SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Mevlana Şiirleri

Sayfa: [ 1 ] 2 3

01.10.2004 09:23:29
Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana?
Seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi benim
Kaynağın benim demedim mi?

Bir gün kızsan bana
Alsan başını yüzbin yıllık yere gitsen
Dönüp kavuşacağın yer benim demedim mi?

Demedim mi su görünene razı olma?
Demedim mi sana yaraşır otağı kuran benim ancak ?
Onu süsleyen, bezeyen benim demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın?
Senin duru denizin benim demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin?
Demedim mi soğuturlar seni?
Oysa senin ateşin benim
Sıcaklığın benim demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin ,
Yani beni kaybedersin demedim mi?
Söyle bunları sana hep demedim mi?

                                Mevlana Celaleddin Rumi

01.10.2004 09:44:45
*"Güneş gibi ol, Şefkatte Merhamet'te
Gece gibi ol, Ayıpları örtmek'te
Akarsu gibi ol, Keremde, cömertlik'te
Ölü gibi ol, Öfkede, asabiyet'te
Toprak gibi ol, Tevazuda, mahviyet'te
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol."

*" Nice insanlar gördüm, üzerlerinde elbiseler yoktu. Nice elbiseler gördüm, içlerinde insanlar yoktu."

*"Bu hırka içinde olduğunuz müddetçe ne kimseden incinir, ne de kimseyi incitirsiniz."

*"Cübbe ve sarıkla insan bilgin olmaz. Bilginlik insanın özünde bulunan bir hünerdir."

*"Adam, sakalla adam olsaydı keçiler de adam olurdu. Çünkü her keçinin sakalı, bıyığı var; ancak keçi kötü bir kılavuzdur. Kendisine uyanları peşine takar kasaba götürür."

*"Gam gönülden neyi döker, neyi sökerse, karşılık olarak daha iyisini getirir."

*" Dünya kuru bir istek, faydasız bir oyuncaktan ibarettir.Bizler de onların çocuklarıyız.

*" Ne kadar zengin olursan ol, yiyebileceğin kadar yersin."

*"İnsanların faydalısı, insana faydalı olanıdır."

*"Pekmez içinde ne kaynatılırsa kaynatılsın, pekmez adını alır. Bilgi de nurla karışır, kaynatılırsa inatçı bile bilgiyle aydınlanır.


*" İki yüzlünün özür dilemesi kabul edilmez, güzel de değıldir. Çünkü özür onun dilindedir. Gönlünde değil."

*" Seviyoruz ve hayatımızın güzelliği o yüzdendir."

*" Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar."

*"Sabır, ulaşmanın anahtarıdır."

*" Kin sapıklığın da aslıdır, kafirliğinde."

*" Sabrın sonunda açlık, iki misli oldu mu, arpa ekmeği helva kesilir."



*"Biz güzeliz sende güzelleş, bizim huyumuzla
huylan, başkalarının huyunu bırak.
Cevher madeni olmak istiyorsan, gönlünü aç,
göğsünü deniz haline getir."


*"Gene gel! gene gel! her ne isen gene gel!
Kafirsen, ateşe tapıyorsan, puta tapıyorsan da, gene gel,
Bu bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değil,
Yüz kere tövbeni bozmuşsan da gene gel!"

deniz 01.10.2004 09:50:55
demedim mi nin sölerini şems' e mi yazmış acaba ?  Wink

ne büyük muhabbet yaa  Smiley

01.10.2004 10:02:44
Mevlana'nin 7 ögütü

* Cömertlik ve yardim etmede akarsu gibi ol.

* Sefkat ve merhamette günes gibi ol.

* Baskalarin'nin kusurunu örtmede gece gibi ol.

* Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

* Tevazu ve alcak gönüllükte toprak gibi ol.

* Ya oldugun gibi görün, Ya göründügün gibi ol.

