SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Ekoloji

Konu: Kedi Propogandası

Sayfa: [ 1 ] 2 3

02.10.2004 22:25:28
Kedizadelerle Yaşamanın Artıları :
1)Uyuma pozisyonunuz değişecek.Kaslarınız hatta kemikleriniz ne kadar koflaşmış olursa olsun,eninde sonunda iki büklüm kıvrılarak uyumaya alışacaksınız.Çünkü kedi sizle sarmaş dolaş uyumak istemediğinde yatağın öyle bir yerinden kendini dev bir  bayrak gibi açacak ki küçücük bir boyla yatağın tamamını kaplamanın mümkünlüğüne  ister istemez ikna olacak ve ona yer açmak için büzülmekle kalmayacak yatağın düşülecek kadar ucunda uyuyup düşmemeyi de başaracaksınız.Yani kaslarınız esneyecek,boyut kavramınız gelişecek,denge kabiliyetiniz bir cambazınkine yaklaşacak.
2)Kedinizin ne zaman neyi yemek isteyebileceğini asla kestiremeyeceksiniz belki önce ,ancak zamanla tüm tatları hayalinizde hem de ince hesaplarla birleştirmeye ve birleşimlerden kedinizin zevkine uygun olanı çıkartmaya öyle alışacaksınız ki iyi bir aşçı olamasanız da bir gün iyi bir gurme olabileceksiniz.
3)Kediniz hazır aldığınız oyuncaklara vs burun kıvırmaya bayıldığından ona oyuncak yapmak zorunda kalacaksınız.Dolayısıyla heykeltraşlığa yatkın yanınız ortaya çıkacak ,kedi ve hareket arasındak denkleme uygun kıvraklıktaki oyuncağı bulmaya çalışırken mekanik bilginizi arttıracaksınız.
4)Karton kutu koleksiyonu yapmaya başlayıp,sağda solda gördüğünüz kutular için tanımadığınız insanlara rica etmek durumunda kalacaksınız.İnsanlarla iletişiminiz gelişecek,ayrıca bir kutudan bir kedinin neler çıkartabileceğine şahit ola ola hayal gücünüz de genişleyecek.
5)Kedinize dilinizi öğretmeye çalışırken onun dilinde konuşmaya başladığınızı farkedeceksiniz.Edebiyatta anlaşılmamanın makbul olduğu alanlarda parlak bir kariyer sizi bekliyor artık.
6)Kediniz sadece balkondan aşağı uçmaz,evin içinde de  sık sık kendini zedeleyecek hiç hesapta olmayan uçuşlar yapabilir.Önceleri vın diye bir şey gözünüzün önünden geçişini örneğin aniden kapanan kapıya toslayarak
tamamladığında bunun kediniz olduğunu görerek panikle önlem almanın yollarını arayacaksınız.Acaba evi pamukla kaplatsam mı gibi bir düşünce bile aklınızdan geçecek.Ancak buna gerek kalmayacak ,nasıl olduğunu anlamayacağınız şekilde bir gün zaman kavramınız açılacak.Başkalarının vınn diye gördüğü şeydeki ayrıntıları farketmekle kalmayıp,o uçan topu havada tutmayı da öğreneceksiniz.Atikleşip,kıvraklaşmanız düşmek üzere olduğunuz bir çok anda sizi kurtaracak.İyi bir kaleci ve ya patenci olarak kariyerinizde yeni hedefler belirleyebilirsiniz.
7)Kediniz en ufak bir dağınıklıkta bile bu ne be diye suratınıza bakacak,kendinizi aşağılanmış hissedeceksiniz.Derli toplu olmaya alışmakla kalmayıp kedi simetrisini de çözeceğiniz için farklı bir tarz sunabilen bir içmimar olmanız işten bile değil.
8)Yanında narin kulak zarları incinmesin diye  değil bağrılması ,çirkin bir tonda konuşulmasına bile müsade etmeye etmeye sizin de kulaklarınız hassaslaşacak,konuşmanız zarifleşecek,öyle ki sonunda siz yanınızda kediniz olmasa bile ahenksiz konuşmalardan inanılmaz rahatsız olacaksınız.Ve yani müzik kulağınız incelecek.
9)Kediler ışığa duyarlı olduklarında olsa gerek zifiri karanlıkta uyumayı tercih ederler.Kediniz yanınızda uyuklarken siz de örneğin az ışıkta ders çalışmak zorunda kalmaktan kör olmazsanız şayet ,gözlerinizin ışığa duyarlılığı mükemmelleşecek .Üstelik karanlıkta özellikle karaysa kediniz,uykusunda rahat mı olup olmadığını anlamak için  onu seçmeye çalışmak ayrıca görüş gücünüzü de arttıracak ve artık arkadaşlarınız taa uzaklardaki tabelaları bile size okutacaklar ki bu  da bir rütbedir.
10)Cildiniz güzelleşecek.Sürekli kedinizin ağzında yoğrulmaktan kendini yenilemeye alışacak çünkü.Acıya hassasiyetiniz de azalacak .Çünkü o bir yerlerden fırlayıp kolunuza yapıştığında siz acıyı kendinizden uzaklaştırmadan önce boşta olan kolunuzla kedinizin düşüp canını yakmamasını garantiye almak için onu kavramaya çalışacaksınız.Evet,sizden fevkalade bir gizli ajan olur artık.Çünkü enselendiğinizde hiç bir işkence sizi yıldıramaz.
11)Yazları millet sıcaktan bayılırken siz tınmayacaksınız bile .Çünkü ağustosta bile  yanınızda size sarılmış olarak uyumayı seçen ateş gibi sıcak kediniz ayrıca üstünün örtülmesini de dayatacağı için siz zaten pişmeye alışıksınız.Neden itfayeci olamayasınız ki.
12)Tuhaf zevkleriniz olacak.Mesela siz ve kediniz aniden fırlayıp evde neşeyle bağıra çağıra zafer turu atmaya başlayacaksınız.İki ayak önde zıplayıp hoplarken,sevinçli pıtırtılarla koşturan 4 ayak arkada,sonra tersi .Derken 4 ayaklı  sevinçli pıtırtı öndeyken aniden coşkudan şaşırmış bir halde masaya fırlayacak siz de karşıdaki koltuğa.O miyavlarken siz şarkı söyleyerekten bir o koltuğa bir bu koltuğa derken hatta masaya ,öylece dönmeye başlayacaksınız.Kimse günde bir iki kez neyi kutladığınızı bilmeyecek.Bir siz bir de kediniz,ama en çok kediniz bilecek.Ertesi gün annenize yeni taşınan komşunuz "Dün sizde çok çocuklu misafirler mi vardı"dediğinde anneniz"ya öyle"demek zorunda kalacak,çünkü kazık kadar evladım kedisiyle arada böyle şuurunu yitirir demeye utanacak.Ve yani özetle herkesten daha mutlu,başına buyruk ve özgün olacaksınız ki faydası da malum. :sevgi:
(Ben kedileri çok seviyorum,o yüzden arada kedi propogandası yapmazsam rahat edemiyorum.)

