SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sağlık

Konu: Hamilelik ve Kedi

Sayfa: [ 1 ]

04.03.2007 23:15:03
Hamilelik ve Kedi - Vet. Hek. Bülent Sız

 
Kedigen'de bu ay "Hamilelik ve Kedi" konusunu tartışıyoruz. Bazı hamile bayanların evcil hayvanlardan hastalık kapması ne şekilde olabilir ve gebeliği tehlikeye sokar?
Buna gebelikte toksoplasmasis diyoruz. Parazitle daha önce enfekte olmuş ve parazite karşı bağışıklığı bulunan kadınlar gebe kaldıklarında etkilenmezler ve normal bir doğum yaparlar. Parazitle daha önce enfekte olmamış ve bağışıklığı olmayan kadınlar, gebeliklerinde enfeksiyona yakalanırsa parazitler plasentadan da geçerek bebeği de enfekte eder. Enfeksiyon, gebeliğin ne kadar erken döneminde oluşursa bebekte de o kadar fazla tahribat olur. Yani gebeliğin başında böyle bir enfeksiyon olursa, bebek kaybedilebilir, düşük şekillenir veya anomali (anormal doğum) oluşabilir. Gebeliğin ortalarında ölüm riski ve düşük tehlikesi azalır fakat bununla baraber ölü ya da canlı doğum olabilir.

Enfekte olmuş bebekte ne gibi sorunlarla karşılaşılabilir?
Enfekte olmuş ve yavru; canlı doğmuşsa, bebekte çeşitli anormallikler (sarılık, göz bozuklukları, beyinde su toplanması, beynin ufak kalması veya zeka gerilikleri ortaya çıkabilir.

Peki bu hastalık nasıl bulaşır? Sadece aşı yeterli midir?
Toksoplasma Gondi adlı parazitin oluşturduğu toksoplasmasis adlı hastalık, halk arasında sanılanın aksine kedilerin vücutlarında oluşturdukları kendi varlıklarından kaynaklanan bir hastalık olmayıp; paraziter bir hastalıktır. Parazitin insana bulaşma yolları çeşitlilik gösterir. Şöyle ki; parazit tedavileri yapılmamış kendi kedinizden bulaşma olabileceği gibi, başkalarının kedilerinden, sevdiğiniz bir sokak kedisinden de bulaşabilir. Kediler bu paraziti, ara konak (aktarıcı) vazifesi gören bir başka canlıyı yiyerek vücutlarına alırlar. Bu parazit yumurtaları, dışkıyla dışarıya atılmakta ve elle tamasla insana bulaşmaktadır. Bilinen hijyen kurallarına uyulması bu yolla aktarımı minimuma düşürecektir. Bu bilimsel gerçeklerden yola çıkarak söyleyebiliriz ki; Kedi besleyen hayvanseverlerin, kedilerini veteriner hekimlerinin önerdiği aşı programına uygun olarak aşılamalarını yaptırmalarını ve özellikle de kist iğnelerinin (parazit tedavisi) zamanında yaptırılması hastalık riskini azaltacaktır.

 
Hamilelere bu konuda ne öneriyorsunuz?
Kedi besleyen ve bebek sahibi olmak isteyen hanımların, gebelik öncesinde bu parazite ait toksoplasmasis testi yaptırmalarını kesinlikle öneriyorum.
Hamilelik sonrasında evcil hayvan bakmanın psikolojik etkileri ne olabilir?
Hamilelik ve sonrasında psikolojik olarak değişimler olumlu ve olumsuz yönde tarafların herbirinde yaşanabilecek olası şeylerdir. Aileye yeni katılan bu değerli fert artık bütün sevgi ve ilgiyi üzerine çekecek ve eskiden tüm ilginin odağı olan kediniz bu durumu farkedecektir. Hayvanların psikolojisinin temeli insanlarınkinden pek de farklı değildir, en ufak bir sevgi ve ilgi eksikliğini kolayca hissederler. Bu yüzden eski ilginin kedi üzerindeki devamı sağlanmalı ve yeni fert sevgiyle ona kabul ettirilmelidir. Kedi sahiplenmesine karar verilebilecek bir yaşta olan çocuklar ve psikolojik etkileri denildiğinde; herşeyden evvel bunun, sorumluluk ve sahiplenme duygularını olumlu yönde etkeleyeceği bir gerçektir. Fakat çocuğun canlıya zarar vermeyecek yaşta veya yeti' de olmasına özen gösterilmeli ve seçilecek kedinin ırkı ve buna has özellikleri düşünülerek sahiplenilmelidir.