01.10.2004 13:37:03
"Ey ,minik yaprak ,söyle,nerden buldun dalı delecek gücü?
Nasıl çıktın zindanından dışarı?
Anlat bize,anlat ki,biz de kavuşalım ışığa ,biz de çıkalım zindanımızdan dışarı!
Ey servi,yerde bitiyorsun ama nasıl da atılmışsın gururla göklere!
Kimden öğrendin,nasıl yapıyorsun bunu?
Öğret bize de yükselmeyi göklere..
...
Ey,baştan aşağı kanlara kesen gonca,sen ki kendinden çıktın!
Bize de anlat :Nedir bu aşk?Öğret nedir kendinden çıkma?
..
Ah bir görebilseydim kendimi
Beyazı verir renklerin bileşimi
Ama benim ruhum sükun nedir bilmiyor
Yine de içim çok rahat
Sınırsız denizinde ruhumun
Denizler boğuldu çünki.
....."

Zamanını delen ve geleceğe taşan  sözler bunlar.
Bütün bunların yanında aşağıdakilerini de söylemiş anladığım kadarıyla ve elbette tüm gerçeğiyle  tanımalı...

"Bir zamanlar düşmezdi elimden Kur'an
Şimdi onun yerini rebab aldı
Hiç durmadan Tanrı'yı anan
Dudaklarım şiirin eline kaldı"

05.03.2008 15:15:50
Bir Ruh Aradım Denizde

Bir ruh aradım denizde
Bir mercan buldum orda;
Okyanus yayıldı çıplak
Köpüğün altında bana.

Kalbimin gecesine
Dar bir yöl uzerinde
El yordamıyla girdim; ve bak! ışık,
Sonsuz bir gün ülkesi.

Çeviren: Vehbi Taşar


05.03.2008 15:16:47
Deliliğin Gülü

‘Denge’, ‘ölçülü hareket etme’, ‘uygun davranış’ konularında saçma sapan konuşurlar.

Kapılarından birine gizlice şunu yazdım:

“Bildiğini sanırsın.
Sen öldün çok önceleri:
Gördüğünü mü sanarsın?
Sebep senin gözlerini yedi.”

En küçük atomun sınırlarının ötesinde küçüldüm,
En uzak yıldızdan daha uzağa genişledim.
Rumi’den bütün geri kalan
Yalnız bu bahçe, gülümseyen yemişle.

Bu mucize, hergün şafak ve gün batımı gibi
Ekmek kadar normal, sevişmekten sonra uyku gibi,
Ona bakarsam, kendi imajımı görürüm,
Kendiminkine bakarsam, Onunkini, aşk ateşi.

Öğüt kendini değirmende, çıkar elbiselerini
Kör eden sevgi dolu sessizliğe
Kal orada görünceye kadar
Işığa bakıyorsun,
Onun kendine ait asla yaşlanmayan gözleriyle.

Birzamanlar ben de senin gibiydim, okumuş ve “aklı başında”,
Ben de aşıklarla alay ettim,
Şimdi sarhoşum, çılgına döndüm, zayıfladım ısdırapla.
Kimse emniyette değil! Dikkat et kendine.

Yalnız şarabı koklamayı gereksinirsin
Her boşlukta alev alev yanan görme gücü için.
Ne alevlerdir onlar şarabın güzel kokusundan gelen!
Hayalinde canlandır şarap olduğunu sen.

Sevdiklerini söylerler, ve böylesine itinalı ayırımlar yaparlar,
Ateşi görmüş olsalardı onlar eğer, isimlendirebilirlermiydi onu alev alev?
Bir anlık delilik, ruhları bir harabeye döner.
Dua ederim hepsi için: Harap et onları ölmeden evvel.

İkiliği eskimiş bir bulaşık bezi gibi çöpe attım
Bütün zamanları ve alemleri görürüm ve bilirim
Bir olarak, Bir, herzaman Bir.
Öyleyse ne yapmam gerek sana kimin konuştuğunu kabul ettirmek için?
Kabul et ve herşeyi değiştir!
Bu Tanrı’nın duvarlarından yankı yapan kendi sesindir.

