SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sinema

Konu: Aile olmak gün ışığı gibidir (Little Miss Sunshine)

Sayfa: [ 1 ]

deniz 28.02.2007 19:54:25
Aile olmak 'gün ışığı' gibidir

Amerika'yı ya da Batı'yı genelde aileye bizim kadar değer vermemekle ya da ailelerini birbirine bağlı olmamakla, yozlaşmışlıkla suçlarız. Bazı noktalarda haklılık payımız yok değildir ama tüm bu genellemeleri yıkacak bir film var karşımızda. Amerika'dan ama bir o kadar da 'her yerden' bir film 'Little Miss Sunshine'. Çünkü galiba 'aile olmak', her yerde aynı anlama geliyor. Küçük bütçeli (3 milyon dolar) filmin sadece Amerika'da milyonlarca kişi tarafından izlenmiş olması, Amerikalıların aileyi ne kadar özlediğini de gösteriyor gibi. 27 Aralık'taki verilere göre film, Amerika'da 59 milyon 433 bin 889 dolar, dünyada 86 milyon 415 bin 209 dolar hasılat yaptı.
Hiçbir şey tesadüfi değil; her alandaki vahşi rekabetin hızla arttığı, paranın tüm değerlerin üzerine geçtiği bir dünyada böylesine 'küçük' bir filmin bu kadar güzel tepki alması da şaşırtıcı değil. Çünkü artık herkes naif, kendi halinde öyküler izlemek ve yaşamak istiyor.



'Little Miss Sunshine', orta halli bir Amerikan ailesinin küçük kızı Olive'in katılmak istediği güzellik yarışmasına cümbür cemaat gidişlerini anlatan keyifli bir yol filmi. Bu keyfin içinde, bizi dönüştürebilme gücü olduğu da kesin. Hayatı ve yakınımızdakileri, bizden farklı olanı, her zamankinden çok sevmemize neden oluyor. İnsanları yargılamadan, oldukları gibi sevebilirsek bir aile olabileceğimizi anlatıyor. Tıpkı filmdeki anne karakteri Sheryl'in yaptığı gibi. Filmin öyküsüne incelikle yerleştirilmiş, karakterlerin damarlarına işlenmiş muhalifliğin de altını çizmek lazım. Buna, bu tür filmlerin iyi örneklerinde olan tekrar tekrar izleme isteği uyandırmasını da eklersek, film tadından yenmiyor.

Filmin senaryosu, senaryonun 100. defa yeniden yazılmış haliymiş. Tek bir fazla sahnenin bile olmadığı, su gibi akan öykülemeyi düşününce insanın, Michael Arndt iyi ki bu kadar çok çalışmış diyesi geliyor. Filmin bizi içine alan içtenliğinin arkasında, kuşkusuz hiçbir ticari amaç gütmeden yürekle ve samimiyetle yazılmış senaryosu ve yönetmenlik var.
Filmin yönetmenleri; reklam filmi ve Red Hot Chili Peppers, Beastie Boys, R.E.M., Smashing Pumpkins gibi müzik grupları için çektikleri başarılı kliplerle tanınan Jonathan Dayton & Valerie Faris çifti. 'Little Miss Sunshine' hem Kaliforniyalı yönetmenlerin ilk sinema filmi hem de Michael Arndt'ın yazdığı ilk senaryo. En iyi film dahil dört dalda (En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve En İyi Özgün Senaryo) Oscar adaylığı ve farklı festivallerden 19 ödül, 38 adaylık alan film ayrıca, 2006 Sydney Film Festivali'nde En İyi Film-Uluslararası Sinema Seyirci Ödülü'nün de sahibi oldu. Film, 31 Mart-15 Nisan tarihlerindeki 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin 'Akbank Galaları' bölümünde de izlenebilir.

son tango 28.02.2007 22:55:12
aslında büyük ödülü bu bağımsız filmin alması gerektiği düşülüyordu,ama malum,bu tarz filmlere o ödül asla gitmez..fakat,bu filme de en iyi özgün senaryo ödülü verilerek ''bak koçum,büyük ödül aslında senin,ama sen bunla idare et'' mesajı verilmiş olundu..oscardan bahsediyorum tabii,yanlışlık olmasın Smiley