Veterinerin hangi durumlarda doğuma müdahele etmesi gerekir ya da etmelidir?
Vet.Hekimin doğuma müdahale etmesi gereken durumlar, normal seyreden bir durumun haricindeki tüm durumları kapsar. Doğum zamanı gecikmişse, bebek ters geliyorsa, anne raşitikse, bebek sayısı fazlaysa, anne doğum için fazla yaşlı ya da fazlasıyla gençse... Bu durumlar sorunlu doğum riskini fazlalaştıran, hekim müdahelesi gerektirebilecek doğumlar olarak örnek gösterilebilir.

 
Doğum zamanında yaşadığınız bir anınız var mı?
Bende özel bir yer taşıyan bir anım var. 2 yıl önce akşam evime gideceğim saatlerde çevre sakinlerinin çocukları ağlayarak can çekişmekte olduğunu sandıkları bir sokak kedisiyle beraber geldiler. Kedi, doğum yapamıyor ve çok fazla acı çekiyordu. Sezeryen yaparak 5 yavruyu aldım ve sokak kedisi olduğu için kısırlaştırdım. Yavrular birbirinden güzel ve sağlıklıydı, 1,5 ay kadar anne kedi ve yavrular kliniğin maskotu oldular ve son doğan 4 yavruyu sahiplendirdim. En güzeli de; o ilk bebek, yani'' benim oğlum'' Atrius şu an kocaman bir kedi...
Bir kedi doğum zamanında ve sonrasında sizce insanları nasıl algılar?
Çoğu kez tanık olmuşuzdur, anne kedinin yavrularını insanlardan kaçırdığına..
Anne kedinin yavruları insanlardan koruma ve kaçırma eğilimi tüm canlılarda olan güvende olma hissinden ibarettir.
Kedi anne olduktan sonra psikolojisi ne şekilde değişir?
Kedilerin çoğu annelik duygusunu hissederler, ama tüm canlılarda olabildiği gibi bunun tersi de olasıdır. Anne bazen yavrularını emzirmez ya da yuvadan uzaklaştırma eğilimi gösterir. Yavrularının tamamını yiyen anne kadilere bizet rastladım, bu psikolojik bir bozukluk olarak adlandırılabilir ya da yavrularda yaşamsal bir bozukluk ya da sakatlık hisseden anne de bu eğilimi gösterebilir. Anne kedi bunu bir kez yapmışsa diğer doğumlarda da bunu yapacak anlamına gelmez.

Pan Petshop - Vet. Bülent Sızı

*Burada verilen sağlık bilgisi sadece eğitimsel amaçlar içindir ve bir sağlık çalışanı ile yapılan görüşmelerin yerine geçmesi amaçlanmamaktadır. Hasta bakımı ile ilgili tüm kararlar hastanın kendi özelliklerini de göz önünde bulunduran bir sağlık çalışanı ile birlikte alınmalıdır.


TOXOPLAZMA ENFEKSİYONU

Doç.Dr.Ramazan MERCAN
 
Toxoplazma gondii bir parazit olup; taşizoit, bradizoit ve sporozoit adı verilen üç formda yaşamını sürdürebilmektedir. Parazit gebe kadınlara çiğ veya iyi pişmemiş et ve kedi pisliğinin bulaştığı toprak ve sudan bulaşabilmektedir.

 
Erişkinlerde enfeksiyon genellikle belirti vermemekte, ancak parazitlerin kana karışması ile plasentada enfeksiyona yol açabilmekte ve buradan da bebeğe bulaşabilmektedir. Bebekteki enfeksiyon başlangıçta bütün organlara yayılmakta, daha sonra karın içi organlardan temizlenmekle birlikte, sinir sisteminde yaşamına devam edebilmektedir.