deniz 02.10.2004 22:33:07
valla bu kadar ii propaganda yapılmazdı Smiley

şimdi bende kedi edinme isteği doğdu.

peki kedi beslemek zor mu ?
tüyü, beslenmesi, boku püsürü filan zor olmuyor mu ?
çocuklar için zararlı değil mi?
bi yere gittiğimzde ne yapıcaz kediyi?
bi de mart ayında ne olcak. sokağa salıp özgürlüğünü mü yaşatcaz ? Wink

 

02.10.2004 23:50:35
İnsan şiir yazmaya üşenir mi üşenmez,kedi beslemek de öyle bir şey üşenmiyorsunuz yani,kediyi  seven zor yapısını daha da çok seviyor.Mesela yemeğini sevmedi mi kabı ters çevirip her şeyi dökmeden rahat duramaz.Üstelik pisliği de sevmez,ortalık temizlenene kadar bağırır çağırır.Ve ya sorumsuz birisiniz diyelim ve kediyi beslemeyi unuttunuz sorun değil bir çoğu buzdolabını açmayı becerir ve karnını doğurur.Biri anlatmıştı kedisi evde yemek yemezmiş,illa sokağa çıkıp başka evlerden aşırır,aşırdıklarından da bir kısmını arada evdekilere hediye olarak getirirmiş.Bakımıyla ilgili daha teknik bilgiyi toparlayıp ,eklerim.
Çoğu insan farkında değil, sokaklar kedi delisi gizli ve açık örgütlü bir grup insanın bir nevi denetiminde kediler için kurtarılmış bölge yapılmaya çalışılıyor.Toplanıp ,ortak kararlar almalarına bile gerek yok,birbirlerini nerde görseler tanırlar,rahatlıkla ortak etkili hareket geliştirebilirler.Gerçi temelde iki grup arası sürtüşmede bazı kayıplar oluyor çünkü kedinin bile evet ne yazık ki rantı var.
Kediler çocuklar için değil ama çocuklar kediler için bazen epey zararlı olabiliyor.  

03.10.2004 00:54:25
Kedi gorunce icimden kusmak geliyor. Haynalarin yeri disari da.

