|
||
| şimdi elimizde , gerçekten inananın oldugunu ölçen bir terazi yok. bunuda bırakalım,faşistlerin (içerisinde inanan da var inanmayanda) ama ülküleri için biraradalar. veya kurtuluş müçadelesi (savaş var)inanan veya inanamayan hepsi cepede degilmidir. biliyorsunki paranın dini imanı olmaz,parayı (gayrımeşru yoldan)kazanmak için bunlar ikinçildir. amaç parayı kazanmaktır. sonuçta nerden bakarsan bak ,çıkarlar uyuşuyorsa yanyana gelirler.kısa veya uzun vade farketmez. |
||
|
||
| empati diyorum sadece.....insanlık diyorum...saygı kavramı....kürdün türkü, türkün kürdü kabullenişleri...beyazın zenciyi...komunistin faşisti,faşistin komünisti kabullaneşi....fenerin cimbomu...heteroseksuelin,homoseksüeli...hristiyanın müslümanı..erkeğin kadını kabullenişi.. bence hepsindeki mantık bir özünde...ötekiyiyle birlikte yaşayabilme yeteneği erdemi değil..... ........... |
||
|
||
inanan insanın inandığı kitabın düz mantığına göre o komünisti öldürmesi gerekir ama öldürmüyor demekki insan bünyesi o kötülüğü kaldırmıyor ve o insan gerçekten inanmıyor Allah allah!Aranıza girmek istemiyorum, ama yanlışmı anladım.inanan insanın kitabı bazı durumlarda kişinin katil mi olmasını istiyor? yani Allah'ın vermiş olan emanet canı ,bir kula alma iznimi veriliyor, azrail olarak görevlendiriyor?öylemi?
|
||
|
||
inanan insanın inandığı kitabın düz mantığına göre o komünisti öldürmesi gerekir ama öldürmüyor demekki insan bünyesi o kötülüğü kaldırmıyor ve o insan gerçekten inanmıyor Dinler tapınaklarına zarar vermeyen komünistleri öldürmeyi öğütlemez sayın flzf, dinlerde meşru müdafaa diye bir olgu vardır. Meşru müdafaada kötülük değildir. |
||
|
||
| elçi,peki birşey sormak istiyorum... sıvas,maraş katliyamları yapanlar bu dine inanmıyorlarmıydı.inanıyorsa neden yaptılar açıklarmısın lütfen.... |
||
|
||
| gökdeniz; aynı şekilde düşünürlerin düşüncelerini öldürerek yoketmeye çalışan düşüncesiz din fanatiklerininde tapınak yıkan düşüncesizlerden farkı yoktur. | ||
|
||
| Kur'an öyle yapmalarını emretmiyor. Bu insanların dine körü körüne bağlı olmaları.Kur'an öldürün demiyor.İnsan vücudu allah'ın bir emanetidir , bu emanetten sorumlusunuz diyor.Bunu yapmak içinde ayrım gözetmiyor. inanmayana işkence edebilirsiniz demiyor.emanet emanettir. | ||
|
||
inanan insanın inandığı kitabın düz mantığına göre o komünisti öldürmesi gerekir ama öldürmüyor demekki insan bünyesi o kötülüğü kaldırmıyor ve o insan gerçekten inanmıyor Allah allah!Aranıza girmek istemiyorum, ama yanlışmı anladım.inanan insanın kitabı bazı durumlarda kişinin katil mi olmasını istiyor? yani Allah'ın vermiş olan emanet canı ,bir kula alma iznimi veriliyor, azrail olarak görevlendiriyor?öylemi?evet bak anlıyon yavaş yavaş din öldürmeyi emrediyor bende hiçbir dine saygı duymuyorum dindarlar kitaplarına saygı duyamıyorki ben duyayım ifadeler açık ve net vahşice öldür kes doğra ne güzel ifadeler diğmi
|
||
|
||
şimdi elimizde , gerçekten inananın oldugunu ölçen bir terazi yok. bunuda bırakalım,faşistlerin (içerisinde inanan da var inanmayanda) ama ülküleri için biraradalar. veya kurtuluş müçadelesi (savaş var)inanan veya inanamayan hepsi cepede degilmidir. biliyorsunki paranın dini imanı olmaz,parayı (gayrımeşru yoldan)kazanmak için bunlar ikinçildir. amaç parayı kazanmaktır. sonuçta nerden bakarsan bak ,çıkarlar uyuşuyorsa yanyana gelirler.kısa veya uzun vade farketmez. uzun vadede yada asıl çıkarlarda paralellik söz konusu değil iyi ve kötü aynı çıkara ortak olmaz ve komik olan şu ki adamlar ben kitaba inanıyorum diyo içinde ne yazdığını bilmiyor işte bu çok komik
