SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Böyle bir şey mümkün müdür?

Sayfa: [ 1 ] 2

Tigris 21.02.2007 01:16:30
1974'teki Kıbrıs çıkarmasına katılan bir asker anlatıyor:

"Çok şiddetli bir taarruz vardı. Mermiler kulağımızın dibinden geçiyordu. Siperde daha önce hiç görmediğim bir asker yanıma yaklaştı. Belli ki bizim birlikten değildi. Bir zarf çıkardı ve:
-"Memlekete dönünce bu zarfı, üzerindeki adrese bırakır mısın?"
-"İkimiz de döneriz inşallah" dedim.

Israrla kendisinin dönemeyeceğini, benim ise memleketime ve aileme kavuşacağımı söylüyordu. Biraz isteksiz de olsa zarfı aldım. Ancak o çatışma sırasında birbirimizi kaybettik. Taarruz bitip memlekete döndüğümden bir-iki yıl sonra eski eşyaları karıştırırken o zarfı buldum. Unuttuğum görevi, geç te olsa yerine getirmek için İstanbul'a gittim. Üzerindeki adres, Aksaray'da eski bir eve götürdü beni. Kapıyı yaşlı bir amca açtı.

-"Merhaba amca. Ben Kıbrıs'ta savaşan oğlunuzdan bir mektup getirdim. Belki kendisi de gelmiştir."
-"Bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz yoktu"

Beni içeri davet ettiler. Eşi, bir fotoğraf albümü ile geldi. Fotoğrafları gösterip:

-"Sana zarfı bu genç mi verdi?"
-"Evet. Çok iyi hatırlıyorum. Buydu." ve işte o an beni şok eden ve hala aklımı başımdan alan şu cevabı verdi:

-"Bu çocuk benim oğlumdu. Fakat onu 15 sene önce Kore harbinde şehit verdik..."

kiya 21.02.2007 01:52:16
tabi, olmuştur böyle şeyler, fekat bi de amerikan harbinde yaşanmış bi olay var, ona da dikkat çekmek isterim:

şimdi amerikan iç savaşında güneyliler tarafından kuşatılan bir atomize birlik, ana karargahtan yardım istemiş, kışa girilmiş, coğrafi koşulların da etkisi ile her iki tarafın da çok zor günler geçirdiği ve ilerlemekte türlü zorluklar yaşadığı bir zamanlarmış. ana karargahtaki kumandan erleri toplayarak çok zor bir görev vereceğini ve bu göreve gönüllü olmak isteyen olup olmadığını sormuş. erlerin içinden biri bu göreve gönüllü olmuş. (tabi amerikalılar böyleler, mesela türkler anlatsa bu hikayeyi; erlerin hepsi gönüllü olmuş diyerek devam ederlerdi.) neyse efendim, bu gönüllü ere komutan bir adet zarf vermiş ve kesinlikle bu zarfın düşman eline geçmemesi gerektiğini, düşman eline geçeceğine erin ölmesi gerektiğini, bu zarfın asla üzerindeki adrese ulaşmadan açılmaması gerektiğini, gideceği yolun çok zor ve tehlikeli olduğunu anlatmış ve bu göreve hazır olup olmadığını sormuş. hazırım, demiş cengav-er. velhasıl, almış mühürlü zarfı, yola koyulmuş. düşman kuşatmalarından geçmiş, sağanak yağmurlarda çamura batmış, dağ tepe tırmanmış, tuzaklardan atlamış ve sonunda kuşatma altındaki bölük komutanına mektubu aynen söylendiği gibi ulaştırmış.

ne yazıyormuş mektupta, merak mı ettiniz?

- şu anda size yardım göndermemiz mümkün değil!

evet, amerikan ordusu'nda bu hikayeyi "gerçek bir asker nasıl olmalı" dersinde anlatıyorlar.

kore savaşında kaç gerçek amerikan askeri vardı acaba ve kaç gerçek türk askeri?

23.02.2007 10:34:33
amerikanya dolaylarından bir hikaye anlatmış Kiya.. herhalde "Kunuri" deki Türk birliğine de "gerçek bir amerikan askeri" eliyle benzeri bir mesaj ulaşmıştır.. elbette pek kahramanca bittabii..
ehh napalım, herkesin anlayışı kendine göre bu alemde..
hadi anlatılan hikayeye de bağlayayım mevzuyu.. de ki onların "men in black" i varsa bizim de "yeşil sarıklılar" ordusu yanı başımızdadır her daim.. her şey mümkün, mümkünler alemi burası..
..
yalnız şu kısma takıldım..
Alıntı
-"Bu çocuk benim oğlumdu. Fakat onu 15 sene önce Kore harbinde şehit verdik..."

1974 ten çık bakalım onbeşi, Kore dağlarında kaybolan tabakanı bulabilecek misin..
Holywood şöyledir böyledir ama bu tür baştan savma iş çıkarmaz pek.. en azından o an için inandırır sizi anlattığına..



asya 25.02.2007 18:35:15
Alıntı
-"Bu çocuk benim oğlumdu. Fakat onu 15 sene önce Kore harbinde şehit verdik..."