03.10.2004 01:24:24
Dinsel gerekçelerle ve ya başka nedenlerle apartman bahçelerinde onlar için yaptıkları küçük tahta kulübeler vs aracılığıyla hayvan sevgisini dışarda yaşayan insanlar da var.Yani sorun hijyense sen de dışarıda sev,ya da sevme,gördüğünde tekme vs atmadığın sürece hiç bir kedi neden beni sevmiyorsun diye üzülmeyecektir,olur da aç bir hayvan görür doyurursan bu iyidir ama yapmak zorunda değilsin çünkü bunu severek yapanlar var ve çoğalıyor .Hayır,için canlı görmeyi kaldırmayıp bulanıyorsa ,o ayrı ve zor bir sorun tabi.
 

04.10.2004 03:31:45
Yaşlılıkta Bakım İlkeleri

Gerekli Sağlık Kontrolleri
Sağlıklı yaşlı kedilerin şu yıllık rutin incelemelerden geçirilmesi gerekir:
· Tam kan sayımı
· Elektrolitlerle birlikte serum biyokimya profili
· Tam idrar tahlili
· Serum total tiroksin (tiroid hormoni) seviyesi

Belirli hastalarda başka testler düşünülmelidir. Felin lösemi virüsü (FeLV) antijeni ve FIV antikoru testleri hasta kediler için daima tavsiye edilir ve bu testlerin sokakta yaşayan ya da hem evde hem de sokakta yaşayan ve bu retrovirüslere maruz kalma ihtimali bulunan sağlıklı kedilere yapılması düşünülebilir. Sokağa çıkan kedilerde parazitler için dışkı muayenesi yapılması da önem taşımaktadır. Belirgin akciğer belirtileri, kalp üfürümleri ya da kalp ritim bozuklukları bulunan kedilerde göğüs röntgenleri çekilmesi ve kalp konusunda ilave değerlendirmeler
(elektrokardiyografi, ekokardiyografi) yapılması önerilebilir.

Bağışıklık
Yaşlı kedilerin bağışıklık sistemlerinde yaşla ilişkili bazı bozukluklar meydana gelebilir. Bu bozukluklar kedileri infeksiyon hastalıklarına daha duyarlı hale getirir ya da bağışıklık sistemi tarafından kontrol altında tutulmuş olan infeksiyon hastalıklarının (örneğin FIP ve FIV) klinik belirtiler ortaya çıkarmasına olanak sağlar. Rutin aşı uygulamasıyla bu sorunların büyük ölçüde üstesinden gelinebileceği düşünülebilir ancak, rutin aşı uygulamaları şu anda kedilerde gelişen aşıyla ilişkili sarkoma (bir kanser türü) konusundaki endişelerin ışığında yeniden incelenmektedir. Ek olarak, biyolojik ürünlerimiz (yani aşılar) tarafından sağlanan gerçek bağışıklık süresi konusunda yeni bilgiler ortaya çıkarılmaktadır.

Günümüzde gelişmeleri takip eden veterinerlerin çoğu yıllık aşılama önerilerinin iyi bir bilimsel temele dayanmadığını kabul etmektedir. Sonuç olarak veterinerler yetişkin kedilere ilişkin aşı aralığı sürelerini uzatmıştır. Ek olarak belirli bir kedi için hangi aşının gerçekten gerekli olduğu konusunda seçici olunması gerekir. Bir aşının mevcut olması, yaş, sağlık durumu ve ortamdan bağımsız olarak her hastada kullanılması gerektiği anlamına gelmez.

Egzersiz Seviyesi
Yaşlı hayvanlar (yaşlı insanlar gibi) yaşları ilerledikçe daha az egzersiz yapma eğilimindedir. Bu durum, genel olarak köpeklerden daha hareketsiz bir yaşam tarzına sahip olan kediler için özellikle geçerlidir. Egzersizdeki azalma kas tonüsünü ve kemik ve eklem gücünü azaltır ve obezite eğilimi ortaya çıkarır.

Duyular
Yaşlı kedilerin tat alma duyuları zayıflamıştır. Bu durum, yine sıklıkla hastalıkla ya da ortamdaki değişikliklerle ilişkili bir durum olan anoreksiye katkıda bulunabilir. Anoreksi görülen kediler yüksek düzeyde aromatik diyetlerle beslenebilir. Mamanın kedilere sunulmadan önce oda sıcaklığına ısıtılması da lezzetini arttıracaktır.

Katarakt kedilerde nadir görülen bir durumdur ancak yaşla ilişkili nükleer skleroz ve retinal dejenerasyon durumlarında belli bir derecede görme bozukluğu meydana gelir.

Duyma kaybı yavaş yavaş ilerleme gösterir ve kedi tamamen sağır hale gelene dek sahipleri tarafından fark edilmeyebilir. Hem görme hem de duyma bozukluğu bulunan kediler ev gibi korumalı bir ortamda gayet normal şekilde yaşayabilir ve genellikle de yaşar. Bununla birlikte denetimsiz bir şekilde dışarı çıkmalarına izin verilmemelidir çünkü potansiyel olarak köpekler ve motorlu araçlar gibi çevresel tehlikelerin oluşturduğu risklere açık olacaklardır.

