|
||
| İngilizceden çeviriler Sapiens sorunu yanlış anlamışım | ||
|
||
| ben yanlış yazmışımdır herzamanki gibi | ||
|
||
| Gönlüm Gönlüm, sadece seni bilenler Ve anlayanlarla otur. Yalnızca çiçeklerle dolu bir ağacın Altında otur. Şifalı otlar ve ilaçlar satılan pazarda Başıboş gezinme İlacı tatlı olan bir dükkan bul Eğer bir ölçün yoksa Çabucak soyacaktır seni insanlar. Sahte paraları alırsın Gerçek zannedip. Doldurma kaseni her yemekle Gördüğün her kaynayan çanaktan. Her şaka komik değildir, anlam arama Mana olmayan yerde. Her göz göremez, Her denizin incilerle dolu olmadığını. Gönlüm, özlem şarkısını söyle Bülbül gibi. Büyü katar şarkı söyleyen sesin Her taşa, her dikene Önce koy başını aşağı Sonra bırak gitsin Bütün telaşlar Birer birer. Işığı kucakla ve bırak sana yol göstersin Arzu rüzgarlarının berisinde. Orada bir kaynak bulacaksın ve onun görüş sularıyla beslenerek Bir ağaç gibi meyve vereceksin Herzaman |
||
|
||
| Hangisi BENİM / Mevlana Şu insanlardan hangisi ben'im? Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle, ağzıma, sözüme kulak asma. Hem sen beni elden çıktı bil. Yoluma kadeh madeh koyayım da deme. Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim. Hem ben tıpatıp sana benzerim. Ağlarsan ağlarım, gülersen gülerim. Asıl sen vardın ortada, ben senin elinde bir ayna. Sen yeşillikte bir ağaç, ben senin gölgen. Ben senin gôlgen olduktan sonra hemen gider kendime bir dost ararım kurmak için yanında çadırımı, ararım bir taze gül fidanı. Sonra sâkinin kapısına varır, vurur testimi kırarım. Sonra oturur bardak bardak içerim ciğerimden akan kanı *** Can mylia'M; buralar sensiz çorak, buralar sensiz bitap-ı keder... |
||
|
||
| Bu dünyada ne kimseye Uymuşluğumuz var, Ne şu atlas kubbe altında Ev kurmuşluğumuz. Biz susuz kalmışız, İçtikçe içiyoruz. Güzel bir sarhoşluğumuz var, Güzel, hiç doymayan. Rahmet denizinin dalgasıdır bu; Bir saman çöpünden baska bir şey değildir Bu dalganın üstünde düşman. (bak şer için ne demiş )
|
||