1974 ten çık bakalım onbeşi, Kore dağlarında kaybolan tabakanı bulabilecek misin..
Holywood şöyledir böyledir ama bu tür baştan savma iş çıkarmaz pek.. en azından o an için inandırır sizi anlattığına..

Ben de aynı noktaya takıldım, 1950-53 yılları arasında yaşanmış olan Kore Savaşı'ndan Kıbrıs'a en az 20 yıl var. Ayrıca mektubu verenin yaşının da kendisinden oldukça büyük olduğuna anlatıcının dikkat etmemesi de düşündürücü.

Ama nedense bizler hamasete, duygusal öykülere bayılırız ve sorgulamadan benimseriz herşeyi.

Amon 25.02.2007 18:45:48
ya ben bu tarz hikayelere hic inanmiyorum
inanmakta istemiyorum.
neden bunlar bana hic olmuyor?
turkiyede bu tarz hikayeleri herkes anlatirdi cok iyi hatirliyorum. ama hic inandirici gelmiyor.

asya 25.02.2007 18:57:45
mantıklı ve akıllı biri olduğun için inanmıyorsundur sevgili HAMLET.

inananlara da haksızlık yapmayalım ama o an için bile duyguları yoğunsa bazıları anlatılana inanıveriyor.

ayrıca dindar ya da milliyetçiler böyle şeylere daha çok inanıyor. en azından benim gözlemim bu.

asaf 26.02.2007 19:11:59
samanyolu, kanal 7' deki "yusuf yusuf" programlarının senaryoları gibi.. belki de çekilmiştir bile Smiley

keçi 27.02.2007 21:58:17
ilk hikaye, tevatür.. Kiya' nınkinde tuhaflık yok. Kiya yalan söylemes .. puf.. hem de mevzu amerikan. boru mu abi, amerikan. neyse, bi tevatür de benden,

müthiş yağmurlu bir gece. genç bir kadın elini kaldırıyor, taksi duruyor. bir kaç sohbetten sonra, kadın ineceği yere geliyor, yağmur, tufan.. taksici, kadına montunu veriyor. kadın da taksiciye montu alacağı bir adres veriyor. ertesi gün taksici adrese gittiğinde bir mezar taşı, ve taşın üzerinde de kadının adı.

bunlar aslında alacakaranlık kuşağı hikayeleri, yani belirsiz gri bölgenin hikayeleri. yaşam, ölüm, ölümden sonra yaşam vs. ilgi çekiyor.. çekmese korku filmi, korku hikayeleri vs olmazdı, bir 'tad', bir 'renk' eksik kalırdı..


...σzαη... 27.02.2007 22:47:43
tigris delisi bir tas atti kuyuya,bende 40. akilli olarak cikaramiyom ....


ya gidin ya ...

denge 28.02.2007 12:46:59
Soru: Böyle birşey mümkün müdür?
Cevap: Mümkünatı yoktur.

Amon 28.02.2007 21:12:54
Soru: Böyle birşey mümkün müdür?
Cevap: Mümkünatı yoktur.
Bu kadar iste.
Bu yazinin bu foruma yazilmasi bile fazlalik bence. Gereksiz yani.

...σzαη... 01.03.2007 02:52:13
ona biz karar veririz amerikali,biz burda yabancilara gicik oluruz ... ( bak sevmeyiz demiyorum orda .... gicik olmak,daha degisik bi sey ... )

14.03.2007 22:25:48
İlk önce şunu ifade etmek lazımki bir seyin olmaz veya yok demek için bütün ihtimalleri sıfırlamak veya matematiksel olarak imkansız olduğunu kanıtlamak lazımdır. Örnegin elma var derseniz bir elma gösterilmesi yeterlidir, yok derseniz evrenin her tarafını taramanız gerekir. Harikulade olayları anlamak için kendi mecrasında değerlendirmek lazımdır. Böyle olayları mümin veya mümin olmayan herkes yaşayabilir. Harikulade olay müminde meydana gelirse buna mucize veya keramet denir. Digerine ise istidraç denir. Bu gibi olaylara karşı çıkanlarda inkarlarını karşıdaki insanın değerlerine zarar vermeden kırmadan dökmeden incitmeden ifade etmelidirler. Ama ben böyle olayların olduğuna vede çok azının bilindiğine inanıyorum.

son tango 14.03.2007 23:21:21
gitmeden önce nihil takılıyordun,dönüşün muhteşem olmuş..inanc güzeldir ha? Wink

deniz 14.03.2007 23:59:50
Ama ben böyle olayların olduğuna vede çok azının bilindiğine inanıyorum.

inanç zincirleme bir reaksiyon. birine inandın mı hepsine inanırsın. gerisi hikaye.


Sayfa: [ 1 ] 2