Temizlenme
Yaşlı kediler yalanarak kendilerini temizlemeye tipik olarak daha az zaman ayırır. Ayrıca, cilt ve tüyleri yaşla birlikte daha kuru hale gelme eğilimindedir. Kedi sahipleri yetişkin kedilerini daha sık şekilde taramalıdır; bu uygulama debrislerin (yıkıntı ürünleri)
temizlenmesine ve doğal yağların cilde ve tüylere dağılımının daha iyi bir hale getirilmesine yardımcı olacaktır. Gerekli olması durumunda kedi kurutucu olmayan, hafif ve alerjiye neden olma seviyesi düşük bir şampuanla yıkanabilir. Uzun tüylü kedilerde yaşlandıkça tüylerde oluşan düğümler daha fazla probleme neden olabilmektedir ve kedinin bakımını kolaylaştırmak için tüylerin kesilmesi gerekebilir.

Kas-İskelet Sistemi
Daha hafif olmaları ve esnek vücut yapıları nedeniyle kas-iskelet sistemi hastalıkları (örneğin dejeneratif eklem hastalığı ve osteoartrit) çoğunlukla kedilerde köpeklerde olduğundan daha hafif seyreder, ancak kedilerin röntgenlerinde tesadüfi bir bulgu olarak dejeneratif eklem hastalığına rastlanma sıklığı şaşırtıcı düzeydedir. Bazen dejeneratif eklem hastalığı bir kedinin yaşlanmayla birlikte hareketsizleşmesinin altında yatan nedendir. Bu durumlarda uygulanacak tedavi kedinin hareket kapasitesini ve genel sağlık durumunu belirgin şekilde iyileştirebilir.

Ağız Boşluğu
Ağız boşluğu bozuklukları (periodontit, diş eti iltihabı, ağız iltihabı, dental hastalık, ağız ülserleri ya da ağız boşluğu tümörleri dahil) yaşlı kedilerde önemli hastalık nedenleri olarak
sıklıkla atlanmaktadır. Bu ağız problemlerinin uygun şekilde tedavi edilmesinin yaşam kalitesinde ve aktivitede belirgin bir iyileşme sağlama oranı dikkate değer seviyededir çünkü kediler ağızla ilgili ağrılara kaşı çok hassastır ve bir ağrı durumunda iştahsızlık ortaya çıkar. Ağız boşluğu hastalığının sık görülen belirtileri arasında iştahsızlık, kilo kaybı, ağız kuruluğu, anormal çiğneme ve/veya yutma davranışı, yalanmada azalma ya da burun akıntısı (genellikle tek taraflı) yer almaktadır.

Dental hastalık ihtimali yaşla birlikte artış gösterir. Tartar oluşumu ve beraberinde gelişen dişeti iltihabı dişeti çekilmesine, çürüklere ve diş kaybına neden olur. Ağız boşluğu bozukluklarına sıklıkla infeksiyon eşlik eder ve bakterilerin kan dolaşımına girmesiyle aralıklı bakteremi ve septisemi meydana gelebilir. Bu bakteriler genellikle böbreklerde ve kalpte yerleşerek ciddi hastalıklara yol açar. Ayrıca bakteremi, takiben diğer vücut sistemlerinde bozukluklar (bağışıklığı uyarılması nedeniyle hiperglobulinemi, bağışıklık kompleksi kaynaklı böbrek hastalığı, kronik interstisyal nefrit, hepatit ve belki kardiyovasküler hastalık dahil) ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle yaşlı kedilere düzenli olarak ağız ve diş bakımı yapılması önem taşımaktadır.

Senilite (Yaşlılık Kaynaklı Bunama)
Kedilerde yaşlılıkla birlikte belirgin senilite ortaya çıkar. Davranışlarda meydana gelen değişiklikler arasında konfüzyon, evde amaçsız şekilde dolaşma ya da bir köşede veya mobilyanın altında “takılıp” kalma (bu durumda kedi açık şekilde nasıl çıkacağını çözememektedir) yer almaktadır. Bazı kedilerde meydana gelen değişiklikler saldırganlığı ya da tuvalet davranışında değişikliği içerebilir. Meydana gelen değişikliklerin yaşlılık kaynaklı bunamadan kaynaklandığını kabul etmeden önce olası tıbbi problemlerin (örneğin primer merkezi sinir sistemi hastalığı ya da neoplazi, hepatoensefalopati ya da idrar yolu infeksiyonu) elimine edilmesi için kapsamlı bir fizik muayene ve laboratuvar çalışması yapılması büyük önem taşımaktadır.

