|
||
Ben bir elbise askısıyım.
Bu cümleyi kendine kırk kere söyle ya da yüksek sesle tekrar et. Ya da aynanın karşısına geç mesela ve bir elbise askısı gibi davranmaya çalış. Akbaba gibi göründün değil mi? Haydi yüksek sesle söyle! "Ben bir elbise askısıyım!" Kendini onun yerine koy. Mesela bir otel odasında yaşa. "Günlük" elbiselerin askısı ol. Tanımadığın insanlar gelip elbiselerini sana assınlar.Hep başka gecelerde, başka "herşey dahil" lerin içine dahil ol. Birkaç gün kullanıl ve sonra atıl. Unutul git. Evet, otel odasında bir elbise askısı ol. Ne kadar da azap verici. Ya da bırak otel odasını, süslü bir evin askısı ol. Üzerine asılanlar senden hep daha değerli olsun. İçeriğin ya da boyun değil, önemli olan hep "işlevin" olsun. Yüzüne bile bakmasın seni kullanan ve kırılana dek seni kullansın. Yalnızca bir işe yaradığın için... O lüks düşkünü öyle istiyor diye. "Ben bir elbise askısıyım" Kalabalık evdeki "paylaşılamayan" elbise askısı ol. Sürekli yer değiştiren, özlenilen , istenen askı. Arzu edilen elbise askısı. Ne taşıdığın önemli değil, kimin için taşıdığın önemli olsun. Muzaffer bir komutan gibi salın dolaplarda, oradan oraya dolaş, peşinden koşulsun. Ne olursan ol, sonunda bir elbise askısısın ve kırıldığında çöpe atılacaksın. Haydi bağır.. "Ben bir elbise askısıyım" Bence bir bok değilsin. |
||