Ben günlerce bu dünyada değilim
Ne de dışındayım onun
Ne “burada” ne “orada”
Yalnızca sessizlik, ışık, boşluk.

Ne söylenirse söylenilsin, ne düşünülürse düşünülsün
Ben Senin içindeyim ve ben Senim.
Anlayamaz bunu hiç kimse
Aklını kaybedinceye dek.

En kuru, en beyaz, uzamında,
Acı’nın sonsuz çölünün,
Akıl sağlığımı kaybettim
Ve bu gülü buldum.

Mevlâna Celâlettin-i-Rumî

Rumi, 'Biz Üçüz', Mesnevî VI, satır 831-845

05.03.2008 15:32:06
Değilim Ben, Ben İken

Söyleyeceğim dedim söyleyebildiğim kadar iyi, kalbimin hikayesini;
Gözyaşlarımın fırtınasında yakalanan, kanayan bir kalple,

Başaramadım yapmayı bunu!
Bağlantı kurmaya çalıştım olayla kırık, sessiz sözcüklerde;
Düşüncelerimin bardağı o kadar narindi ki düştüm kırılmış cam gibi parça parça
Bir çok gemiler yok oldu bu fırtınada;
Benim yardıma muhtaç gemim nedir onlarla karşılaştırılınca?

Dalgalar yok etti benim gemimi, ne iyi kaldı ne de kötü;
Kendimden özgür, bedenimi bağladım bir sala
Şimdi, ne yukarıdayım ne de aşağıda- hayır bu değildir doğru bir tanımlama;
Bir an bir dalganın üstündeyim, ve sonraki an. bir başkasının altında
Varlığın farkında değilim, yalnız budur bildiğim:
Değilim ben, ben iken, ve ben değilken, benim!

(Divan 1419:1-6)

05.03.2008 17:38:48
BiR olmak.....aleni ve gizli.....Tek değil!

Zıtlıkları buluşturup, ayrıları eritmek bir potada.....ben demeden, senleri görebilmek dışarıdan, gözleri çoğaltıp bakışları TEK kılabilmek, kendi içinde sen olabilmek, dışındaki seni unutarak!

06.03.2008 21:12:18
Öldüğüm Gün

Tabutum taşınıyor öldüğüm gün –
Fakat sanma benim kalbim hâla yüzündedir bu yeryüzünün!
Ağlama ve acı çekme benim için – ah ne kadar kötü oldu diye!
Ağlama, “Eyvah, ayrıldık!” diye cenazemde benim –
Sevinç dolu toplantı zamanıdır bu benim için!
“Hoşça Kal” deme bana mezara indirildiğimde –
Bir perdedir o ilelebet mutluluk için.
“Alçaltılmayı” gördün – şimdi yükselmeye bak!
Tehlikelimidir ay ve güneş için batmak?
Sana batmak gibi gözüken, kalkmaktan başka şey değildir;
Tabut tutukevi gibi gözükür, fakat özgürlük demektir.
Hangi tohum düştü içine yeryüzünün oradan büyümemiş olan?
Ne diye kuşku edersin insan tohumumun sonundan?
Hangi kova dolmadan geldi su sarnıcından?
“Yusuf” ruhlu olan ne diye korksun bu kuyudan?
Ağzını burda kapat ve onu öteki tarafta aç
Duyulsun diye ilâhilerin içinde O yerin - hiç-bir-yer olmayan!