Isı Düzenlemesi
Isı düzenlemesi bozukluğu yaşlı kedilerde meydana gelebilecek diğer bir merkezi sinir sistemi değişikliğidir. Bu durumdan etkilenmiş olan hayvanlar, sıcağa ve soğuğa olan toleranslarının azalmasından dolayı mevsime ya da ortam ısısına bağlı olarak sıcağı ya da soğuğu daha fazla arayabilir. Hayvan hastane yatırılmış olduğu takdirde anestetik prosedürler sırasında ve sonrasında vücut ısısı sıkı bir şekilde izlenmelidir.

Sindirim sistemi, üriner sistem ve metabolizma

Yaşlı kedilerde metabolizma hızı giderek düşer ve enerji ihtiyacı azalır. Mide ve bağırsaklar kalsiyum ve yağda çözünen vitaminler başta olmak üzere, besinleri sindirme ve emme yeteneklerini kaybetmeye başlar. Yaşlandıkça vücut yağının kas kütlesine olan oranı artar. Karaciğer fonksiyonunda düşüş meydana gelir ve bu durum toksinlerin ve ilaçların daha yavaş şekilde metabolize edilmesine (metabolizma tarafından işlenmesine) neden olur. Böbreğin fonksiyonu düşüş gösterir ve idrar konsantre etme yeteneği azalır. Geriyatrik hayvanlarda susuzluk yanıtının da azalmasından dolayı kedi yeterli miktarda su içmez. Bu durum yüksek miktarda su kaybına ve dolayısıyla dehidrasyona neden olur. Dolayısıyla yaşlı kedilerde hastalık nedeniyle ya da seyahat sırasında dehidrasyon gelişmesi olasılığı daha yüksektir. Dehidrasyon zaten sınırda işlev göstermekte olan organları ve böbrek fonksiyonlarındaki kusurları daha kötü bir hale getirebilir. Dehidrasyondan kaynaklanan kan hacmi düşüşü yetmezlik bulunan bir kalbi büyük bir sıkıntıya sokabilir.

Geriyatrik Diyetler
Geriyatrik kediler için spesifik ve özel bir diyetin gerekli ve tavsiye edilir olup olmadığı konusunda fikir ayrılıkları vardır. Açık şekilde, özel diyetlerle yardımcı olunabilecek spesifik tıbbi problemleri bulunan hayvanlar (örneğin böbrek hastalığı [proteini ve fosforu kısıtlanmış diyetler], inflamatuvar bağırsak hastalığı [seçilmiş protein, sınırlı antijen], diyabet [yüksek lif]) durumlarına en uygun diyetle beslenmelidir. Kullanımları için belgelenmiş bir tıbbi neden mevcut olmaması durumunda asitleştirici diyetler önerilmez. Peki ya açık şekilde sağlıklı olan geriyatrik kediler?
Yaşlı kediler için en iyi diyet iyi düzeyde dengeli,besin değeri açısından eksiksiz, yüksek lezzete ve sindirilebilirliğe sahip ve potasyum ve taurin açısından zengin olmalıdır. Aşırı mineral ve protein verilmekten kaçınılmalıdır. Piyasada bulunan bir dizi ürün bu kriterlere uygundur. Spesifik eksiklikler (örneğin hipokalemi) tespit edilmediği takdirde bu ürünlere takviyeler yapılması gerekmeyecektir. Yaşlı kediler diyette yapılan ani değişiklikleri genellikle tolere edemez ve kusma ve ishal meydana gelebilir. Yapılacak en iyi şey öğün başına verilecek besin miktarını azaltmak ve öğün sayısını arttırmaktır. Su alımı desteklenmelidir.
Yağ içeriği azaltılmış olan bir diyet düşmüş olan metabolik hızdan kaynaklanan obezitenin engellenmesine yardımcı olacaktır. Bununla birlikte diyette bulunan yağ yüksek seviyede sindirilebilir olmalıdır ve bağırsak fonksiyonundaki düşüşün telafi edilmesi için bol miktarda esansiyel yağ asidi içermelidir. Lif içeriğinde yapılacak bir artış kalori tüketiminde bir düşüş olmasına ve bağırsaklardaki kasılmalarda artış olmasına yardımcı olacaktır.
Bazı kişiler, böbrek yetmezliğinin gelişimini önleyeceği ya da yavaşlatacağına yönelik bir inanışla yaşlı kedilerini rutin olarak protein kısıtlamalı diyetlerle (örneğin böbrek yetersizliği bulunan hayvanlar için tasarlanmış diyetler) beslemektedir. Bununla birlikte, yakın zamanda yapılmış olan çalışmalar düşük protein içeren diyetlerin böbrekleri korumadığına ve böbrek yetersizliği gelişene dek faydalı olmadığına işaret etmektedir.
İlaç Terapisi
Yaşla ilişkili değişiklikler çeşitli ilaçların emilimini, vücuttaki dağılımını ve metabolizmasını etkiler. Midede hidroklorik asit salgılanmasında azalma olması asit ortama gereksinim duyan bazı ilaçların emilimini etkileyebilir. Bağırsaktaki kan akımındaki azalma bağırsak kanalından emilen ilaç miktarında azalma olmasına neden olabilir. Midenin daha hızlı boşalması (kısalmış mide boşalması zamanı) midede emilen bazı ilaçların emilim teması sürelerini azaltabilir.
Vücut kütlesindeki değişiklikler ilaç dağılımını etkileyebilir. Hayvan yaşlandıkça vücuttaki yağ miktarı artma ve yağsız vücut kütlesi azalma eğilimi gösterir. Bu nedenle bir ilaç dozu yağsız vücut kütlesini temel alıyorsa doz ayarlamaları yapılması gerekli olabilir. Serum proteinlerinde ve protein bağlamadaki değişiklikler ilacın kullanılabilirliğini ve vücuttan atılmasını etkileyebilir.
Azalmış kalp debisi dolaşım süresini arttırır, belirli organlara ya da dokulara giden kan akımını azaltabilir ve ilacın metabolizmasını ve farmakokinetik özelliklerini ilave şekilde değiştirebilir. Karaciğer kütlesindeki ve fonksiyonundaki azalmalar bir ilacın aktif ya da aktif olmayan metabolitlerine olan metabolik dönüşümünün hızını azaltabilir. Böbrekteki kan akımında ve glomerüler filtrasyon hızındaki (böbreğin kanı süzme hızı) değişiklikler değişikliğe uğramamış ilacın ya da metabolitlerin vücuttan atılma hızını azaltabilir. Karaciğer ve böbrekteki değişiklikler genel olarak ilacın ilk geçiş metabolizmasında bir azalmaya neden olur ve bu değişikliklerin vücuttaki ilaç seviyelerinin daha yüksek olmasına neden olma eğilimi vardır. Son olarak yaşlı hastalar yaşları ilerledikçe birden fazla probleme sahip olma eğiliminde olduğundan veterinerler birden fazla ilaç kullanılan terapilerin etkileri ve advers ilaç etkileşimi potansiyeli konusunda dikkatli olmalıdır.
8.8.2004 ,Cırmık
                        