Toxoplazmanın yaygınlığı ülkeden ülkeye farklılıklar gösterebilmektedir. A.B.D.’de erişkin kadınların %15’i daha önce enfeksiyonu geçirmekle birlikte, bu oran Fransa’da oldukça yüksektir. Türkiye’de de bu oran oldukça yüksek görünmektedir. Bu nedenle gebelerde bu enfeksiyonun daha önce geçirilip geçirilmediğinin araştırılması ve geçirmemişse koruyucu önlemlerin alınması gerekir.

Annedeki enfeksiyon genellikle hiçbir belirti vermemektedir. Bazı hastalarda yorgunluk, kaslarda ağrılar ve lenf bezlerinde şişlik görülebilir. Hastanın bağışıklık sistemi normalse enfeksiyon tamamen iyileşmekte, bağışıklık sisteminde sorun olan hastalarda ise beyin iltihabına kadar giden ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Karın içerisinde enfekte olan bebeklerin büyük bir bölümünde doğumda hiçbir anormal bulguya rastlanmamaktadır. Bazı bebeklerde ise düşük doğum ağırlığı, karaciğer ve dalakta büyüme, sarılık, anemi, sinir sistemi bozuklukları, beyinde kireçlenmeler, beyinde su toplanması, kafatasının küçük olması ve körlük görülebilmektedir. Bu beyin bulgularına bağlı olarak çocukta havale görülebilmektedir. Ayrıca doğumda tamamen normal olmasına karşın bazı bebeklerde daha sonra körlük görülebilmektedir.

Tanı

Öncellikle bütün gebelerde toxoplazma taraması yapılarak daha önce enfeksiyonu geçirip geçirmediğinin araştırılması gerekir. İgG ve İgM antikorları enfeksiyon geçtikten sonra uzun süre pozitif kalabildiği için tanıda yanılmalara yol açabilmektedir. Genel olarak İgG pozitifliği daha önce geçirilen enfeksiyonu göstermekte, İgM antikorları aktif enfeksiyonu göstermektedir. Aktif enfeksiyon tanısı İgG’den sonra İgM’nin pozitif olmasının gösterilmesi veya antikor İgG titresinin 4 kat arttığının gösterilmesi ile konulabilir. Ancak enfeksiyon geçmesine karşın, İgM 1 yıl gibi uzun bir pozitif olabilmekte ve bu tanıyı zorlaştırabilmektedir. Tanıda karışıklığın azaltılması için İgG avidite testi yapılabilir. İgG aviditesinin yüksek olması enfeksiyonun en az 3-5 ay önce geliştiğibni göstermekte, aktif enfekyionu ekarte edebilmektedir. Amnion sıvısında PCR denilen yöntemle bebekte enfeksiyon olup olmadığı gösterilebilir ve gebeliğin 20. haftasından yüksek oranda parazit olması gebelik sonucunun oldukça kötü olduğunu göstermektedir.

Tedavi

Anennin tedavi edilmesi ile enfeksiyonun bebeğe geçişi azaltılabilir. Tedavide Spiramisin ve Primetamin+sulfanamid kombinasyonları kullanılabilmektedir. Spiramisin anneyi tedavi etmekle birlikte, enfeksiyonun bebeğe geçiş oranında önemli bir değişikliğe yol açmamaktadır. Primetamin+sulfanamid kombinasyonu amnion sıvısın parazit görülmeyen gebelerde kullanılabilmektedir. Bu kombinasyon enfeksiyonun gebeye gçişini azaltması dışında bebekte enfeksiyonun şiddetinide azaltmaktadır. Bazı çalışmalarda tıbbi tedavinin enfeksiyonun bebeğe geç,ş oranında bir azalmaya yol açmadığı gösterilmiştir.

Önlemler

Etin iyi pişirilmesi, çiğ et ellenirken eldiven kullanılması

Sebze ve meyvelerin iyi yıkanması veya soyulması

Çiğ et, balık ve sebze-meyvelerin üzerinde bulunduğu yüzeylerin iyi temizlenmesi

Kedi besleyenlerde mama değişimi sırasında eldiven takılması

Evde kedi besleniyorsa kediye çiğ et verilmemesi ve kedinin sokağa çıkarılmaması

 kaynak: www.kedigen.com

son tango 05.03.2007 00:11:58
bende kedilelerin hamileliği üzerine bişi sanmıştım..hamile kadınlar konum dışı..


Sayfa: [ 1 ]