer değiştiren bir maddeyi Kuran Bize benzetmeler ve işaretler ile beyan ediyor ve (Cenabı Hak insanların Hidayeti için misaller getirir) fermanı ile de Cenabı Hak tenezzülatı Süphahisi ile tenezzül edip misal getirdiğini beyan buyuruyor Artık Kudreti İlahinin bu kadar aşikar eserleri karşısında Süphane Rabbiyel Ala demekten başka çare var mıdır ? Hem sonra Kendi gazeteleri yazmıştır Edison Ölüm anlarında diyor ki şurada gizli bir kasa var açın onu diyor açıyorlar bir kasa daha var onu da açın diyor onu da açıyorlar içinde Kuranı Kerim var Acın diyor Nur Suresin acıyorlar Getirin onu bana diyorlar Getiriyorlar Öpüyor kokluyor bağrına basıyor burandan yaptım diyor Hocamda Muyiddindir diyor Evet kendi gazeteleri yazdı bunu araştırın göreceksiniz Evet Edison ölüm anlarında Bu hayattan Ötesi çok tatlıymış pek harikulade diyor ve onu derdemez gözlerini kapıyor Hastalığın acın ıztırabı başka Ölümün zevki başka onu karıştırmamalı Ölürken bir bak kumandası verilir Ölenin kumandasına benzemez o O bak kumandası verilince hayretli nazarlar başlar Mesela bazısında belli olur bazısında belli olmaz en çok komada olanlarda belli olur evet mesela komada olan ıh ıh ıh der hıııı hıııı der o sırada komadakini dürt sen bak en sevdiğin arkadaşın geldi filan kişi seni ziyarete geldi desen bakmaz dürtsen yine bakmaz Ama Kudret Gel der bir den bire dört gözle bakar Ne oluyor orda He ne oluyor Gel dedimi bitti Anlatamadık mı acaba Aman Kudret elden gitmeden perdeyi Gaflet açılmadan zamanı fırsat bilmeli Ömürünün sayılı nefesini Allahsız geçirmemeli |
||