 Kaynaklar: MERCK, The Winn Feline Foundation        
                
 

04.10.2004 04:48:56
buz ne yaparsan yap sevdiremezsin bana kedileri
hep hatunlara benzetmişimdir kedileri
daha doğrsu hatunları kedilere  ^_^
uğraşıcaksam kedilerle değil onlarla uğraşırım bari emeğime değsin  

04.10.2004 04:54:47
Kesinlikle benziyorlar,o yüzden genelde kedileri sevmeyi kadınlar becerir zaten.Darwin amca belki kızardı buna ama kedilerle kadınların birbirinden türediklerini illa ki bir gün bilim keşfedecek.

12.10.2004 16:03:37
bizim evde kedi var-1 yasinda bile degil...hic yanasmaz bana cunku her yanastiginda basiyorum tekmeyi-kildi tuydu derken nefret uyandiriyor hayvanlar bende-ee katlaniyorz ama sonu sanirim ellerimden olacak.

12.10.2004 16:25:53
Marcos kediye iyi davran <_< ,üstüne bilumum hayvan hakları camiasını salmak zorunda bırakma,hatta kedinden özür dile,mesela bunun için kapitalizmin sömürdüğü kedilerin komünizmle kavuşacağı refah gibi bir yazı hazırlayabilirsin. Wink  

12.10.2004 20:29:41
Alıntı
bizim evde kedi var-1 yasinda bile degil...hic yanasmaz bana cunku her yanastiginda basiyorum tekmeyi-kildi tuydu derken nefret uyandiriyor hayvanlar bende-ee katlaniyorz ama sonu sanirim ellerimden olacak.
Sevgili marcos, kedi sana yanaşmıyorsa mutlaka problem sendedir. Hayvancağızı suçlama. Tongue Ruslarda bir gelenek vardır. Eğer yeni bir eve geçilecekse kapının eşiğinden içeri önce kedi salınır, kedi evde gidip bir kenara kıvrılırsa o evde yaşanır demektir. Yani kedi işi bilen bir hayvandır.