|
||
|
||
| bir ateistle bir inanan yanyana gelebilir mi? gelebilir. ama her birlikteliğin içeriği, rengi ve durduğu zemin farklıdır. hangi sorun ve sıkıntı üzerinden bir araya geldiği temel belirleyici bir nitelik taşır. bir fabrika işçisi inanan birisi ve bir fabrika işçisi inanmayan birisi. iktisadi açıdan ele aldığımızda, inanan ve inanmayan işçinin, inanan ve inanmayan patronlar tarafından, artı değer ve kâr üzerinden sömürüye tabii tutulduğunu düşünürsek ,inanan ve inanmayan işçi arasında yaşamsal açıdan bir fark oldugunu kim iddia edebilir ki? her ikisi de sömürülüyor, her ikisi de bu yaşamdaki temel ihtiyaçlarını ve en temel insani ihtiyaçlarını (elektrik, veya su faturası, ev kirası, çocuğunun hastane masraflarını veya okul vs vs.) karşılayamamanın sıkıntılarını ve bunun psikolojik sendromlarını yaşamaktadır. bu psikolojiyi yaşayan hangi insan, psikolojik anlamda sağlıklı olabilir. veya hangi insan ve kitle bu sorunların kendisini nasıl da çaresiz bir durumda bıraktığını düşünerek, din veya inanç çatısı veya bayrak sevdasına girer... bu yaşamsal süreç üzerinden inanan veya inanmayanların somut ve zorunlu bir araya gelebileceğinin ve gelmekten başka çaresinin olmadığının en somut göstergesidir. yaşamsal süreç olarak kısaca bu şekilde nitelendirilebilir.. felsefik açıdan bakarsak eğer, yan yana gelmeleri mümkün değildir. hele hele bu konuyu "din felsefesi" açısından değerlendirirsek, pratiğini bir kenara bırakıp, düşünce anlamında da ütopyamızın en son raddelerinde bile buna yer ayırmak mümkün görünmüyor. "din afyon" gibidir derler. şimdi ben bunun üzerinden düşüncelerimi onaylıyorum ve dogal olarak bir inançlı için "ateist" yaftasını yiyorum. ha bu o kadar da önemli değildir. ama günümüzde bir inançlı insana, temel değerleri ve yargıları üzerinden hakaret eden kişilerin diyaloğu maalesef ki, fiziksel güç kullanılarak neticelendiriliyor. felsefi anlamda anlaşamamanın en temelinde, inananların inandıkları ve tapındıkları inanç ve temel anlayışlara hakim olamamasından kaynaklıdır (bugn bir çok müslüman, müslüman olduğunu iddia etmesine rağmen, allahın kendisine atfen göndermiş olduğu kitap olan, kuran-ı kerimi okumamıştır.) ben tanrıya inanmıyor olmama rağmen, bütün dini kitapları okuduğum halde neden bütün dinleri ve kitapları red ettiğimin felsefi açıdan altını doldurabilirim. böyle bir soruyu soran arkadaşımıza, kuran-ı okudun mu sorusunu sorduğumuzda nasıl cevap alabileceğimi de merak ediyorum... ![]() yani bunu tartışabilmek için, antropoloji, biyoloji, fizik, felsefe, sosyoloji ve en temelinde de iktisat bilimini az/çok kavramak gerekiyor. inanan ve inanmayan, neden inandığını ve neden inanmadığının bilimsel tanımlamasını yapabilmelidir. birisi bilimin kendisi iken, diğeri felsefi literatürde doğmatizm olan kimi tarihsel süreçlerin kendi içinde bir takım kimi evrelerin dondurulması anlamına gelmektedir... uzaaaaaar gider bu... |
||
|
||
| inannan insana saygım vardır keza inanmayanada öyle ama cahile verecek selamım olmaz.... | ||
|
||
| Cahilede önce saygı sonra sabır gerekir, cahile katlanırsan zamanla sana tapar, senin için ölür, senin gibi biri olmaya çalışır.. | ||
|
||
| bütün dini kitapları okuduğunu iddia etmek mübalağa mı yalan mı? | ||
|
||
| orada iddia ettiğim (yazdıklarımın altını doldurmak) söylemimi de görmüşsündür sanırsam... |
||
|
||
| gördüm de bir şey mi kaçırıdm bilmiyorum açarmsınzı siz tüm dinelrin kitapalrını okdunuz mu okumaıdnız mı? ( çok özür dielrim bunu anlama zorunluğu hissettim) |
||