Amon 01.03.2007 00:46:23
amerikalilarin ailevi yapisi ile ilgili hic konusturtmayin beni.
bir baslarsam, sayfalarca yazarim.
Sifirlar...
hatta eksi sifir... Tongue

RenaultFerrari 21.08.2007 23:02:31
burda bir alie filmi yapılsa kimse izlemez
neden
çünkü bizlerin istediği şey talep ettiği şey başka
kim takar Aileyi....
Amerikalılar şu anda Allah indinde kat ve kat bizden daha iyiler

ispat istersen
bak nasıl yaşıyorlar..
Allahta diyor ki  ey bana inananlar inandım diyinler
ben yeryüzünü salih kullarıma veririim diyorr senin deden dünyanın en büyük efendisi olsada
ben yeryüzünü salih kullarıma veririm
amerkalılara yahudiler
evet yahudi toprakları alıyor

çöl oraları çöl
ingiliz general burası adam olursa bende bilmem neyim diyoorr

4 ayda yahudiler orayı cannet bahceleri yapıyorlşar denizlerin dibinde kumlar alıyor
bilmem nerden toprak çıkarıyorlar
generalide çağrıyorlar utandırıyorlar ve heykelini yaptırıyorlar
heee aklıma geldi
deve heykeliiiii
ama niçin deve oarasını unuttum

yeryüzünü salih kullarımı veririm...
biz bu ayete daha iman etmemişiz... Allah Hazreti Muhammed  mevlana diyoruz
ama maalesef islamın ve cihanın ve insanın cahiliyiz
Amerikalıları çekiştiriyoruz
çekiştir
ben bilmem ama
ondan başka bir söz dinlemem
oku ayeti
arza salih kullarım varis olur...
söz bitti... iman ediyorum bu ayete
onlar varis olmuşlar çocuklarıda torunlarıda belki 
...

yahu amerika dünyanın neresinden oturuyor
ama gelmiş buralara kadar ellerini uzatıyor..
çünkü neden
Ahlaki kural....
şevket ve azamete sahipler
eğer banane diyip oturdukları yerde otursaydı şevketi olmazdııı...
ahlak öyle der
bir milletin... bir camianın... bir ailenin nasibi..feyz ve azametinin yükselmesi.. ancak iki şey ile olabilir

1 =: bireylerin kalb ve kalıplarının birlerşmesi yani birliğe olan meyyileri nisbetinde
yani Allaha A dersen bakamaz
L dersen bakmaz
h dersen bakamaz
ama Allah dersen bakar
sende ailenle birleşerek Allah demedikcede Allah bakamaz ve vermez
senin nasibin ancak ailenle ne kadar birleşirsen o kadar

2. şart: bireylerin Mevk-i vekarından düşmez bir hakimiyete sahip olmalarıdır

mesela : bir adam gelmiş zekat verecek
bakıyım ellerine sen sigara içmişsin yürü
sen bizden değilsin yürü senin tibini beğenmedim yürü
bu muameleye tabi olan kişide ne yapsın.. vekarı hakimiyeti yok
vekarı olsaydı derdi ki o zengine
itlik yapma....
Allah diyor ki benim size verdiğimden verin
senin değil o...
zekat içinde diyor ki
hissei ilahidir
itlik yapma
ver bakalım hesabını demektir
 
verkarı hakimiyet bir misal daha
Amerika ben burada oturuyorum deyip
dünyanın öbür ucundaki topraklardan banane demiyor
taa nerelere elini uzatıyor
neden
çünkü Ahlaki kural
bir milletin bir aileinin şevket ve azameti mevki vekarına düşmez bir hakimiyete bağlıdır
banane deyip azıcık onlara toprak verelim deyip kuzu gibi oturmak değil



berry 21.08.2007 23:38:29
şu ufaklığın sahnedeki haline çok gülmüştüm konuşmayan velete de uyuz olmuştum..çok da güzel diildi ama  küs


Sayfa: [ 1 ]