Kadınlarla benzerliklerine kesinlikle katılıyorum çünkü her ikisinin de başını okşarsan mest olurlar. Wink

Kediyi nankör bir hayvan olarak ele almayı ise hiç anlamamışımdır. Nedir evcil  hayvanlardan beklenen yalnızca itaat mı? Köpek insan tarafından evcilleştirilmiş (soysuzlaştırılmış) bir hayvan diye bütün evcil hayvanlardan aynı itaatkar tepkiyi mi beklemeliyiz? Köpeğin arkadaşlığı ve öğrenmeye açık olması ilginçtir, keyiflidir. Ama kedinin bağımsızlığı ve insanla kendince kurduğu ilişki bence daha da keyiflidir. Kedinin köpekten farkı; köpeği sevmek için sempati yeter, kediyi sevmek için ise empatiye ihtiyaç vardır. Empati ise insanların birbirine giderek yabancılaştığı şiddetin günledik hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bu dünyada her şeyden çok ihtiyacımız olan bir şeydir. Bilmem anlatabiliyormuyum.

Kediyi yada kendisine itaat etmeyen vahşi bir hayvanı sevme becerisi gösteremeyenlerin sevmeyi ve sevgiyi (sevgi vermek üzerine kurulmuştur) becerebileceğinden kuşkuluyum. Hayvan sevgisi etinden, sütünden, yününden yada gücünden faydalanmak üzerine kurulalabilecek bir şey değil, bunların tersine  insanın diğer canlılar karşısında akılsal üstünlüğünün idrakına potizif manada varabilmesine neden olabilecek bir şeydir.

Son olarak kedi konusundaki ayrıntılı açıklamaları için buz'a ne zamandır teşekkür etmek istiyordum onu da bu vesile ile ileteyim.

sağlıcakla,

 :sevgi:  

12.10.2004 20:44:06
Alıntı
kediyi sevmek için ise empatiye ihtiyaç vardır.

Bu  kediyle ilgili tam hedefi bulan bir cümle.Aklına sağlık Ateş Hırsızı.Ama Marcos'un hesaplamadığı bir şey var,kedi aşırı devrimci bir yaratıktır ve çok geçmez Marcos da onu sevmek zorunluluğuna itaat edecektir. Tongue
Not:Kafa okşama kısmına katılmadığımı söylemesem de olur herhalde.

12.10.2004 21:19:42
olur
 Wink  

13.10.2004 10:28:35
Sevgili Ates Hirsizi Bu kafa oksama kismina kesinlikle katiliyorum  Smiley cok yerinde bir tespit..

Sevgili Buz kedileride siyasi baglamda incelediginizi bilmiyordum Devrimci Komunist bir kedim olunca hep sizi hatirliyacagim  Smiley  

13.10.2004 17:27:42
O zaman Marcos,Rus Mavisi kedilerden alman gerekecek,iddiaya göre bu kediler o kadar duyarlıymış ki kedi sevmeyen insanlar bir de kapitalcilerle  (çünkü markalanıp gensel ayıklanmalara hedef olmak,üreme kontrolü ,uyutulma gibi eylemlerden hazetmiyorlar bazı kediler ne de olsa)  bir araya konduklarında bunalıma girip hayata küsüyorlarmış.  Smiley


Mavi Rus Kedisi ve Sibirya Orman Kedisi
Mavi Rus Kedisi - Russian Blue Cat

Menşei oldukça eskilere uzanan bu kısa tüylü kedi türüne zaman içinde çeşitli adlar verilmiştir: Mavi, Maltız, Malta Mavisi, Melek Mavisi (Archangel Blue) , Manastır Mavisi,Yabancı Mavi, Rus-Amerikan Mavisi, İspanyol Mavisi, Mavi Rus ve Kısa Tüylü Rus. Bu kargaşaya nihayet, 1940 yılında son verilmiş ve bu güzel kedinin resmi adı “Mavi Rus Kedisi-Russian Blue Cat” olarak tescil edilmiştir. Fransa'da “Bleu Russe”, Hollanda'da ve Almanya'da “Russisch Blau” adları ile anılmaktadır.

Sağlam, gürbüz ve güçlü-kuvvetli bir görünümü vardır. Orijinal olarak orta iriliktedir ancak son zamanlarda Siyam Kedisi genleri ile yapısı değiştirilmekte ve daha uzun ve daha iri bir vücuda sahip kılınmaktadır. Bu cinsin tanınmasını kolaylaştıran en belirgin vasfı, parlak, kadifemsi, sık fakat kısa, gri renkli tüyleridir. Üçgen veya kama şeklinde diyebileceğimiz karakteristik bir kafa yapısı vardır. Kitaplarda “mavi” olarak ifade edilen rengi aslında gümüşi grilidir. Ara sıra az sayıda beyaz, siyah ve kızıl renklilerine rastlanmaktadır.