21.03.2008 09:48:10
Yok Başka Söylenecek Şey

Ah, başımızın üstünde dönen gök!
Aynı hırkayı paylaşırsın sen benimle güneşin aşkı için.
Tanrıya aşık oldun – ve sana söyleyeyim sırrını açığa vurduğunu neyin:
İçerde ve dışarda ışık saçarsın ve bereketlisin.
Denizde sırılsıklam olmazsın, yeryüzünde sınırlanıp kalmazsın;
Ateşte yanmazsın, ve rüzgârdan tedirgin olmazsın
.
Ey değirmen taşı! hangi sudur döndüren seni?
Anlat hikayesini! belki de demirden yapılmış bir tekerleksin.
Döner bir yana ve yeryüzünü yağmur damlalarıyla yeşillendirirsin cennetteki gibi,
Sonra öteki yana döner ve ağaçları köklerinden sökersin, fırtınadaki gibi,
Güneş öbür yana döner ve ağaçları söker köklerinden fırtınada,
Güneş bir kandil ve sen bir pervanesin davranışta;
Ağını örerek bu bu kandilin etrafında.
Sen İhram giyinmiş bir hacısın turkuvaz renkli
Kâbenin etrafında dönersin hacılar gibi;
Tanrı dedi kurtulur kim hacca giderse kötülükten
Ey görevini bilen penceresi gökyüzünün sen eminsin kötülükten.
Herşey bahane, olan sadece aşktır ve yok onun yanında başka hiçbirşey;
Aşktır Tanrının evi ve sen o evde yaşıyorsun.

Yok başka diyeceğim şey, çünkü söylemek mümkün değil;
Tanrı bilir ne kadar daha çoktur içimde bağıran söylenecek şey.


(Divan 2997:1-10)
Çeviren: Fatemeh Keshavarz,

22.03.2008 00:45:05
Ey Balçık Dünya

Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.

İsa'nın yurdu değilsin sen,
yayıldığı yersin eşeklerin.
Nerden tanıdım seni bilmem ki,
nerden parçası oldum bu yerin,

Bana vermedin bir yudum tatlı su,
sofranı yaydın yayalı.
Elimi ayağımı bağladın gitti,
elimin ayağımın farkına varalı.

Bırak da bir ağaç gibi
yerin altından çıkarıp ellerimi
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,
uzayıp gideyim bâri.


Ey çiçek, dedim çiçeğe,
dedim, bu küçük yaşta sen,
neden ihtiyar oldun bu kadar,
dedim, nasıl oldu bu böyle?

Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,
sabah rüzgârını tanıyalı,
hep yukarlara doğru çıkar
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.

Şunu da söyledi çiçek:
Madem aslımı tanıdım,
madem yersizlik âlemi aslım,
artık bana tek bir şey düşecek:
Yücelip aslıma gitmek.

Sus yerter artık,
var git yokluğa haydi,
yoklukla yok ol.
Git, yokluklardan tanı
yokluktan var olanı.


ali2493 27.03.2008 00:47:03
Başka Yarınlar

Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
dünyada bir başka gidiş

Biz senin gözlerinden gördük
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
iki cihandan da dışarı

Seven insanın ayağı mı yok,
işte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.

Gözlerinin denizinde onu arama.
Oinci bir başka denizde.

Bakarsın bugün sever bu yürek,
yarın sevilir bakarsın.

Yüreğimin özünde başka yarınlar var...
 

 

ali2493 27.03.2008 00:48:34
Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.
Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol...

ali2493 27.03.2008 00:54:57
Paranı ver, gönlünü ver, canını ver
Ama SIRRINI VERME! ...
Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say
Ama YERİNDE SAYMA! ...
İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen
Ama KENDİNİ BEĞENME! ...
Emek ver, kulak ver, bilgi ver
Ama SAKIN BOŞ VERME! ...
Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle
Ama KİN BESLEME! ...
Davet et, hayret et, ülfet et, affet
Ama İHANET ETME! ...
Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku
Ama LANET OKUMA! ...
Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç
Ama GÜLÜP GEÇME! ...
Gönül al, dost al, yoldaş al
Ama BEDDUA ALMA! ...
Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş
Ama UŞAKLAŞMA! ...
Doğrul, sayrıl, evril, devril
Ama EĞRİLME! ...
Hislen, tasalan, seslen, uslan
Ama PASLANMA! ...
İtil, ütül, atıl, katıl
Ama SATILMA! ...


Sayfa: [ 1 ] 2 3