SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Büyüden Arının!

Sayfa: [ 1 ]

03.03.2007 23:11:58
Bir okyanus düşünün: Asımlamak ve kolay ebcedler uygulamak kolay! Öfkenin dehlizi çirkindir... Hımbıl  özgürlüğün sahiplenicileri kalarak, tehlikeli keşif gezileri ve manevi ve sıcakkanlı istekler bulmak isteyeceksiniz sizler?

"Kimsenin yer değiştirmiş ve öfkeyi kaçırmış dogmacı uykularından uyanmasını bekleyemem," diyenler için, yüreklilik ve çözümleme sertliği getirdiği düşünülemez. Yaptıklarınız hal-lat merdivenin tabanına düşmemek için... elleriniz ve bacaklarınız tutuyor zira... Kalbiniz ve usunuzu kirleten açı gergin!

Öfkeli bir adamın diyebileceği, kendini süreçte yitirmeyen sağlamlığı yoktur.  Zaptedilemeyecek tek şey maskenin bir el değişimdir. Fikirlerin gerçek çümbüşünü ve sağduyunun gerçek gücünü, asıl hüviyetin buyruğunu bu öfkeli çıkarım veremez...

Kişiler hakkında yorumlamada bulunan her zatın, karşı atak bilimselliğinin bir ele geçirme kavgası getirdiğini bilmelisiniz. İsteme gücümüz, gerçek kısrağını yakaladığı ilk sanı anında öfkelidir. Ve bu yüzden şiddetli bir mıymıntılık içeriverir.

Forum ahalisinden bazılarının gevşek giysiler altından hak iddia etmesi septik bir akışı parlamenter bir saçmalığa büründürebilir. Hala istemin aşkınlık becerisinden evetleyen isteme aktığını düşünüyoruz, uzun sürmüş bir masal okuma serüveninden sonra bu tür ustaca bir hünerle nasıl olduğunu bilmeksizin dönüşüverebiliriz; stratejik düz-lüğe!

Öfkeli biri konuyu ele aldığında nasıl görünüyor diye çarçabuk heveslenmez, acil ve endişe verici içgüdülerinin  saldırısına uğrar: Kendi öz dirayetinin baskınına kuşkucu olmayan bir deha ile girer.. Fizyolojik olarak gereksinim duyuyoruz ve "ölçü" de olanlar, ölçü'yü özellikle koruma altına alanlar, dinginlik ve sakiniyet yaratanlar, değer biçmelerin yanılsama öfkesine çabuk dalarlar. Bu değer görünüşte mantıktan özerktir, kuışkucu her izlenimin gerisindedir.

Demek istiyorum ki; insan sevgisinin bu kadar "çerçeveli" olduğu muazzam bu ara bölgede, "kendi"nin en çeşitli biçiminin okyanusu nasıl kavraması gerektiğini bilmesi gerekir. Tür muhteviyatının çok yüsek açılarının, görkemli ve sanılı giysilerin içinden yaşantının bu merkezinden çıkması gerektir.

Okyanus: Bir damlanın hareket ediş tarzını, okyanustaki her damlanın konumuna ve zamanına göre geniş açılarla tutabilmesi... şimdiye dek tuzla buz olmuş, sefil olmuş her insanı hareketinin en büyük olanaklarının tüketilmediği açık... Vicdan giysi giymez.

İyi eğitilmiş, tüketilmemiş olanaklar gibi duruyor buradaki tüm çerçeve! Ruhta bilgi ve özgecilik sorunu var. İnsanı ruhunu tarihe götürüp orada tamamen salmalı ve dilsel inancı, şımartılmış bilinci tükürmeli!

Öz erkten kurtulunduğunda terminoloji ve kapaklar patlar, herşey genişler. Bir sözün çıkarımının bu genişlikte hangi zerreleri etkileyip, tekrar sorun olarak kendi düşüncesine yaslandığını o anda angıdan geçiren boyunduruk altına aldığı bilgileri dışarı salıverir.

Gerçek uçmak budur. Hakikat sevgisi bir ödül getirmez. Geniş bir anlak! Persektifsizlik ve hiçlik!

İnsanı kabiliyeti yükseğe çıkmış, tüm yolunu saptırmış olarak kazanımına erdirir.

"Burada kaba bir yönetim yok, paha biçilmez doyumluluğun katkat ruh huzuru bulma isteği ve eşlenik bulma fırsatçılığı var. Ve bunu herkes yapıyor, her kes! Günlük yaşayışın hesabı veriliyor."

Sevgiyi, zıttına bir gösteriyle egemen olma çekici altına aldınız? Bu iş kendi var olan öğreti-lerinizin mirası!

Burada herkes haklıdır, gündelik yaşayışların çobanı olmak sizlerin çukurundadır.  Bir gün korkulacak bir şeyin kalmaması gerekiyor: Bu ancak saflık ve arı bir ruh bulundurmaktan geçiyor...

Her olanağı sonuna kadar düşleyen yetişme bir tip ilk cevabı verecektir:

"Artık büyüden arının! Ve düşünceden, insani düşünceden!"

03.03.2007 23:54:25
ainesi iştir kişinin söylediği lafa bakılmaz...

(sözün sahibi değil sözü dillendiren; hades)



Sayfa: [ 1 ]