Tarihçe

Önceki yazılarımızda, birçok popüler kedi hakkında bazı efsanelerin yaratılmış olduğundan bahsetmiştik. Mavi Rus Kedisi ile ilgili olarak söylenegelen bir efsane mevcut değil. Sadece, bu kedinin, esas itibariyle, kuzey ülkelere ait olduğu ve buralardan Avrupa'ya ve Amerika'ya yayılmış olduğuna işaret edilmektedir:

Bir iddiaya göre, bu kedi dünyaya İskandinavya'dan yayıldı. Vikingler bu kediyi çok benimsemişlerdi, onlar vasıtası ile önce İngiltere'ye geçmiş olduğu ifade edilmektedir. Bir ikinci hikayede, ilk adlarından biri olan “Archangel Blue” sözcüğü ile izah edilmektedir. Kedi, Kuzey Rusya'nın Archangelsk limanından İngiliz gemiciler tarafından alınıp önce İngiltere'ye getirilmiştir ve oradan diğer ülkelere yayılmıştır. ABD'ye geçişi ve orada popüler oluşu daha ziyade 1940-1950 yıllarına rastlamaktadır.

Şahsiyet

Mavi Rus Kedisinin karakter ve şahsiyetini tarif ederken uzmanların kullandıkları sıfatlar şunlardır:

Mahcup tavırlı, mahcup görünüşlü, dalgın bakışlı, zeki, sakin tabiatlı, çekingen, ihtiyatlı, huzurlu, halim-selim, yumuşak başlı, dayanıklı, nazik, bağımsız, herhangi bir şeye musallat olmayan, çabuk öğrenip kavrayan, akrobatik, atletik, zarif, becerikli, ölçülü bir mizaca sahip, sessiz, hisli ve sadık. Bütün bu vasıfları ile bu kedi uzun yıllar boyunca, hem Rus hem de İngiliz saraylarının gözdesi olmuştur.

Sibirya Orman Kedisi - Siberian Forest Cat

Çok eski, uzun tüylü bir kedi türüdür. Zamanımızda yaşayan bütün uzun tüylü kedilerin ki buna Ankara Kedisi ve İran Kedisi de dahildir, menşelerinin Sibirya Orman kedisine dayandığına dair bir kanaat vardır. En fazla, Kuzey Rusya'da, St. Petersburg havalisinde rastlanmaktadır. Sık tüylü postu, bu bölgede hakim olan sert kış şartlarına karşı hayvanı korumaktadır. Almanya'da “Sibirsche Katze” adı ile anılmaktadır.
Güçlü bir yapısı ve uzun bir vücudu vardır. Kafası geniş ve yuvarlaktır. Bacakları kuvvetlidir. Uzun dış tüylerinin altında sık bir iç tüy tabakası mevcuttur. Kuyruğu; kalın, sert ve çalı gibi gür tüylerle kaplıdır. Yapı itibariyle Norveç orman kedisini andırmaktadır. Hiç şüphesiz bu iki cinsin arasında yakın bir akrabalık ilişkisi vardır. Tipik tüy rengi tekirdir. Genellikle sert, beyaz patileri vardır. Son zamanlarda, bu kedilere ilgi gösterenler, birçok değişik renkli tüylülerini de yetiştirmişlerdir.

Tarihçe

Bu kedinin de kendine has bir efsanesi yoktur. Çok uzun zamanlardan beri Rusya'da yaşadığı bilinmektedir. Rusya'nın dışında tanınması İngiltere'nin Kraliçe Victoria devrine rastlar. O tarihte Rusya'dan getirtilen bu cins, İngiltere'de ve Avrupa'da, Ankara ve İran kedileriyle çiftleştirilerek çoğaltılmış ve bu yüzden de, bir süre sonra saf ırk tarifinin dışına çıkartılmıştır. Ancak orijinal hali ile hala Rusya'da yaygın olarak mevcuttur. 1987 yılında, Berlin'de, Rusya'dan getirilen bir dişi, bir erkek kediden yavrular alınarak Almanya'da ve Avrupa'nın başka ülkelerinde tekrar saf kan olarak üretilmişlerdir ve resmen tescil edilmişlerdir.

Şahsiyet

Sibirya Orman Kedisinin şahsiyeti hakkında kullanılan sözcükler şunlardır:

Dayanıklıdır, en soğuk havalarda dahi açıkta dolaşmayı sever, çok fazla çevik değildir, insanlara karşı pek sevecen değildir. Ancak son zamanlarda, değişik ülkelerde yetiştirilen Sibirya kedilerinin, sevimli, sessiz, nazik, nisbeten mahcup, kurnaz, uysal, hayat dolu, bazen haşinleşen, sevecen, gevşeyip yumuşamış, rahat ve hareketli oldukları ifade edilmektedir. Genelde bu kediler İran kedileri gibi seslerini yükseltmezler.

Kaynak: Cat Breeds of The World, Desmond Morris

Derleyen: Süreyya Somer


Sayfa: [ 1 ] 2 3